Suriyeli mülteci öğrencilerin Türkiye'de kültürlenme düzeyleri, kültürleşme stresleri ve kolektif benlik saygıları arasındaki ilişkiler
Yükleniyor...
Tarih
2020
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü
Erişim Hakkı
info:eu-repo/semantics/openAccess
Özet
Yeryüzü üzerinde yaşamlarını sürdüren insanlar bugüne kadar çok farklı sebeplerle bulundukları yerleri değiştirmek zorunda kalmışlardır. Gönüllü ya da zorunlu olarak meydana gelen bu yer değişikliği sonucunda bireyler yeni bir kültür, yeni bir dil, yeni gelenekler gibi farklı durumlar ile karşılaşmışlardır. Bu durumlar karşısında bireyler olumlu ya da olumsuz olarak yeni gelinen toplumun özelliklerinden de etkilenerek kendilerine bir kültürlenme stratejisi belirlemişlerdir. Araştırmanın genel amacı farklı bir kültürden gelmiş olan ve geçici koruma altına alınmış Suriyeli mültecilerin kültürlenme tercihlerini, kültürleşme stresleri ve kolektif benlik algıları arasındaki ilişkileri çeşitli değişkenler açısından anlamlı biçimde yordayıp yordamadığını tespit ederek alana katkı sağlamak, geçici koruma altına alınmış mülteciler ile ilgili müdahale programlarında rehber olmak ve sonraki çalışmalara yol gösterici olabilmektir. Çalışmanın araştırma grubunu Suriye'den Türkiye'ye göç etmiş 13-18 yaş aralığındaki Geçici Eğitim Merkezleri, Anadolu Liseleri ve İmam Hatip Liselerinde eğitimlerine devam eden 282 tane öğrenciden oluşmaktadır. Verilerin toplanması için kişisel bilgi formu, kültürlenme ölçeği Berry (1989), kültürleşme stresi ölçeği Sandhu ve Asrabadi (1994), kolektif benlik saygısı ölçeği Luhtanen ve Crocker (1992) ve algılanan stres ölçeği Cohen, Kamarck & Mermelste (1938) kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 25 paket programı kullanılarak çözümlenmiştir. Grupları sağlayan değişkenlerin dağılımlarının istatistiksel olarak manidar olup olmadıklarını test etmek amacıyla uygun yerlerde T-testi, tek yönlü anova ve çift yönlü anova uygulanmıştır. Regresyon analizi sonuçlarına göre kolektif benlik saygısı, kültürleşme stresi ve algılanan stres değişkenleri üçü birlikte, kültürlenme tercihlerinden ayrılmayı anlamlı biçimde yordadığı bulunmuştur. Ayrıca kolektif benlik saygısı ve kültürleşme stresi ile birlikte asimilasyonu anlamlı biçimde yordadığı algılanan stresin ise anlamlı olarak yordamadığı tespit edilmiştir. Demografik değişkenler arasında ise ülkede ikamet etme süresinin, eğitime devam edilen kurumun, cinsiyetin ve daha önceden yaşanılan yerin anlamlı yordayıcılar olduğu bulunmuştur.
People around the world have had to change their places to date for many different reasons. Whether through voluntary or compulsory displacement, individuals face situations such as a new culture, language, and traditions. To face those situations a cultural adaptation strategy was being determined by individuals in order to consider positive and negative effects of the characteristics of their new society. The general aim of this research is, through the identification of Syrian refugees' acculturation preferences, to provide a guide in intervention programs for refugees under temporary protection. The research can help predict the relations between cultural stresses and collective self-perceptions through various variables. The research group of this study covers 282 students, between 13-18 years old, who emigrated from Syria to Turkey and are continuing their education in Temporary Work Training Centres, Anatolian High Schools, and Religious High Schools. A personal information form, Berry acculturation scale (1989), acculturation stress scale Sandhu and Asrabadi (1994), collective self-esteem scale Luhtanen and Crocker (1992) and perceived stress scale Cohen, Kamarck & Mermelste (1938) were used to collect data. The obtained data was analysed using SPSS 25 package program. In order to test whether the distributions of the variables that provide the groups are statistically significant, T-test, one-way ANOVA (Analysis of variance) or two-way ANOVA were applied in appropriate places. According to the results of the regression analysis, collective self-perception, cultural stress, and perceived stress variables were found to predict separation from the culturing preferences. In addition, it was determined that collective self-esteem and cultural stress predicted co-assimilation while perceived stress did not predict it. It was determined that marginalization and integration as acculturation choices were not predicted by other scales. Among the demographic variables, it was found that the duration of residence in the country, the education institution, the gender and the place where they lived before are meaningful predictors.
People around the world have had to change their places to date for many different reasons. Whether through voluntary or compulsory displacement, individuals face situations such as a new culture, language, and traditions. To face those situations a cultural adaptation strategy was being determined by individuals in order to consider positive and negative effects of the characteristics of their new society. The general aim of this research is, through the identification of Syrian refugees' acculturation preferences, to provide a guide in intervention programs for refugees under temporary protection. The research can help predict the relations between cultural stresses and collective self-perceptions through various variables. The research group of this study covers 282 students, between 13-18 years old, who emigrated from Syria to Turkey and are continuing their education in Temporary Work Training Centres, Anatolian High Schools, and Religious High Schools. A personal information form, Berry acculturation scale (1989), acculturation stress scale Sandhu and Asrabadi (1994), collective self-esteem scale Luhtanen and Crocker (1992) and perceived stress scale Cohen, Kamarck & Mermelste (1938) were used to collect data. The obtained data was analysed using SPSS 25 package program. In order to test whether the distributions of the variables that provide the groups are statistically significant, T-test, one-way ANOVA (Analysis of variance) or two-way ANOVA were applied in appropriate places. According to the results of the regression analysis, collective self-perception, cultural stress, and perceived stress variables were found to predict separation from the culturing preferences. In addition, it was determined that collective self-esteem and cultural stress predicted co-assimilation while perceived stress did not predict it. It was determined that marginalization and integration as acculturation choices were not predicted by other scales. Among the demographic variables, it was found that the duration of residence in the country, the education institution, the gender and the place where they lived before are meaningful predictors.
Açıklama
Anahtar Kelimeler
Göç, Kültür, Kültürlenme, Kimlik, Stres, Uyum