Klasik Türk Edebiyatında Nübüvvet mührü ve Hasan Hilmi’nin Levha-i Mühr-i Şerîf adlı eseri

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

2022

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Modern dönem öncesi Müslümanların edebiyatlarında başlıca işlenen konulardan biri Hz. Muhammed’dir. Müslüman şair ve yazarlar, peygamberlerini hem düzyazı hem de manzum eserlerinde sık sık anmıştır. Özellikle edebî eserlerde daha çok olağanüstü yönleri ile zikretmiştir. Bu doğrultuda Hz. Muhammed’in vücudunda yer alan fiziksel bir özelliği olduğu hâlde sonradan mucizevî anlamlar yüklenen nübüvvet mührü (hâtemü’n-nübüvve, hâtem-i nübüvvet, mühr-i nübüvvet) de edebiyatın konusu edilegelmiştir. Söz konusu fiziksel özellik, klasik Türk edebiyatında başlangıçtan itibaren ona olağanüstülük atfeden inançlar bağlamında konu edilmiştir. Klasik Türk edebiyatını üreten toplumda, zaman içinde, çeşitli rivayetlerden esinlenerek tasarlanan nübüvvet mührü modelleri levhalara çıkarılmak suretiyle mukaddes bir nesneye dönüştürülmüştür. Bu kutsal objenin olağanüstü güçleri bulunduğuna da inanılmıştır. Hasan Hilmi’nin Levha-i Mühr-i Şerîf’i anılan inançların nihai ürünü olarak nitelenebilecek bir eserdir. Eserde bu levhaların ne gibi faydalar sağladığına dair inançlar konu edilmiştir. Ayrıca nübüvvet mührünü yansıttığına inanılan bir levha modeli de resmedilmiştir. Bu çalışmada, daha önce bilimsel bir yayının konusu olmayan Hasan Hilmi’nin Levha-i Mühr-i Şerîf adlı eserinin incelemesi ve el yazması metninin çeviri yazıya aktarımı yapılmıştır.
One of the main themes in the literature of pre- modern Muslims is the prophet Mohammad. Muslims frequently mentioned their prophets both in their poems and in their prose works. The Prophet of Islam mentioned his extraordinary aspects, especially in literary works. In this context, mohr-e nabovat (the seal of prophethood), which is a physical feature in the body of the prophet Mohammad, and which has miraculous meanings after his death, has also been the subject of literature. The aforementioned bodily feature of prophet Muhammad has been the subject of the classical Turkish literature in the context of beliefs that accepted it as an extraordinary feature from the beginning. The society that created the classical Turkish literature, over time, took the models of mohr-e nabovat, which were inspired by various narrations, on plates and turned them into sacred objects. The people also believed that these sacred objects had extraordinary powers. Hasan Hilmi's Levha-e Mohr-e Sharif is a work that can bedescribed as a result of these beliefs. In the work, he talked about the beliefs about what kind of benefits these plates provide for believers. He also painted a plate model believed to reflect the mohr-e nabovat. In this study, the analysis of Hasan Hilmi's work called Levha-e Mohr-e Sharif, which was not the subject of a scientific publication before, and the transcription of the manuscript text were made.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Nübüvvet Mührü, Hasan Hilmi, Levha-i Mühr-i Şerîf, Mohr-e Nabovat, Levha-e Mohr-e Sharif

Kaynak

Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi SBE Dergisi

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

12

Sayı

4

Künye