Proje Koleksiyonu
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe İnaktif bakterin aşılarda Bor'un adjuvan etkinliğinin karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesi(TÜBİTAK, 2018) Sayın, Zafer; Erganiş, Osman; Başoğlu, Abdullah; Uçan, Uçkun Sait; Özdemir, Özgür; Aras, Zeki; Uslu, AliÇiftlik hayvanlarının sağlıklı yetiştirilmesinde en etkili, pratik ve ekonomik uygulama aşılamadır. Ülkemiz Veteriner aşı pazar payı yaklaşık olarak 250 milyon TL'dir. Ancak aşı ve aşı ham maddeleri yönü ile büyük oranda dışa bağımlıdır. Dünya rezervlerinin % 72'sine sahip olduğumuz Bor'un; bitki, insan ve hayvanlarda pek çok fonksiyon üzerinde olumlu etkileri belirlenmiştir. Ancak, Bor bileşiklerinin, aşılarda adjuvan etkinliklerinin belirlenmesine yönelik herhangi bir çalışmaya rastlanmamıştır. Bu amaçla bu projede fare modelinde, Veteriner Hekimlikte yaygın kullanılan adjuvanlar ile Bor'un potansiyel adjuvan etkisi karşılaştırılmıştır. Projede öncelikle aşı antijeni ve challenge suşu olarak kullanılacak Staphylococcus aureus izolatları belirlenmiştir. Bu amaçla, mastitisli sütlerden izole edile "80" S. aureus’un, virülens ve patojenite ile ilişkili fenotipik ve genotipik özellikleri belirlenmiştir. Seçilen aşı antijen ile, Borik asit (BA), Alüminyum hidroksit (Al(OH)3), Montanide-ISA 50 (ISA-50), Montanide-ISA 206 (ISA-206) ve ISA-50+BA, ISA-206+BA adjuvanlı aşılar hazırlanmıştır. Challenge suşunun, çalışmada kullanılan 6-8 haftalık Balb-C fareler için LD50 dozu belirlenmiştir. Oluşturulan “challenge” ve “seropotens” gruplarındaki fareler aşılanarak, challenga karşı koruma, challenge bakterisinin iç organlardan temizlenme oranı, iç organlardaki ve aşı uygulama yerindeki histopatolojik değişklikler, immun yanıt ve yangı reaksiyonları karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Challenge suşunun LD50 dozu 2,5x108 bakteri olarak belirlenmiştir. Challenge sonrası nisbi hayatta kalma yüzdesi kontrol grubunda %50, ISA-206 grubunda %75, diğer gruplarda ise %100 olarak gözlenmiştir. BA’in, ISA-50 ve IS-206 adjuvanlara bağlı gelişen lokal yangısal reaksiyonları azalttığı belirlendi. BA aşı grubunda, challenge sonrası iç organlardaki bakteri yükü ALOH aşı grubu ile yakın olarak tespit edilidi. BA adjuvanlı aşı ile aşılanan farelerde kontrollerden daha yüksek (P<0.05) ve ALOH’e yakın düzeyde anti-S. aureus antikor oluştuğu belirlendi. Sonuç olarak BA’in inaktif aşılarda adjuvan potansiyelinin olduğu ancak hedef hayvan çalışmalarına ihtiyaç duyulduğu düşünüldü.Öğe Brucella dna'sının teshisi amacıyla altın nanoparçacıklarının kullanıldıgı aunps-prob nanoteshis metodunun gelistirilmesi(TÜBİTAK, 2017) Aras, Zeki; Uçan, Uçkun Salih; Sayın, ZaferBrusellozis; hayvanlarda genital organlara yerleşerek yavru atmalara ve infertiliteye neden olmakta, ülkelerin ekonomilerini olumsuz yönde etkilemektedir. Son yıllarda, bakteriyel hastalıkların teşhisi amacıyla altın nano parçacıklarının (AuNPs) kullanıldığı AuNPs-prob nanoteşhis yöntemleri geliştirilmiştir. Bu metot ile en az miktardaki genomik DNA’lar bile kullanılan nano parçacıklardan dolayı başarı ile tespit edilmektedir. Fakat Brucella enfeksiyonlarının hızlı nano teşhisi amacıyla geliştirilmiş herhangi bir AuNPs-prob nanoteşhis metodu bulunmamaktadır. Bu araştırma projesi ile, ülkemiz hayvancılığına ciddi zararlar veren brusellozisin direk teşhisi amacıyla hızlı, güvenilir, yüksek hassasiyete sahip ve DNA amplifikasyonu gerektirmeyen AuNPs-prob nanoteşhis yönteminin geliştirilmesi amaçlandı. Bu amaçla, Brucella cinsine özgü 16S-23S rRNA veya omp2 gen bölgeleri ile hibridize olabilecek 3 prob dizayn edildi, elde edilen problar altın nanoparçacıklarına tutturularak AuNPs-prob nanoteşhis metodu geliştirildi. Metodun spesifite, sensitivite ve tekraralanabilirliğini test etmek için 50 adet koyun aborte fetüs mide içeriği, 50 adet inek aborte fetüs mide içeriği, 50 adet inek süt örneği ve 50 adet koyun süt örneği kullanıldı. Örnekler Brucella varlığı yönünden kültür ve PZR yöntemleri ile incelendi. Brucella yönünden pozitif bulunmuş atık fetüs örneklerinin ait olduğu 12 sürüden toplanmış 410 kan örneği RBPT ve SAT testleri ile incelendi ve sonuçları AuNPs-prob nanoteşhis yöntem sonuçları ile karşılaştırıldı. Toplam 200 saha örneğinin 28’i kültür, 30’u PZR ve 25’i AuNPs-prob nanoteşhis yöntemi ile Brucella yönünden pozitif olarak bulundu. Geliştirilen yöntemin belirleyebildiği en az DNA miktarı B. melitensis, B. aborus ve B. canis referans suşları için sırasıyla 93, 101 ve 88 ng olarak tespit edildi. AuNPs-prob nanoteşhis metodunun sensitivitesi %89.3, spesifitesi %100 ve tekrarlanabilirliği %100 olarak hesap edildi. Serolojik olarak Brucella pozitif olan 12 sürüden toplanmış 12 aborte fetüs mide içeriğinin 11’inde Brucella DNA’sı AuNPs-prob nanoteşhis yöntemi ile tespit edildi. Sonuç olarak, brusellozisin teşhisine yönelik AuNPs-prob nanoteşhis yöntemi bu proje kapsamında geliştirildi. Bu yöntem ile brusellozisin hem insanlarda hem de hayvanlarda hızlı, ucuz, güvenli ve en önemlisi küçük laboratuarlarda pahalı PZR vb cihazlara gereksinim duyulmadan teşhisi sağlanacaktır.Öğe Aydın yöresinde, kanatlı hayvanlarda Bordetella avium ve Ornithobacterium rhinotracheate infeksiyonları' nın ELISA ile teşhisi(TÜBİTAK, 2003) Türkyılmaz, Süheyla; Kaya, OsmanKanatlı hayvanlarda Solunum Sistemi Hastalıkları (SSH), modern işletmelerin en sık karşılaştıkları infeksiyonlardandırlar. Diğer infeksiyonlarda olduğu gibi S SH'!arında da infeksiyona neden olan faktörlerin belirlenmesi, tedavi açısından oldukça önemlidir. Çünkü, kanatlı hayvanlarda SSH'na neden olan pekçok mikroorganizma bulunmaktadır ve genellikle SSH'nın semptomları da birbirlerine oldukça benzemektedir. Bordetella avium ve Ornithobacterium rhinotracheale kanatlı hayvanlarda SSH hastalıklarına neden olan önemli bakteriyel etkenlerdendirler. Bu çalışma, Türkiye'de Aydın yöresinde O. rhinotracheale ve B. avium'un seroprevelansinin incelendiği ilk çalışmadır. Serum örnekleri Aydın ilindeki işletmelerde bulunan solunum sistemi şikayeti olan 276 tavuk, 360 hindiden alındı ve bu serumlar ticari ELISA kitleri ile incelendi. O. rhinotracheale infeksiyonu yönünden tavukların % 66,3'ü (toplam 276 serumun 183'ü pozitif), hindilerin % 11,1'i (incelenen 270 serumun 30'u pozitif); B. avium infeksiyonu yönünden hindilerin % 29,l'i (toplam 360 serumun 105'i pozitif) pozitif olarak tesbit edildi. Böylece, Aydın yöresindeki kanatlılarda ilk kez O. rhinotracheale ve B. avium infeksiyonlarmın varlığı bu çalışma ile serolojik olarak belirlendi.