Tez Koleksiyonu
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe İslam iktisadı perspektifinden işletmelerin helal gıda sertifikasını tercih etme nedenleri: Aksaray İli'nde nitel bir araştırma(Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2024) Gök, Kübra; Fırat, Emineİslam iktisadı, dinin temel kaynakları olan Kur'an-ı Kerim ve Hz. Muhammed'in Sünnet' i doğrultusunda iktisadi faaliyetleri ele alan bir bilimdir. Bu bağlamda dini temeller üzerine dayalı olan bu bilim dalında önemli olan mevzulardan birisi de helal kazanç konusudur. Nitekim ayetlerde ve hadislerde helal olanı yeme ve içme, helalden kazanma ve meşru yerlerde harcamaya yönelik emir ve öğütler bulunmaktadır. Bu çerçeve de İslam'da helal, hakkında herhangi bir yasak bulunmayan eylem ve durumları ifade eden bir kavram olurken haram ise işlenmesi yasak olan fiil ve durumları ifade eden bir kavram olmaktadır. Bu çalışmanın amacı, İslam iktisadının perspektifinden Aksaray ilinde helal gıda sertifika sahibi yedi işletme ile yarı yapılandırılmış mülakat tekniğini esas alarak görüşmeler gerçekleştirmektir. Bu çalışma çerçevesinde işletmelerin helal gıda sertifikasına ihtiyaç duyma nedenleri, sertifikanın firmalara ve müşterilere sağladığı katkılar ve işletmelerin, helal sertifika süreçlerinde (alım aşaması ve denetlenme aşaması) hangi sorunlarla karşılaştıkları ele alınmıştır. Yapılan araştırma sonucunda sertifika sahibi işletme yetkilileri, sertifikayı tercih etme de esas neden olarak üretilen ürünün, helalliğini ve güvenirliğini kanıtlamak olarak belirttikleri tespit edilmişken sertifikanın, işletmelere sağladığı katkılar açısından ise temelde ticari yönden ve marka güvenirliğine yönelik katkılar sağladığı, müşteriler açısından da temelde güven tesisi yönünden katkı sağladığı sonucu elde edilmiştir.Öğe Mudarebenin kurumsallaşması: Vakıf olarak uygulanma potansiyeli(Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2024) Üstün, Feyza Nur; Kara, Fatma ZişanMudarebe emek sermaye ortaklığına dayanan ticari bir akittir. Bu akit, İslamiyet'ten önce de kullanılmış bir akittir ve İslam hukukunda da caiz kabul edilmiştir. Bu akit İslam hukuk kitaplarında ayrıntılı bir şekilde ele alınmıştır. İslam kaynaklarında helal yollarla ticaret yapmak, ortaklık kurmak, parayı dönüşüme sokmak, üretime dâhil etmek vs. övülen eylemlerden olmuştur. Faiz, kumar ve tekelleşme gibi haksız kazanca, hakların gaspına yol açacak eylemler için ciddi tedbirler almaktadır. Ticareti, ortaklığı, risk paylaşımını, dayanışmayı kapsayan Mudarebe uygulaması, adil paylaşımı sağlayacak, İslami finans için alternatif olabilecek bir uygulamadır. Osmanlı iktisat hayatında ve para vakıflarında uygulanan mudarebe, günümüzde katılım bankalarında kullanılmaktadır. Bu kurumların fon toplama kısmında çok fazla kullanılan mudarebe, fon kullandırma kısmında fazla tercih edilmemiştir. Bunun birçok nedeni bulunmaktadır fakat başlıca nedeni uygulanmasında yüksek risk barındırmasıdır ve uygulanma bakımından diğer finansal işlemlere göre daha zor bir yapıda bulunmasıdır. Mudarebe ortaklığı, yatırım amaçlı kurulan ortaklıktır. Mudarebe işletmek, yatırım yapılan işletmecinin kazancına bağlı bir kar paylaşımı veya zarar etme riski taşımaktadır. Sürecin şeffaf ve güvenilir şekilde gerçekleşmesi için işletme sahibinin özel olarak denetlenmesi gereklidir. Böyle bir denetim, riski biraz daha azaltacak yatırımcıları bu ortaklık konusunda daha çok cesaretlendirecektir. Ancak banka birçok işlem yaptığı ve müşteri ağı çok geniş olduğu için bunun uygulanması banka bünyesinde meşakkatli bir süreci oluşturur. Yatırım sadece dövize, hisse senetlerine para yatırıp bir bireysel kazanç elde etmek değil, sermaye, emek, toprak, girişimcilik unsurlarını içerinde barındıran üretimin devamlı gerçekleştiği, her kesimin fayda göreceği sürdürülebilir bir finansal süreci ifade etmektedir. Bunun için uzun vadeli fonlara ihtiyaç vardır. Kısa vadeli fonlar piyasadaki değişikliklerden daha çok etkilenmektedir ve bu durum hızlı fiyat değişikliklerine yol açmaktadır. Uzun vadeli yatırımlar daha fazla kar getirir ve büyüme potansiyeli kısa vadeli yatırımlara göre daha çoktur. Ayrıca kısa vadeli işlemlerde alım satım işlemleri daha sık gerçekleştiği için yatırım maliyetlerini arttırmakta ve yatırım faaliyetlerinin azalmasına yol açmaktadır. Bundan dolayı mudarebe esaslı yatırım faaliyetlerinin banka bünyesinde aktif şekilde kullandırılması zordur. Yatırım için uzun vadeli fonlar gereklidir ve vakıflar uzun vadeli fonlara sahip kurumlardır. Tek bir finansman aracı kullanıp, kullandırması ve yatırım faaliyetlerinin artırılması adına faaliyet yürütmeleri açısından vakıflar daha uygun ya bağımsız kuruluşlardır. Para vakıfları ve İslam bankalarının aksine, tek bir finansal işlem üzerine kurumsallaşan risk sermayesi şirketleri emek- sermaye ortaklığı sayesinde çok sayıda kişiye fon kullandırmakta ve teknolojik yeniliklere, girişim faaliyetlerine öncülük etmektedir. Mudarebenin de bu şekilde vakıf modelinde kurumsallaşması, kamunun ihtiyaçlarına karşılık veren vakıf geleneğini devam ettirmek, İslami finans alanında alternatif kurum oluşturmak, insanların İslam hukukuna uygun yöntemlerle kredi ihtiyacını gidermek ve yatırım faaliyetlerini arttırıp finansal sürdürülebilirlik ve etkin kaynak yönetimi sağlamak bakımından önem taşımaktadır. Bu çalışmada, mudarebe akdi Hanefi fıkhı çerçevesinde ele alınmış, Mudarebe esaslı kurulan, İslami finans kurumları arasında yer alan Para vakıfları ve katılım bankaları detaylıca incelenip, mudarebenin vakıf olarak kurumsallaşmasına yönelik bir şema oluşturulmuş ve uygulanma potansiyeli tartışılmıştır.Öğe İslam iktisadında yoksulluğa karşı alınan tedbirler ve Malezya örneği(Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2024) Büyükgöz, Feyzullah; Fırat, EmineYoksulluğu azaltmak bütün toplumların en önemli hedefleri arasında bulunmaktadır. Toplumlar yoksullukla mücadelede çeşitli politikalar geliştirip uygulamaktadır. İslam dini yoksulluğu azaltıp toplumun genel refahını artırmak için bazı yükümlülükler getirmiştir. Bu tez, yoksulluk kavramını ele alarak genel bir çerçeve çizmektedir. Bu çalışmada yoksulluk türleri, nedenleri ve yoksulluğun dünya ve Türkiye'deki boyutları incelenmiştir. Bu inceleme, küreselleşme, nüfus artışı, ekonomik krizler gibi faktörleri ve ayrıca eğitim düzeyi, işsizlik ve ayrımcılık gibi sosyal etkenleri içermektedir. İkinci bölümde, İslam'da yoksulluk ve fakirlik kavramları incelenmiştir. Bu bölümde İslam'ın sosyal adalet anlayışı, insan onurunu koruma, toplumsal dayanışma ve ekonomik adalet gibi temel ilkeler ortaya konulmuştur. Ayrıca, İslam'ın zenginlik ve yoksulluğa bakışı, zengin ve yoksulların hak ve görevleri üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde, İslam'ın yoksullukla mücadele stratejileri ele alınmıştır. Zekât, öşür, fitre gibi zorunlu sosyal finans araçları ve sadaka, vakıf gibi gönüllülüğe dayalı araçlar açıklanmıştır. İslami finans sisteminin yoksulluğa karşı rolü, karzı hasen, murabaha gibi araçlarla detaylandırılmış ve aynı zamanda İslam'ın yasaklayıcı finansal önlemleri vurgulanmıştır. Son bölümde, İslam ülkelerinin genel ekonomik durumu ve yoksulluk sorunu ele alınmıştır. Ardından, Malezya örneği üzerinden İslami önlemlerin yoksullukla mücadeledeki etkileri incelenmiştir. Malezya'nın ekonomik yapısı, İslami finans sistemi ve yoksullukla mücadeledeki çabaları sunulmuştur.Öğe Türkiye'deki katılım bankalarının fon toplama yöntemlerine göre kıyaslanması ve çok kriterli karar verme tekniği ile bir uygulama(Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2024) Ateş, Haşim; Bağcı, HaşimÇalışmanın amacı; Türkiye’de faaliyette bulunan altı katılım bankasının yıllara göre fon kaynak miktarlarını inceleyerek, hangi fon kaynağının daha önemli olduğunu ve belirlenen ağırlıklara göre hangi katılım bankasının hangi yılda fon kaynaklarını daha etkin kullandığını saptamaktır. Bu amaçla; çalışmada örneklem olarak Türkiye’de faaliyette bulunan 6 katılım bankası seçilmiştir. Bu bankalar; Albaraka Türk Katılım Bankası, Kuveyt Türk Katılım Bankası, Türkiye Finans Katılım Bankası, Ziraat Katılım Bankası, Vakıf Katılım Bankası ve Emlak Katılım Bankası’dır. Katılım bankaları fon toplama yöntemleri olarak geleneksel bankalar ile benzerlik gösterse de faizi devre dışı bırakarak kâr payını kullanması ile diğer bankalardan ayrılmaktadır. Katılım bankaları fon kaynaklarını elde ederken 5 hesap türü ile işlem yapmaktadır. Bu hesap türleri; özel cari hesaplar, katılım hesapları, tasarruf hesapları, yatırım hesapları ve kıymetli maden depo hesaplarıdır. Çalışmanın analizinde kullanılan hesap türleri ise; özel cari hesaplar, katılım hesapları ve kıymetli maden depo hesaplarıdır. Türkiye’de katılım bankalarını kullanan yatırımcıların yıllara göre hangi fon kaynaklarını tercih ettiği ve katılım bankalarında hangi fon kaynaklarını kullandığını inceleyen bir çalışmaya rastlanılmamıştır. Bu konunun araştırılmasının ve analiz edilmesinin, İslam iktisadî ve finansı alanına önemli katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Çalışmada katılım bankalarına ait 2013-2022 yılları arasını kapsayan 10 yıllık fon kaynak miktarları kullanılmıştır. Ardından çok kriterli karar verme tekniklerinden SD ve WASPAS yöntemleri kullanılarak analiz çalışması yapılmıştır. SD yöntemi ile analizde kullanılan özel cari hesaplar, katılım hesapları ve kıymetli maden depo hesaplarının ağırlıkları saptanmıştır. SD analiz sonuçlarına göre; Türkiye’de yaşanan ekonomik gelişmelere bağlı olarak yıllara göre farklı hesap türlerinin ağırlık oranlarının fazla olduğu görülmüştür. WASPAS yöntemiyle ise önceden belirlenen ağırlıklar yardımıyla 6 katılım bankasının belirlenen zaman dilimindeki fon kaynak performansı ölçülmüştür. WASPAS analiz sonuçlarında ise tüm yıllarda Kuveyt Türk Katılım Bankası’nın diğer katılım bankalarına göre performansının daha iyi olduğu tespit edilmiştir. Kuveyt Türk katılım bankasının bu vi performansı; kuruluş yılı itibari ile en eski olması, Türkiye’deki katılım bankacılık sistemine öncülük etmesi, bankanın uygulamış olduğu ürün çeşitliliği, yurtiçinde ve yurt dışında etkin faaliyette bulunmaları gibi gerekçelere dayandırılabilir.Öğe Borcun kaynağı olan haksız fiilin İslam borçlar hukuku ve Türk borçlar hukuku bakımından mukayesesi(Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2023) Karataş, Cüneyt; Furkani, MehterhanToplumsal yapı içerisinde yaşayan ve var olan insan, yaşamını ve varlığını sürdürebilmek için diğer insanlarla ilişki kurmak zorundadır. Kurulan bu ilişkinin hukuk düzeni tarafından konulmuş olan kurallara uygun olması gerektiğinden ötürü insanlara birtakım hak ve yükümlülükler tanınmıştır. İnsanların bu hak ve yükümlülüklere aykırı harekette bulunarak üçüncü kişilerin haklarını zarara uğratması durumunda hukuk düzenleri meydana getirilen bu eylemi haksız fiil şeklinde tanımlamış ve bunun neticesinde eylemde bulunan ile eyleme maruz kalan arasında borç ilişkisi kurulacağını kabul etmiştir. Bu bakımından çalışmamızın konusu olan hem Türk borçlar hukuku hem de İslam borçlar hukuku haksız fiili borcun kaynağı olarak kabul etmiştir. Türk borçlar hukuku haksız fiile dayalı borç ilişkisini; kusura dayalı haksız fiiller ve kusur aranmaksızın borç doğuran haksız filler şeklinde ikili tasnife tabi tutarak düzenlemiştir. Fiil, hukuka aykırılık, zarar, illiyet bağı ve kusur unsurlarının bir araya gelerek kusura dayalı haksız fiili oluşturacağını kabul etmiştir. Kusur aranmaksızın borç doğuran haksız fiilleri ise tehlike, hakkaniyet ve özen ilkesine dayalı olarak her birinin kendi başlığı altında spesifik konular üzerinden düzenlemiştir. İslam borçlar hukukunda haksız fiilin iktisadi değer taşıyan mala karşı işlenmesi ve haksız fiil işlendikten sonra ortaya çıkan zararın giderilmesinin iktisadi sonuçlarının olması sebebiyle İslam iktisadı, İslam borçlar hukukunun dayanağını oluşturmaktadır. İslam borçlar hukuku haksız fiile dayalı borç ilişkisini; gasp ve itlaf şeklinde ikili tasnife tabi tutarak düzenlemiştir. Özellikle borçlar hukuku çerçevesinde haksız fiilleri kapsamlı ve modern hukuka benzer şekilde itlaf bölümü içerisinde ele almıştır. İtlafı da kendi içerisinde mübaşereten itlaf ve tesebbüben itlaf şeklinde ikili ayrıma tabi tutmuştur. Mübaşereten itlaf, modern hukukta yer alan kusura dayalı haksız fiile karşılık gelmekte olup fiil, hukuka aykırılık, zarar, illiyet bağı ve kusur unsurlarının bir araya gelmesiyle oluşacağını kabul etmiştir. Tesebbüben itlaf ise modern hukukta yer alan kusur aranmaksızın borç doğuran haksız fiile karşılık gelmekte olup spesifik konuları ele almıştır. Biz bu çalışmamızda her iki sisteminde borcun kaynağı olarak kabul edilen haksız fiil kavramını, unsurlarını ve türlerini ele alarak iki hukuk sistemi bakımından benzerlikleri ve farklılıkları yönünden mukayesesini yaptık.Öğe Katılım Finansta fon kullandırma yöntemleri: Performanslarına göre değerlendirme(Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2023) Köroğlu, Ramazan; Bağcı, HaşimKüresel sistemin ekonomik olarak buhrana girilmesiyle birlikte yeni arayışlar ve yeni söylemler gündeme gelmektedir. Böyle bir havada gelişimini tamamlamış ve krizlerden olumlu etkilenmiş katılım finansa olan ilgi artmıştır. Bu çalışmada katılım finansın ilk çıkışından başlanarak gelişim süreci hakkında bilgiler verilmiş ve bu ilginin nedenine değinilmiştir. Türkiye'deki katılım finans üzerine çalışan kurumlar hakkında bilgi verilmiş ve katılım finans kuruluşlarının kullandırdıkları fonlar ayrıntılı biçimde açıklanmıştır. Ardından çalışmanın uygulama kısmında Türkiye'de aktif olarak faaliyetlerini sürdüren altı katılım finans kurumunun fon kullandırma performansları kıyaslanmıştır. Bu kıyaslamayı yapabilmek için çok kriterli karar verme tekniklerinden olan LOPCOW ve MAUT yöntemleri kullanılmıştır. LOPCOW yöntemi sonucunda; fon kullandırma tekniklerinden en önemlisi krediler başlığı altında yer alan murabaha, müsaveme, selem, teverruk ve istisna yöntemleri olarak saptanmıştır. Son olarak ise katılım finans kurumların fon kullandırma performansları MAUT yöntemiyle ölçülmüş olup, bu ölçüm sonucunda belirlenen 2013-2022 yılları arası 10 yıllık zaman dilimi için performansı en yüksek finans kurumu, Kuveyt Türk olarak tespit edilmiştir.Öğe Tekafûl sigortasının hukukî altyapısı: Türkiye ve Malezya özelinde mukayeseli bir inceleme(Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2023) Başaran, Yasin; Bilir, Hüsnüİslam dini insan hayatının her alanında olduğu gibi ekonomik alanda da toplum yararına olan çeşitli düzenlemeler ve kurallar koymuştur. Bu kuralların getirmiş olduğu yasakların başında da özellikle faiz ve kumar gelmektedir. Günümüzde sigorta sektörünün giderek gelişmesi ve çeşitlenmesiyle birlikte sigortaya duyulan ihtiyacın da artmasına binaen sigortanın İslam dininin yasaklamış olduğu bu unsurlarla olan ilişkisi de gündeme gelmiş ve sigortanın hükmü konusundaki tartışmalar artmıştır. Bu çalışmamızda sigorta ve tekafül sigortasının tanımı yapılmış benzerlik ve farklılıkları anlatılmış ortaya çıkış şekillerine değinilmiştir. Tekafül sigortasının işleyiş modelleri incelenmiş ve dini açıdan uygunlukları da değerlendirilmiştir. Tüm bunlardaki amaç ise günümüzde sigortaya duyulan ihtiyacın artmasıyla birlikte sigorta konusundaki dini açıdan şüphelerin giderilememiş olması nedeniyle devam eden tartışmalara katkıda bulunmak, dini hassasiyete sahip kişilerin ve İslam ülkelerinin sigortanın sağlamış olduğu güvenceye olan ihtiyacını karşılamak adına meseleye çözüm önerisi sunan tekafül sigortasının bilinirliliğine katkı sağlamaktır. Diğer yandan tekafül konusunda dünyada öncü olan ülkelerden olan Malezya örneği incelenerek ülkemizdeki mevcut durum ile mukayeseli değerlendirmesi yapılmış bu bağlamda sektörün gelişmesine yönelik Malezya'da uygulanmış ve olumlu sonuç alınmış olan ya da henüz denenmemiş yeni uygulama yöntemleri ile önerilerde bulunulmuştur.Öğe Eğitim çalışanlarının katılım bankalarını tercih etme nedenlerinin belirlenmesi: Aksaray ili örneği(Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2023) Ağır, Hamza; Bağcı, HaşimGünümüzde katılım bankalarının hizmetlerinde gelişmelerin olduğu görülmektedir. Bankaların şube sayılarının artmasının yanında sundukları hizmetlerin çeşitliliği de çoğalmaktadır ve bütün işletmelerde olduğu gibi bankacılık sektöründe de yoğun rekabet şartları vardır. Bankacılık sektöründe rekabet şartlarına uyum sağlayabilmek için bankaları başarıya taşıyacak en önemli etkenlerden birinin müşteri memnuniyeti olduğu düşünülmektedir. Bu nedenle yapılan çalışmada eğitim çalışanlarının katılım bankalarını tercih etme nedenleri araştırılmıştır. Katılım bankalarını tercih etme nedenleri müşteri profiline göre farklılaşabilir bu çalışmada müşteri profili olarak eğitim çalışanları seçilmiştir. Eğitim çalışanlarının tercih edilmesinin nedeni; incelenen yerli ve yabancı literatürde katılım bankaları tercihine yönelik eğitim çalışanlarıyla ilgili herhangi bir çalışmaya henüz rastlanılmamasıdır. Böylece kullanılan örneklemle gerçekleştirilen çalışmanın literatüre fayda sağlayacağı tahmin edilmektedir. Araştırmanın örneklemi; Aksaray ilinde görev yapan tesadüfi yöntemle belirlenen 502 eğitim çalışanından oluşmaktadır. Çalışmanın ölçeği; Anaç (2015) ve Arpacık (2019)'un yapmış olduğu çalışmalardan geliştirilmiştir. Çalışmada kullanılan ölçeğin güvenilirliği Cronbach's Alfa katsayısı ile ölçülmüş ve 0,980 bulunmuştur. Bunun anlamı ölçeğin yüksek derece güvenilir bir ölçek olduğuna işarettir. Ayrıca basıklık ve çarpıklık değerleri ile de güvenirlik katsayısına bakılmış ve sonucun -3 ile +3 arasında olduğu görülmüştür. Bu sonuç ölçeğin normal dağılım gösterdiğini ortaya koymaktadır. Ardından araştırmadaki ölçeğin yapı geçerliğini saptamak için açımlayıcı faktör analizi kullanılmıştır. Ölçeğin faktör analizine uygun olup olmadığı KMO ve Bartlett testi ile tespit edilmiştir. Bu testin sonucunda verilerin faktör analizi için uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Faktör analizindeki boyutların belirlenmesi için Scree Plot grafiği yapılmış ve ölçeğin iki faktörlü yapı gösterdiğine karar verilmiştir. İki faktörlü yapıdan oluşan ölçeğin birinci faktörü, "Ürün ve Hizmetler" ve ikinci faktörü ise "Katılım Bankası Olması" olarak tespit edilmiştir. Dolayısıyla çalışmada ortaya çıkan sonuç; eğitim çalışanlarının katılım bankalarını tercih etmelerinin; "Ürün ve Hizmetler" ile "Katılım Bankası Olması" gerekçelerine göre belirlendiğini göstermektedir.Öğe Türkiye'de kamu ve özel sermayeli katılım bankalarının karşılaştırılması(Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2022) Denek, Hüsne Gülce; Fırat, EmineBu çalışmada bankacılık sektörü genel olarak araştırılmış olup, Türkiye'deki katılım bankacılığı sektörünün gelişimi, kamu ve özel sermayeli katılım bankaları ve bunların son dönemdeki finansal verileri detaylı olarak incelenmiştir. Bu veriler ışığında Türkiye'deki kamu ve özel sermayeli katılım bankalarının finansal durumlarının gelişimi irdelenmiştir. İslami finans sektörü olarak tanınan katılım bankacılığı sistemi, bankacılık sistemine yeni ve farklı bir bakış açısı getirmiştir. Türkiye'de 2015 yılı itibariyle kamu sermayeli katılım bankalarının ortaya çıkması, katılım bankacılığı sektöründe bir gelişim yaşanmasına neden olmuştur. Bu bağlamda bu çalışmada, Türkiye bankacılık sektöründeki kamu ve özel sermayeli katılım bankalarının 2017-2021 yıllarını kapsayan gelişimleri incelenmiştir. Bu süreç içerisinde özel sermayeli katılım bankaları ön planda olsa da zaman içerisinde kamu sermayeli katılım bankalarının ciddi bir gelişim gösterdiği görülmüştür.