Dünü ve bugünüyle Azerbaycan-Ermenistan çatışması Ve Dağlık Karabağ sorunu
dc.contributor.author | Ükten, Selim Serkan | |
dc.date.accessioned | 2023-05-03T06:25:39Z | |
dc.date.available | 2023-05-03T06:25:39Z | |
dc.date.issued | 2020 | |
dc.department | Sabire Yazıcı Fen Edebiyat Fakültesi | |
dc.description.abstract | Güney Kafkasya’da Ermeni Meselesinin Ortaya Çıkışı; Suni Ermenistan’ın Kuruluşu: 16. asrın ikinci yarısından itibaren genişleme siyasetiyle hareket eden Rusya, batı, güney ve doğu eksenli yayılma prensibiyle küresel bir güç olma yolundaki ilk faaliyetlerine başlamıştır. Bu aşamada çarlık, belirlediği siyasetin gereği olarak Batı’da Polonya ve İsveç gibi Doğu Avrupa’nın önemli güçleri ile, Güney’de ise Osmanlı Devleti ve İran gibi İslam dünyasının bilinen en büyük iki gücüyle uzun sürecek bir çatışmanın içine girmiştir. Rusya’nın batı ve güneyindeki bu önemli güçlere karşı elde etmesi gereken maddi kaynağın temelini ise doğudaki geniş Asya steplerinin işgali sağlamıştır. Zira Ruslar için, ihtiyaç olan maddî geliri sağlamak, eski gücünden uzak Avrasya bozkırına ilerlemekle daha kolay elde edilmiştir. Bu durum Rusların asırlarca devam edecek genişleme siyasetinde takip ettiği ve elini rahatlatan temel prensiplerden biri olmuştur. Çarlığın güneye yayılma siyasetinin temelinde ise kuşkusuz sıcak denizlere inme politikası yatmaktadır. Esasen bir kara devleti olarak ortaya çıkan Rusya’da, bu hareketlenmenin esas temeli Çar I. Petro zamanında atılmış ve mezkûr çar zamanında Finlandiya Körfezine ulaşılmanın yanı sıra Osmanlıların elindeki Karadeniz’in kuzey sahillerine de önemli oranda yaklaşılmıştır. Ruslar, kara yoluyla daha güneye ilerlemek için ise iki yolu kullanmak durumunda olmuşlardır. Bunlardan biri Karadeniz’in batısından ilerleyerek Balkanlara doğru inmek, diğeri ise Karadeniz ve Hazar Denizi arasındaki Kafkasya koridorunu kullanmaktır. Bu noktada asırlardır Osmanlı ve İran arasında bir rekabet olan Kafkasya Rusların da bölgede görünmesiyle beraber artık üç büyük gücün etki alanında kalmıştır. Rusların Kafkasya’da ilerlemesi asırlardır devam eden İran-Osmanlı çatışmasına da yeni bir boyut kazandırmıştır. Artık bu iki güç her ne kadar sınır problemleri yaşasa da Rusya’nın bölgede görünmesiyle bu devlete karşı birbirlerini desteklemiştir. Özellikle Osmanlıların, Rusya’nın Azerbaycan Hanlıklarını bir bir işgal ettiği aşamada Kaçar Devleti’ni desteklediği görülür fakat yaşanan savaşlarda Rusya’ya karşı koyamayan Kaçarlar, 1813 Gülistan ve 1828 Türkmençay Antlaşmaları ile birlikte Aras Nehri’nin güneyine çekilmiş ve bu durum Azerbaycan’ın Güney ve Kuzey olarak ikiye ayrılmasına sebep olmuştur. | |
dc.identifier.endpage | 49 | en_US |
dc.identifier.issn | 2651 - 2904 | |
dc.identifier.issue | 7 | en_US |
dc.identifier.startpage | 45 | en_US |
dc.identifier.uri | https://hdl.handle.net/20.500.12451/10659 | |
dc.identifier.volume | 6 | en_US |
dc.language.iso | tr | |
dc.publisher | Aksaray Üniversitesi | |
dc.relation.ispartof | Genç Kalemler Tarih Araştırmaları Dergisi | |
dc.relation.publicationcategory | Makale - Ulusal Hakemli Dergi - Kurum Öğretim Elemanı | |
dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
dc.subject | Azerbaycan-Ermenistan | |
dc.subject | Dağlık Karabağ Sorunu | |
dc.title | Dünü ve bugünüyle Azerbaycan-Ermenistan çatışması Ve Dağlık Karabağ sorunu | |
dc.type | Article |