Kerim Devletin duacıları ve/veya Osmanlı İmparatorluğu’nda sosyal yardım uygulaması olarak Duâgûyân Maaşı
Yükleniyor...
Dosyalar
Tarih
2023
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Özgür Türker
Erişim Hakkı
Attribution-NonCommercial-NoDerivs 3.0 United States
info:eu-repo/semantics/openAccess
info:eu-repo/semantics/openAccess
Özet
Hayırseverlikle ilgili faaliyetleri yakından incelemek toplumları tanımak ve anlamak bakımından işlevseldir. Böylece bireylerin, toplumların ve devletlerin karakterine yakından bakma olanağı temin edilebilmektedir. Bu makalede Osmanlı İmparatorluğu’nda bir “kerîm devlet” uygulaması olarak görünen duâgûyân ve ulufeleri meselesi ele alınacak; böylece Türk devletinin ve toplumunun bilhassa olağanüstü durumlarda ortaya çıkan yardım seferberliği refleksinin tarihsel köklerinden küçük bir kesite yer verilecektir. Bu istikamette pergelin ayağını sabitleyebilmek için bilhassa Trabzon şer‘iyye sicillerinde yer alan duâgûyân üzerinde durulacak ve yeri geldiğinde perspektifi genişletebilmek amacıyla Osmanlı arşivindeki diğer belge koleksiyonlarına müracaat edilerek imparatorluğun başka bölgelerinden örnekler verilecektir. Duâgûyân, günlük mesainin başlaması sırasında ve belirli merasim ile ritüeller esnasında duruma uygun dua okuyan kişilerdi. Bunun yanında, zamanla, devletin bekası için ya da daha doğru bir tabirle padişahın devletinin ve ömrünün devamı için dua eden kişilerden ibaret bir taife de ortaya çıkmıştı. Duagûlûk vazifesinin en yaygın uygulandığı alan vakıflardı. Bilhassa günlük geçimini temin edemeyen Osmanlı tebaasının maaşa bağlanması, 17. yüzyıldan önce “adalet dairesi” formülünce bir ülkede geçerli düzeni korumak için aile/tebaasının refahını/geçimini sağlamakla yükümlü “kerim devlet”e karşılık geliyordu. Osmanlı tarihçileri, imparatorluğun, yardım politikaları çerçevesinde nasıl kavramsallaştırılabileceğini tartışmışlardı. “Refah devleti”, “refah toplumu” gibi kavramların Osmanlı İmparatorluğu’na ne kadar uyup uymadığının tartışıldığı bu makalede öncelikle, şer‘iyye sicillerinden ve diğer arşiv belgelerinden bulunan örnekler nispetinde imparatorluğun geleneksel yardım politikalarını en iyi “kerîm devlet” kavramının karşıladığı ortaya çıkıyordu. Dinî duyguların ve geleneksel siyaset tarzının baskın olduğu bu vazifenin muhtevası ve devletin buna bakış açısı 17. yüzyılda değişecekti. Osmanlı İmparatorluğu’nun bir kriz dönemine girdiği bu yüzyılda, duâgûyanın sayısı da artmaya başlamıştı. Aynı dönemde duâgûyân artan sayılarda mukataalardan, dolayısıyla hazineden maaş almaya başlamıştı. Bu dönem bir taraftan da mali bürokrasinin baskın hâle geldiği tüzel kişiliğe sahip yeni bir devlet formunun ortaya çıktığı ve geleneksel bütüncül iktidar biçimin padişah ve bürokrasi arasında parçalanmasıyla ortaya çıkan sekülerleşme emarelerinin göründüğü bir süreçti. İşte bu sekülerleşme ve kriz döneminde duâgûyân maaşları, artan oranlarda padişahın meşruiyet kaygısı ve devletin sosyal alana daha çok müdahale etme ihtiyacı ile alakalı hâle geldi. Bu nedenle Osmanlı İmparatorluğu’nda 18. yüzyılın ikinci yarısı ve bilhassa 19. yüzyılda ortaya çıktığı ifade edilen sosyal devlet uygulamalarının, aslında 17. yüzyılda kısmî örneklerine rastlamak mümkündü. Makalenin ikinci kısmında, yine şer‘iyye sicillerinden, mühimme defterlerinden ve Osmanlı arşivindeki diğer belge serilerinden elde edilen örneklerle bu konu temellendirilmeye çalışılmıştır. En nihayetinde 17. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’nun krizden çıkma çabalarını, devletin erken modern bir tavırla sosyal alanı daha çok kontrol altında tutma gayreti ile okumak da bir seçenek olarak belirmiştir.
Studying philanthropic activities closely is functional for understanding and getting acquainted with societies. This allows the opportunity to closely examine the character of individuals, communities, and states, often leading to surprising insights. In this paper, the matter of “duâgûyân” and stipends that appear as an application of a “providential state” in the Ottoman Empire will be addressed. Thus, a small section will indicate the historical roots of the assistance mobilization reflex of the Turkish state and society, particularly in extraordinary circumstances. To anchor this perspective, a focus will be placed on the duâgûyân recorded in the Trabzon Sharia registers, and when necessary, examples from other regions of the empire will be provided by referring to other document collections in the Ottoman archives. Duâgûyân were individuals who recited appropriate prayers during the start of daily work and certain ceremonies and rituals. Additionally, over time, a group emerged consisting of individuals who prayed for the preservation of the state or, more accurately, for the continuation of the sultan’s rule and life. The most common domain for the duty of duâgûyân was within endowments (waqfs). Providing a salary for Ottoman subjects who couldn't sustain their daily livelihood, as a means of maintaining order in the state, was equated with the “providential state's” responsibility to ensure the welfare and livelihood of the family/subjects, formulated under the concept of the “circle of justice.” Ottoman historians have discussed how the empire could be conceptualized within the framework of aid policies. In the first part of this paper, where concepts such as “welfare state” and “welfare society” were discussed to what extent they fit the Ottoman Empire, it was revealed that the concept of “providential state” best suited the traditional aid policies of the empire. The content of this duty, which was dominated by religious sentiments and traditional political styles, and the state's perspective on it, would change in the 17th century. In this century, when there was a crisis in the Ottoman Empire, the number of prayers began to increase. During the same period, duâgûyân started receiving salaries from the treasury, mainly sourced from tax revenues. This era marked the emergence of a new form of state with a dominant financial bureaucracy and the appearance of secularization indicators resulting from the fragmentation of the traditional centralized power between the sultan and the bureaucracy. In this process of secularization and crisis, duâgûyân salaries became related to the increasing concern for the sultan's legitimacy and the state's need to intervene more in the social sphere. Therefore, the social state practices that were believed to have emerged in the second half of the 18th century and particularly the 19th century in the Ottoman Empire could actually find partial examples in the 17th century. In the second part of the paper, this issue has been tried to be based with examples obtained from the Sharia court registers, mühimme registers and other document series in the Ottoman archives. Thus, it was also an option to interpret the Ottoman Empire's efforts to overcome the crisis in the 17th century as an attempt to control the social sphere with an early modern approach.
Studying philanthropic activities closely is functional for understanding and getting acquainted with societies. This allows the opportunity to closely examine the character of individuals, communities, and states, often leading to surprising insights. In this paper, the matter of “duâgûyân” and stipends that appear as an application of a “providential state” in the Ottoman Empire will be addressed. Thus, a small section will indicate the historical roots of the assistance mobilization reflex of the Turkish state and society, particularly in extraordinary circumstances. To anchor this perspective, a focus will be placed on the duâgûyân recorded in the Trabzon Sharia registers, and when necessary, examples from other regions of the empire will be provided by referring to other document collections in the Ottoman archives. Duâgûyân were individuals who recited appropriate prayers during the start of daily work and certain ceremonies and rituals. Additionally, over time, a group emerged consisting of individuals who prayed for the preservation of the state or, more accurately, for the continuation of the sultan’s rule and life. The most common domain for the duty of duâgûyân was within endowments (waqfs). Providing a salary for Ottoman subjects who couldn't sustain their daily livelihood, as a means of maintaining order in the state, was equated with the “providential state's” responsibility to ensure the welfare and livelihood of the family/subjects, formulated under the concept of the “circle of justice.” Ottoman historians have discussed how the empire could be conceptualized within the framework of aid policies. In the first part of this paper, where concepts such as “welfare state” and “welfare society” were discussed to what extent they fit the Ottoman Empire, it was revealed that the concept of “providential state” best suited the traditional aid policies of the empire. The content of this duty, which was dominated by religious sentiments and traditional political styles, and the state's perspective on it, would change in the 17th century. In this century, when there was a crisis in the Ottoman Empire, the number of prayers began to increase. During the same period, duâgûyân started receiving salaries from the treasury, mainly sourced from tax revenues. This era marked the emergence of a new form of state with a dominant financial bureaucracy and the appearance of secularization indicators resulting from the fragmentation of the traditional centralized power between the sultan and the bureaucracy. In this process of secularization and crisis, duâgûyân salaries became related to the increasing concern for the sultan's legitimacy and the state's need to intervene more in the social sphere. Therefore, the social state practices that were believed to have emerged in the second half of the 18th century and particularly the 19th century in the Ottoman Empire could actually find partial examples in the 17th century. In the second part of the paper, this issue has been tried to be based with examples obtained from the Sharia court registers, mühimme registers and other document series in the Ottoman archives. Thus, it was also an option to interpret the Ottoman Empire's efforts to overcome the crisis in the 17th century as an attempt to control the social sphere with an early modern approach.
Açıklama
Anahtar Kelimeler
Osmanlı İmparatorluğu, Duâgûyân, Kerîm Devlet, Refah Devleti, 17. yüzyıl, Ottoman Empire, Dua Performers, The Providential State, The Welfare State, 17th Century
Kaynak
Genel Türk Tarihi Araştırmaları Dergisi
WoS Q Değeri
Scopus Q Değeri
Cilt
-
Sayı
Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. Yılı Özel Sayısı