Tez Koleksiyonu
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe Formik asit dehidrojenasyonu için aminle modifiye edilmiş Ni/Al tabakalı çift hidroksit üzerinde desteklenen paladyum nanokatalizörünün sentezi ve karakterizasyonu(Aksaray Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2024) Kızılbulut, Nurcan; Baran, TalatEnerji, modern yaşamın vazgeçilmez bir unsuru olup, büyük ölçüde fosil yakıtlardan elde edilmektedir. Ancak fosil yakıtların sınırlı olması ve kullanımının çevre ile insan sağlığına yönelik ciddi tehditler oluşturması, sürdürülebilir enerji çözümlerine olan ihtiyacı artırmaktadır. Bu bağlamda en umut verici çözümlerden biri yenilenebilir hidrojen enerjisidir. Ancak, yenilenebilir kaynaklardan ılıman koşullarda hidrojen üretimi ve güvenli depolanması halen büyük zorluklar içermektedir. Oda sıcaklığında sıvı, patlayıcı olmayan, yüksek hidrojen içeriği ve biyokütleden üretilebilen formik asit (FA), hidrojen depolama için en güvenli ve umut verici malzemelerden biridir. FA'tin dehidrojenasyon yoluyla seçici katalitik ayrışması, saf hidrojen üretimi için en önemli yöntemlerden biri haline gelmiştir. Bu amaçla, bu tez çalışmasında, aminle modifiye edilmiş NiAl tabakalı çift hidroksit destek maddesi üzerinde paladyum nanopartiküllerin stabilize edilmesiyle yeni bir heterojen katalizör sistemi ilk kez tasarlanmıştır (Pd@NiAl/TÇH-NH2). Daha sonra Pd@NiAl/TÇH-NH2 'in yapısı FT-IR, FE-SEM, EDS, XRD, EDS haritalama ve TEM analizleri ile aydınlatılmıştır. TEM görüntüleri, Pd nanopartiküllerin homojen dağıldığını ve ortalama partikül boyutunun 15 nm olduğunu göstermiştir. Pd@NiAl/TÇH-NH2 'in katalitik performansı, FA dehidrojenasyonununda test edilmiş ve oluşan gaz miktarı büret yardımıya volumetrik olarak ölçülmüştür. Yapılan çalışmalarda 50 mg Pd@NiAl/TÇH-NH2 nanokatalizörünün 50 °C'ta ilk on dakikada en iyi başlangıç devir frekansı (267 h-1) değeri ürettiği belirlenmiştir. Pd@NiAl/TÇH-NH2 nanokatalizörü FA dehidrojenasyonununda, 3 kez geri kazanılıp tekrar kullanılmıştır.Öğe Pt-MoOx nanopartiküllerle modifiye karbon kuantum noktalar üzerinde elektrokatalitik hidrojen gazı oluşumunun incelenmesi(Aksaray Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2024) Yusufoğlu, Vicdan; Balun Kayan, DidemHidrojen enerjisi, günümüzde geleneksel fosil yakıtlara alternatif olarak, temiz ve verimli bir enerji kaynağı olması açısından oldukça büyük öneme sahiptir. Bu çalışmada, suyun elektrokimyasal olarak indirgenmesiyle etkin bir şekilde hidrojen elde etmek için katalitik etkinliği yüksek, düşük maliyetli ve kararlı bir elektrokatalizör geliştirilmesi amaçlanmıştır. Suyun elektroliziyle hidrojen gazı eldesi, hidrojen üretim yöntemlerinden en basit ve en etkin yöntem olmasına rağmen, elektrokimyasal sistemde oluşan aşırı gerilim ve elektrodun düşük verimliliği, yöntemin maliyetini arttırmakta, böylelikle kullanımını sınırlandırmaktadır. Bu dezavantajların üstesinden gelebilmek için suyun elektroliz yöntemiyle hidrojen üretiminde aşırı gerilimi düşük, kararlı ve ekonomik olabilecek modifiye elektrotlar tercih edilmektedir. Bu amaçla, bu çalışmada kurşun kalem elektroda sabit akım uygulanarak karbon kuantum noktalar (KKN) üretilmiş, üretilen karbon kuantum noktalar elektrokatalizörde karbon-destek materyali olarak kullanılmıştır. Bu destek materyali, camsı karbon elektrot yüzeyine uygulanmış daha sonra bu yapı üzerine belirli oranda Pt-MoOx elektrokimyasal olarak biriktirilerek KKN/Pt-MoOx nanokompozit yapısı elde edilmiştir. Elde edilen nanokompozit yapının yüzey özellikleri karakterize edilmiş ve sulu asidik ortamda hidrojen oluşumundaki elektrokatalitik aktivitesi, dönüşümlü voltametri (CV), Tafel polarizasyon eğrileri ve elektrokimyasal impedans spektroskopisi (EIS) teknikleri kullanılarak incelenmiş, ayrıca kararlılık testleri gerçekleştirilmiştir.Öğe Kitosan ve Pt nanopartiküllerle modifiye edilmiş polianilin ve türevleri üzerinde elektrokatalitik hidrojen üretimi(Aksaray Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2024) İlhan Uysal, Merve; Balun Kayan, DidemBu çalışmada, alternatif, temiz ve geleceğin enerjisi olarak düşünülen hidrojenin suyun elektroliziyle eldesi için uygun elektrokatalizörler geliştirilmesi amaçlanmıştır. Tez kapsamında çalışma elektrodu olarak seçilen camsı karbon elektrot yüzeyi, polianilin (PAni) ve onun türevleri olan poli(o-anisidin) (PoA) ve poli(o-toluidin) (PoT) kopolimerleriyle modifiye edilmiştir. Mekanik açıdan iyi film oluşturabilme özelliğine sahip bir biyopolimer olan kitosanın (Chi) da yapıya katılmasıyla daha dayanıklı ve elektroaktif polimerlerin oluşması sağlanmıştır. Bu yapıların elektrokimyasal hidrojen oluşumundaki katalitik aktiviteleri dönüşümlü voltametri (CV), Tafel polarizasyon eğrileri ve elektrokimyasal impedans spektroskopisi (EIS) teknikleriyle incelenmiştir. Elde edilen bu kompozit filmler üzerine hidrojen üretiminde yüksek katalitik aktivite gösteren platin (Pt) metalinin nano boyutta elektrodepozisyonu gerçekleştirilmiştir. Hazırlanan nanokompozitlerin sudan hidrojen üretimindeki katalitik performansları aynı tekniklerle karşılaştırılmıştır. Elde edilen (PAni-ko-PoA)-Chi, (PoA-ko-PoT)-Chi, (PAni-ko-PoA)-Chi/Pt ve (PoA-ko-PoT)-Chi/Pt kompozitlerinin yapısal özellikleri taramalı elektron mikroskobu (SEM), enerji dağılım spektroskopisi (EDS) ve Fourier dönüşümlü kızıl ötesi spektroskopi (FTIR) teknikleriyle incelenmiştir.Öğe Bazı çevresel kirleticilerin katalitik indirgenmesi için kitosan/NiO mikroküreler üzerinde desteklenen paladyum nano-katalizörün tasarımı ve karakterizasyonu(Aksaray Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2023) Erdoğan, Afife Nur; Baran, TalatAromatik nitro bileşikleri ve organik boyalar, sucul yaşam, çevre ve insan sağlığı için oldukça tehlikeli olan, su/atıksuda bulunan en önemli çevresel kirleticilerden biridir. Bu yüzden bu kirleticilerin, su/atık sudan, etkili, basit ve ekonomik teknolojiler kullanılarak uzaklaştırılması, dünya çapında önemli bir konu haline gelmiştir. Katalitik indirgeme yöntemi bu çevresel kirleticilerin giderimi için kullanılan en etkili prosedürlerden biri olarak kabul edilmektedir. Bu çalışmada, kitosan-NiO partiküllerinden oluşan mikro küreler üzerinde paladyum nanopartiküllerin stabilize edilmesi ile yeni bir heterojen katalizör sistemi geliştirilmiştir. Geliştirilen Pd-KS-NiO nanokatalizörün yapısı FT-IR/ATR, XRD, FE-SEM, EDS, TEM analizleri kullanılarak aydınlatılmış ve ortalama partikül boyutu 10 nm olarak bulunmuştur. Daha sonra, sentezlenen Pd-KS-NiO nanokatalizörün katalitik gücü 4-nitro-o-fenilendiamin (4-NPDA), 4-nitrofenol (4-NP), 4-nitroanilin (4-NA), 2-nitroanilin (2-NA) gibi aromatik nitro bileşikleri ve metilen mavisi (MB), metil oranj (MO) ve rodamin B (RhB) gibi organik boyaların NaBH4 kullanarak katalitik indirgenmesinde test edilmiştir. Katalitik testler, UV-Vis spektrofotometresi kullanılarak takip edilmiş ve Pd-KS-NiO nanokatalizörünün bu kirleticileri 0-145 saniye içinde başarılı bir şekilde indirgediği bulunmuştur. Pd-KS-NiO katalizli 2-NA, 4-NP, 4-NA, 4-NPDA, MO ve RhB katalitik indirgenmeleri için hız sabitleri sırası ile 0.017 s-1, 0.011s-1, 0.006 s-1, 0.013 s-1, 0.023 s?1 ve 0.03 s?1 olarak hesaplanmıştır. Daha da önemlisi, Pd-KS-NiO nanokatalizörün mikro küre yapısı ve heterojen doğası nedeniyle, tepkime ortamından kolayca geri kazanılmış ve ardışık yedi çalışmada, katalitik performansında, yüzey morfolojisinde ve kimyasal yapısında önemli değişiklikler olmadan kullanılmıştır.Öğe Grafen/kitosan/paladyum nanokompozit elektrot üzerinde hidrojen gazı üretimi(Aksaray Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2019) Bilir, Emel; Kayan, Didem BalunBu çalışmada, camsı karbon elektrot yüzeyi, farklı oranlarda kitosan (Chi) ve indirgenmiş grafen oksit (rGO) içerecek şekilde rGO/Chi kompozit yapısı ile modifiye edilmiştir. Elde edilen bu kompozit yapıların elektrokimyasal hidrojen oluşumunda gösterdikleri katalitik aktiviteleri, dönüşümlü voltametri (CV), Tafel polarizasyon eğrileri ve elektrokimyasal impedans spektroskopisi (EIS) gibi elektrokimyasal teknikler kullanılarak incelenmiştir. En yüksek akım yoğunluğunun elde edildiği kompozit yüzeyi, hidrojen oluşumunda katalitik aktifliği yüksek olduğu bilinen Pd metali ile nano düzeyde iki farklı yöntemle modifiye edilmiş, elde edilen rGO/Chi/Pd nanokompozit yapıların hidrojen oluşumundaki performansları, aynı elektrokimyasal yöntemler kullanılarak karşılaştırılmıştır. Camsı karbon elektrot yüzeyinde elde edilen rGO, rGO/Chi ve rGO/Chi/Pd nanokompozit yapıların yüzey özellikleri ve kimyasal kompozisyonları, taramalı elektron mikroskobu (SEM) ve enerji dağılım spektroskopisi (EDS) teknikleri ile incelenmiştir.Öğe Schiff bazı içeren Zn-Al tabakalı çift hidroksit üzerinde desteklenmiş yeni bir paladyum nano-katalizörünün sentezi ve katalitik aktivitesinin incelenmesi(Aksaray Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2022) Çalışkan, Melike; Baran, TalatBu çalışmada, paladyum nanoparçacıklarının Schiff bazı ile fonksiyonlaştırılmış Zn-Al tabakalı çift hidroksit üzerinde immobilizasyonu ile ekonomik, çevresel, nem ve havaya dayanıklı özelliklere sahip yeni bir nanokatalizör geliştirilmiştir. Pd NPs@ZnAl LDH-Sch olarak adlandırılan nanokatalizörün yapısı, FT-IR, TEM, EDS, FE-SEM, XPS, TG ve XRD dahil olmak üzere çeşitli tekniklerle karakterize edilmiştir. Pd NPs@ZnAl LDH-Sch nanokatalizörünün katalitik potansiyeli daha sonra K4[Fe(CN)6] kullanılarak çeşitli benzonitrillerin üretimi için aril halojenür siyanasyonlarında değerlendirildi. Bu testler, Pd NPs@ZnAl LDH-Sch nanokatalizörünün çeşitli fonksiyonel gruplara karşı toleranslı olduğunu ve istenen benzonitril ürünlerinin 2 saat içinde yüksek verimlerle elde edildiğini gösterdi. Sızdırmazlık testi, Pd NPs@ZnAl LDH-Sch'nin reaksiyonlarda heterojen davrandığını ortaya koydu. Heterojen tarzı nedeniyle, Pd NPs@ZnAl LDH-Sch, basit filtrasyon yoluyla kolayca geri kazanıldı ve dayanıklılığını koruyarak 11 ardışık çalışmada yeniden kullanıldı. Ayrıca sentezlenen Pd NPs@ZnAl LDH-Sch nanokatalizörünün aril halojenür siyanasyonlarında bildirilen diğer katalizörlerden daha iyi bir performans gösterdiği bulunmuştur.Öğe Modifiye edilmiş poli (etilen tereftalat) liflerin sentezi, karakterizasyonu ve selenyum adsorpsiyonunun incelenmesi(Aksaray Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2021) Yılmaz, Merve Nur; Ünlü, Nuri; Arslan, MetinBu çalışmada 4-Vinil piridin aşılı poli (etilen tereftalat), (4-VP-g-PET) lifler, radikal polimerizasyon yöntemi kullanılarak sentezlenmiş ve selenit (SeO32-) iyonlarının sulu çözeltilerden uzaklaştırılması için yeni bir adsorban olarak kullanılmıştır. Sentezlenen liflerin yapısını incelemek için SEM (taramalı elektron mikroskobu) ve FTIR (fourier dönüştürülmüş kızılötesi) spektroskopisi kullanılmıştır. Adsorpsiyon çalışmaları kesikli tip deneysel çalışmalar ile gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmada pH, aşılama verimi, adsorpsiyon süresi, başlangıç selenit derişimi ve sıcaklığın, adsorpsiyon verimine etkisi araştırılmıştır. Sulu çözeltilerden selenit adorpsiyonunun en iyi pH 6'da gerçekleştiği belirlenmiştir. Ayrıca yüksek alkali ortamlarda, lifler pHpzc'den (7,5) daha yüksek pH'larda önemli adsorpsiyon potansiyeli sergilemiştir. 3 saat içinde adsorpsiyon dengesine ulaşıldığı ve genel adsorpsiyon mekanizmasının pseudo birinci dereceden kinetik modelle eşleştiği görülmüştür. Aşılama veriminin, selenyum adsorpsiyon miktarını yüzde 47'ye kadar arttırdığı ancak aşılama verimindeki ilave artışların liflerin adsorpsiyon potansiyelini azalttığı tespit edilmiştir. Sentezlenen liflerin maksimum selenit adsorpsiyon kapasitesi 28 mg/g olarak bulunmuştur. Adsorpsiyonun termodinamik parametreleri ?G0, ?S0 ve ?H0 değerleri sıcaklık çalışması ile elde edilen deneysel verilerin grafiksel yorumundan hesaplanmıştır. Adsorpsiyonun ekzotermik olduğu görülmüşür. Olası adsorpsiyon mekanizmaları için pH, kinetik aktivite ve termodinamik parametrelerden elde edilen sonuçlar kullanılarak önerilerde bulunulmuştur. Oluşturulan 4VP-g-PET liflerin, selenitin sulu ortamdan uzaklaştırılması için umut verici bir alternatif adsorban olduğu değerlendirilmiştir.Öğe İndirgenmiş grafen oksit/au nanopartiküllerle modifiye edilmiş karbon keçe üzerinde elektrokatalitik hidrojen üretimi(Aksaray Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2020) Bilgi, Murat; Balun Kayan, DidemBu çalışmada, sudan elektrokimyasal olarak hidrojen elde etmek amacıyla elektroliz sistemindeki aşırı gerilimi düşürerek, hidrojen gazı oluşum reaksiyonunun hızını arttırmak amacıyla katalitik aktivesi yüksek, ekonomik ve kararlı yeni bir elektrokatalizör geliştirilmesi amaçlanmıştır. Elektrot malzemesi olarak karbon keçe (C), indirgenmiş grafen oksit (rGO) ile kaplanmış ve altın elektrodepozisyonu ile üzerinde Au nanopartiküller oluşturulmuştur. Karbon keçe üzerinde sentezlenen rGO/Au nanopartikül yapısının, hidrojen oluşum reaksiyonunun aktivitesini arttırdığı belirlenmiştir. Elde edilen kompozit yapıların yüzey özellikleri taramalı elektron mikroskobuyla (SEM) ve yüzeylerin kimyasal kompozisyonları enerji dağılım X-Ray spektroskopisiyle incelenmiştir. Sudan hidrojen üretimindeki katalitik aktiviteleri, dönüşümlü voltametri (CV), Tafel polarizasyon eğrileri, elektrokimyasal impedans spektroskopisi (EİS) gibi elektrokimyasal yöntemlerle incelenmiştir.Öğe İlaç etken maddelerinin saf çözücü ve çözücü karışımlarındaki çözünürlüğünün araştırılması(Aksaray Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2022) Coşkun, Savaş; Kayan, BerkantDokuz sulu etanolik karışımın yanı sıra saf su ve saf etanol içindeki kumarin ve 6-metil kumarinin denge mol fraksiyon çözünürlükleri, (293,15 ile 323,15) K aralığında yedi sıcaklıkta belirlenmiştir. Bu karışımlardaki kumarin ve 6-metil kumarin çözünürlükleri, iyi bilinen korelasyon/tahmin modelleriyle ilişkilendirilmiştir. Çözünme, karıştırma ve çözme işlemleri için görünür termodinamik fonksiyonlar, yani Gibbs enerjisi, entalpi ve entropi, van't Hoff ve Gibbs denklemleri aracılığıyla hesaplanmıştır. Kumarin için entalpi-entropi ilişkisi, saf sudan w1 = 0,10 karışımına negatif eğimli ancak bu karışımdan saf etanole pozitif eğimli olan entalpi - Gibbs çözünme enerjisi grafiğinde doğrusal değildi. Benzer şekilde, 6-metil kumarin için entalpi-entropi ilişkisi, saf sudan w1 = 0,20 karışımına ve w1 = 0,90 karışımıdan saf etanole negatif ancak 0,20 < w1 < 0,90 aralığında pozitif eğimli olan entalpi - Gibbs çözünme enerjisi grafiğinde doğrusal değildi. Buna göre, birinci durumda saf sudan w1 = 0,10 karışımına kumarin transferi ve saf sudan w1 = 0,20 karışımına 6-metil kumarin transferi entropi güdümlüdür, bu da başlangıçta bu ilaçların polar olmayan gruplarının etrafında "buzdağları" olarak sınırlanan su moleküllerinin salınmasına atfedilebilir. Aksi takdirde, w1 ? 0,10 karışımlarında kumarinin ve 0,20 < w1 < 0,90 karışımlarında 6-metil kumarinin daha polar çözücü sistemlerinden daha az polar olanlara transferi için yürütücü mekanizması, muhtemelen daha iyi ilaç çözünmesi nedeniyle entalpidir. Ayrıca, ters Kirkwood-Buff integralleri kullanılarak kumarin ve 6-metil kumarin'in suca zengin karışımlarda tercihen su molekülleri tarafından çözüldüğü, ancak sırasıyla 0,23 < x1 < 1,00 ve 0,24 < x1 < 1,00 karışımlarında tercihen etanol molekülleri tarafından çözüldüğü gözlemlenmiştir.Öğe Farklı Onosma l. (Boraginaceae) türlerinin tirozinaz inhibisyonuna etkisinin incelenmesi(Aksaray Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2022) Çırak, Funda; Kayan, Berkant; Şöhretoğlu, DidemBu çalışma kapsamında, Onosma L. (Boraginaceae) cinsine ait beş farklı türün anti-hiperpigmentasyon tedavisinde kullanılmak üzere potansiyelinin belirlenmesi için tirozinaz enzim inhibitör etkisi incelenmiştir. Çalışmada kullanılan bitki materyalleri endemik O. papillosa Riedl, endemik O. discedens Hausskn. ex Bornm. endemik O. erzincanica Binzet & Eren, O. rascheyana Boiss., ve O. alborosea Fisch. & C.A.Mey. ssp. alborosea var. alborosea taksonlarıdır. Öncelikle her bir türün toprak üstü kısımları mekanik olarak öğütülmüş ve metanol içerisinde maserasyon yöntemi uygulanmış ve sonrasında filtre kağıdı ile süzülmüştür. Çözeltiler evaporatöre alınarak düşük sıcaklıkta (<40°C) çözücü uzaklaştırılmıştır. Islak ekstreler liyofilize edilerek kuru ekstreler elde edilmiş ve deneylerde kullanılmak üzere saklanmıştır. İlk olarak ekstrelerde bulunan toplam fenolik bileşik, flavonoit ve flavonol içerikleri araştırılmıştır. Ekstrelerin antioksidan aktivitelerinin belirlenmesi amacıyla DPPH, NO ve SO radikal süpürücü etki tayini ve CUPRAC bakır indirgeme kapasitesi tayini deneyleri gerçekleştirilmiştir. Ekstrelerin tirozinaz inhibitör etkisinin belirlenmesi amacıyla substrat olarak L-DOPA kullanılarak türlerin ve derişimin etkisi araştırılmıştır. Son olarak ekstrelerin hücre canlılığı üzerine etkilerini araştırmak amacıyla fare embriyonik fibroblast (3T3) hücre hattı üzerinde MTT testi ile sitotoksite deneyleri yapılmıştır. Çalışmalarda elde edilen bulgular tüm Onosma türlerinin tirozinaz inhibitör etkisi ve antioksidan aktivitesi bulunduğunu göstermiştir. Ayrıca düşük derişimlerde (? 500µg/mL) türlerin sahip olduğu sitotoksisite değerleri kabul edilebilir seviyededir.Öğe Fe3+ takılı nanoflower'ların sentezi ve DNA'ya karşı özgüllüğünün araştırılması(Aksaray Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2020) Serinbaş, Ayça; Odabaşı, MehmetSaflaştırma yönteminin ve adsorban tipinin seçimi, deoksiribonükleik asit (DNA) gibi bir biyomolekülün saflaştırılması için yüksek öneme sahiptir. Nanoflower'lar yeni geliştirilmiş bir adsorban sınıfıdır. Bitki çiçeklerine yapısal olarak çok benzerlik gösterdikleri için, nano çiçekler olarak adlandırılırlar. Burada, bakır fosfat nanoflower'lar [(Cu3(PO4)2·3H2O), CP-NF'ler] sentezlendikten sonra, yüzeylerine Fe3+ iyonları takılmıştır. Elde edilen Fe3+-CP-NF'ların, DNA içn bazı adsorpsiyon parametrelerinin incelenmesinden önce, taramalı elektron mikroskopisi (SEM), enerji dağıtıcı X-ışını (EDX), X-ışını kırınımı (XRD) ve fourier dönüşümlü kızılötesi spektroskopisi (FTIR) karekterizsyonları yapılmıştır. Elde edilen adsorpsiyon deneylerinin sonuçlarından bazıları, aşağıdaki verilmiştir: Fe3+-CP-NF'ler üzerinde maksimum DNA adsorpsiyonu, pH 7 ve 25 °C'de 1.5 mg/mL DNA başlangıçkonsantrasyonunda 845.8 mg/g gibi mükemmel bir değer olarak bulunmuştur. Hangi adsorpsiyon modelinin uygun olduğunu belirlemek için Langmuir ve Freundlich adsorpsiyon denklemleri uygulanmış ve 0.9885'lik bir R2 ile Langmuir modelinin uyumlu olduğu görülmüştür.Öğe Karbon nanotüp/Ni nanopartikül elektrokatalizörü üzerinde hidrojen gazı üretimi(Aksaray Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2021) Aydın Ulukuş, Nesrin; Balun Kayan, DidemBu çalışmada, suyun elektroliziyle hidrojen gazı oluşumunda yüksek katalitik aktivite gösteren, yeni ve ekonomik bir elektrot malzemesinin geliştirilmesi amaçlanmıştır. Elektrot malzeme olarak, kalem grafit elektrot (KGE) yüzeyine çok duvarlı karbon nanotüp (ÇDKN) uygulanmış ve bu yüzey üzerine Ni nanopartiküller elektrodepozisyon yöntemiyle biriktirilerek ÇDKN/Ni nanokompozit yapısı elde edilmiştir. Elektrot yüzeylerinin özellikleri ve kimyasal kompozisyonları, taramalı elektron mikroskobu (SEM) ile enerji dağılım spektroskopisi (EDS) teknikleri kullanılarak incelenmiştir. Geliştirilen elektrotların elektrokimyasal hidrojen oluşumundaki katalitik etkinlikleri, dönüşümlü voltametri (CV), Tafel polarizasyon eğrileri ve elektrokimyasal impedans spektroskopisi (EIS) teknikleriyle incelenmiştir.Öğe 3,4-dihidroksi benzaldehit ile modifiye edilmiş kitosan'ın hazırlanması ve sulu ortamlardan bor adsorpsiyon özelliklerinin araştırılması(Aksaray Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2020) Keyis, Dilber; Ünlü, NuriBu çalışmada, düşük molekül ağırlıklı kitosan (DMAK) 3,4-dihidroksibenzaldehit ile modifiye edilerek poliol fonksiyonel gurup içeren yeni bir adsorban hazırlanmıştır. Çıplak kitosan ve modifiye edilmiş kitosan (MEK) üzerine bor adsorpsiyon şartları araştırılmıştır. Bunun için, pH, adsorpsiyon süresi, başlangıç derişimi ve sıcaklık gibi çeşitli parametrelerin etkileri araştırılmıştır. DMAK ve MEK üzerine bor adsorpsiyonu için optimum pH değerleri sırasıyla 9,0 ve 5,0 olarak bulunmuştur. Adsorpsiyonun her iki adsorbente çok hızlı bir şekilde gerçekleştiği tespit edilmiştir. Her iki adsorban için adsorpsiyonun Langmuir adsorpsiyon izoterm modeline uyduğu belirlenmiştir. Langmuir adsorpsiyon kapasiteleri DMAK ve MEK için sırasıyla 9,53 mg/g ve 36,765 mg/g olarak bulunmuştur. Adsorpsiyonun DMAK ve MEK üzerine kendiliğinde gerçekleştiği, DMAK üzerine adsorpsiyonun endotermik MEK üzerine ise endotermik bir reaksiyonla gerçekleştiği bulunmuştur. Bor Adsorpsiyonun DMAK için elektrostatik etkileşimle gerçekleştiği, MEK içinse hidojen bağı oluşumu ve kısmende elektrostatik ve hidrofobik etkileşimler sonucu gerçekleştiği yorumlanarak adsorpsiyon mekanizmaları önerilmiştir.Öğe Nitroaromatik bileşiklerin ultrasonik ortamda çözünürlük davranışlarının incelenmesi(Aksaray Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2020) Ablak, Tuğba; Kayan, BerkantSon yıllarda atık sularda bulunan ilaç etken maddelerden nitroaromatik bileşikler, canlıların metabolik sistemini ve çevreyi önemli derecede etkilemektedir. Bu bileşiklerin atık sulardan ve içme sulardan giderimi büyük önem arz etmektedir. Sucul ortamdan bu maddelerin temizlenmesi için, çözünürlük değerlerinin bilinmesi ve buna göre işlem yapılması gerekmektedir. Bu çalışmada, ilk olarak endüstriyel atık sular için model olarak seçilen nitroaromatik bileşiklerin farklı sıcaklık ve farklı organik çözücü-su karışımlarında çözünürlük davranışı araştırılmıştır. 2,4-Dinitrotoluen ve 4-Nitroanilin bileşiklerinin, ultrasonik ortamda mol fraksiyon çözünürlükleri incelenmiştir. Çalışmalarda "yüzey yanıt yöntemi" kullanılarak deneysel dizayn yapılmış ve optimum çalışma koşulları belirlermiştir. Çalışmalar sonucunda mol fraksiyon çözünürlüğü 2,4-DNT için % 90.41 oranında ve 4-NA için % 90.00 oranında artış gözlenmiştir.Öğe Bazı hidrazon türevlerinin sentezlenerek spektroskopik ve kristal yapılarının aydınlatılması ve antioksidan özelliklerinin araştırılması(Aksaray Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2019) Akbaş, Betül; Erzengin, MahmutBu araştırmanın ilk aşamasında 1-(2-fluoro-3-(trifluoromethyl)benzylidene)-2-(pyridin-2-yl)hydrazine (2F3FMPyH), 1-(2-fluoro-4-(trifluoromethyl)benzylidene)-2-(pyridin-2-yl)hydrazine(2F4FMPyH),1-(2-fluoro-5 (trifluoromethyl)benzylidene)-2-(pyridin-2-yl)hydrazine(2F5FMPyH), 1-(4-fluoro-2-(trifluoromethyl)benzylidene)-2-(pyridin-2-yl)hydrazine(4F2FMPyH),1-(4-fluoro-3-trifluoromethyl)benzylidene)- 2-(pyridin-2-yl)hydrazine(4F3FMPyH) isimli beş yeni hidrazon türevi sentezlenmiştir. Yeni sentezlenen bileşiklerin yapıları X-ı?ını, H-NMR, FTIR, UV- VIS, TGA taramaları ve elementel analiz ile belirlenmiştir. İkinci aşamada ise, sentezlenen bileşiklerin DPPH serbest radikal giderme aktiviteleri tespit edilerek standart antioksidan BHT ile karşılaştırılmıştır. Elde edilen maddeler içinden 2,318 mg/mL ile en düşük IC50 değerine sahip olan 4F3FMPyH molekülü en yüksek radikal giderme aktivitesi göstermiştir. En düşük antioksidan aktiviteye sahip olan maddenin ise 2F3FMPyH bileşiği olduğu gözlenmiştir. Aynı konsantrasyon aralığında BHT için IC50 değeri 1,706 mg/mL olarak tespit edilmiştir. Sonuç olarak, bu çalışma kapsamında sentezlenen tüm yeni hidrazon türevlerinin DPPH serbest radikalleri giderebilme yeteneğine sahip oldukları ortaya konmuştur.Öğe Azot koruyucu grupların intramoleküler diels-alder halkalaşma reaksiyonlarına etkisi(Aksaray Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2019) Cansu, Fatma; Karaarslan, MuhsinAzot yan zincirli furan türevli moleküllerin molekül içi Diels-Alder halkalaşma reaksiyonlarında azot üzerindeki koruyucu grubun reaksiyon verimi üzerine olan etkileri incelendi. Reaksiyonlarda koruma işlemleri hem diklorometan hem de su içerisinde gerçekleştirildi. Diklorometan içerisinde sentezlenen korunmuş maddeler daha sonra tolüen içerisinde halkalaştırıldı. Diğer yandan su içerisinde yapılan reaksiyonlarda hem koruma hem de halkalaşma aynı ortamda gerçekleştirilerek zaman ve kimyasal maddelerden tasarruf edildi. Koruyucu grupların elektronik etkilerini incelemek için elektron çekici ve elektron verici çeşitli koruyucu gruplar kullanıldı ve bunların halkalaşmaya olan etkileri değerlendirildi. Sonuç olarak mezomerik olarak elektron çekici ve sterik olarak büyük olan koruyucu gruplar Diels-Alder halkalaşma reaksiyon verimini önemli derecede arttırdığı sonucuna ulaşıldı.Öğe İletken polimer/metal nanokompozit yapılarla modifiye edilmiş kalem grafit elektrot üzerinde elektrokatalitik hidrojen üretimi(Aksaray Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2017) Koçak, Derya; Balun Kayan, DidemBu çalışmada kalem grafit elektrot yüzeyi, kitosan varlığında polianilin (PAni) ve polipirol (PPy) iletken polimerleriyle modifiye edilmiştir. Elde edilen bu kompozit yapıların suyun elektrolizindeki katalitik aktiviteleri dönüşümlü voltametri (CV), Tafel polarizasyon eğrileri ve elektrokimyasal impedans spektroskopisi (EIS) gibi elektrokimyasal yöntemlerle incelenmiştir. Daha sonra kompozit yapılar, katalitik aktiviteleri yüksek Pt ve Au nanoyapılı metaller ile modifiye edilerek sudan hidrojen üretimindeki katalitik performansları aynı elektrokimyasal yöntemlerle karşılaştırılmıştır. Elde edilen PAni–kitosan, PAni–kitosan/Au, PAni–kitosan/Pt, PPy–kitosan, PPy–kitosan/Au ve PPy–kitosan/Pt kompozitlerin yapısal özellikleri taramalı elektron mikroskobu (SEM), enerji dağılım spektroskopisi (EDS) ve fourier dönüşümlü–kızıl ötesi spektroskopi (FT–ATR) teknikleriyle incelenmiştir. Ayrıca elde edilen elektrokatalizörlerin kararlılık testleri CV ve kronoamperometri (CA) yöntemleriyle gerçekleştirilmiştir.Öğe 5-florourasil bileşiğinin ileri oksidasyon yöntemleri ile giderilmesi(Aksaray Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2017) Kulaksız, Esra; Kayan, Berkant5-Florourasil maddesinin elektro Fenton (EF), subkritik su oksidasyonu ve ıslak hidrojen peroksit oksidasyonu prosesleri ile giderimi incelenmiştir. 5-Florourasil, deoksiribonükleik asit (DNA) sentezine müdahale ederek ribonükleik asit (RNA) oluşumunu engeller. Özellikle meme ve kolon kanseri tedavisinde kullanılan 5-Florourasilin elektro Fenton (EF) yönteminde farklı anot materyalleri ve farklı akımlar denenerek maksimum giderimi veren koşullar belirlenmiştir. Ayrıca elektro Fenton (EF) prosesi, subkritik su oksidasyonu (SSO) prosesi ve ıslak hidrojen peroksit oksidasyonu prosesleri karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Yapılan çalışmalar sonucunda elektro Fenton (EF) prosesinde optimum giderimin %98,3 oranında gerçekleştiği ve en verimli şartların ise DSA (Dimensional Stable Anode) anot materyali ile 12. dakika, 120 miliamper (mA) akım şiddeti olduğuna karar verilmiştir. 5-Florourasil maddesinin oksidasyonunun optimum şartları Subkritik su oksidasyonu prosesinde; 200 °C sıcaklık, 90 dakika deney süresi olarak belirlenmiş ve oksidasyon verimi %60,2 oranında gerçekleşmiştir. Son proses olan ıslak hidrojen peroksit oksidasyonunda 5-Florourasil maddesinin oksidasyonunun optimum şartları subkritik su oksidasyonu ile benzer şekilde 200 °C sıcaklık ve 90 dakika olduğu belirlenmiş ve oksidasyon veriminin %94,36 oranında gerçekleştiği gözlemlenmiştir. Bu farklı üç prosessin karşılaştırılması sonucu elde edilen optimum şartlara göre en verimli prosesin elektro Fenton (EF) prosesi olduğuna karar verilmiştir.Öğe Yeni bir kompleksleştirici kullanılarak adsorptif sıyırma voltametrisi (AdSV) ile germanyum tayini yöntemi geliştirilmesi(Aksaray Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2016) Çaylar Sainkaplan, Meltem; Ünlü, NuriBu çalışmada Adsorptif Sıyırma Voltametrisi (AdSV) ile Ge(IV)'ün eser miktarda tayini için yeni bir metot geliştirilmiştir. Geliştirilen metotta Tannik asit Ge(IV)'ün sıyırma voltametrisi ile tayini için yeni bir altenatif kompleksleştirici olarak kullanılmıştır. Voltametrik sinyaller üçlü elektrot sistemi kullanılarak elde edilmiştir. Bu sistemde, Asılı Civa Damla Elektrodu (HMDE) çalışma elektrodu, Ag/AgCl (doy.KCl) elektrodu referans elektrot ve platin (Pt) tel elektrotta karşıt elektrot olarak kullanılmıştır. Kare Dalga Voltametrisi (SWV) ve Dönüşümlü Voltametri (CV) teknikleri kullanılarak tayin yöntemi geliştrmede kullanılabilecek komplekse ait -680 mV'ta karakteristik katodik bir pik tanımlanarak Adsorptif Kare Dalga Sıyırma (SWAdSV) tekniği için sıyırma şartları ve parametreleri belirlenmiştir. Sıyırma çalışmalarında optimum hücre şartları : 0,07 M asetik asit-asetat tampon (pH=4,7) (Destek Elektrolit), 3,0x10-6 M tannik asit (Kompleksleştirici Ligant), 1,0x10-4 M KClO3 (Katalizör) olarak belirlenmiştir. Optimum şartlarda yapılan çalışmalarla kalibrasyon eğrileri elde edilmiştir. Ayrıca, geliştirilen yöntemde girişim etkisi yapabilecek bazı iyonların girişim etkileri belirlenmiştir.Öğe Biyokütleye uygulanan ön işlemlerin piroliz ürünleri üzerine etkisi(Aksaray Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2019) Alayont, Şenol; Balun Kayan, DidemBiyokütle, termokimyasal dönüşüm yöntemleriyle sıvı, katı ve gaz ürünlere dönüştürülmektedir. Termokimyasal dönüşüm yöntemlerinden biri olan piroliz yönteminde, hammadde yüksek sıcaklıkta oksijensiz ortamda parçalanarak yeni ürünlere dönüşmektedir. Bu çalışmada hammadde kaynağı olarak Sinapis alba bitkisi kullanılmıştır. Piroliz prosesi öncesinde hammaddeye asidik (H2SO4, HCl), bazik (NaOH, KOH) ve hidrotermal (HTL) ön işlemleri uygulanmıştır. Piroliz denemeleri 350°C, 450°C ve 550°C sıcaklıklarda yürütülmüştür. Bir tanesi işlem görmemiş, beş tanesi işlem görmüş olmak üzere toplam altı farklı numune piroliz edilmiştir. Elde edilen sıvı ve katı ürünler elementel analiz, FT-IR, GC-MS,1H NMR, SEM analiz yöntemleri ile incelenmiştir. Yapılan denemeler sonucunda en yüksek sıvı ürün verimi 350°C'ta NaOH çözeltisiyle ön işleme tabi tutulmuş biyokütleden %16,65 oranında, en yüksek katı ürün verimi 350°C'ta işlem görmemiş hammadde tarafından %31,39 oranında sağlanmıştır. Elementel analiz sonuçlarına göre sıvı ürünlerde en yüksek enerji değeri hammaddede 24,039 Mj/kg, katı ürünlerde en yüksek enerji değeri NaOH çözeltisiyle muamele edilmiş biyokütlede 28,061 Mj/kg olarak bulunmuştur. GC-MS sonuçlarına göre elde edilen sıvı ürünler içerisinde genel olarak aromatik, alifatik ve oksijenli bileşiklerin bulunduğu tespit edilmiştir.