Cilt 9, Sayı 1, Makale Koleksiyonu
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe Öz yeterlilik ve özgüvenin işgücü ve istihdama etkisine bir bakış(Aksaray Üniversitesi, 2017) Durmaz, Şerife; Ören, Kenanİşgücü ve istihdama etki eden pek çok sosyal, ruhsal, ekonomik faktörler ya da bir başka bakış açısıyla içsel ya da dışsal faktörler olmakla birlikte benzer beşeri sermaye birikimine sahip kişilerin farklı işlere ve farklı statülere sahip olduğu veya farklı ücret düzeylerinde ve farklı işgücü piyasası türlerinde (birincil ve ikincil işgücü piyasaları) çalıştıkları görülmektedir. Bu farklılığın sebebi olabilecek biraz öncede belirtilen pek çok değişken olabilmekle birlikte bu çalışmada işgücü piyasasında emeğini ortaya koyan kişilerin özgüvenlerinin ve öz yeterliliklerinin işgücü piyasasındaki konumlarını ya da işgücü piyasasına girişlerini ne şekilde etkilediği yapılan literatür araştırması ile ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışma sonucunda yüksek öz yeterliliğin hem iş performansında ve verimlilikte artışa sebep olduğu hem de çalışma hayatında zaman zaman ortaya çıkan kaygı ve stres gibi olumsuz düşünceleri engellediği görülmüştür. Ayrıca yüksek özgüven sahibi kişilerin düşük anksiyete düzeyleri, daha yüksek iş ve genel hayattan tatmin, yönetimsel stresle daha iyi baş edebilme ve iş hayatlarında ve istihdam edilmelerinde büyük bir avantaj sağladıkları gibi çıkarımlara varılmıştır.Öğe Üniversite öğrencilerinin sanal kaytarma davranışları ve bu davranışların çeşitli değişkenler açısından incelenmesi: Ampirik bir araştırma(Aksaray Üniversitesi, 2017) Seçkin, Zeliha; Kerse, GökhanTeknoloji kullanımının örgütsel çıktıları önemli oranda etkilediği ve örgüt performansını artırdığı genel kabul görmektedir. Ancak, teknoloji ve internet kullanımı, kullanıcılarını kendi amaçları doğrultusunda hareket etmeye de sevk etmektedir. Bu da, örgütsel amaçlardan sapmalara neden olmaktadır. Üniversite öğrencileri de ders içi ve okul dışı ders çalışma saatlerinde çeşitli nedenlerle teknolojiyi kullanarak sanal kaytarma davranışı göstermektedirler. Bu bağlamda, araştırmada ders içi ve okul dışı ders çalışma saatlerinde sergilenen sanal kaytarma davranışlarının cinsiyet, yaş, bölüm, sınıf ve sosyal medya kullanım süresi açısından farklılaşıp farklılaşmadığı belirlenmeye çalışılmıştır. 808 üniversite öğrencisinden anket tekniğiyle toplanan veriler, SPSS 18’de analiz edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre, öğrencilerin ders içi ve okul dışında ders çalışma saatlerinde sanal kaytarma davranışlarına yöneldikleri tespit edilmiştir. Ayrıca, öğrencilerin derslerde işlenen konu hakkında da internet üzerinden araştırma yaptıkları sonucuna ulaşılmıştır.Öğe Irak’ta mezhepsel çekişmelerin boyutları ve sonuçları(Aksaray Üniversitesi, 2017) Abbas, ZİyaIrak tarihi boyunca etnik ve dini çatışmalara sahne olmuş bir ülkedir. İslamiyet’in ilk çağlarından beri siyasî ayrışmaların ve çıkar çatışmalarının yol açtığı mezhepsel gerginliklerin sahnesi olmuştur. ABD’nin 2003’te Sad- dam Hüseyin rejimini devirmesinden sonra oluşturulan yeni siyasi süreç de ülkede etnik- dini gerginlikleri daha da körüklemiştir. Özellikle ABD işgalinden sonra Irak’ın kronik sorunu haline gelen mezhepsel çekişmeler, ülkenin istikrarını ve toplumsal dokusunu tehdit eden unsurların başında gelmektedir. Söz konusu mezhepsel çekişmeler her ne kadar çıkar çatışmalarından meydana gelse de, bu çalışmada ele alındığı gibi tarihsel, siyasî ve toplumsal olarak farklı boyutlarda kendini göstermektedir. Çalışmada Irak’ta mezhepsel çekişmelerin tarihi arka planı ele alınmakta, 2003 yılında ABD işgaliyle birlikte yeniden yapılandırılan Irak’ta siyasi süreç ve bu sürecin etkileriyle tırmanan siyasi Mezhepçilik irdelenmektedir. Irak’ın toplumsal yapısı, tarihi ve siyasi sürecin topluma etkisiyle birlikte toplumsal mezhepçilik ve etkisi analiz edilmektedir. Ayrıca mezhepsel çekişmeleri tırmandıran bölgesel ve küresel faktörlere de ele alınmaktadır.Öğe Bireysel finansman aracı olarak kredi kartı ve kullanımına yönelik kayseri ve Yozgat illerinde karşılaştırmalı bir araştırma(Aksaray Üniversitesi, 2017) Kendirli, Selçuk; Akgün, Selçuk; Kendirli, Hülya ÇağıranBireysel finansman ihtiyacının karşılanmasına yardımcı olan kredi kartı, özellikle bankacılık alanında, bireysel hizmetler dâhilinde yer almaktadır. Kredi kartı en yaygın, hızlı ve kolay kullanıma sahip, nakit yerine geçen bir ödeme aracıdır. Aynı zamanda göreli uygun maliyetli fon sağlama fonksiyonu ile günümüz ekonomik hayatın- da vazgeçilmez bir finansal araç olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışma, bireysel tüketicilerin kredi kartı kullanımında etkili olan faktörleri belirlemeye yönelik olarak yapıl- mıştır. Öncelikle kredi kartı hakkında genel bilgiler verilmiş, Dünya ve Türkiye finansal sistemindeki tarihsel seyri ele alınmıştır. Uygulama bölümünde ise Yozgat ve Kayseri illerinde yapılan 500 kişilik anket çalışması sonucunda oluşturulan hipotezler ışığında değerlendirilmiştir.Öğe OECD ülkelerinde ekonomik büyüme ve vergi gelirleri arasındaki ilişkinin ampirik analizi: 1990 – 2014(Aksaray Üniversitesi, 2017) Sandalcı, Ulvi; Sandalcı, İnciVergi gelirleri devletin en temel finansman kaynaklarından birini oluşturmaktadır. Bundan dolayı vergilerin, ekonominin temel makroekonomik göstergeleri üzerinde önemli etkileri vardır. Ancak vergilerin bu gösterge- ler üzerinde olumlu etkilerinin yanında olumsuz etkileri de bulunabilmektedir. Bu çalışmada, 1990-2014 döne- minde OECD ülkelerinde ekonomik büyüme ile toplam vergiler, dolaylı vergiler ve dolaysız vergiler arasın- daki ilişki panel FMOLS yöntemi ve Dumitrescu-Hurlin (2012) nedensellik testi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda ekonomik büyüme ile vergiler arasında nedensellik ilişkisi bulunmuştur. Panel FMOLS test sonuçlarında ise, ekonomik büyüme ile dolaylı vergiler arasında pozitif, toplam vergiler ile dolaysız vergi- ler arasında ise negatif bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Panel genelinde uzun dönemde dolaylı vergiler- deki artış, ekonomik büyümeyi pozitif, toplam vergiler ile dolaysız vergilerdeki artış ise ekonomik büyümeyi negatif bir şekilde etkilemektedir.Öğe Akademinin temelini güçlü kılmak: Araştırma görevlisi alımındaki faktörlerin AHP ile belirlenmesi(Aksaray Üniversitesi, 2017) Öneren, Melehat; Arar, Tayfun; Çelebioğlu, Eda SultanÖğretim üyesi yetiştirme programı (ÖYP) nin kaldırılmasının ardından merkezi atamanın olmadığı bir ortamda araştırma görevlisi alımı cari olarak zaruri kılınmıştır. Üniversiteler; küresel çağda stratejik önem kazanabilmek adına bilgi toplumu olma adayı olan ülkemizde, genel anlamda akademik personelin bel kemiği ve temelini oluşturan araştırma görevlilerini istihdam ederken titiz davranmak durumundadır. Mikro düzeyde bir üniversitenin, makro düzeyde ise bir ülkenin bilgi temelini bu mesleğin en alt kadrosu olan araştırma görevlileri belirlemektedir. Genel ölçütler olan ALES ve YDS sınavları ile transkript notu ile belirli bir sıralamadan sonra eleme sürecinden geçen adaylar mülakata alınmaktadır. İşte tam bu noktada üniversitelerin, ilgili pozisyon için başvuran araştırma görevlileri alımında dikkat etmesi gereken bazı kriterler bulunmaktadır. Ülkemizde araştırma görevlileri salt akademik faaliyetlerde bulunmamakta, bununla birlikte bağlı oldukları birincil amirden en üst amirlerine kadar kendilerine verilen idari işlerde de sorumluluk almaktadır. Bu bağlamda bir araştırma görevlisini istihdam ederken, önemli olan ölçütler akademik, idari ve kişisel olarak üç ana başlık altında toplanmış ve bu ana kriterlere ait bazı alt kriterler geliştirilmiştir. Bu faktörler önemli idari görevleri olan akademisyenlere ve yazarlardan akademisyen olanlar vasıtasıyla ikili karşılaştırma yolunun benimsendiği Analitik Hiyerarşi Süreci (AHS) yöntemiyle analiz edilmiş ve önem sıralarına göre hiyerarşik olarak sıralanmıştır. Bu çalışma üniversitelere araştırma görevlisi istihdam ederken ışık tutacaktır.Öğe Teorideki dönüşüm: Paranın nötrleşmesi ve sosyal sermayenin güçlenmesi(Aksaray Üniversitesi, 2017) Yılmaz, Ragıp; Meçik, Oytunİktisat teorisindeki değişimler, paraya olan bakış açısını da değiştirir. Bu değişimler içinde paraya dair en önemli olgu, nötrlüğü ile ilgilidir. Para, ekonomi politikalarında nötr olduğunda hem siyasal hem de toplumsal mecrada bu anlayışa uygun yapılar ortaya çıkarır. Buparadigma değişimi, karşılığını toplumsal hayatın yapı- lanmasında gösterir. Özellikle Keynezyen iktisadi yapılanmanın çökmesinden sonra ortaya çıkan dünyanın yeni aklı, paranın nötr olmasına uygun yeni bir toplumsal yapıyı beraberinde getirmiştir. Merkez bankalarının zaman tutarsızlığını çözmek ve kredibilite sağlamak için bağımsızlaşmaları ile birlikte, para politikasında işsiz- liği azaltma hedefi terk edilmiştir. Böylece bireyler gelecek güvencesi güdüsü ile Refah Devletinde elde ettikleri kazanımları yeni bir yapı ile ikame etmeye çalışmaya başlarlar. Bunun için de nötrleşen para ve tarafsızlaşan devlet karşısında formel ve enformel yapılar, toplum içinde güçlenmiştir. Paranın yeniden nötrleşmesi, bu ilişki ağlarına bağlı sosyal sermayenin güçlenmesine neden olur. Böylece kişilere güven veren, geleceklerini koruma altına alan, onlara pazar ve meslek imkânı sunan bu yapılar, yeni dönemin yeni seçkinleri haline gelirler.Öğe Yerel kalkınmada bölge ölçeğinde kurumsal yapılanma: Bölge kalkınma idaresi başkanlıkları(Aksaray Üniversitesi, 2017) Akpınar, RasimBölgesel kalkınma, bölgesel ve yerel pek çok aktörün rol aldığı ve karşılıklı etkileşim içerisinde olduğu yöne- tişimci bir alan olup, bu alana ülkemizde iki yeni aktör girmiştir. Biri düzey-2 bölgelerinde kurulmuş 26 adet kalkınma ajansları, diğeri ise bölgesel kalkınma planları üzerine kurulmuş 4 adet bölge kalkınma idareleridir. Ülkemizde, bu kapsamda ilk olarak, 06.11.1989 tarihli ve 20334 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 388 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Güneydoğu Anadolu Projesi kapsamında olan yörelerin kalkındırılmasında çeşitli roller üstlenmek üzere, Güneydoğu Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Teşkilatı kurulmuş, sonra- sında ise 08.06.2011 tarihli ve 27958 sayılı mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanan 642 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Doğu Anadolu Projesi (DAP), Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP) ve Konya Ovası Projesi (KOP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlıkları kurulmuştur. Bölgesel kalkınma idareleri kuruluş kanunlarında her ne kadar önemli misyonlar yüklenmiş olsalar dahi bu misyonları onların halihazırda birçok kurumsal, yapısal problem yaşadığı gerçeğini örtmemelidir. Bu çalışma, bölgesel kalkınma idarelerinin yaşadığı temel sorunlar üzerinde duracak ve bu sorunları kamu siyasası belirleyicilere hatırlatacaktır.Öğe Kurumsal kaynak planlaması (enterprise resource planning erp) sistemlerinin sürekli denetimde yapay zeka kullanımı(Aksaray Üniversitesi, 2017) Sevim, Adnan; Bülbül, SametGünümüzde işletmeler arasında yaşanan yoğun ve amansız rekabet ve buna bağlı olarak kurumsal yönetim anlayışındaki değişiklikler, teknolojik gelişmelerin izlenmesini ve bu teknolojiler ile bütünleşmeyi zorunlu kılmaktadır. Bu anlayış değişikliği, denetimin kurumsal faaliyetlerin etkinliğini ve verimliliğini artırıcı yönünü öne çıkarmıştır. Bu kapsamda, işletmeler açısından önemli kararların alınması ve karar verme mekanizmalarının desteklenmesi, üretilen finansal bilgilerin doğruluğu ve güvenilirliği ile doğrudan ilişkilidir. Dünya çapında yaşanan muhasebe skandalları ve bu skandalların önlenmesine yönelik yasal düzenlemeler ve kurumsal yönetim anlayışı, ERP, e- ticaret, e-işletme, e-devler gibi bilgi teknolojilerindeki sürekli değişim bilgi kullanıcılarının bilgiyi anlık olarak doğrulama gereksinimini zorunlu kılmıştır. Bu gelişmeler çerçevesinde bilgilerin dijital platformda saklanması ve doğrulanması bilgi sistemlerinin sürekli denetiminin önemini arttırmıştır. Söz konusu bilgilerin veri tabanında bir arada toplandığı ve elektronik ortamda sürekli işlendiği bütünleşik sistemler ise ERP sistemleri olmuştur. Dolayısıyla, gerek dijital araçların yardımıyla gerek iç kontrol sisteminin etkinliğiyle birlikte ERP sistemlerinin de sürekli denetimi kritik konulardan biri haline gelmiştir. Gelinen noktada, ERP sistemlerinin denetiminde sürekli denetimin yeri ve öneminin artmasının yanında, yapay zekâ olarak adlandırılan akıllı teknolojilerin, öğrenen makinelerin kullanımı da artmaya başlamıştır. Teknolojinin ulaştığı seviye ve denetim tekniklerinin buna göre şekillenmesi ise, kontrol süreçlerini de farklılaştırmış ve uygulamaları çeşitlendirmiştir. Bu çalışmada, ERP sistemlerinin sürekli denetimine duyulan gereksinim ve bu gereksinim çerçevesinde kullanılan araçlardan biri olan yapay zeka sistemlerinin katkısı üzerinde durulmuştur.