Makale Koleksiyonu

Bu koleksiyon için kalıcı URI

Güncel Gönderiler

Listeleniyor 1 - 20 / 20
  • Öğe
    Osmaniye Yahya Mazlum Halk Eğitim Merkezi’nde bulunan dokuma atölyesinde dokunan düz dokuma örnekleri
    (Atatürk Üniversitesi, 2024) Kılıç Karatay, Semra
    Düz dokuma örnekleri desenli veya desensiz dokunabilmektedir. Desenler genellikle dokuma yapılırken farklı atkı ipliklerinin kullanılması ile elde edilmektedir. Düz dokumalarda desen farklı renkteki atkı ipliklerinin cicim veya zili tekniğinde olduğu gibi çözgü üzerine sarılması ile oluşturulduğu gibi atkıların ilikli veya diğer kilim dokuma tekniklerinde olduğu gibi motifin bitiş yerinden dönmesi veya birbiri ile geçiş yapması ile de elde edilebilmektedir. Dokumalar eski zamanlarda genel olarak evlerde yapılmaktaydı. Son yıllarda il ve ilçelerde daha çok meslek edindirme adı altında resmi kurumlarca açılan kurslarda dokuma sanatı devam ettirilerek hem canlılığını korumakta hem de gelecek nesillere aktarılmaktadır. Çalışmada konu olarak Osmaniye Yahya Mazlum Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğünde dokunan düz dokuma örnekleri olan kilim ve cicim gibi örnekleri ele alınmış olup kullanılan malzemeler, kaliteleri ve dokunma amaçlarına dair bilgiler toplanmıştır. Alan çalışması olarak belirlenen araştırma da ses kaydı, video çekimi ve sözlü görüşmeler yapılarak elde edilen dokumalar görselleri ile birlikte çalışma içerisinde verilerek elde edilen bilgilerin literatüre geçmesi amaçlanmaktadır.
  • Öğe
    Samples of flat weaving woven in the kilim weaving workshop at Osmaniye Yahya Mazlum public education center
    (Ataturk Universitesi, 2024) Kılıç Karatay, Semra
    Plain weaving samples can be woven with or without patterns. Patterns are generally obtained by using different weft threads while weaving. In plain weaving, the pattern can be obtained by wrapping weft threads of different colors on the warp, as in the cicim or zili technique, as well as by turning the wefts from the end of the motif or interlacing with each other, as in buttonhole or other kilim weaving techniques. In ancient times, weaving was generally made at home. In recent years, the art of weaving is continued in the courses opened by official institutions under the name of providing more professions in provinces and districts, and it both preserves its vitality and is transferred to future generations. In the study, plain weaving samples such as kilim and cicim, which are woven in Osmaniye Yahya Mazlum Public Education Center Directorate, were discussed and information about the materials used, their quality and weaving purposes were collected. In the research, which is determined as a field study, it is aimed to transfer the information obtained in the study together with the visuals of the weavings obtained by audio recording, video shooting and oral interviews.
  • Öğe
    Okul öncesi dönem için yazılmış keman eğitimi kitaplarının genel, görsel özellikleri ile müziksel gelişim basamakları bakımından incelenmesi
    (Kalem Vakfı Okulları, 2024) Bülbül, Sezin; Sever, Gülşah
    Bu araştırmanın amacı Türkiye’de okul öncesi dönem keman eğitimi için yazılmış kitapların genel ve görsel özellikleri ile içerdiği etkinliklerin müziksel gelişim dönemlerine uygunluğu bağlamında incelenmesidir. Araştırmada nitel araştırma yön-temlerinden doküman analizi kullanılmıştır. Veri kaynağı olarak Türkiye’de okul öncesi dönem için yazılmış keman eğitimi kitapları alınmıştır. Amaçlı örneklem yöntemlerinden ölçüt örnekleme ile Türk yazarlar tarafından okul öncesi keman eğitimine yönelik olarak yazılmış 11 adet başlangıç keman kitabı incelenmiştir. Veri toplamada araştırmacılar tarafından hazırlanmış “Okul öncesi dönem için yazılmış keman eğitimi kitaplarını inceleme formu” kullanılmıştır. Görsel incelemede kitap içinde resim ve metinlerin yer alışı, resim özellikleri alt başlıkları yer almaktadır. İçerik incelemede sayfa içeriğinde yer alan öğeler, bitiriş sertifikası olma durumu, kitaptaki uygulamaların içerdiği sınıf modelleri yer almaktadır. Kitapların okul öncesi dönem müziksel gelişim dönemleri bakımından incelenmesinde ise duyma/işitme, sesleme/şarkı söyleme, hareket/dans ve keşif/oyun boyutlarına yer verilmiştir. Sonuç olarak kitaplarda yer alan etkinliklerin en çok duyma/işitme boyutunda olduğu, bu etkinlikler içerisinde en çok tiz ve pes kavramları, tanıdık ezgilere yer verme ve tempo çalış-malarına yer verildiği ortaya çıkmıştır. Sesleme/şarkı söyleme boyutunda tanıdık şarkıların ritim ve ezgilerini söyleyerek farklı duygularla ilişkilendirme etkinliklerinin yer aldığı ancak kendi şarkısını seçme, besteleme, mırıldanma ve farklı dinamiklerle söyleme gibi etkinliklerin kitaplarda hiç yer almadığı tespit edilmiştir. Hareket/dans boyutunda da kitaplarda yer alan görseller ve öğretmenin keman tutuşunu gözlemleme etkinlikleriyle çoğunlukla duruş tutuş çalışmalarına yer verildiği ancak hareket şarkıları ve parmak oyunlarına yeterli seviyede olmadığı ortaya çıkmıştır. Keşif/oyun boyutunda ise öğrencilerin farklı müzik türlerini, tempoları, dinamikleri keşfetmeye yönlendirecek etkinliklerin kitaplarda hiç yer almadığı ortaya çıkmıştır.
  • Öğe
    Günümüzde Haliliye Belediyesi geleneksel el sanatları merkezinde icra edilen el sanatları
    (Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Yazarları Derneği, 2023) Badıllı, Süleyman; Kılıç Karatay, Semra
    Toplumların gelenek ve göreneklerini, el sanatlarını ve yaşam tarzlarını yeni kuşaklara aktarması milletlerin kültürünün devamlılığını sağlama amacı taşımaktadır. Kültür aktarımının araçlarından biri olan geleneksel el sanatlarının yaşatılması günümüzde birçok kurum ve kuruluş tarafından bir görev olarak görülmektedir. Anadolu’nun birçok şehrinde geleneksel el sanatlarını yaşatmaya yönelik projeler yürütülmektedir. Bu projelerden biri olan Haliliye Belediyesi Geleneksel El Sanatları Merkezi Şanlıurfa’nın turizmine ve tanıtımına değer katmaktadır. Mezopotamya ve Anadolu medeniyetlerine ev sahipliği yapan Şanlıurfa binlerce yıllık tarihi geçmişi olan bir kenttir. Dünyanın ilk tapınağı olan Göbeklitepe bu şehrin önemini artırmakta ve turizm potansiyelini geliştirmektedir. Şanlıurfa’nın kadim tarihinde yaşamış medeniyetlerin bıraktığı izler sadece maddi eserlerle sınırlı değildir. Somut olmayan kültürel miras yönünden de zengin olan kentte geleneksel el sanatları yaşatılmaya çalışılmaktadır. Şanlıurfa kadim geçmişi ile birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olması nedeniyle el sanatları yönüyle zengin bir geçmişe sahiptir. Bu zenginliğin temsilcileri olan ustalar tarihin her döneminde mesleklerini icra etmek ve çırak eğitmek suretiyle geleneksel el sanatlarının günümüze kadar ulaşmasını sağlamışlardır. Geleneksel el sanatlarının temsilcilerinin azaldığı, bazı el sanatlarının unutulmaya yüz tuttuğu günümüzde söz konusu mesleklerin yaşatılması için bazı çalışmalar yürütülmektedir. Bu çalışmalardan biri olan Haliliye Belediyesi Geleneksel El Sanatları Merkezi, geleneksel el sanatlarının yaşatılması ve geleceğe aktarılması için çaba göstermektedir. Haliliye Belediyesi himayesinde çalışmaların devam ettirildiği merkez sayesinde geleneksel el sanatları konusunda duyarlılık oluşturulması amaçlanmaktadır. Bu konuda girişimlerde bulunan Haliliye Belediyesi, 2005 yılında Şanlıurfa İli Kültür Eğitim Sanat ve Araştırma Vakfı tarafından kurulan Geleneksel El Sanatları Merkezi’ni 01.06.2019 tarihinde devralmıştır. Geleneksel el sanatları alanında faaliyetlerine devam eden merkezde ahşap oymacılığı, bakırcılık, cülhacılık ve tespihçilik dallarında çalışmalar yürütülmektedir. Haliliye Belediyesi Geleneksel El Sanatları Merkezinde üretilen eserler Haliliye Belediyesi tarafından Şanlıurfa’nın tanıtımında kullanılmaktadır. Geleneksel El Sanatları Merkezinde üretimin yanı sıra kursiyerlere eğitimler verilmekte ve böylece söz konusu el sanatlarının gelecek kuşaklara aktarılması amaçlanmaktadır. GESEM, yerel ve ulusal basında ilgi görmekte ve Şanlıurfa’nın tanıtımı yönüyle bir değer taşımaktadır.
  • Öğe
    Geleneksel Keçe Sanatını Yaşatan Ustalara Bir Örnek ‘’Gülenay Yalçınkaya’’
    (Aksaray Üniversitesi, 2023) Özdemir, Şerife; Kılıç Karatay, Semra
    Keçe tarih boyunca bilinen en eski tekstil ürünüdür. İlk olarak nasıl, ne zaman ve nerede yapıldığına dair kesin kaynaklar olmamasına rağmen insanlık tarihi boyunca var olmuş bir sanat ürünüdür. Kullanımına dair en eski yazılı kaynak Homeros’un İlyada adlı eserinde olduğu söylenilmektedir. Keçecilikte zamanla kullanılan teknikler ve ortaya konulan üründe farklılıklar görülmüştür. Keçe zaman içerisinde varlığını sürdürmeye devam ederken kullanım alanları çeşitlilik göstermiştir. Eskiden keçenin en yaygın kullanım alanı kepenek adı verilen çobanların soğuktan korunmak amacıyla kullandıkları parçanın ham maddesini oluşturmaktadır. Örneğin çok öncelerden keçeden daha çok kepenek, yer yaygısı, kapı keçesi, vs. yapılırken günümüzde modernleşmeye gidilmektedir. Zamanla süs eşyalarında kullanılmasının yanı sıra takı, giysi yapımında da tercih edilen ürüne dönüşmektedir. Günümüzde keçenin kullanım alanı daha çok tekstil ürünlerine yönelik çalışmalar yer almaktadır. Örneğin keçeden şal, hırka, yelek, ceket, şapka vs. yapılmaktadır. Yüzyıllar boyu etkisini göstermiş olan keçe günümüzde hak ettiği değeri görememektedir. Bunun nedeni insanların keçeye olan ilgilerinin azalmasıdır artık keçe ürünleri pazar yeri bulamamaktadır. Geleneksel el sanatlarımız içerisinde varlığını hala sürdürmekte olan Keçecilik Afyonkarahisar’ da icra edilen meslekler arasındadır. Yaşayan insan hazineleri listesinde Afyonkarahisar’ lı keçe ustası Ahmet Yaşar Kocataş yer almaktadır. Ancak bu işle uğraşan usta sayısı zamanla giderek azalmaktadır. Meslekte çırak bulmakta güçlük çekilmesinin yanı sıra artık usta çocuklarının da bu sanatla uğraşmak istemedikleri söylenilmektedir. Somut Olmayan Kültürel Miras Öğelerinden keçecilik zamanla etkisini kaybetmektedir. Buna kanıt olarak geçmişten bugüne kadar keçe sanatıyla uğraşan ustalarda azalma meydana gelmektedir. Usta-çırak ilişkisine dayanan bu meslekte artık usta çocuklarının bile bu sanatla meşgul olmak istemedikleri bilinmektedir. Keçeye verilen önem zamanla azalmaktadır.
  • Öğe
    Eros ‘Aşk’ ile Psykhe ‘Ruh’ anlatısının arkeolojik veriler ışığında ikonografik ve sanat eleştirel yöntemle çözümlenmesi
    (M. Nezih Başgelen, 2023) Davun, Banu
    Yunan ve Roma mitolojisi, aşk, kıskançlık, dostluk, mücadele ve öfke gibi pek çok insani özelliği ve duyguyu tanrılara, yarı tanrılara ve kahramanlara yükleyerek sayısız hikaye sunmaktadır. Antik Yunan mitolojisinde kültürler Eros’a, bazı özel yeteneklere sahip olan, tanrısal anlamlar yüklediler. Örneğin sevgi ve aşk tanrısı gibi. Mitolojik temalı birçok sanat eserinde karşımıza çıkan Eros, sembolik bir figür olmasıyla birlikte, aynı zamanda yüksek derecede zeka sergileyen, hileye başvuran ve kahraman olan tanrısal bir karakterdir. Doğa üstü kehanetlere sahip olup, geçmişi ve geleceği görebilir. Eros kelimesi etimolojik olarak aşk, sevgi ve arzu anlamları taşır. Aynı zamanda tutku ile karşısındakini sevmeyi, bağlılığı ve ona aşık olmayı temsil eder. Türkçeye ruh olarak çevirdiğimiz kelime, Yunanca metinlerde- ki psykhe kelimesidir. Ruh kelimesine karşılık olarak kabul edilen kavramlar, her dilde farklı bir etimo- lojik, tarihsel, dinî, felsefi ve kültürel bir kökene dayanmakta ve çok geniş ve derin bir sanat alanının izlerini taşımaktadır. Çoğu zaman ruh olarak bildiğimiz psykhe’nin kimi zaman hayalet anlamında da kullanıldığı görülür. Antik Çağ boyunca Eros ile ilişkilendirilen pek çok mitolojik olay bilinmektedir. Eros’a ait bilinen en önemli ve en ünlü olan mitos Psykhe ile yaşadığı aşkı anlatan ve sonradan Roma Dönemi'nde de süregelen mitostur. “Eros ‘Aşk” ile Psykhe ‘Ruh’ mitosu, çağlar boyunca anlatısal bir metin olduğundan yüzlerce yıldır mozaik sanatı, heykel sanatı, seramik sanatı, tiyatro, sinema, medya, moda, müzik, popüler kültür gibi pek çok alanda yaşatılmıştır. Arkeolojik veriler ışığında Eros ve Psykhe çifti tasvirleri, ölümden çok aşkın, birlikte olmanın ve evliliğin birer sembolüdür. Eros ve Psykhe’nin anlatıldığı sanat eserleri tasvirlerinde aşk teması birbirinin aynısı olarak sürekli işlenmiştir. Bu temadaki eserler ortaya konulurken estetik de gözardı edilmemiştir. Özellikle aşkın estetiği ön plandadır. Eros ve Psykhe tasvirlerinde aşkı temsil eden öpücük teması birçok sanat eserinde özellikle vurgulanmıştır. Bu izleyene aşk ve sevginin yanında bağlılığı da çağrıştırır.
  • Öğe
    Çevrimiçi Öğrenme Ortamında Müzik Öğretmeni Adaylarının Öz Düzenleme Becerilerinin Çeşitli Değişkenler Açısından İncelenmesi
    (AVES Yayıncılık, 2023) Aksoy, Raziye Nil; Mıhcı Türker, Pınar
    Bu çalışmada öğretmen adaylarının öz düzenleme becerilerini geliştirmeye yönelik bir uygulama süreci yürütülmüş ve bu bağlamda öğretmen adaylarının çevrimiçi öğrenme ortamında öz düzenleme becerileri, flüt çalabilme becerileri ve sürece yönelik görüşleri incelenmiştir. Bu amaç doğrultusunda karma araştırma yöntemi içerisinde yer alan zenginleştirilmiş desen tercih edilmiştir. Çalışma 2020–2021 öğretim yılı güz döneminde Bireysel Çalgı Eğitimi (Flüt) dersinde gerçekleştirilmiştir. Çalışma grubu İç Anadolu’da bir üniversitede öğrenim gören 9 öğretmen adayından oluşmaktadır. Çalışmada öğretmen adaylarının; öz düzenleme beceri düzeylerini belirlemek amacıyla Yavuzalp ve Özdemir (2020) tarafından Türkçe’ye uyarlanan Öz-Düzenlemeli Çevrimiçi Öğrenme Ölçeği kullanılmıştır. Ayrıca öğretmen adaylarının sürece yönelik gelişimlerinin izlenebilmesi amacıyla değerlendirme ölçütleri belirlenmiş ve görüşlerinin belirlenmesi amacıyla araştırmacılar tarafından geliştirilen anketten yararlanılmıştır. Elde edilen bulgular doğrultusunda uygulamanın öğretmen adaylarının öz düzenleme becerilerine herhangi bir etkisinin olmadığını göstermiştir. Ancak öğretmen adaylarının flüt çalma becerilerinde teknik ve müzikal açıdan anlamlı farklılıklar olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte tüm öğretmen adayları süreçten memnun kaldığını ve pek çok kazanım elde ettiğini belirtmiştir.
  • Öğe
    Aesthetic and sociological imagination in contemporary visual culture
    (Okur Yazar Derneği, 2022) Yılmaz, Uğur; Demir Yılmaz, Ece Nur
    This study aims to examine the relationship between aesthetic and sociological imagination within the framework of the characteristics of visual forms (art/media images) in the environment of contemporary visual culture and to make a theoretical assessment of the importance of these imagery structures in art and art education. These assessments were carried out from a perspective based on the relationship between art and society. As a result of these assessments, it was found that the relationship between aesthetic and sociological imagination is intertwined within the scope of the production, distribution, and consumption processes of visual forms in the postmodern process, and in parallel with this situation, the importance of teaching activities and curriculum arrangements for the integration of both imagination structures in art education has been encountered. It has been understood that pedagogical activities focused on developing sociological imagination will provide a sociological perspective to the aesthetic imagination of individuals; thus, it will help to provide a conscious way of thinking about the cultural and social characteristics of visual forms.
  • Öğe
    Türkiye’de müzik eğitimi ve psikoloji ortak alanında yazılan lisansüstü tezlerin incelenmesi: bir içerik analizi
    (Cahit AYDEMİR, 2022) Aksoy, Raziye Nil; Göklen, Ayşegül
    İnsanın zihinsel, duygusal ve davranışsal süreçlerini incelemeyi temel alan psikoloji, müzik eğitiminde bireyin müziksel gelişimi ve öğrenme süreçlerini inceleyerek bu doğrultuda öğretim yöntem ve materyallerini belirlemek üzere faydalanılması gereken en önemli alanlardan biridir ve bununla birlikte müzik eğitimi alan yazınında farklı psikolojik boyutları ele alan çalışmalara sıklıkla rastlanmaktadır. Araştırmanın amacı Türkiye’de müzik eğitimi ve psikoloji ortak alanındaki alanyazının önemli bir çoğunluğunu oluşturan lisansüstü tezlerin eğilimlerini belirleyerek bu alanla ilgili olan araştırmacılara fikir oluşturmak ve gelecekte yapılacak olan çalışmalara yön sağlamaktır. İçerik analizi yöntemi ile yapılandırılan araştırmada YÖK tez merkezinden ulaşılan 149 tez araştırmanın evrenini oluşturmuştur. Veriler tez sınıflama formu ile toplanarak betimsel analiz yöntemlerinden frekans ve yüzde hesaplamalarıyla analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda lisansüstü tezlerin demografik özelliklerine, müzik eğitimi alt boyutlarına, psikoloji konu/uzmanlık alanlarına, psikoloji alt boyutlarına, araştırma desenine, tezlere dahil edilen grubun belirlenme şekline, araştırmaya dahil edilen grubun unvanına, veri toplama aracına ve veri analiz yöntemine göre dağılımlarına ilişkin sonuçlar tartışılmıştır.
  • Öğe
    An evaluation on habitus in visual arts education
    (Çukurova Üniversitesi, 2021) Demir Yılmaz, Ece Nur; Çakmakoğlu Kuru, Alev
    It is necessary to consider an examination that causes our interests, attitudes and behaviors towards art and makes the creation and consumption of art meaningful and understandable from different perspectives. The interaction between the elements of social structure and art is one of the areas that can be addressed in this sense. This situation requires a shift to a sociological point of view because it contains theoretical bases that will enable the examination. One of the theoretical structures that will enable a sociological examination is Pierre Bourdieu's concept of habitus. The concept of habitus represents our habits, tendencies, appreciations, etc. While thinking about our artistic tendencies, appreciations, behaviors and predispositions, the role and decisiveness of habitus emerge as an approach that we can use in theory. This study aims to try to explain the concept of habitus, which is mentioned with sociologist Pierre Bourdieu, in the context of Visual Arts Education. The research was created based on the literature review. Within the scope of the literature, the theoretical foundations of the concept of habitus have been explained and summarized, and the basic characteristics of habitus have been interpreted through art and visual arts education. Based on the findings of the research, the concept of habitus has emerged as a theoretical approach that will help art education researchers to make sense of artistic and educational behaviors and encourage them to think deeper about the subject.
  • Öğe
    Himmet Gümrah’ın “soma için” adlı resminin sanatsal açıdan incelenmesi
    (Atatürk Üniversitesi, 2021) Kayalıoğlu, Sevgi
    Manisa’nın Soma ilçesindeki kömür madeninde 2014’te çıkan yangın sonucunda 301 maden işçisinin hayatını kaybetmesi, tüm Türkiye’yi derinden etkileyen ve toplumsal hafızada iz bırakan felaketlerden biri olmuştur. Bu araştırmada 21.yüzyıl çağdaş Türk ressamlarından Himmet Gümrah’ın yaşanan bu elim olayı özgün dili ve sanatsal duyarlılığı ile betimlediği “Soma İçin” adlı yapıtı, sanatsal ve estetik açıdan incelenmiştir. İncelemede, E.B. Feldman tarafından karakterize edilen Sanat Eleştirisi yöntemi kullanılmıştır. Bu yöntem betimleme, çözümleme, yorumlama ve yargı olmak üzere dört safhadan oluşmaktadır. Araştırma sonunda eserdeki sanat elemanlarının resimsel bir unsur olmanın ötesinde varlık, yokluk ve ölüm gibi temalara gönderme yaptığı; özellikle sanatçıya özgü çakırdikeni formlarından her birinin aynı zamanda madencileri temsilen kullanıldığı anlaşılmıştır. Varlık ve yokluk kavramlarının sorgulanmasına bağlı olarak da yaşam döngüsü ve yaşamın devamlılığına dair bakış açısı, resmin diğer motifleri arasında sayılmıştır. Eser sembolik dilinden dolayı anlatımcılık, geometrik kurgusuna bağlı olarak biçimcilik ve yansıttığı evrensel mesajla da işlevsellik teorilerine yakın bulunmuştur. Ayrıca sanatçı, sanat biçemi açısından “bireysel” veya “geometriksembolist” bir üslup içerisinde değerlendirilmiştir.
  • Öğe
    Türkiye’de hükûmet programlarının ve millî eğitim şûralarında alınan kararların ilkokul görsel sanatlar dersi öğretim programlarına yansıması: 1923-1950
    (T.C. Milli Eğitim Bakanlığı, 2021) Kayalıoğlu, Sevgi; Altıntaş, Osman
    The purpose of the current study is to determine whether the programs of the governments established in the period between 1923 and 1950 and the decisions taken in the national education councils had any reflections on the elementary school Visual Arts course curriculums in terms of course objectives, content, learning and teaching process and evaluation approaches. Within the context of the current study, the 1924, 1926, 1936 and 1948 Elementary School Programs, the 1927 Curriculum of Village Schools; the 1936 Village Schools Curriculum Draft and 1939 Village Primary School Program Project were discussed. In the current study, which was conducted by using historical research method, data were collected by document analysis method and analyzed through document analysis. As a result, it was concluded that Painting course had an indirect role in transferring the principles of Republic and secularism to society in the 1924 Program; in the programs implemented between 1926 and 1936, governments’ educational policies were reflected in various aspects of the course’s objectives and content dimensions; particularly after May 1935, the party policies of the Republican People’s Party (CHP) were a decisive factor on the decisions taken at the councils and therefore the curricula. In addition, one of the culture and arts policies of CHP was the idea of “instilling the spirit of revolution in the society by establishing the revolution museums” was turned into an applicable form with the establishment of school museums in elementary school programs and the inclusion of “reforms/revolution corner” in these museums in the formal education as of 1936. The fact that national policies of CHP were more effective in shaping the instructional and educational programs of the period was because the policies of this party were accepted as the government policies as there was no other source of power against it and this was quite natural for the Turkey of that time. The new multi-party era starting with the 1946 election is another political development that has reflections on the curriculum.
  • Öğe
    1948-2019 yılları arasında birleştirilmiş sınıflı olan ve olmayan ilkokullarda görsel sanatlar dersi sürelerinin incelenmesi
    (Ahi Evran Üniversitesi, 2020) Kayalıoğlu, Sevgi
    Bu araştırmada, 1948-2019 yılları arasında uygulanan öğretim programlarında Görsel Sanatlar dersinin birleştirilmiş sınıflı olan ve olmayan ilkokullardaki süreleri karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Doküman incelemesi yöntemiyle yürütülen araştırmada, veriler doküman analizi yoluyla değerlendirilmiştir. Araştırma kapsamında, 7 esas ve 1 taslak program ele alınmıştır. Ders sürelerinde meydana gelen değişimler ise şu üç kategoride analiz edilmiştir: 1948-1997, 1997-2012 ve 2012-2019. 1948’den 1997’ye kadar ders dağılım çizelgeleri, birleştirilmiş ve bağımsız sınıflı diğer okullar için ayrı ayrı hazırlanmıştır. Bu süreçte iki okul türünde ders süreleri açısından farkın en fazla olduğu yıl 1948’dir. 1997’ye kadar birleştirilmiş sınıflı ilkokullarda dersin süresi, bağımsız sınıflı ilkokullardan daha az olmuştur. 1997’de kabul edilen 4306 sayılı Kanun’la sekiz yıllık zorunlu ilköğretim uygulamasına geçildikten sonra her iki okul türünde de aynı çizelge uygulanmış; ders sürelerinde denklik sağlanmıştır. 2012-2019 yılları arasında ise dersin birleştirilmiş sınıflardaki süreleri, 1948-2019 arasındaki en düşük seviyelere çekilmiştir. Ayrıca 2012’ye kadar dersin öğretmenli ve ödevli geçecek saatlerinin sınıfların birleştirilme şekline göre değişiklik gösterdiği, 2012 itibariyle dersin tüm sınıflarda öğretmen tarafından bizzat işlenmek suretiyle yürütüldüğü anlaşılmıştır. Birleştirilmiş sınıflardaki öğretimin sınıf öğretmenleri tarafından gerçekleştirildiği ve sınıf öğretmenlerinin bu dersi verme noktasında yaşadığı sıkıntılar dikkate alınarak ders süresinin öncelikle 1-4.sınıflarda ivedilikle artırılması önerilmiştir.
  • Öğe
    Müzik eğitimcileri tarafından kurulan ulusal ve uluslararası sivil toplum kuruluşlarının amaç ve işlevleri
    (Aksaray Üniversitesi, 2020) Göklen, Ayşegül; Tufan, Evren
    Bu araştırma; ülkemizde ve yurt dışında müzik eğitimcileri tarafından kurulmuş olan sivil toplum kuruluşlarının incelenmesi, bu kuruluşların işlevlerinin ve toplumsal yaşama katkılarının değerlendirilmesi ile tespit edilen eksikliklerin giderilmesine yönelik önerilerde bulunulması amaçlarını içermektedir. Seçilen sivil toplum kuruluşlarının toplumsal yaşamdaki yerlerinin saptanması; müzik eğitimine katkıları ve müzik eğitimcilerine etkilerinin incelenmesi yönünden önemlidir. Araştırma, betimsel bir çalışmadır. Veri toplama tekniği olarak yapılan literatür çalışmasının ardından, araştırmanın amacına uygun olarak gerekli verileri toplamak üzere yarı yapılandırılmış görüşme soruları hazırlanmış ve seçilen sivil toplum kuruluşlarındaki ilgili kişilere ulaştırılarak cevaplandırmaları istenmiştir. Araştırmanın evrenini müzik eğitimcileri tarafından kurulan sivil toplum kuruluşları, örneklemini ise farklı ülkelerden seçilen 4 sivil toplum kuruluşu oluşturmaktadır. Araştırmadaki kavramların tanımlanmasında, ülkemizde ve yurt dışında bulunan kurumların yönetmeliklerinin ve tüzüklerinin belirlenmesinde ve incelenmesinde, bu kurumların internet sitelerinde yayımlanmış olan kaynaklarından belge tarama yöntemi ile yararlanılmıştır. Elde edilen bulguların değerlendirilmesi sonucunda, müzik eğitimcileri tarafından kurulan sivil toplum kuruluşlarının, müzik eğitiminin uygulanmasında ve yaygınlaştırılmasında önemli çalışmalar yaparak ülkelerinin sanat, eğitim ve toplumsal hayatına katkı sağladıkları ve bu yöndeki eksikleri giderme konusunda etkin oldukları görülmüştür.
  • Öğe
    Şahin Kaygun fotoğraflarında resimsel yaklaşımlar
    (Ekev Akademi, 2020) Soylu, Rasim; Yıldırım, Nevzat
    Türk fotoğraf sanatı Osmanlı son dönemindeki Abdullah Biraderler ile başlamış ve günümüze kadar Ara Güler gibi pek çok ünlü fotoğraf sanatçısının yetiştiği bir alan olmuştur. Cumhuriyet döneminde turistik ve belge amaçlı çekimler ile devam eden fotoğraf sanatı, 1980’lerden sonra belgesel hüviyetini yavaş yavaş sanatsal üretime bırakmaya başlamıştır. Şahin Kaygun, fotoğraf sanatında deneysel çalışmaları ile bir öncü niteliğinde olup, çok erken hayata veda etmesine rağmen yaptığı başarılı işler ile adını Türk fotoğraf sanatı tarihine geçirmeyi başarmış bir sanatçıdır. Onun polaroid fotoğrafları ve fotoğraf üzerine uyguladığı kazıma ve boya ile müdahale etme gibi teknikleri onu avangard ve önemli kılmaktadır. 1980 öncesi politik olayların da etkisiyle sosyal değişim ve gelişmeleri takip ederek dönemine hem ışık tutmuş, hem de belgesel özellikte fotoğraflar ortaya koymuştur. Kaygun, eserlerinde fotoğraf dışı teknikleri kullanarak gerçekleştirdiği özgün müdahaleleriyle sanatın farklı disiplinlerini çalışmalarında bir araya getirmiş, Türk fotoğraf sanatına estetik ve biçim olarak yeni bir anlatım dili kazandırmıştır. Yurt içi ve yurt dışında düzenlediği fotoğraf sergileriyle Tüek fotoğrafını sanat camiasında başarıyla temsil etmiştir.
  • Öğe
    Temel tasarım dersine ilişkin öğrenci görüşleri
    (Dokuz Eylül Üniversitesi, 2016) Uysal, Emrah
    Bu makale, lisans düzeyindeki Temel Tasarım dersinin etkililiğine dair öğrenci görüşlerinin belirlenmesini amaçlamaktadır. Araştırma, Aksaray Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü, Resim-İş Eğitimi Anabilim Dalı’nda eğitim gören 17 öğrenci üzerinden yürütülmüştür. Veri toplamada 8 soruluk yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmış, verilerin analizinde NVivo 8 programı tercih edilmiştir. Öğrenci görüşlerinin değerlendirilmesinde ise içerik analizi yapılmış ve elde edilen bulguların frekansları tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda lisans düzeyindeki Temel Tasarım dersinin genel olarak etkili olduğu belirlenmiştir.
  • Öğe
    İrfan Önürmen resimlerinde ör’tül’ü gerçekler
    (Dokuz Eylül Üniversitesi, 2012) Uysal, Arzu
    Medyadan seçilmiş görüntüler üzerinde düşünce sınırlarını zorlayan yaklaşımıyla İrfan Önürmen gerçekliği gizemli hale tirmekte ve seçilen tül malzemesi ile ironik-eleştirel bir boyuta taşımaktadır. Bu makalede medya imgesi ve gerçeklik ilişkisi, gerçekliğin ötelenmesi gibi konular, "Hangi medya görüntüleri hangi amaçla tül malzemesinin arkasına gizlenmiştir?" izlenen şeyler gerçeklikleri yansıtıyor mu, yoksa zaten çarpıtılmış gerçekler sıra dışı bir imgenin arkasında gizlenmeye, bir kat daha örtülü kılınmaya mı çalışılıyor?" gibi sanatçının eserlerine ilişkin sorularla tartışılacaktır.
  • Öğe
    The relation between social learning and visual culture
    (T&K Academic, 2019) Yılmaz, Meliha; Yılmaz, Uğur; Demir Yılmaz, Ece Nur
    With the developing technology, acceleration of visual production and increasing of peoples’ relation with generated visuals (painting, photograph, video, computer games, poster, etc.), is a situation which affect perceptual and behavioral characteristic of people. As a result of connection with generated visuals, changes at the perception and behavior of people remind social learning and visual culture terms which have relation with seeing and visuality fields. Relation between the social learning theory, which states that learning occurs through observation in social environment, and visual culture subject is a mystery. Due to this reason, the research aims to investigate relation between social learning and visual culture. Theoretical structures of the social learning and visual culture terms were pointed out in this research, and relation between these two terms were argued at theoretic level. In consequence of this research, it was seen that experiences, people obtain from connection with visual culture forms in their daily life, and social learning have connections. It was realized that visual culture forms supply vicarious livings to the observers prone to observe and imitate of behaviors that have model characteristic. It was seen that the livings, acquired observational learning from visual culture forms, is a shaping factor for individuals’ attitudes and actions. In the study, it was seen that examining the visual culture as an environmental factor in the context of social learning will help to understand and illuminate the changing, transforming and deriving aspects of human behavior in the 21st century. © 2018 Published by T& K Academic.
  • Öğe
    Agustin barrios mangore: The folkloric, imitative & the religious influence behind his compositions
    (Anadolu Üniversitesi, 2018) Alyörük, Güray
    Paraguaylı klasik gitarist ve besteci Agustin Barrios Mangore Güney Amerika müziğindeki renkli dokuyu klasik gitarda ustalıkla kullanmıştır. Bu nedenle günümüz gitar yorumcuları açısından önemli bir yere sahiptir. Barok, klasik, romantik ve yöresel stillerde eserler yazmıştır. Eserlerinde tarihi ve dini olayları kullanmış, doğadaki devinimleri taklit etmiştir. Bu özelliği sayesinde dönemin klasik gitarist ve bestecilerinden ayrı bir yere sahiptir. Barrios’un, aynı zamanda gitar üzerindeki olağanüstü bir doğaçlama yeteneği vardır. Eserlerinde yarattığı kendine has armonik doku bu doğal yeteneğinden beslenmiştir. Eserleri teknik ve müzikal açıdan zor olsa da halen günümüzde klasik gitaristler tarafından sevilerek icra edilmektedir.
  • Öğe
    Sustainability and recycling in ceramic tile sector
    (Anadolu Üniversitesi, 2018) Poyraz, Mine; Yılmaz, Zuhal
    İnsan faaliyetlerinden kaynaklanan seri üretimler ve tükenmekte olan kaynaklar ile başlayan doğa tahribatı, sonuçları kestirilemeyen çevresel sorunlar doğmasına neden olmuştur. Ekonomik, sosyal ve çevresel olarak düşünülmeden yapılan tasarımların neden olduğu paradoks neticesiyle yaşanılan darboğaz sürdürülebilirlik kavramına odaklanılması gerektiğini ortaya çıkarmıştır. Günümüzde sürdürülebilir dünya görüşü hızla yaygınlaşmakta, sürdürülebilirlik kavramı algılanmaya ve sürdürülebilir uygulanmalar hızla hayata geçirilmeye çalışılmaktadır. Seramik kaplama sektörü, yapmış olduğu faaliyetlerde çevreye verebileceği zararlar nedeniyle üretim süreçlerinin her aşamasında sürdürülebilir olması zorunlu sektörlerden biridir. Bu çalışmada sürdürülebilir üretim anlayışının seramik kaplama sektöründe ele alınış yol ve yöntemleri araştırılmış ve bir pişmiş atık geri dönüşüm uygulaması gerçekleştirilmiştir.