Makale Koleksiyonu

Bu koleksiyon için kalıcı URI

Güncel Gönderiler

Listeleniyor 1 - 20 / 212
  • Öğe
    Sınır kişilik bozukluğu özellikleri ile ilişkili değişkenler: üniversite öğrencileri üzerinden inceleme
    (İstanbul Gelişim Üniversitesi, 2020) Morsünbül, Ümit
    Kişilik bozuklukları içerisinde üzerine en fazla çalışılan ve incelenen bozukluk sınır kişilik bozukluğudur (SKB). Bu çalışmanın temel amacı kimlik boyutlarının, depresyonun, anksiyetenin ve narsisizm özelliklerinin SKB özelliklerini ne yönde yordadığını incelemektir. Çalışmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmanın araştırma grubu toplam 264 (141 erkek, 123 kadın) kişiden oluşmaktadır. Katılımcıların yaş aralığı 18-24, yaş ortalaması ise 20.46±1.05 yıldır. Katılımcıların SKB özelliklerini belirlemek amacıyla Borderline Kişilik Envanteri, kimlik boyutlarını belirlemek amacıyla Utrecht Kimlik Bağlanma Ölçeği, narsisizm özelliklerini belirlemek amacıyla Narsisizm Ölçeği, depresyon puanlarını belirlemek amacıyla Beck Depresyon Envanteri ve son olarak da anksiyete düzeylerini belirlemek amacıyla Beck Anksiyete Envanteri kullanılmıştır. Regresyon analizi sonuçlarına göre cinsiyet, bağlanma yapma, narsisizm, depresyon ve anksiyete SKB’yi anlamlı olarak yordamaktadır. SKB’nin en güçlü yordayıcısı depresyonken en zayıf yordayıcısı ise cinsiyettir. Bu çalışmanın sonuçları cinsiyetin, kimlik boyutlarının, depresyonun, anksiyetenin ve narsisizm özelliklerinin SKB’da önemli değişkenler olduğunu göstermiştir. Bu sonuç ruh sağlığı uzmanlarının bu bozukluğu gösteren bireylerle ilgilenirken bu değişkenleri göz önünde bulundurmaları gerektiğini ortaya koymaktadır.
  • Öğe
    Teachers’ job motivation: scale development study
    (Sakarya Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2019) Yavuz Tabak, Burcu; Sönmez, Emre; Yenel, Kübra; Kan, Adnan
    The aim of this study is to develop a measurement tool that determinesthe motivation levels of teachers based on selected motivation theories. In thiscontext, the measurement tool was prepared based on Herzberg’s Two FactorTheory, McClelland’s Theory of Needs, and Vroom’s Expectancy Theory. Within thescope of the study, validity and reliability studies were conducted. For researchvalidity; expert opinion was received, Exploratory Factor Analysis (EFA) andConfirmatory Factor Analysis (CFA) were conducted. EFA was performed with agroup of 272 teachers and CFA was performed on a different working group of 417teachers. Working groups were determined based on maximum diversity samplingmethod. According to the results of the structure validity of the research; the scalehas five-factor structure consisting of 33 items. These factors were determined as“need”, “belief”, “power”, “encouragement”, and “achievement” respectively. It wasconcluded that this five-factor scale explained 66.21% of the variance. As a result ofthe CFA application, it has been observed that the scale shows good fit values ingeneral. As a result of the applications and analyzes, it can be said that the scale is avalid and reliable scale and it has sufficient values in terms of psychometry.
  • Öğe
    A variable predicting school climate: the personality traits of school principals
    (Başkent Üniversitesi Eğitim Fakültesi, 2019) Şahin, Fatih; Sönmez, Emre; Yavuz Tabak, Burcu
    This correlational article examined the relationship between school climate and personality traits of the school principals accordingto teachers’ perceptions. The sample of the research consisted of 171 teachers and convenience sampling method was used in th eresearch. The School Climate Scale and the Adjective Based Personality Scale were used as data collection tools in the study. In thestudy, it was found that there was a significant relationship between school climate and school principal's personality trait s. Inaddition, it was also found that neurotic personality trait predicted the supportive school climate negatively, and openness toexperience personality trait predicted the directive school climate positively. In the context of the results, it is suggested that thepersonality traits of school principals should be taken into consideration in order to create a positive school climate.
  • Öğe
    Okulda Yönetici ve Öğretmenlerin Deneyimledikleri Duyguların Hiyerarşik Yapılarının İncelenmesi
    (Trakya Üniversitesi Eğitim Fakültesi, 2019) Yıldırım, Kamil
    Bu çalışma okullarda öğretmenlerin ve okul yöneticilerininyaşadıkları duyguların nasıl bir hiyerarşik yapı içerdiğinibetimlemeye odaklanmıştır. Akdoğan (2016) tarafından geliştirilen54 maddelik duygu durum ölçeği Aksaray ili şehir merkezindekiilkokul, ortaokul ve lise kademesinden tabakalı örneklemeylebelirlenen katılımcılara 2017 Mart-Haziran dönemindeuygulanmıştır. Betimleyici istatistikler, açımlayıcı faktör analizi vekorelasyon analiziyle toplam 633 katılımcıya ait veri incelenmiştir.Bulgular, alan yazında beliren çeşitli duygu sınıflamalarının yanısıra Transfer kuramı, Sosyal Bilişsel Kuram ve Duygusal OlaylarKuramları açısından değerlendirilmiştir. Okullarda en sıklıklaolumlu duygulardan sevgi, ilgi ve sabır; olumsuz duygulardan iseacıma, endişe ve hayal kırıklığı duygularının yaşandığısaptanmıştır. Olumlu duyguların olumsuz duygulara oranıkatılımcılar için 1.31 olarak hesaplanmakla birlikte ideal oranın1.50-2.00 aralığında olması beklenmektedir. Dördü olumlu 10farklı hiyerarşik yapı tespit edilmiştir. En güçlü ilişki ağına sahipyapı güven, gurur, coşku, cesaret, memnuniyet, hoşnut olma,inanma ve huzur duygularını içermiştir. Sonuçlar bağlamındaokullarda duygusal körelme, kendine kapanma ve sinikdavranışların düşük; bağlılık ve memnuniyetin yüksek olduğubelirlenmiş ve okullarda duygusal ortamın gelişimine hizmetedebilecek öneriler geliştirilmiştir.
  • Öğe
    Öğretmenlerin Yansıtıcı Düşünme Becerilerinin Çeşitli Değişkenlere Göre İncelenmesi
    (ADAMOR Toplum Araştırmaları Merkezi, 2019) Dilekli, Yalçın; Orakçı, Şenol
    Yansıtıcı düşünme, önceki deneyimleri hatırlama, onları düşünme ve tartışma, uygun düşünceler üretme ve değerlendirme süreci olarak tanımlanabilir. Bu çalışmada, öğretmenlerin yansıtıcı düşünme düzeylerini belirlemek, öğretmenlerin branş, cinsiyet, öğrenim düzeyi, okul türü ve mesleki kıdemlerine göre bu düzeylerin anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini incelemek ve öğretmelerin yansıtıcı düşünme becerileri puanları üzerinde branş, cinsiyet, öğrenim düzeyi, görev yapılan okul türü ve mesleki kıdem değişkenlerinden hangisinin daha çok etkili olduğu tespit etmek amaçlanmıştır. Bu araştırmanın örneklemini, Türkiye’nin farklı illerinde farklı kademelerde farklı branşlarda görev yapan toplam 630 öğretmen oluşturmaktadır. Bu araştırma tarama modeli kullanılarak yürütülen betimsel bir araştırma çalışmasıdır. Verilerin toplanması için araştırmacılar tarafından kişisel bilgi formu oluşturulmuştur. Ayrıca araştırmada “Yansıtıcı Düşünme Eğilim Ölçeği” (YANDE) kullanılmıştır. Veri analizinde çalışmanın amacı doğrultusunda “bağımsız grup t testi” “varyans analizi” ve post-hoc tekniklerden biri olarak “Tukey testi” kullanılmıştır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin yansıtıcı düşünme düzeyleri açısından branşlarına, cinsiyetlerine, öğrenim düzeylerine ve görev yaptıkları okul türüne göre anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir. Araştırma sonuçları, yansıtıcı düşünme üzerine yapılan benzer araştırma sonuçlarıyla ilişkilendirilerek tartışılmıştır.
  • Öğe
    Lise Öğrencilerinin İngilizce Özerklik Algısı, Kaygısı ve Özyeterlik İnancı Arasındaki İlişkinin İncelenmesi
    (ADAMOR Toplum Araştırmaları Merkezi, 2019) Orakçı, Şenol; Aktan, Osman; Toraman, Çetin
    Bu araştırmada, lise öğrencilerinin İngilizce özyeterlik algıları, kaygı düzeyleri ile özerklik algıları arasındaki ilişkinin ve İngilizce kaygı düzeyinin özyeterlik aracı değişkeni üzerinden özerklik üzerindeki etkisini incelemek amaçlanmaktadır. Araştırmada lise öğrencilerinin İngilizce öz yeterlik düzeyi aracı değişkeni üzerinden İngilizce kaygı düzeyinin özerklik üzerindeki açıklayıcılık düzeyi ve bu değişkenler arası ilişkiler incelenmiştir. Araştırma ilişkisel karşılaştırma türünde bir araştırmadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak “İngilizce ile İlgili Özyeterlik İnancı Ölçeği”, “Özerklik Algı Ölçeği” ve “Yabancı Dil Öğrenme Kaygısı Ölçeği” olmak üzere üç farklı ölçek kullanılmıştır. Araştırmada örneklem belirlenirken kolay ulaşılabilirlik esası gözetildiği için “amaçlı örneklem yöntemi” benimsenmiş olup araştırmanın örneklemini toplam 645 lise 10. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma bulguları, İngilizce özyeterlik inancı ile özerklik algısı, İngilizce özyeterlik inancı ile yabancı dil öğrenme kaygısı, özerklik algısı ile yabancı dil öğrenme kaygısı arasında ilişkiler olduğunu göstermektedir. Bu bağlamda araştırma sonuçları İngilizce özyeterlik algıları, kaygı düzeyleri ile özerklik algıları ile yapılan diğer araştırma sonuçları ile ilişkilendirilerek tartışılmıştır.
  • Öğe
    Beliren Yetişkinlikte Saldırganlık: Kişisel ve Ailesel Risk Faktörleri
    (Mersin Üniversitesi Eğitim Fakültesi, 2019) Karataş, Zeynep; Yavuzer, Yasemin; Gündoğdu, Rezzan
    Bu çalışmanın amacı beliren yetişkinlikte saldırganlıkla ilişkili olabilecek risk faktörlerini belirlemektir. Genel tarama modellerinden betimsel çalışma olarak kurgulanan bu çalışma beliren yetişkinlik döneminde olan 409 üniversite öğrencisi ile gerçekleşmiştir. Çalışmada KAR-YA Saldırganlık Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde iki düzeyli değişkenlerde bağımsız gruplar t testi, üç ve daha fazla düzeyli değişkenlerde ise tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Çalışmada elde edilen bulgular incelendiğinde; Beliren yetişkinlerin saldırganlık puanlarında cinsiyete göre anlamlı farklılıklar olduğu; kronik hastalığı olup olmama durumuna göre saldırganlık puanlarının farklılaşmadığı görülmüştür. Sorunla kolaylıkla baş edip etmeme durumlarına, psikolojik travma yaşayıp yaşamamalarına göre saldırganlık puanlarının anlamlı olarak farklılaştığı, fiziksel travma yaşayıp yaşamadıklarına göre ise saldırganlık puanlarının anlamlı olarak farklılaşmadığı görülmektedir. Psikolojik yardım alanlarla almayanların saldırganlık puanları farklılık göstermektedir. Anne öğrenim düzeylerine göre saldırganlık puanlarının anlamlı olarak farklılaşmadığı, baba öğrenim düzeylerine göre ise farklılıklar olduğu görülmüştür. Ekonomik düzey, ana baba tutumu, aile bütünlüğü, anneden ve babadan şiddet görüp görmemelerine göre saldırganlık puanlarının anlamlı olarak farklılaştığı görülmektedir. Ayrıca, beliren yetişkinlerin aile içi ilişkilerini tanımlamalarına, kolay arkadaş edinip edinememelerine ve çok arkadaşı olup olmamasına göre saldırganlık puanlarının anlamlı olarak farklılaşmadığı görülmektedir. Duygusal ilişki yaşayıp yaşamamaya, sosyal medya kullanımına, sigara kullanma durumlarına ve kendilerini tanımlama durumlarına göre saldırganlık puanları anlamlı olarak farklılaşmıştır. Sonuç olarak beliren yetişkinlerin saldırganlıklarında önemli olan risk faktörleri; cinsiyet, sorunla kolaylıkla baş edip etmeme durumları, psikolojik travma yaşayıp yaşamamaları, psikolojik yardım alıp almama, baba öğrenim düzeyi, ekonomik düzey, ana baba tutumu, aile bütünlüğü, anneden şiddet görüp görmeme, babadan şiddet görüp görmeme, duygusal ilişki yaşayıp yaşamama, sosyal medya kullanımı, sigara kullanma durumları, kendilerini tanımlama durumları olarak belirlenmiştir.
  • Öğe
    Zümre Öğretmeler Kurulu Çalışmalarının Yönetim Süreçleri Temelinde İncelenmesi
    (Trakya Üniversitesi Eğitim Fakültesi, 2019) Yenipinar, Şenyurt
    Bu araştırmada, okul müdürlerinin zümre çalışmalarınıyönetmede, yönetim süreçlerini uygulama durumlarını incelemek,güçlü ve zayıf yönlerini ortaya koymak ve önerilerde bulunmakamaçlanmıştır. Nitel araştırma desenindeki çalışmanınkatılımcılarını okul müdürleri ve öğretmenler oluşturmaktadır.Araştırma sorularının yanıtlarına ulaşabilmek için veri çeşitlemeyöntemi kullanılmıştır. Okul müdürlerinin, zümre çalışmalarındayönetim süreçlerini nasıl kullandıkları müdür, öğretmen ve zümretutanaklarına dayalı olarak incelenmiş, betimlenerek yorumlanmıştır.Veriler, 2018 yılında okulöncesi, ilkokul, ortaokul ve liselerdekimüdür ve öğretmenlerden toplanmıştır. Verilerin toplanmasındaodak grup görüşmesi, yarı-yapılandırılmış görüşme ve dokümananalizi teknikleri kullanılmış, veriler betimsel analiz yöntemi ileanaliz edilerek sonuçlara ulaşılmıştır. Çalışma sonunda, okulmüdürlerinin zümre çalışmalarını yönetmede güçlü yönleri olarak:Toplantıları planlama ve yapma, biçimsel denetim uygulama; zayıfyönleri olarak: Amaç ve hedeflerin açık ve net planlanmaması,örgütlemenin yeteri kadar yapılmaması, müdürlerin toplantılarakatılmamaları ve öğretmenleri etkileyememeleri şeklinde sonuçlaraulaşılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına bağlı olarak zümreçalışmalarında açık ve net hedeflerin konulması, yöneticilikeğitimleri ile zümre toplantılarının yönetilmesi gerektiğidüşüncesinin okul yöneticilerine verilmesi şeklinde önerilerdebulunulmuştur.
  • Öğe
    Bir Hesap Verebilirlik Teknolojisi Olarak Merkezi Sınavlar: Finlandiya, Estonya ve Yeni Zelanda Örnekleri
    (ADAMOR Toplum Araştırmaları Merkezi, 2019) Erdağ, Coşkun
    Bu çalışmada, hem batı toplumlarında uygulanan merkezi sınavların doğası, öğrenci performans bilgisinin nasıl üretildiği, yayıldığı ve hangi amaçlarla nasıl kullanıldığını anlamak ve uygulamalar arası benzerlik ve farklılıkları ortaya koymak, hem de Türk eğitim sisteminin hesap verebilirliği ve öğrencilerin akademik performanslarını artırma amacıyla merkezi sınavların nasıl kullanılması gerektiğine yönelik bir yaklaşım ortaya koymak amaçlanmıştır. Bu kapsamda, öğrencileri üst düzey akademik performansa sahip olan üç batı toplumunda uygulanan merkezi sınavlar literatürden türetilmiş kavramsal çerçeveye dayalı olarak sistematik bir şekilde incelenmiş ve birbirleriyle kıyaslanmıştır. Bu bağlamda, (i) öğrenci performans bilgilerinin ulusal sınavlarla nasıl üretildiğini, (ii) bu bilginin nasıl yayıldığını ve (iii) eğitim sistemlerinde ne için kullanıldığına ilişkin sorulara cevap aranmıştır. Elde edilen bulgulara göre, daha çok lise düzeyinde Matematik, okuma becerileri, fen bilimleri ve yabancı dil alanlarında merkezi olarak geliştirilmiş ve standartlaştırılmış, çoktan seçmeli, kısa cevaplı, açık uçlu, görev temelli performans değerlendirme ve portfolyo gibi araçlarla güvenirlik tedbirleri alınarak öğrencilerin üst düzey bilişsel performans ölçümleri yapılmakta, elde edilen sonuçlar norm veya ölçüt temelli olarak değerlendirilerek sonuçları eğitim paydaşlarıyla doğrudan paylaşılmakta, öğrenci performans verilerine dayalı olarak üretilen bilgi eğitim ve okul sistemi içerisinde özellikle okul yöneticilerinin ve öğretmenlerin öğretimi geliştirmeye yönelik duygu, düşünce ve becerilerini şekillendirecek şekilde kullanılmaktadır. Performans bilgisi okul hesap verebilirliği için kullanıldığı gibi, öğrenci hesap verebilirliği için de kullanılmaktadır.
  • Öğe
    Gelişimsel Psikopatoloji: Ruh Sağlığına Disiplinlerarası Bir Yaklaşım
    (Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar, 2019) Morsünbül, Ümit; Kaçıra, Esma Nur; Özdemir, Şeyma Nur
    Günümüzde ruh sağlığı bozukluklarının değerlendirilmesinde tek yönlü bakış açılarının yerini, çok yönlü disiplinler arası bakışaçılarının almaya başladığı görülmektedir. Bozuklukları, çok yönlü inceleyen yaklaşımlardan biri de gelişimsel psikopatolojidir. Bu gözden geçirme çalışmasında gelişimsel psikopatoloji yaklaşımının nasıl tanımlandığı, temel ilkeleri ve farklı konuları ele alırken nasıl bir bakış açısı sağladığı ile ilgili literatüraktarılmaya çalışılmıştır. Sonuç olarak gelişimsel psikopatoloji yaklaşımı; ruh sağlığı bozukluklarının tanımlanması, önlenmesi ve tedavi edilmesi konusunda hala yeni bakış açıları sağladığı gibi, ruh sağlığı alanındaçalışan uzmanlara da hem akademik hem de klinik ortamda büyük ışık tutmaktadır.
  • Öğe
    İlköğretim Kurumu Yöneticilerinin Liderlik Tarzları İle Öğretmenlerin Yaşadıkları Yıldırma (Mobbing) ve Örgütsel Sessizlik Davranışları Arasındaki İlişki
    (Kastamonu Eğitim Fakültesi, 2018) Daşcı Sönmez, Elif; Cemaloğlu, Necati
    Bu araştırmanın amacı, ilköğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerinalgılarına göre, okul yöneticilerinin liderlik tarzları ile öğretmenlerin yaşadıklarıyıldırma ve örgütsel sessizlik davranışları arasındaki ilişkiyi saptamaktır. Araştırmanın evrenini Aksaray ili Merkez ilçedeki 5 eğitim bölgesinin sınırları içerisindebulunan ilköğretim kurumlarında görev yapan 1301 öğretmen; örneklemi ise 395öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, okul yöneticileri dönüşümcü ve işlemci liderlik davranışları sergiledikçe, öğretmenlerin yıldırmaya maruz kalma ve örgütsel sessizlik yaşama düzeyleri azalmaktadır. İşlemciliderlik, yıldırma ve örgütsel sessizlik üzerinde, dönüşümcü liderliğe kıyasla dahagüçlü bir etkiye sahiptir.
  • Öğe
    Ortaokul İngilizce Hazırlık Sınıfı Programı Pilot Uygulamasının Öğretmen Görüşlerine Göre Değerlendirilmesi
    (ADAMOR Toplum Araştırmaları Merkezi, 2018) Dilekli, Yalçın
    Bu araştırmanın amacı 2017/2018 öğretim yılında pilot uygulanmasına başlanan ortaokul İngilizce hazırlık sınıfı İngilizce programının öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesidir. Bu amaçla pilot uygulamanın yapıldığı 3 okulda görev yapan 17 öğretmenden, 6 sorudan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığı ile veriler toplanmış, tematik analiz yapılarak kod ve temalar belirlenmiştir. Görüşme soruları temelde programın ögeleri olan hedef, içerik eğitim durumları ve sınama du-rumlarına dair öğretmen görüşlerini belirlemek üzere kurgulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre öğretmenler hazırlık sınıfı uygulamasını desteklemekle beraber, kazanım sayısının fazla ve içeriğin öğrencilerin bilişsel seviyelerinin üzerinde olduğunu ifade etmektedirler. Bunların yanı sıra, ders kitaplarındaki içeriğin sarmal programlama yaklaşımı ilkelerini karşılamadığını, görsel açıdan yeter-siz olduğunu ve konuşma, dinleme becerilerine gereken ağırlığın verilmediğini belirtmektedirler. Araştırmaya katılan öğretmenler, okullarının fiziki alt yapılarının yeterli olduğunu düşünmekte, EBA ve akıllı tahta gibi donanımların süreci istenen düzeyde desteklediğini düşünmektedir. Kazanım sayısının fazlalığı, içeriğin yoğunluğu, dinleme ve konuşma becerilerine ayrılan sürenin yetersizliği gibi sebeplerin yine yabancı dili kullanmanın yerine o dilin kurallarını bilen bireyler yetiştirme ile sonuçlanabileceğini ifade etmektedirler.
  • Öğe
    Duygu gereksinimi ölçeği’nin kısa formunun türkçeye uyarlama çalışması
    (Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi, 2016) Uçar, Mehmet Ertuğrul
    Bu çalışmanın amacı Apple Gnambs ve Maio tarafından kısa formu geliştirilmiş olan Duygu Gereksinimi Ölçeği’nin Türkçe uyarlamasını yapmaktır. Duygu gereksinimi insanların kendileri ve diğerleri için duygu içeren durumlar ya da aktivitelere yaklaşmak ya da kaçınmak için genel güdülenme düzeyi olarak tanımlanmaktadır. Duygu Gereksinimi Ölçeği’nin Türkçe uyarlamasını yapmak için açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. Güvenirlik için Cronbach alfa testi yapılmıştır. Araştırma grubu 355 kişiden (%71 kadın, %29 erkek) oluşmaktadır. Çalışmada verilerin toplanmasında Duygu Gereksinimi ölçeği kısa ve uzun formları, kişilik ve Benlik Saygısı Ölçekleri kullanılmıştır. Doğrulayıcı ve açımlayıcı faktör analizi sonuçları iki faktörlü bir yapı ortaya çıkarmıştır. Ölçeğin ölçüt bağıntılı geçerliliği için duygu gereksinimi ölçeğinin kısa ve uzun formları kişilik özellikleri ve benlik saygısı ölçekleri kullanılmıştır. Duygu Gereksinimi Ölçeğinin duygulara yaklaşma alt boyut için Cronbach alfa değerleri .75, kaçınma boyutu için .74 olarak bulunmuştur. Yapılan bu çalışmanın sonucunda Duygu Gereksinimi Ölçeği’nin Türk toplumu için geçerli ve güvenilir olduğu belirlenmiştir.
  • Öğe
    Öğretmenlerin Mesleki Profesyonelleşme Düzeyi ile Öz-Yeterlilikleri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi
    (Dokuz Eylül Üniversitesi, 2023) Orakçı, Şenol
    Öğretmenlerin mesleki profesyonelliğinin ve öz yeterliklerinin artması, eğitim sisteminin koyduğu hedeflere ulaşılmasına katkı sağlamaktadır. Bu bağlamda, öğretmenlerin mesleki profesyonelleşme düzeyleri ile öz-yeterlikleri arasındaki olası ilişkiyi ortaya çıkarmak bu araştırmanın temel amacını oluşturmaktadır. Bu çalışmada ilişkisel model kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcılarını 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Ankara'nın Yenimahalle, Çankaya, Pursaklar ilçelerinde görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmaya bu ilçelerde bulunan ve ulaşılabilen toplam 332 öğretmen katılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak “Öğretmen Profesyonelizmi Ölçeği” ve “Öğretmen Özyeterlik Ölçeği” kullanılmıştır. Veriler analiz edilirken ise “Pearson Çarpım-Moment Korelasyon Katsayısı” ve “Çoklu Doğrusal Regresyon”dan faydalanılmıştır. Araştırma sonucunda, öğretmenlerin mesleki profesyonelleşme düzeylerinin aritmetik ortalamasına bakıldığında, öğretmenlerin profesyonel davranış sergileme düzeylerinin yüksek olduğu saptanmıştır. Araştırmada, öğretmenlerin öz-yeterlik düzeylerinin orta düzeyin üzerinde olduğu tespit edilmiştir. Araştırmada korelasyon analizinin sonuçları incelendiğinde ise “Öğretmen Profesyonelizmi” ile “Öğrenci Katılımı”, “Öğretim Stratejileri” ve “Sınıf Yönetimi” arasında anlamlı derecede pozitif ve güçlü ilişkiler olduğu saptanmıştır. Son olarak, araştırmanın regresyon analizi sonuçlarına göre, “Öğretmen Öz-Yeterliliği”nin alt boyutlarını oluşturan “Öğrenci Katılımı”, “Öğretim Stratejileri” ve “Sınıf Yönetimi” değişkenlerinin öğretmen profesyonelizmin düzeylerini anlamlı şekilde yordadıkları ve bu üç değişkenin öğretmen profesyonelizmine ait olan toplam varyansın %31'ini açıkladıkları saptanmıştır. Bütün bu değişkenlerin öğretmenlerin işlerini profesyonelce uygulamaları için zemin oluşturma ve fırsatlar yaratma potansiyeli sunduğu söylenebilir. Bu nedenle, söz konusu bu araştırma öğretmenlerin öz-yeterlikleri ile profesyonelleşmeleri arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarması ve bu durumun eğitim kalitesinin artırılması açısından önemli olduğunu gözler önüne sermektedir.
  • Öğe
    Psikolojik danışma ve rehberlik lisans öğrencilerinin uzaktan eğitim sürecinde uygulamalı derslerin yürütülmesine ilişkin görüşleri
    (Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi, 2023) Gündeğer, Ceylan; Gündoğdur, Rezzan
    Aralık 2019’da ortaya çıkan ve Mart 2020’de tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 pandemisi ile birlikte üniversiteler uzaktan eğitim ile yola devam etmeye karar vermiştir. Bu çalışmanın amacı, Psikolojik Danışma ve Rehberlik (PDR) Anabilim Dalı’nda, Bireyle Psikolojik Danışma ve Alan Çalışması gibi uygulamalı derslere, uzaktan eğtim sürecinin getirdiği avantajların ve dezavatjaların belirlenmesi, bunların derinlemesine incelenmesi ve öğrencilerin sorunlara getirdiği ve/veya getirilmesini istediği çözüm önerilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla, yarı yapılandırılmış görüşme formları yardımıyla, yüz yüze ve çevrim içi ortamda, 10-15 kişilik öğrenci gruplarıyla, odak grup görüşmeleri yapılmıştır. Veri analizinde içerik analizi uygulanmış; uzmanlar arası uyum için Miles ve Huberman katsayısı 0.90 olarak hesaplanmıştır. Araştırma sonucuna göre, PDR öğrencilerinin büyük bir kısmı (%77) uzaktan eğitim sürecinin eğitim hayatlarını olumsuz yönde etkilediğini; en önemli avantajın kendini geliştirmeleri için vakitlerinin kalması (%90) olduğunu; en önemli dezavantajın ise uygulama derslerinde okul atmosferini yaşayamamış olmaları (%40) ve kendilerini alanda yetkin hissedemiyor oluşları (%36) olduğunu ifade etmişlerdir. PDR öğrencilerinin uygulamalı derslere yönelik çözümleri ise bulunulan ilde staj olanağının sağlanması (%22), ders sürelerinin uzatılması (%34) ve derslere etkin katılımın sağlanması (%44) şeklindedir.
  • Öğe
    From “Can AI think?” to “Can AI help thinking deeper?”: Is use of Chat GPT in higher education a tool of transformation or fraud?
    (Mevlüt Aydoğmuş, 2024) Dilekli, Yalçın; Boyraz, Serkan
    This research was conducted to see if using ChatGPT prompts students to think more deeply through reflection reports. The case study method and qualitative research methodology were used to carry out this study. Five graduate students in the Curriculum and Instruction department at Aksaray University's Social Sciences Institute who were teachers in various subjects and employed at various state school levels participated in the study. It was found that the majority of participants accepted all of the information presented by ChatGPT based on a citation as true, did not feel the need to control data reliability, and could be manipulated by ChatGPT while doing self-evaluation. Additionally, despite the fact that they prepared reflective reports in which they compared their essays with ChatGPT and included questions that prompted them to think critically and reflectively, as well as the fact that they had taken a graduate-level course on the teaching of higher order thinking skills, it was acknowledged that they could not demonstrate the expected performance in using higher order thinking skills other than to a limited extent. The onus should be on educators to pioneer positive examples of how to utilize ChatGPT and provide direction on how to harness its potential, supported by critical thinking, rather than to avoid using it and identify it as a tool to be avoided.
  • Öğe
    Sınıf Yönetimi: Öğretmenlerin Karşılaştığı Sorunların Fenomenolojik Analizi
    (Ahi Evran Üniversitesi Kırşehir Eğitim Fakültesi, 2024) Şahin, Çiğdem; Tabak, Hasan
    Öğretmenlerin sınıf yönetiminde karşılaştıkları sorunları irdeleyerek söz konusu sorunları nasıl anlamlandırdıkları ve bu sorunlara ne tür tepkiler verdiklerini ortaya çıkarmayı amaçlayan bu araştırmada, nitel araştırma yöntemlerinden fenomenoloji kullanılmıştır. Araştırmanın verileri yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanarak içerik analizi yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örnekleme tekniğine göre Aksaray ilinde görev yapan ilköğretim ve ortaöğretim branş öğretmenleri oluşturmaktadır. Buna göre öğrenme ortamı olarak sınıflarda okul türü ve derse göre farklılaşan sorunların olduğu öncelikle dikkati çekmektedir. Diğer taraftan sorunların başında ders saati boyunca dikkat odağının kaydığı ve ders dışı amaçla elektronik cihazların kullanımı geldiği söylenebilir. Etkili sınıf yönetimine engel teşkil eden davranışların önlenmesinde ise öğretmenlerin anlık strateji geliştirdikleri ve daha çok bu davranışları önlemeye yönelik tepkiler vermek yerine anlık tepkilerle o anda gerçekleşen istenmeyen davranışı bitirmenin ön plana çıktığı yönünde görüş bildirdikleri sonucuna varılmıştır. Bu doğrultuda araştırma sonuçlarına göre etkili sınıf yönetiminin gerçekleşmesi adına öneriler geliştirilmiştir.
  • Öğe
    Eğitim Programı Tarihinden bir Program Geliştirme Projesi: İnsanoğlunun Gelişimi
    (Başkent Üniversitesi Eğitim Fakültesi, 2025) Rüzgar, Muhammed Emir
    Bu araştırmanın amacı, program alanı tarihinden dikkat çekici bir program geliştirme projesi olan İnsanoğlunun Gelişimi’ni analiz etmek ve bu projeden program kuramı açısından ne tür dersler çıkarabileceğini incelemektir. Araştırmada geçmişte yaşanmış ve böylece geçmişi etkilemiş, mevcut durumu etkileyen ve geleceği de etkileme olasılığı bulunan meselelerin incelenmesine olanak tanıyan tarihsel araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırma amacına ulaşmak için İnGel ile ilişkili birincil ve ikincil kaynaklara ulaşılarak bu kaynaklar analiz kapsamına alınmıştır. Gerçekleştirilen analizler sonucunda ulaşılan bulgulara göre Bruner’in öğrenme ve öğretme yaklaşımlarını temele alan İnGel’in araştırmaya dayalı öğrenme anlayışına göre hazırlandığı, programın sarmal bir yapıyla tasarlandığı ve oldukça geniş bir materyal bütününü içerdiği belirlenmiştir. Ayrıca programın bilgiyi öğrencilere aktarılması gereken bir öge olarak görmediği, bilginin öğrencilerin etkin katılımıyla zihinlerinden oluşturulması gerektiğini savunduğu bulunmuştur. Öğrenme açısından liberal bir karakter taşıyan programın tutucu değerlerdense ilerlemeci değerleri öncelediği belirlenmiştir. Programın öne çıkardığı ilerlemeci bakış açısı ve değerler nedeni, medya organlarının ve siyasilerin de etkisiyle kamuoyunda büyük bir tepki çektiği ve bunun sonucunda da programın iptal edildiği sonucuna ulaşılmıştır. İnGel örneğinin program alanı uzmanı olmayanların medya ve benzeri araçlarla programları etkileme gücü olmasının alanın en büyük ikilemi olduğu tartışılmıştır. İnGel gibi ilerlemeci örneklerin iyileştirilmek yerine yok edilmesinin ise rasyonel bir topluma ulaşma ülküsüne zarar vereceği savunulmuştur.
  • Öğe
    Teaching Career Ladders: Legal Regulation and Applications from the Perspective of Educators
    (Bartın Üniversitesi Eğitim Fakültesi, 2025) Rüzgar, Muhammed Emir; Boyraz, Serkan; Dilekli, Yalçın; Parlak Rakap, Asiye
    The main purpose of the research was to determine the opinions and suggestions of educators about the teaching career ladder and various dimensions of this practice. This study employed a mixed method sequential exploratory design. Data was collected using a survey, which included seventeen items as well as open-ended questions, developed by the researchers. The study employed a convenience sampling method. A total of one thousand one hundred seventeen educators participated in the study. Quantitative data was analyzed using descriptive statistics, namely frequency, percentage and Chi-square analysis. Qualitative data was analyzed through collaborative qualitative data analysis. The findings show that about half of the 1117 participants (N=520; 46,6%) were against the implementation of the Teaching Career Ladders, while 436 (39,0%) supported the current implementation. Qualitative analysis indicated that educators’ suggestions on teaching profession law can be examined under two main themes: assessment and other issues. The research shows that teachers support the career promotion system but are against the system in current practice. Based on the findings in this study, it is suggested that teachers’ opinions should be taken into consideration on regulations concerning their career ladders to provide more comprehensive laws and that consistency and continuity should be provided in terms of teachers’ career ladders.
  • Öğe
    Comparison of Different Bandwidth Determination Methods in Kernel Equating
    (Bartın Üniversitesi Eğitim Fakültesi, 2025) Özdemir, Vildan
    The study aims to compare the presented methods for determining the bandwidth parameter in the kernel equating method on a real data set. A bandwidth parameter needs to be determined when kernel equating is used to equate two test forms. The bandwidth parameters determine the smoothness of the continuousized score distributions, so their effect on equating results is inevitable. Gaussian Kernel, Logistic Kernel and Uniform Kernel methods were used for bandwidth selection and the results were compared according to the Percentage Relative Error (PRE), the Standard Error and the Standard Error of Equating Difference (SEED). The findings of the study show that the three different approaches to minimizing the penalty function have similar results. Although the standard errors of the equated scores obtained with the uniform kernel method were slightly smaller, the results were almost the same as the other two approaches. When the three equating methods are compared according to the percent relative error, the distribution obtained from Gaussian kernel equating is more consistent with the population distribution.