Makale Koleksiyonu

Bu koleksiyon için kalıcı URI

Güncel Gönderiler

Listeleniyor 1 - 9 / 9
  • Öğe
    Âşık Mahzuni Şerif ve geçiş dönemleri
    (Motif Halk Oyunları Eğitim ve Öğretim Vakfı, 2024) Bayır, Zehra
    Kültür; toplumların dünyaya, eşyaya, varlığa bakışını belirler. İnsan hayatının, toplumların, kültürlerin önemli bir tarafını oluşturan, tarih boyunca bütün toplumlarda, inanışlarda ve insan hayatında üç önemli dönüm noktası bulunmaktadır: Doğum, evlilik, ölüm. Doğum, bu dünyaya gelinmesiyle başlayan süreci; evlilik, nesillerin ve toplumların devamını sağlayan süreci ve ölüm, bu dünyadan göçüşü anlatan süreci oluşturmaktadır. Bütün inanışlarda ve kültürlerde de geçiş dönemleri etrafında birtakım uygulamalar, ritüeller meydana getirilmiştir. Türk kültüründe yer alan geçiş dönemi etrafındaki törenler; geçmişten gelen bir birikimin, değişimin, dönüşümün eseridir. Şairler, kültür taşıyıcılığında önemli bir görevi üstlenmektedirler. 20. yüzyılda yaşamış olan Âşık Mahzunî Şerif, şiirlerini Türk halk kültürü, tasavvuf ve Alevi-Bektaşi geleneğinden ilham alarak oluşturmuştur. Âşık Mahzunî Şerif, duygu ve düşüncelerini topluma anlatmak için insan hayatının önemli dönemlerine şiirlerinde yer vermiştir. Bu çalışmada doğum, evlilik ve ölümle sınırlandırılmış olmak üzere Âşık Mahzunî Şerif’in şiirlerinde yer alan geçiş dönemleri tasnif edilerek geçiş dönemine ait kavramlar yorumlanmıştır. Âşık Mahzunî Şerif, kendi yaşadığı günlük hayattan yola çıkarak şiirlerindeki geçiş dönemlerine ait kültürel unsurları sembolik olarak kullandığı sonucuna varılmıştır.
  • Öğe
    Ortaokul Sekizinci Sınıf Öğrencilerinin Soru Sorma Becerilerinin Yenilenmiş Bloom Taksonomisi’ne Göre İncelenmesi
    (Mehmet Kurudayıoğlu, 2023) Taşkın, Yusuf
    Bu çalışmanın amacı, ortaokul 8. sınıf öğrencilerinin verilen metinlerden hareketle hazırladıkları soruları Yenilenmiş Bloom Taksonomisi’nin bilişsel süreç basamaklarına göre incelemektir. Çalışmada, temel nitel araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2022-2023 eğitim-öğretim yılı ikinci döneminde Aksaray, Antalya, İstanbul, İzmir ve Kütahya illerinde bulunan devlet ortaokulları arasından rastgele belirlenen okullarda öğrenim görmekte olan 400 sekizinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Çalışman verilerini toplama sürecinde doküman incelemesinden faydalanılmıştır. Öğrencilerden verilen metinlerden hareketle bir ders saati içerisinde 6 adet soru hazırlamaları istenmiş ve bu sorular, Yenilenmiş Bloom Taksonomisi’nin bilişsel süreç boyutlarına göre değerlendirme yapmaları için 3 alan uzmanının görüşüne sunulmuştur. Çalışma kapsamında öğrencilerden ve alan uzmanlarından elde edilen verileri tanımlanabilmek amacıyla betimleyici analiz tekniklerinden faydalanılmış ve verilerin daha iyi anlaşılması amacıyla da frekans analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin hazırladıkları soruların büyük oranda alt düzey bilişsel basamakta yer aldığı; öğrencilerin üst düzey bilişsel basamakta soru hazırlamakta problem yaşadıkları sonucuna ulaşılmıştır.
  • Öğe
    Yabancılara Türkçe öğretiminde kelime hazinesi bakımından A1 seviyesi üzerine bir durum tespiti
    (Yakup YILMAZ, 2023) Taşkın, Yusuf
    Kelime hazinesi, bireyin dili iletişimsel olarak farklı sosyal bağlamlarda kullanmasının en önemli unsurlarından biridir. Kelime hazinesi gelişmemiş bireyler dile bağlı etkinliklerin tümünde çeşitli problemler yaşar. Bu sebeple temel düzeyde öğrencilerin bildiği ve kullandığı kelimeleri belirlemek gerektiği takdirde bunları geliştirecek ve çeşitlendirecek etkinlikler düzenlemek dil becerilerinin gelişimi açısından hayati bir öneme sahiptir. Buna bağlı olarak bu araştırmada A1 seviyesinde eğitim görmekte olan uluslararası öğrencilerin çevremiz ünitesindeki kelime hazinelerini belirlemek ve ilgili ünitedeki metinlerin kelime hazinesi katsayıları ile karşılaştırmak amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden temel nitel desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu İstanbul’da bir devlet üniversitesine bağlı TÖMER’de eğitim gören 32 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın inceleme nesnelerini, Yedi İklim Yabancılar İçin Türkçe Öğretim Seti A1 kitabının “Çevremiz” ünitesinde yer alan metinler ile çalışma grubundaki öğrencilerin devam ettiği A1 kurunun 4. haftasının sonunda gerçekleştirilen iki farklı yazma uygulamasında toplanan veriler oluşturmaktadır. Araştırmada veriler doküman incelemesi ile toplanmıştır. Elde edilen veriler Microsoft Word programına aktarılmış “Simple Concordance Program 4.07” programıyla kelime sıklığı katsayısı, her öğrenci için kelime hazinesi katsayıları, genel kelime hazinesi sıklık analizleri gerçekleştirilmiştir. Kelime listelerin hazırlanmasından sonra elde edilen veriler betimsel olarak analiz edilmiştir. İnceleme sonucunda birinci uygulamada kelime hazinesi katsayısı 0.19; ikinci yazma uygulamasında 0.16; genel kelime hazinesi katsayısı 0.13 olarak belirlenmiştir. Ayrıca ünitede yer alan metinler ile öğrencilerin yazılı anlatım uygulamaları karşılaştırıldığında birinci yazma çalışmasında öğrencilerin %48’i ilgili metnin kelime hazinesi katsayısının altında kalırken ikinci yazma çalışmasında öğrencilerin % 16’sı kelime hazinesi katsayısının altında kalmıştır. İncelenen metinlerde kalıp söz, ikileme ve deyimlere ise rastlanamamıştır.
  • Öğe
    Türkçe eğitiminde millî egemenlik ve demokrasi kavramlarının kullanımı
    (Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Yazarları Derneği, 2023) Taşkın, Yusuf; Sallabaş, Muhammed Eyyüp
    Millî eğitimin, özellikle millî konuların öğretilmesinde ve bir ülkenin geçmişine, bugününe ve geleceğine dair önemli kararların alınmasında katkısı oldukça büyüktür. Hayatın en önemli duraklarından biri olan millî eğitimin insan üzerindeki rolü tartışılmaz bir gerçektir. Millî konuların öğretiminde Türkçe eğitimi ayrı bir öneme sahiptir. Bu sebeple Türkçe eğitiminin öğretim programından ders kitaplarına kadar titizlikle planlanması gerekir. Ortaokul çağı somut işlemlerden soyut işlemlere geçiş dönemi olduğu için bu dönemde millî egemenlik ve demokrasi konularında verilecek nitelikli bir eğitim oldukça önemlidir. Bu çalışmanın amacı, millî egemenlik ve demokrasi kavramlarına Türkçe Eğitimi'nde ne kadar yer verildiğini tespit etmektir. Bu amaç doğrultusunda 2019 Türkçe Dersi Öğretim Programı ve 2019-2020 eğitim-öğretim yılında okutulan 5, 6, 7 ve 8. sınıf Türkçe ders kitaplarındaki millî egemenlik ve demokrasi kavramlarıyla ilişkili hedefler, kazanımlar, temalar ve metinler tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmada nitel araştırma desenlerinden temel nitel araştırma deseni kullanılmış, veriler doküman incelemesi yoluyla elde edilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen veriler içerik analizi yoluyla kategorilere ayrılmış ve ulaşılan bu bulgular betimsel analizle yorumlanmıştır. Çalışmada ilk olarak güncel Türkçe Dersi Öğretim Programı’ndaki genel ve özel amaçlara bakılmıştır. Genel amaçlarda 2 amacın, özel amaçlardan da 1 amacın millî egemenlik ve demokrasi kavramıyla ilişkili olduğu belirlenmiştir. Türkçe Dersi Öğretim Programında incelenen bir diğer bölüm, temalar bölümüdür. Programda yer verilen 16 temadan 5’inde millî egemenlik ve demokrasi kavramlarıyla doğrudan ilişkili konulara yer verildiği tespit edilmiştir. Bu tespit yapılırken temaların altında yer verilen konular önemli bir gösterge olmuştur. Millî egemenlik ve demokrasi kavramlarının temaların içindeki oranına bakıldığında, gayet iyi bir orana sahip olduğu söylenebilir. Neredeyse temaların üçte biri millî egemenlik ve demokrasi kavramlarıyla ilişkilidir. Türkçe Dersi Öğretim Programında son olarak incelenen kısım kazanımlar kısmıdır. Programda yer alan 5, 6, 7 ve 8. sınıf dinleme/izleme, okuma, konuşma ve yazma kazanımlarının hiçbirinde millî egemenlik ve demokrasi kavramlarıyla doğrudan ilişki tespit edilememiştir. Bu durum oldukça dikkat çekicidir çünkü özellikle ders kitaplarının içindeki etkinlikler, ders içi aktiviteler, sınav soruları vb. hazırlanırken kazanımlar dikkate alınmaktadır. Dolayısıyla öğrencinin en çok dikkat ettiği ve aktif olduğu bu alanlarda millî egemenlik ve demokrasi kavramlarıyla karşılaşma olasılığı düşmektedir. Bu durum programdaki bir eksiklik olarak görülebilir. Hazırlanacak olan programlarda kazanımlar içerisinde de genel ve özel amaçlara, temalara uygun olarak millî egemenlik ve demokrasi kavramlarına yer verilmesi, bu kavramların öğrenciler tarafından daha iyi özümsenmesini sağlayacaktır. Ayrıca bu kavramların öğretilmesinde, sarmal bir öğretimin planlanması, bu konuda istenilen hedeflere ulaşılmasını kolaylaştıracaktır.
  • Öğe
    Berlin Devlet Kütüphanesi Ms. or. Oct. 3058’de kayıtlı şiir mecmuasının Mestap’a göre tasnifi
    (Ahmet TANYILDIZ, 2022) Uçar, Abdullah
    Mecmualar, klasik Türk edebiyatı geleneğinde divanlar ve mesnevilerden sonra belki de en önemli eserlerdir. Şekil, muhteva ve dil bakımından farklı özelliklere sahip olan mecmualar, şairlerin divanlarında yer almayan bazı şiirlerini, kaynaklarda hayatı hakkında bilgi bulunmayan şairlerin şiirlerini ve şu an için herhangi bir nüshası elde olmayan bazı eserleri ihtiva etmeleri bakımlarından oldukça önemlidir. Yazıldıkları dönemin zevkini yansıtması bakımından da önemli olan mecmualar, derleyenin şahsî tercihine göre tertip edildiği için muhteva bakımından farklılık gösterir. Mecmualar genellikle farklı nazım şekilleri ve türleriyle yazılmış şiirleri ihtiva ederler fakat belli nazım şekilleriyle yazılmış şiirleri içine alan mecmualar da bulunmaktadır. Çalışmamızın konusu olan Berlin Devlet Kütüphanesi Ms. or. oct. 3058’de kayıtlı bu şiir mecmuasında, 25 şairin 185 şiiri bulunmaktadır. İstinsah tarihi bilinmeyen, 15. ve 16. yüzyıl şairlerine ait şiirleri ihtiva ettiği için 16. yüzyıl sonlarında yazıldığını tahmin ettiğimiz 70 varaklık bu mecmua, bilinen şairlerin divanlarında bulunmayan şiirleri ihtiva etmesi bakımından önemlidir. Bu çalışma, hem bu şiirleri tespit etmek hem de Mecmuaların Sistematik Tasnifi Projesi’ne (MESTAP) katkı sağlamak amacıyla hazırlanmıştır.
  • Öğe
    Araftaki Flanör
    (Ahmet TANYILDIZ, 2022) Dağ, Necla
    Kahramanın edebi eserlerdeki görünümü dönemin özelliklerinden izler taşır. İlk romanlarda ideal özelliklerle donatılan kahramanlar, modern çağın yarattığı algıyla birlikte özelliklerinden sıyrılarak daha olumsuz nitelikleriyle varlıklarını duyururlar. Türk edebiyatında züppe tipiyle ortaya çıkan bu yeni kahraman tipolojisi zamanla toplumla uyuşamayan, hiçbir mekâna ait olmayan yersiz yurtsuz, toplumdan uzaklaşmış, içe kapanık, karamsar bireylere dönüşürler. Kentleşme ve modernleşmenin varoluşuna zemin hazırladığı flanör ise kalabalıklar içerisinde yalnız gezinirken şehri gözetleyen aynı zamanda da kentin tarihsel, sanatsal, mimari, ekonomik, kültürel ve sanatsal tüm yönlerini görünür kılan birey için kullanılan bir kavram haline gelir. Kavram ile ilgili çeşitli tanımlamalar yapılmıştır; ancak daha çok “boş gezen, aylak” anlamları ile özdeşleşerek edebiyattaki yerini almıştır. Flanörün aylaklık yapmak dışında bohem yaşamı ve gezerken bilgi verme özellikleri ön plana çıkar. Bir yere yetişme telaşında olmayan flanör, kalabalıklarla uyuşamayan aynı zamanda etrafına dikkatli gözlerle bakan bir gözlemcidir. Halil İbrahim Polat, Arafta Zaman romanında dış dünyayla uyum sağlayamayan huzursuz bireyin kendisini sokaklara atarak gezinmesiyle birlikte flanörlükte adım adım ilerlemesi ve kentlerin sosyal, kültürel, mimari özelliklerini okuyucuya sunmasını ele alır. Yazar, bir aşk üçgeni etrafında gelişen olayların içinden çıkamayan başkahramanın işinden, ailesinden ve evinden uzaklaşarak sokaklarda aylaklık etmesinin sebeplerini aktarırken bir yandan da modern kentin tarihinden kesitler sunar. Bu çalışmada Baudelaire, Walter Benjamin ve diğer düşünürlerin flanör kavramına getirdikleri yorumlar ışığında kuramsal bir alt yapı oluşturulacaktır. Ayrıca kuramsal bilgilerden yola çıkılarak Arafta Zaman romanında bohem hayattan beslenen yönüyle aylaklığın flanörlüğe dönüşümü Mimar Sinan’ın merceğinden yansıtılacaktır. Kahraman, flanör tipolojisine getirilen yorumlar üzerinden örneklerle değerlendirilecektir. Flanörün kararsız kişiliğinin neden olduğu sorunlar, kişiliğiyle bağlantılı olarak açıklanacaktır.
  • Öğe
    Canvermezler Tekkesi romanında gotik unsurlar
    (Kürşat Öncül, 2022) Dağ, Necla
    Gotik, Roma İmparatorluğunu yıkan barbar kabilelere işaret eden, Orta Çağ’da mimaride Tanrı’nın büyüklüğünü göstermek için büyük, ihtişamlı ve korkutucu binaların inşa edilmesiyle etkisini sonraki dönemlerde resimden müziğe, sinemadan edebiyata kadar birçok alanda hissettiren bir akımdır. Olağanüstü varlıklar, kötülüğü temsil eden mekânlar ve kişiler, çözülmesi gereken esrarengiz olaylar, gotiğin başlıca özellikleridir. Dünya edebiyatında yoğun bir şekilde karşılık bulan bu akım, Türk edebiyatında Batı’ya göre daha geç dönemlerde işlenmiştir. Kültür ve inanç farkı, Osmanlı devletinin Batılılaşma çabalarını akıl ve bilime dayalı bir temele oturtmak istemesi gibi nedenlerle olağanüstü unsurlara dayanan gotik edebiyatın gelişimi gecikmiştir. Selim Nüzhet Gerçek, 1921 yılında İleri gazetesinde Fransız yazar Claude Farrere’den adapte ettiği Canvermezler Tekkesi adlı romanı tefrika eder. Bu roman, 2020’de “Latin Harfleriyle İlk Türkçe Gotik Roman” şeklinde yayımlanmıştır. Eser; korku, gizemli olaylar ve şahıslar üzerine inşa edilmiştir. Bir çalışanından aldığı mektup üzerine yola çıkan kahramanın tekin olmayan bir coğrafyada yolu şaşırmasıyla gelişen olaylar işlenmektedir. Ali Nail Bey’in yaşlı ve esrarengiz bir adam tarafından kulübesine götürülmesiyle gizemli olaylar yaşanmaya başlar. Romanın sonraki bölümleri gizemli olayların çözümünden oluşmaktadır. Bu çalışmada Canvermezler Tekkesi romanı, gotiği şekillendiren ortam ve türün kendine has özellikleri açısından Noel Carroll’ın “karmaşık keşif olay örgüsü” adını verdiği tasnif dikkate alınarak metin odaklı kuramsal yöntemle incelenecektir.
  • Öğe
    Bir şiir mecmuasında tespit edilen yayımlanmamış şiirler
    (Iğdır Üniversitesi, 2022) Uçar, Abdullah
    Mecmualar, genelde bir veya daha fazla yazar yahut şaire ait çeşitli şekil ve hacimlerdeki dinî, din dışı nesir ya da şiirlerden oluşan derleme kitaplardır. Mecmualar, Osmanlı ilim, kültür ve edebiyatında çok yaygın ve önemli bir telif türü haline gelmiştir. Mecmualar, divan sahibi şairlerin divanı dışında kalan şiirlerini ve divanı olmayan şairlerin şiirlerini ihtiva etmesi hasebiyle klasik Türk edebiyatının en önemli kaynaklarından biridir. Mecmuaların kaynak olarak değerlendirilmesindeki en önemli etken budur. Klasik Türk edebiyatının en meşhur şairlerinin bile yayımlanmış divanlarında bulunmayan şiirlerine şiir mecmualarında tesadüf edilmesi artık olağan bir durum olmuştur. MESTAP tablosunu hazırlamak maksadıyla çalışılmaya başlanan Berlin Devlet Kütüphanesi Ms. or. oct. 3058 numarada kayıtlı şiir mecmuasında da bazı şairlerin yayımlanmamış şiirlerine rastlanmıştır. Mecmuada şiirleri bulunan şairlerden bazılarının yayımlanmış divanları bulunmaktadır. Bu çalışmada zikredilecek şiirler yayımlanmış divanlarında ve diğer müstakil neşirlerde tespit edilememiştir. Bu şiir mecmuasında şu ana kadar neşredilmemiş on üç şiir tespit edilmiştir. Çalışmamızda bu on üç şiirin çeviri yazılı metinleri verilmiştir.
  • Öğe
    Mutsuzluğun “kapı”sındaki kadına psikanalitik açıdan bakış
    (Motif Yayıncılık, 2020) Dağ, Necla
    Romancılığı ile tanınan İnci Aral, 1979 yılında “Ağda Zamanı” adlı öykü kitabı ile edebiyat dünyasına girer. Öykü kitaplarını art arda yayımlayarak insana dair pek çok konuyu işler. İnci Aral öykülerinde kendi yaşamından anıları işler. Onun kahramanları genellikle mutsuz ailelerde büyüyen çocuklar, eşleriyle anlaşamayan kadınlar ve aile veya toplum tarafından baskı yoluyla sindirilmiş bireylerdir. Kahramanları yazarın yaşamının tanıkları gibidir. Onun yaşadıkları kahramanları için sağlam bir kurgu oluşturur. Küçük yaştayken yaşadığı ailevi sorunlar hem Aral’ın yaşamını hem de kahramanlarının geleceğini tayin eder. Eşinden ayrıldıktan sonra yaşadığı sorunları kadın duyarlılığı ile öykülerinde ele alır. Kadının aile ve toplum içindeki yalnızlığına, kırgınlıklarına, mücadelesine, mutsuz evlilikler açısından yaklaşır. Kapı öyküsünde günlük kısa bir kesiti anlatılarak kadını sınırlayan, kurallara bağlayan ve mutsuz bir yaşama sürükleyen evlilikler mercek altına alınır. Bu kısa zaman dilimi bile kadının yaşadığı sorunları derinlemesine açıklar. Bu çalışmada İnci Aral’ın “Kapı” öyküsü incelenerek yazarın evlilik kurumuna, kadın sorunlarına yaklaşımı ele alınacaktır. İletişim sorunu olan ailelerde çocukların baba figürü nedeniyle yaşadığı sıkıntılar, bireyin yaşadığı travmalar, psikanalitik kuram ışığında incelenecektir.