Tez Koleksiyonu
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe Prof. Dr. Mehmet Cemal Sofuoğlu hayatı ve ilmî kişiliği(Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2024) Koca, Arif; Koçak, Zeynep Canan"Prof. Dr. Mehmet Cemal Sofuoğlu Hayatı ve İlmî Kişiliği" başlıklı bu tez, Hadis alanında çalışmalar yapmış bir akademisyenin, İslâm geleneği ve Müslümanlar üzerine kafa yormuş bir mütefekkirin, öğrenciler yetiştirmiş bir hocanın ve birçok insanın hayatına fikir ve eylemleriyle dokunmuş bir münevverin yaşam serüvenini ele almaktadır. Çalışma, amaç, yöntem ve kaynaklar hakkında bilgi içeren bir "Giriş" ve iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde, Sofuoğlu'nun hayat hikâyesine dair bilgiler sunulmaktadır. Doğumu, eğitim süreci, kamu görevleri, akademik hayatı, evliliği, kişiliği ve vefatına dair hususlar bu bölümde yer almaktadır. İkinci bölüm, Sofuoğlu'nun eserlerine ayrılmıştır. Kendisinin telif eserlerinin yanı sıra Türkçe'ye kazandırdığı tercüme eserler, tezler ve makaleler incelenmiştir. Söz konusu eserler hakkında genel bilgilerin yanı sıra muhtevalarına dair ayrıntılara yer verilmiş ve her bir eserin literatüre katkıları ifade edilmiştir. Tez, Sofuoğlu'nun hayatı, kişiliği ve eserleri hakkında kaleme alınan bir değerlendirme ile sona ermektedir.Öğe İlkokul öğrencilerinin finansal okuryazarlık düzeyleri ile matematik başarıları arasındaki ilişkinin incelenmesi(Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2024) Bayram, Rukiye; Türker Biber, BelmaBu araştırmanın amacı; ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin finansal okuryazarlık tutum ve davranış düzeyleri ile matematik başarısı arasındaki ilişkiyi araştırmaktır. Araştırmada, öğrencilerin finansal okuryazarlık düzeyleri belirlenmiş, bu düzeylerin matematik başarısı ile arasındaki ilişki çeşitli demografik değişkenler de dikkate alınarak ortaya çıkarılmıştır. Nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılan çalışmanın örneklem grubunu, Konya ilinin merkez ve ilçelerindeki devlet okullarının 4. sınıfında öğrenim gören 674 gönüllü ilkokul öğrencisi oluşturmaktadır. Marmara Finansal Okuryazarlık Tutum ve Davranış Ölçeği uygulanarak toplanan verilerin analizi sürecinde bağımsız örneklem t-test, tek yönlü varyans analizi (Anova) ve diğer posthoc testlerden yararlanılarak değişkenler arasındaki ilişkiler ortaya konmaya çalışılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre; öğrencilerin finansal okuryazarlık düzeylerinin yüksek olduğu, finansal okuryazarlık düzeyleri ve matematik başarıları arasında anlamlı ve pozitif yönde bir ilişki olduğu saptanmıştır. Ebeveyn meslekleri ve eğitim durumları, anne gelir düzeyi, kardeş sayısı, harçlık harcama alışkanlığı ile öğrencilerin finansal okuryazarlık düzeyleri arasında anlamlı farklılık bulunmuştur. Cinsiyet, babanın gelir düzeyi, harçlık alma sıklığı, okul tipi, para harcama bilgi kaynağı, ekonominin takip edildiği kaynak türü ve alışveriş yapma sıklığına göre öğrencilerin finansal okuryazarlık düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. İlkokuldan mezun olacak öğrencilerin matematik başarısı ve finansal okuryazarlık durumlarının farklı değişkenler bakımından incelenmesi yönüyle bu araştırmanın bulguları öğretmenlere, öğretmen adaylarına, öğretim programı hazırlayıcılarına ve ailelere önemli bilgiler sunmaktadır. Araştırma sonuçlarının ışığında, finansal okuryazarlık becerilerinin erken yaşta edinilmesini destekleyen aile eğitimlerine ve öğretim programlarının bu yönde geliştirilmesine yönelik çeşitli öneriler sunulmaktadır.Öğe 60-72 aylık iki dilli çocuklarla yapılan paylaşımlı kitap okumanın çocukların dil gelişimine etkisinin incelenmesi(Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2024) Gültekin Yılmaz, Songül; Akıncı Coşgun, AyşegülAraştırmanın amacı, 60-72 aylık iki dilli okul öncesi dönem çocuklarıyla yapılan paylaşımlı kitap okumanın çocukların dil gelişimine etkisinin incelenmesidir. Ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen şeklinde oluşturulan araştırmanın çalışma grubu Muş ili Bulanık ilçesinde iki ayrı köyde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ilkokullardaki anasınıflarında öğrenim gören 60-72 ay arasındaki 12 deney ve 12 kontrol grubu olmak üzere toplam 24 çocuktan oluşmaktadır. Paylaşımlı kitap okuma uygulaması öncesinde deney ve kontrol gruplarına Temel vd. (2021) tarafından, Türkiye'de yaşayan iki dilli çocukların Türkçe dil gelişiminin değerlendirilmesi amacıyla geliştirilmiş olan "İki Dilli Çocuklar için Türkçe Değerlendirme Aracı (İÇ-TDA)" ve araştırmacı tarafından hazırlanmış olan "Demografik Bilgi Formu" uygulanmıştır. Deney grubundaki çocuklarla, paylaşımlı kitap okuma uygulamaları 2022-2023 eğitim öğretim yılı Mayıs-Haziran ayları arasında toplam altı hafta süresince, haftada iki kitap okunarak gerçekleştirilmiştir. Bu sürede kontrol grubuna herhangi bir müdahalede bulunulmamıştır. Altı haftalık uygulama süresi sonunda "İki Dilli Çocuklar için Türkçe Değerlendirme Aracı (İÇ-TDA)" her iki grupta yer alan çocuklar için, araştırmacı tarafından tekrar uygulanmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre; uygulama öncesinde benzer dil gelişimi seviyelerine sahip olan deney ve kontrol gruplarından, paylaşımlı kitap okuma uygulamasına katılan deney grubundaki çocukların dil gelişimlerinin katılmayanlara göre anlamlı düzeyde gelişim gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu bağlamda paylaşımlı kitap okumanın iki dilli çocukların dil gelişimini desteklemede etkili bir yöntem olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmanın farklı sosyoekonomik koşullara sahip çocuklar üzerinde ve farklı yaş gruplarında uygulanarak farklılık ve benzerliklerin incelenmesi önerilmiştir.Öğe Aksaray ilindeki bağımsız anaokulu bahçelerinin özelliklerinin belirlenmesi ve öğretmen uygulamalarının incelenmesi(Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2024) Derin, Esra; Akıncı Coşgun, AyşegülBu çalışma Aksaray ili Merkez ilçesinde Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı bulunan bağımsız anaokulu bahçelerinin açık oyun alanlarını incelemeyi amaçlamaktadır. Aksaray ili Merkez ilçesinde bulunan 10 bağımsız anaokulunda görev yapmakta olan 10 okul yöneticisi ve 20 okul öncesi öğretmeni araştırmanın çalışma grubunu oluşturmaktadır. Araştırma verileri Chancellor (2011) tarafından geliştirilen ve Kalburan (2014) tarafından Türkçe’ye çevrilen ‘‘Okul Bahçesi Tanılama Formu’’ ile araştırmacı tarafından hazırlanmış olan ‘‘Okul Bahçelerindeki Uygulamalara Yönelik Öğretmen Görüşme Formu’’ aracılığıyla toplanmıştır. ‘‘Okul Bahçesi Tanılama Formu’’ 43 sorudan oluşmakta olup nicel ve nitel verilerin birlikte elde edebilmeye fırsat sunan çoktan seçmeli, açık uçlu, evet-hayır seçenekli ve çoklu seçme seçeneği sunan soru maddelerinden oluşmaktadır. Sorular ‘‘okulun genel özellikleri, okul bahçesinin özellikleri, okul bahçesinde uygulanan kural ve denetimler, öğrenme alanı olarak okul bahçelerinin kullanımı, okul bahçesinde yapılan yenilikler ve okul bahçesinde karşılaşılan problemler” olarak altı başlıktan oluşmaktadır. Okul bahçelerine yönelik öğretmen görüşlerine yönelik veriler ise araştırmacı tarafından hazırlanan ‘‘Okul Bahçelerindeki Uygulamalara Yönelik Öğretmen Görüşme Formu’’ aracılığıyla toplanmıştır. Formda yapılandırılmış ve yarı yapılandırılmış altı görüşme sorusu bulunmaktadır. Elde edilen verilerin analizinde; “Okul Bahçeleri Tanılama Formu’nda” bulunan sorularda okul bahçesinin kullanıldığı zaman dilimleri, bahçesinin fiziksel özellikleri, uygulanan kurallar ve denetimler; yaşanılan problemler; tasarım ve bakım uygulamaları; gerçekleştirilen etkinlikler ve amaçlanan öğrenmeleri belirlemek için frekans ve yüzde değerleri hesaplanıştır. “Okul Bahçelerindeki Uygulamalara Yönelik Öğretmen Görüşme Formu”ndan elde edilen verilerin analizinde ise içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Araştırma sonucunda çocukların okul bahçelerini en çok sabah ve öğlen okula geldiklerinde kullandıkları ifade edilmiştir. Okul bahçelerinde bulunan donanım özelliklerine bakıldığında ise okul bahçelerinin tamamında kum havuzu alanlarına yer verildiği, zeminlerinde çim zeminlerin en çok tercih edilen alanlar olduğu, gölgelik ekipman olarak çardak ve ağaç kullanıldığı, oturma ekipmanlarında ise sabit masa ve bankların tercih edildiği, okul bahçelerinin tamamına yakınında araç parkı bulunmadığı görülmüştür. Bağımsız anaokulu bahçelerinde yazılı kural ve denetimlere okulların küçük bir kısmında yer verildiği ifade edilirken kural koyucuların en çok okul yöneticileri olduğu ortaya koyulmuştur. Okul bahçelerinde en çok karşılaşılan problemin bakım ve zemin kalitesinin düşük olması olarak ifade edilmiştir. Okul bahçesi düzenleme çalışmalarının ise öğretmenler ile işbirliği yapılarak yürütüldüğü ortaya koyulmuştur. Bağımsız anaokulu bahçeleri öğretmenlerin küçük bir kısmı tarafından çocuklara uygun bulunurken yeşil alanlar çocuklara uygun alanlar olarak öğretmenler tarafından en çok vurgulanan alanlar olmuştur. Öğretmenler okul bahçelerini aktif olarak kullandıklarını ve aktif kullanımın en çok mevsim koşullarından etkilendiği görülmüştür. Öğretmen ve yöneticiler tarafından okul bahçelerinde en çok oyun etkinliğine yer verildiği ve desteklenen gelişim alanının motor gelişim olarak ifade edilmiştir. Bağımsız anaokulu bahçelerinin büyük çoğunluğunda öğrenme merkezlerine yer verilmediği, yer verilen okullarda ise geçici öğrenme merkezleri oluşturulduğu ifade edilmiştir. Öğretmenler okul bahçelerinin tasarımında hareket ihtiyacını karşılayan çocuğun gelişimine uygun tasarım yapılmasını istediklerini ortaya koymuştur.Öğe Okul öncesi dönemdeki çocukların yaşam becerilerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi(Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2023) Uçkun, Zübeyde; Akıncı Coşgun, AyşegülBu araştırmada Aksaray ili merkez ilçelerinde yaşayan okul öncesi dönemdeki çocukların yaşam becerilerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada Nicel Araştırma Desenleri'nden "Tarama Modeli" kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini, 2021-2022 yılında Aksaray ilinde okul öncesi eğitime devam eden çocuklar oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise, Aksaray ili merkez ilçesinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okulöncesi eğitime devam eden 472 okul öncesi çocuğu oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Demografik Bilgi Formu" ve "Okul Öncesi Dönem Yaşam Becerileri Ölçeği" kullanılmıştır. Çocukların demografik bilgilerini belirlemek amacıyla cinsiyet, yaş(ay olarak), ailenin sosyoekonomik özellikleri, çocukların okul öncesi eğitim kurumuna devam etme süresi,anne/baba çalışma durumu, kardeş sayısı, ailenin gelir düzeyi ve anne\baba eğitim durumunu içeren maddelerden oluşan demografik bilgi formu araştırmacı tarafından hazırlanmıştır. "Okul Öncesi Dönem Yaşam Becerileri Ölçeği" Yıldırım (2017) tarafından geliştirilmiş olup, toplam 44 maddeden ve 7 alt faktörden oluşmaktadır. Ölçeğin geneli için Cronbach Alpha değeri ,95'tir. Mevcut çalışmada tekrar yapılan güvenirlik analizi yapılmış ve güvenirlik kat sayısı .94 olarak hesaplanmıştır. Araştırmada elde edilen verilen bilgisayar ortamında SPSS 23 (Statistical PackageforSocialSciences) paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmaya katılan okul öncesi çocukların sosyo-demografik özelliklerinin analizinde tanımlayıcı istatistik metodlarından frekans (f), yüzde (%) değerleri hesaplanmıştır. Bunun yanı sıra çocukların ölçekten aldıkları puanların sosyo-demografik özelliklerine ve ölçek maddelerine verilen cevaplara göre anlamlı farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla t-testi ve Mann Whitney U testi; tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Kruskal Wallis analizleri yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre okul öncesi eğitime devam eden 48-72 aylık çocukların yaşam becerileri düzeyi;baba eğitim düzeyi, anne eğitim düzeyi, baba çalışma, anne çalışma ve okulöncesi eğitime devam etme süresine göreanlamlı düzeyde farklılaşırken; kardeş sayısı,gelir düzeyi, cinsiyet, doğum sırası gibi değişkenlere göre anlamlı şekilde farklılaşmamaktadır. Bu sonuçlardan hareketle araştırmacılara, eğitimcilere ve ebeveynlere çeşitli önerilerde bulunulmuştur.Öğe Okul öncesi öğretmenlerinin okuma yazmaya hazırlık çalışmalarına ilişkin yeterlilik algılarının belirlenmesi(Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2023) Deniz, Kübra; Akıncı Coşgun, AyşegülYapılan araştırmada, Adana ilinde Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde ilkokulların anasınıflarında ve bağımsız anaokullarında görev yapan okul öncesi öğretmenlerinin, okuma yazmaya hazırlık çalışmalarına ilişkin yeterlilik algılarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Bununla birlikte okuma yazmaya hazırlık çalışmalarına ilişkin yeterlilik algılarının öğretmenlerin yaş, mezun olunan okul düzeyi ve mesleki kıdem durumlarına göre değişim gösterip göstermediği incelenmiştir. Araştırmanın çalışma evreni; 2020-2021 eğitim öğretim yılı güz döneminde Adana İli sınırları içerisinde yer alan Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde resmi ve özel anaokullarında ve ilkokullara bağlı ana sınıflarında görev yapan okul öncesi öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini, 2020-2021 eğitim öğretim yılı güz döneminde Adana ili Merkez, Çukurova, Seyhan ve Yüreğir ilçe sınırları içerisinde yer alan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı bağımsız anaokulları ve ilkokullara bağlı ana sınıflarında görev yapan 332 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Verilerin istatistiksel analizinde SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) 23.0 paket programı kullanılmıştır. Kategorik ölçümler sayı ve yüzde olarak, sürekli ölçümler ortalama ve standart sapma (gerekli yerlerde medyan (ortanca) ve minimum-maksimum) olarak özetlenmiştir. Çalışmada yer alan parametrelerin normal dağılım gösterip göstermediğini belirlemede ölçek skorlarının çarpıklık ve basıklık değerlerine bakılmıştır. Normal dağılım gösteren parametrelerde ikili grup analizlerinde bağımsız student t-testi, ikiden fazla grup analizlerinde Oneway ANOVA testi kullanılmıştır. Değişkenlerden ikiden fazla grup olanların gruplar arasındaki farklılığın kaynağını belirlemede Post Hoc testlerinden Tukey testine başvurulmuştur. Ölçekler arasındaki ilişkinin belirlenmesinde Pearson ve Spearman'srho korelasyon testi kullanılmıştır. Tüm testlerde istatistiksel önemlilik düzeyi 0.05 olarak alınmıştır. Araştırmada ana sınıflarında, anaokullarında ve özel okullarda görev alan öğretmenlerin okuma yazmaya hazırlık çalışmalarına ilişkin yeterlilik algılarında öğretmenin yaşının, mesleki kıdeminin anlamlı bir farklılık olmadığı neticesine ulaşılmıştır (P>0.05). Bulgular neticesinde öğretmenlere, araştırmacılara ve velilere önerilerde bulunulmuştur.Öğe Anne babaların çocukların duygularına yönelik inanışları ve duygu sosyalleştirme tepkileri ile çocukların sosyal duygusal iyi oluş ve psikolojik sağlamlıkları arasındaki ilişkinin incelenmesi(Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2023) Aktan, Gülşah; Kılıç, ŞükranBu çalışmada, çocukluk için olumlu ve olumsuz yaşam fırsatlarının en önde belirleyicisi olan anne babaların çocukların duygularına yönelik inanışları ve duygu sosyalleştirme tepkileri ile çocukların sosyal duygusal iyi oluş ve psikolojik sağlamlıkları ile ilişkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini okul öncesi eğitim kurumları ile anasınıflarında eğitim alan 4-6 yaş arasındaki çocukların anne ve babaları oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise Aksaray ilinde, okul öncesi eğitim kurumları ile anasınıflarında eğitim alan 4-6 yaş arasındaki çocukların anne ve babalarından oluşmaktadır. Bu bağlamda araştırmaya 184 anne, 26 baba olmak üzere 210 anne baba katılmıştır. Araştırma grubu seçkisiz olmayan amaçsal örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Araştırmada Anne Babaların Çocukların Duygularına Yönelik İnanışları Ölçeği (ABÇDİÖ), Çocukların Olumsuz Duygularıyla Baş Etme Ölçeği (ÇODBÇÖ), Anne Babaların Çocukların Olumlu Duygularına Yönelik Verdikleri Tepkiler Ölçeği (ABÇODT) ve Okul Öncesi Çocuklar İçin Sosyal Duygusal İyi Oluş ve Psikolojik Sağlamlık Ölçeği (PERİK) kullanılarak nicel araştırma yaklaşımı bağlamında veriler toplanmıştır. Verilerin analizinde bağımsız değişkenlere göre yapılan ikili karşılaştırmalarda bağımsız gruplar t testi ve üç veya daha fazla gruba ilişkin karşılaştırmalar için de One-Way Anova testi kullanılmıştır. Normal dağılım gösteren iki değişkenin karşılaştırıldığı durumlar için de Pearson Correlation testi kullanılmıştır. Bağımsız değişkenlerin bağımlı değişkenler üzerindeki yordayıcılığını tespit etmek amacıyla çok değişkenli çoklu regresyon analizi yapılmıştır. Araştırmada anne babaların çocukların duygularına yönelik inanışları ve duygu sosyalleştirme tepkilerinin çocukların sosyal duygusal iyi oluş ve psikolojik sağlamlığı üzerindeki yordayıcılığı ortaya konulmaya çalışılmıştır. Elde edilen bulgulara göre anne babaların çocukların duygularına yönelik inanışları kapsamında pozitifliğin bedeli alt ölçeğinin, çocukların sosyal duygusal iyi oluş ve psikolojik sağlamlıkları kapsamında yer alan keşfetmekten hoşlanma üzerinde negatif yönde ve anlamlı yordayıcı olduğu sonucu elde edilmiştir. Ayrıca, anne babaların çocukların olumlu duygularına yönelik verdikleri destekleyici duygu sosyalleştirme tepkilerinin, çocukların sosyal duygusal iyi oluş ve psikolojik sağlamlıkları kapsamında yer alan keşfetmekten hoşlanma üzerinde pozitif ve anlamlı yordayıcı olduğu ortaya konulmuştur. Araştırmada, anne babaların çocukların olumsuz duygularına yönelik verdikleri destekleyici duygu sosyalleştirme tepkilerinin, çocukların sosyal duygusal iyi oluş ve psikolojik sağlamlıkları kapsamında yer alan keşfetmekten hoşlanma, öz kontrol/ düşüncelilik ve atılganlık üzerinde pozitif ve anlamlı yordayıcı olduğu da elde edilmiştir. Öte yandan anne babaların çocukların duygularına yönelik inanışları kapsamında özerklik alt ölçeğinin de çocukların sosyal duygusal iyi oluş ve psikolojik sağlamlıkları kapsamında yer alan keşfetmekten hoşlanma üzerinde negatif ve anlamlı bir yordayıcı etkisi olduğu sonucuna erişilmiştir.Öğe Okul öncesi öğretmenlerinin suskunluk düzeyleri ile öz yeterlilikleri arasındaki ilişkisinin incelenmesis(Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2023) Köstekçi, Muhammed; Günindi, YunusBu çalışmanın amacı; Okul Öncesi Öğretmenlerinin Suskunluk Düzeyleri ile Öz Yeterlilikleri arasındaki ilişkisinin incelenmesidir. Çalışma da ilişkisel tarama modeli ve kolayda örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Çalışma Kırşehir İlinde bulunan Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı okul öncesi eğitimi veren 162 okul öncesi öğretmenini kapsamaktadır. Çalışma da Tepe (2011) tarafından geliştirilen okul öncesi öğretmenlerin öz yeterlilik ölçeği kullanılmıştır. Suskunluk düzeylerinin belirlenmesi amacı ile Tepeli (2016) tarafından geliştirilen ölçek kullanılmıştır. Okul öncesi öğretmenlerinin suskunluk düzeyleri ölçeğinden, öz yeterlilik ölçeğinden aldıkları puanlar kullanmışlardır. Çalışma sonucuna göre yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi, mesleki kıdem değişkenleri ile okul öncesi öğretmenlerinin suskunluk düzeyleri ve öz yeterlilikleri ile anlamlı fir farklılık bulunamamıştır. Okul öncesi öğretmenlerinin suskunluk düzeyi ile medeni durum değişkeni arasında yöneticiden çekinme alt boyunda anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Okul öncesi öğretmenlerinin görev yaptığı okuldaki görev süresi değişkeni ile öz yeterlilik ölçeğinin tüm alt boyutlarda anlamlı bir farklılık olduğu belirlenmiştir. Okul öncesi öğretmenlerinin suskunluk ölçeğinin sorunları dile getirmeme alt boyutu ile öz yeterlilik ölçeğinin öğrenme öğretme alt boyutu ile anlamlı bir ilişkisi olduğu belirlenmiştir. Okul öncesi öğretmenlerinin suskunluk düzeylerinin düşük düzeyde bulunması eğitim hayatlarının kaliteli ve nitelikli bir şekilde devam etmesi için çok önemli bir gösterge olarak kabul edilmektedir. Öğretmenlerin yöneticiden çekinmemesi, yönetici ve diğer öğretmenler tarafından dışlanma korkularının olmadan kendilerini ifade etmeleri ve düşüncelerini ve görüşlerini belirtmeleri eğitim kalitesinin artması için önemli bir gelişmedir. Okul öncesi öğretmenlerinin öz yeterliliklerine ait sonuçların öğretmenlerin öz yeterliliklerinin yüksek düzeyde olduklarını göstermiştir. Okul öncesi öğretmenlerinin öz yeterliliklerinin yüksek olması öğrenme ve öğretme süreçlerindeki performansların artmasını sağlayacaktır. Aynı şekilde planlama, aile katılımları, öğrenme ortamlarını düzenleme ve süreç yönetimi ile alakalı eğitim süreçlerinin tamamında kendilerini yeterli görmeleri eğitimin kalitesinin artması ve okul öncesi dönemindeki çocukların kaliteli ve nitelikli bir eğitim almaları açısından oldukça önemlidir.Öğe Okul öncesi dönemdeki çocuklar için hazırlanmış resimli çocuk kitaplarının sürdürülebilir kalkınma amaçları açısından incelenmesi(Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2023) Güngör, Zeynep; Günindi, YunusOkul öncesi çocuklarına yönelik basılan resimli çocuk kitaplarında, United Nations Development Programme-UNDP (Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı) tarafından belirlenen sürdürülebilir kalkınma amaçlarını içerme durumlarını araştırmayı hedefleyen bu çalışmada resimli çocuk kitaplarının doğasını betimlemek için doküman analizi yönteminden yararlanılmıştır. Okul öncesi çocuklarına yönelik basılmış 100 adet resimli çocuk kitabı araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan "Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ve Hedefleri Formu" kullanılmıştır. İncelenen kitaplar sürdürülebilir kalkınmanın Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen 17 amacı ve bu amaçların altında yer alan 169 hedefe göre analiz edilmiştir. Bu analiz sonucunda incelenen kitapların 42 tanesinde amaçlar ve hedeflerle ilgili bulguya ulaşılmıştır. Bulguya rastlanan 42 kitapta sürdürülebilir kalkınmanın 17 amacından sadece 11 tanesiyle ilgili bulgu bulunurken 6 amaçla ilgili herhangi bir veri elde edilememiştir. 17 Amaç arasından en çok "Karasal Yaşam" ve "Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar" maddeleriyle ilgili bulguya rastlanmıştır. Bu iki maddede ki bulgular ise incelenen 100 kitabın 15 tanesinde yer almaktadır. Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları altında 169 hedef bulunmaktadır. Yapılan analizde bu hedeflerden sadece 24 tanesiyle ilgili bulgu elde edilmiştir. 169 hedef arasından en çok "Güvenli ve kapsayıcı yeşil alanlara ve kamusal alanlara erişimin sağlanması" maddesiyle ilgili bulguya ulaşılmıştır. Bu madde incelenen kitapların 15 tanesinde geçmektedir. Çocuklara sürdürülebilir kalkınma amaçlarını kitaplarla kazandırmak için yayınevleri sürdürülebilir kalkınma amaçlarını içeren kitapların basımı konusunda çalışmalar yapabilir. Ebeveynler ve okul öncesi öğretmenleri sürdürülebilir kalkınma amaçları hakkında bilgi edinip, bu içeriklere sahip kitapları satın almayı tercih edebilirler.Öğe Geleneksel çocuk oyunlarının 60-72 aylık çocukların sosyal becerilerine etkisinin incelenmesi(Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2023) Altın, Serkan; Günindi, YunusBu çalışmanın amacı; geleneksel çocuk oyunlarının 60-72 aylık okul öncesi dönem çocukların sosyal becerilerine etkisini ortaya koymaktır. Aksaray Merkez'deki anaokullarında okul öncesi eğitimine devam eden 60-72 aylık çocuklar, evren olarak belirlenmiştir. Çalışma gurubu ise Aksaray merkezde okul öncesi eğitimlerine devam eden 4 farklı Anaokulundan 68 çocuktan oluşmaktadır. Çocuklarla oynanan geleneksel çocuk oyunlarının etkisini ortaya çıkarmak amaçlı nicel veri toplama araçları kullanılmış ve araştırma yarı deneysel desende oluşturulmuştur. Evren, çalışmanın odaklandığı genel grup veya popülasyonu temsil eder. Bu araştırmada veri toplama aracı olarak Ömeroğlu ve ark. (2014) tarafından geliştirilen okul öncesi sosyal beceri değerlendirme ölçeği-OSBED öğretmen formu kullanılmıştır. Verilerin analizinden önce dağılımı Kolmogorov Smirnov testi ile ölçülmüş ve verilerin dağılım göstermediği sonucuna ulaşılmıştır. Bunun için ikili gurup karşılaştırmaları için Mann-Whitney U- Testi kullanılmış, gurupların zaman aralıklı ölçümlerini karşılaştırmak için ise Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre elde edilen veriler geleneksel çocuk oyunları etkinliğine katılan çocukların ön test son test sonuçlarına göre sosyal beceri düzeyleri deney gurubu lehine anlamlı farklılık göstermiştir. Cinsiyet değişkenine göre ön test son test puanları arasında anlamlı farklılık yoktur. Kontrol gurubu olup okul öncesi eğitim programına devam eden çocukların ön test son test puanları arasında anlamlı farklılık çıkmıştır. Sonuç olarak, bu çalışma geleneksel çocuk oyunlarının deney ve kontrol grubu olarak ayrılmış 60-72 aylık okul öncesi dönem çocuklarının sosyal becerileri üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olduğunu göstermiştir. Bu bulgular, geleneksel çocuk oyunların çocukların sosyal gelişimine olumlu katkılar sağladığını ve bu becerilerin geliştirilmesinde önemli bir rol oynadığını göstermektedir. Bu açıdan geleneksel çocuk oyunları eğitim programlarında daha planlı bir şekilde yer verilmesi sosyal uyumu daha güçlü bir toplumun oluşmasına katkı sağlayacaktır.Öğe Okul öncesi dönemdeki çocukların yürütücü işlev becerilerinin desteklenmesine ilişkin Öz Yeterlik İnançları Ölçeği'nin geliştirilmesi(Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2023) Yıldırım, Mevlüde; Ertürk Kara, Hatice GözdeBu araştırmada, Okul Öncesi Dönemdeki Çocukların Yürütücü İşlev Becerilerinin Desteklenmesine İlişkin Öz Yeterlik İnançları Ölçeği-Öğretmen Formu'nun (YİBDÖ-Ö) geliştirilmesi amaçlanmıştır. Tarama modeline uygun olarak yürütülen araştırmanın örneklemini Ankara'daki okul öncesi eğitim kurumlarında çalışan toplam 600 öğretmen oluşturmuştur. Araştırmanın verileri, SPSS 25 ve AMOS 21 programları kullanılarak, nicel analiz yöntemleri ile değerlendirilmiştir. Yapı (kavram) geçerliğine ilişkin bulgular açımlayıcı faktör analizi (AFA) ve doğrulayıcı faktör analizi (DFA) yapılarak tespit edilmiştir. Ayrıca verilerin normal dağılım gösterip göstermediği çarpıklık ve basıklık değerleri üzerinden kontrol edilmiştir. Güvenirliğe ilişkin bulgular ise Cronbach Alpha güvenirlik analizi, madde-toplam puan korelasyonu ve madde-kalan korelasyonu kullanılarak tespit edilmiştir. Ayrıca ayırt edicilik testi için ilişkisiz örneklemler (bağımsız gruplar) t-testine başvurulmuştur. Analizlerin tamamı %95 güven aralığında ve p<0,05 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir. AFA sonucunda, ölçeğin tek boyutlu bir yapı gösteren toplam 25 madde ile açıkladığı toplam varyans %59,207 olarak bulunmuştur. Ayrıca, yapılan DFA ile uyum indeksleri CMIN/Sd=2,324; GFI=0,915; NFI=0,905; CFI=0,943; IFI=0,943; TLI=0,933 ve RMSEA=0,065 olarak bulunmuş ve ölçeğin AFA ile elde edilen yapıyı doğruladığına ve uyum indeksleri bakımından geçerlik şartlarını sağladığına karar verilmiştir. Öte yandan Cronbach Alpha güvenirlik katsayısı ?=0,971 olarak bulunmuştur. Ölçeğin, madde-toplam puan korelasyonu, madde-kalan korelasyonu ve ayırt edicilik yönünden de güvenilir özellikler gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Sonuç olarak, Okul Öncesi Dönemdeki Çocukların Yürütücü İşlev Becerilerinin Desteklenmesine İlişkin Öz Yeterlik İnançları Ölçeği-Öğretmen Formu (YİBDÖZ-Ö), bu kapsamda yapılacak ölçme çalışmalarında kullanılabilecek, 4'lü Likert tipteki toplam 25 maddeden oluşan, geçerli ve güvenilir bir ölçek özelliği göstermektedir. Araştırmaya katılan okul öncesi eğitimi öğretmenlerinin YİBDÖZ-Ö'den aldıkları puanlar 36-100 arasında değişmiş ve ortalaması 75,64±17,02 olarak tespit edilmiştir. Öğretmenlerin öz yeterlik düzeylerinin iyi düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca, öğretmenlerin öz yeterlik düzeylerinin cinsiyete, yaşa, çalışılan okul türüne, okulun bulunduğu yere, mesleki deneyime, alınan hizmet içi eğitim sayısına ve sınıftaki çocuk sayısına göre anlamlı farklılık gösterdiği; ancak sınıftaki çocukların yaş grubuna göre anlamlı farklılık göstermediği bulgularına ulaşılmıştır.Öğe Okul Öncesi Durumsal Öz Düzenleme Programı (PRSIST) çerçevesinde gerçekleştirilen online eğitimin okul öncesi öğretmenlerinin öz düzenlemeye dair bilgi, inanç ve becerilerine etkisinin değerlendirilmesi(Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2023) Atmaca, Betül; Ertürk Kara, Hatice GözdeBu araştırmada, Okul Öncesi Durumsal Öz Düzenleme Programı (PRSIST) çerçevesinde gerçekleştirilen online öğretmen eğitiminin, okul öncesi eğitimi öğretmenlerinin öz düzenleme becerilerine dair bilgi, inanç ve becerileri üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırma, 2021-2022 eğitim öğretim yılında Aksaray'ın resmi bir anaokulunda çalışan 5 okul öncesi öğretmeni ile yapılmıştır. Nitel yöntemde gerçekleştirilen araştırmanın ilk aşamasında Avustralya'da eğitim kurumlarında uygulanan PRSIST programının Türkçe çevirisi ve uyarlaması yapılmış daha sonra öğretmen ihtiyaç değerlendirme analizi yapılmıştır. Programın uygulama ve değerlendirmesinin gerçekleştirildiği ikinci aşamada ise program etkisinin değerlendirilmesi durum çalışması yönteminde tasarlanmıştır. Veri toplama araçları olarak araştırmacılar tarafından geliştirilen Öz Düzenlemenin Desteklenmesi Konusunda Öğretmen İhtiyaçları Belirleme Formu, Okul Öncesi Eğitimi Öğretmenleri İçin Öz Düzenleme Becerileri Görüş Formu, Yansıtıcı Günlük, Öz Düzenleme Becerilerine İlişkin Öğretmen Performansı Değerlendirme Formu, Okul Öncesi Durumsal Öz Düzenleme Programı (PRSIST) Çerçevesinde Gerçekleştirilen Online Öğretmen Eğitimi- Öğretmen Görüş Formu kullanılmıştır. Araştırmada, PRSIST programını 5 hafta boyunca 120 dakikalık oturumlar halinde haftada 1 gün uygulamıştır. Verilerin analizinde tematik analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonunda, online eğitimin öğretmenlerin öz düzenleme becerilerine dair bilgi, inanç ve becerileri üzerinde olumlu katkıları olduğu belirlenmiştir. Araştırma sonuçları ışığında; PRSIST çerçevesinde gerçekleştirilen online eğitimin öğretmenlerin öz düzenleme becerilerine ilişkin bilgi, inanç ve becerilerini desteklemek amacıyla kullanımın yaygınlaştırılması önerilebilir.Öğe Okul öncesi öğretmenlerinin oyun öğretimine ilişkin öz-yeterliklerinin incelenmesi (Gaziantep ili örneği)(Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2023) Gemici, Ayşen; Günindi, YunusAraştırmada, Gaziantep ili merkez ilçelerde görev yapan okul öncesi öğretmenlerinin oyun öğretimine ilişkin öz-yeterliklerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda okul öncesi öğretmenlerinin oyun öğretimini planlama, uygulama, değerlendirme ve mesleki alt boyutlara ilişkin öz-yeterliklerini incelemektir. Çalışmada ayrıca ankete katılan okul öncesi öğretmenlerinin; cinsiyet, yaş, öğrenim durumu, kadro durumu, kıdem yılı, görev yaptığı kurum, çalıştığı çocuk yaş grubu, sınıf mevcudu, stajyer öğrenci olup olmaması değişkenlerine göre, oyun öğretimindeki öz-yeterlikleri incelenmiştir. Okul öncesi öğretmenlerinin oyun öğretimine ilişkin öz-yeterliklerinin incelenmesi için yapılan bu çalışmada tarama modeli kullanılmıştır. Çalışma gurubunu; 2021-2022 yılında Gaziantep merkez ilçelerde görev yapan okul öncesi öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmaya, Gaziantep merkez ilçelerde Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı bağımsız anaokulları ile ilköğretime bağlı anasınıflarında çalışan 145 okul öncesi öğretmeni katılmıştır. Veri toplama aracı olarak; öğretmenlerin öz-yeterlik düzeylerini incelemek için geliştirilen 'Kişisel Bilgi Formu' ve Kadim (2012) tarafından geliştirilmiş 'Okul Öncesi Dönemde Oyun Öğretimi Öz-yeterlik Anketi' kullanılmıştır. Analizlerde normallik testi sonucu kolmogorov-smirnov testi uygulanmıştır. Verilerin normal dağılmamasından dolayı ikili gruplar arasındaki karşılaştırmalarda Mann-Whitney U testi, üç ya da daha fazla gruplar arasındaki karşılaştırmalarda Kruskall Wallis H Testi kullanılmıştır. Çalışmada elde edilen veriler SPSS 22 paket programı aracılığı ile analiz edilmiştir. Araştırmaya göre; okul öncesi öğretmenlerin oyun öğretimine ilişkin öz-yeterlikleri kıdem değişkenine göre mesleki kıdemi daha fazla olan öğretmenlerin lehine,Araştırmada, Gaziantep ili merkez ilçelerde görev yapan okul öncesi öğretmenlerinin oyun öğretimine ilişkin öz-yeterliklerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda okul öncesi öğretmenlerinin oyun öğretimini planlama, uygulama, değerlendirme ve mesleki alt boyutlara ilişkin öz-yeterliklerini incelemektir. Çalışmada ayrıca ankete katılan okul öncesi öğretmenlerinin; cinsiyet, yaş, öğrenim durumu, kadro durumu, kıdem yılı, görev yaptığı kurum, çalıştığı çocuk yaş grubu, sınıf mevcudu, stajyer öğrenci olup olmaması değişkenlerine göre, oyun öğretimindeki öz-yeterlikleri incelenmiştir. Okul öncesi öğretmenlerinin oyun öğretimine ilişkin öz-yeterliklerinin incelenmesi için yapılan bu çalışmada tarama modeli kullanılmıştır. Çalışma gurubunu; 2021-2022 yılında Gaziantep merkez ilçelerde görev yapan okul öncesi öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmaya, Gaziantep merkez ilçelerde Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı bağımsız anaokulları ile ilköğretime bağlı anasınıflarında çalışan 145 okul öncesi öğretmeni katılmıştır. Veri toplama aracı olarak; öğretmenlerin öz-yeterlik düzeylerini incelemek için geliştirilen 'Kişisel Bilgi Formu' ve Kadim (2012) tarafından geliştirilmiş 'Okul Öncesi Dönemde Oyun Öğretimi Öz-yeterlik Anketi' kullanılmıştır. Analizlerde normallik testi sonucu kolmogorov-smirnov testi uygulanmıştır. Verilerin normal dağılmamasından dolayı ikili gruplar arasındaki karşılaştırmalarda Mann-Whitney U testi, üç ya da daha fazla gruplar arasındaki karşılaştırmalarda Kruskall Wallis H Testi kullanılmıştır. Çalışmada elde edilen veriler SPSS 22 paket programı aracılığı ile analiz edilmiştir. Araştırmaya göre; okul öncesi öğretmenlerin oyun öğretimine ilişkin öz-yeterlikleri kıdem değişkenine göre mesleki kıdemi daha fazla olan öğretmenlerin lehine, mezun olunan okul türüne göre ön lisans mezunlarının lehine, kadro durumuna göre ücretli öğretmenlerin lehine anlamlı farklılık görülmüştür. Okul öncesi öğretmenlerin oyun öğretimine ilişkin öz-yeterliklerinde; yaş, cinsiyet, eğitim durumu, çocuk yaş grubu, çalışılan kurum türü, sınıf mevcudu ve stajyer öğrenci değişkenlerine göre anlamlı farklılık bulunamamıştır. mezun olunan okul türüne göre ön lisans mezunlarının lehine, kadro durumuna göre ücretli öğretmenlerin lehine anlamlı farklılık görülmüştür. Okul öncesi öğretmenlerin oyun öğretimine ilişkin öz-yeterliklerinde; yaş, cinsiyet, eğitim durumu, çocuk yaş grubu, çalışılan kurum türü, sınıf mevcudu ve stajyer öğrenci değişkenlerine göre anlamlı farklılık bulunamamıştır.Öğe 2012-2022 yılları arasında erken okuryazarlık ile ilgili yapılmış lisansüstü tezlerin incelenmesi(Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2023) Tozan, Rukiye Mine; Günindi, YunusBu çalışma, 2012-2022 yılları arasında Türkiye'de erken okuryazarlık alanında yapılmış lisansüstü tezleri çeşitli başlıklar altında incelemek ve ulusal literatürde ne boyutta olduğunu belirlemek amacı ile yapılmıştır. Çalışmada nitel verilere dayalı doküman incelemesi modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemi amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme ile belirlenmiştir. Araştırmanın örneklemini Yüksek Öğretim Kurulu'nun (YÖK) Ulusal Tez Merkezi'nde erken okuryazarlık anahtar sözcüğü kullanılarak tez adında bu kavramın kullanıldığı 44 lisansüstü tez oluşturmaktadır. 44 lisansüstü tezden 33'ü yüksek lisans, 11'i doktora tezidir. YÖK Ulusal Tez Merkez'inde ulaşılan 2012-2022 yılları arasında en fazla lisansüstü tezin 2021 yılında yapıldığı, yine aynı yıllar içinde erken okuryazarlık ile ilgili yapılan lisansüstü tezlerin 15 üniversiteye ait olduğu görülmüştür. Erken okuryazarlık ile ilgili lisansüstü tezlerin büyük çoğunluğunun yüksek lisans düzeyinde yapıldığı ve doktora düzeyindeki tez çalışmalarının daha az olduğu belirlenmiştir. İncelenen tezler eşit frekans sayıları ile en fazla eğitim bilimleri ve sosyal bilimler enstitülerinde ve yine eşit frekans sayıları ile en fazla çocuk gelişimi ve eğitimi ile temel eğitim anabilim dallarında yapılmıştır. İncelenen tezlerde araştırmacıların cinsiyetlerinin çoğunlukla kadın olduğu, çalışılan örneklem dağılımında en çok öğrencilerle çalışıldığı, tezlerde en çok kullanılan araştırma deseninin tarama olduğu ve tezlerde en çok nicel yöntem kullanıldığı tespit edilmiştir. Ele alınan lisansüstü tezlerde veri toplama araçlarının ve araştırma başlıklarının dağılımları incelendiğinde veri toplama aracı olarak en fazla ölçek kullanıldığı, araştırma başlığı olarak da erken okuryazarlık becerilerinin çeşitli değişkenler ile ilişkilerinin incelendiği görülmüştür.Öğe Okul öncesi eğitim kurumuna devam eden 5 yaş grubu çocuklara uygulanan STEM eğitim programının ekolojik ayak izi farkındalığına etkisi(Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2021) Ünlü, Ayşe Beyza; Günindi, YunusBu çalışmanın amacı; okul öncesi dönem çocuklarda ekolojik ayak izi farkındalığı kazanmada STEM eğitiminin etkililiğini ortaya koymaktır. Araştırmanın çalışma grubu seçkisiz olmayan örnekleme yöntemlerinden uygunluk ölçütüne göre yanlı atanmıştır. Çalışma araştırmacının çalıştığı Konya İli kırsalında bulunan bir ilkokula bağlı anasınıfında öğrenim gören 23 çocuktan oluşmaktadır. Çocukların aldıkları STEM eğitiminin etkililiğini ortaya koymak amacıyla nicel veriler toplanmış ve araştırma yarı deneysel desende yapılandırılmıştır. Araştırma verilerini toplamak için Cevher-Kalburan ve Güngör (2018) tarafından geliştirilen 60-72 Aylık Çocuklar için Ekolojik Ayak izi Farkındalık Ölçeği (EKAY-Ö) kullanılmıştır. Verilerin analizi yapılırken, değişkenler normal dağılım varsayımını karşılanmadığından deney grubu ve kontrol grubu verileri ikili grup karşılaştırmaları için Mann-Whitney U-Testi, grup içi ön test-son test verileri için Wılcoxon işaretli sıralar testi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen verilerde deney grubunun ön test/ son test sonuçlarına göre çocukların ekolojik ayak izi farkındalık düzeyleri STEM eğitiminden sonra deney grubu lehinde anlamlı düzeyde farklılık göstermiştir. Deney grubu çocukların EKAY-Ö puanları cinsiyet değişkenine göre farklılık göstermemektedir. Kontrol grubunda STEM eğitim programı almayan, kendi sınıf içi etkilik planları uygulanan çocuklarda ise ön test/son test EKAY-Ö puanlarında anlamlı bir artış tespit edilmemiştir. Bu çalışma sonucunda ekolojik ayak izi farkındalığı kazanmada okul öncesi dönem çocuklarına uygulanan STEM eğitim programının etkili olduğu ortaya çıkmıştır. 21. yüz yıl çocuklarının erken yaşta doğaya karşı duyarlı, koruyucu ve doğa sorunlarına çözüm arayan becerilerinin gelişmesi disiplinler arası çağdaş bir eğitim yaklaşımı olan STEM ile sağlanabilir. Çocukların bu dönemde problem çözme, yaratıcılık, eleştirel düşünme, girişimcilik gibi bir dünya vatandaşının sahip olması gereken becerileri edinebilmesi için gelişime uygun programlar geliştirilmeli ve okul öncesi öğretmenleri tarafından eğitim programlarına dahil edilmelidir.Öğe Okul öncesi öğretmenlerinin çocuk ihmal ve istismarını tanıma durumlarının demografik değişkenler açısından incelenmesi(Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2022) Çiftçi, Emine; Akıncı Coşgun, AyşegülBu araştırma, okul öncesi öğretmenlerinin çocuk ihmal ve istismarını tanıma durumlarının demografik değişkenler açısından incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada, okul öncesi öğretmenlerinin çocuk ihmal ve istismarını tanıma durumları öğretmenlerin cinsiyetine, yaşına, medeni durumuna, çocuk sahibi olup olmaması, mesleki kıdemi, hizmet içi eğitim alıp almama, lisans eğitimlerinde çocuk ihmal ve istismarına yönelik ders alıp almama ve öğretmenlerin ölçekten aldıkları puanlara göre değişiklik gösterip göstermediği incelenmiştir. Araştırma genel taramam modeli desende bir çalışma olup örneklemi, 2020-2021 eğitim öğretim yılında Konya il merkezi Meram, Selçuklu ve Karatay ilçesinde bağımsız anaokulu ve anasınıflarında görev yapmakta olan 341 okul öncesi öğretmenleri oluşturmaktadır. Okul öncesi öğretmenlerinin olası çocuk ihmal ve istismarı belirtilerini farkındalığını ortaya koymak amacıyla Çırak Karadağ, Sönmez, ve Dereobalı (2014) tarafından geliştirilen "Çocuk İhmal ve İstismar Belirtileri Ölçeği" kullanılmıştır. Öğretmene ait demografik bilgiler, araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formları aracılığıyla elde edilmiştir. Elde edilen verilerin analizinde, IBM SPSS 26.0 (IBM Corp., 2019) programından yararlanılmıştır. Bulguların analizi yapılırken, demofrafik bilgilerini belirlemek için frekans ve yüzdelikleri hesaplanmıştır. Değişkenlerin normal dağılım varsayımını karşılanmadığından ikili grup karşılaştırmaları için Mann-Whitney U-Testi, değişkenlerin normal dağılım varsayımının karşılandığı gruplarda ise tek yönlü varyans analizi (ANOVA) testleri kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda, okul öncesi öğretmenlerinin çocuk ihmal ve istismarını tanıma durumlarının cinsiyet, medeni durum, çocuk sahibi olup olmaması, çocuk sayısı, mesleki kıdem değişkeni açısından anlamlı bir fark olmadığı bulunmuştur. Ayrıca yaşı, hizmet içi eğitim alıp almama, lisans eğitimleri süresinde ders alıp almama değişkenine göre farklılaştığı ve öğretmenlerin ölçekten aldığı puanlar sonucunda ihmal ve istismarı tanıma durumlarının yüksek olduğu araştırma bulguları arasındadır.Öğe Okul öncesi eğitimi öğretmenlerinin öz düzenleme becerilerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi(Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2022) Elma, Yusuf Ertan; Ertürk Kara, Hatice GözdeAraştırmada, okul öncesi eğitimi öğretmenlerinin öz düzenleme becerilerinin çeşitli değişkenler (cinsiyet, okulların bulunduğu yerleşim birimi, okulların bulunduğu bölgenin sosyo-ekonomik düzeyi, çalıştıkları okul türü, sınıflarındaki ikili eğitim durumu, mesleki deneyim, yaş, sınıflarındaki çocuk sayısı ve yaş grubu, öğrenim durumları ve katıldıkları hizmet içi eğitim sayısı) açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma betimsel tarama modelindedir. Araştırmanın evrenini Batman ilinde okul öncesi eğitim kurumlarında çalışan okul öncesi eğitimi öğretmenleri oluştururken, örneklemini Batman il ve ilçelerinde okul öncesi eğitim kurumlarında çalışan 239 okul öncesi eğitimi öğretmeni oluşturmaktadır. Örneklemin belirlenmesinde kolay ulaşılabilir durum örneklemesi kullanılmıştır. Araştırma verilerinin toplanmasında okul öncesi eğitimi öğretmenlerinin öz düzenleme becerilerinin değerlendirilmesi amacıyla "Öğretmen Öz Düzenleme Ölçeği (TSRS)" ve öğretmene, okula ve çocuğa ait çeşitli özelliklerinin belirlenmesi amacıyla" Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Verilerin analizinde non parametrik testler kullanılmıştır. Gruplara ait sonuçlar arası farkın önemli olup olmadığının ortaya konması amacıyla etki büyüklüğü hesaplanmıştır. Araştırma sonucunda okul öncesi eğitimi öğretmenlerinin Öğretmen Öz Düzenleme Ölçeği toplam puan ortalamasının yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ölçeğin alt boyutları puan ortalamaları ise; hedef belirleme, içsel ilgi, yardım alma, içsel hedef, öz yönlendirme, duygusal kontrol, öz değerlendirme ve öz tepki alt boyutlarında yüksek, dışsal hedef alt boyutunda ise orta düzeydedir. Öğretmenlerin öz düzenleme beceri düzeyleri toplam puanlarında cinsiyet, okul türü ve öğretmenlerin aldıkları hizmet içi eğitim sayısı değişkenlerine göre anlamlı farklılık bulunurken; sosyo-ekonomik düzey, okulun bulunduğu yerleşim birimi, öğretmenlerin yaşı, çocukların yaşı, sınıftaki çocuk sayısı, sınıfta ikili eğitim yapılma durumu, öğretmenlerin öğrenim durumu ve mesleki deneyim değişkenleri anlamlı bir farklılık yaratmamıştır. Öğretmenlerin cinsiyetinin içsel ilgi, içsel hedef ve yardım alma boyutlarında; çocukların yaşlarının, öğretmenlerin yaşlarının, okulun bulunduğu yerleşim biriminin, okul türlerinin ve öğretmenlerin mesleki deneyimlerinin duygusal kontrol alt boyutunda; öğretmenlerin yaşının öz değerlendirme alt boyutunda; sınıftaki çocuk sayısı ile alınan hizmet içi eğitim sayısının hedef belirleme alt boyutunda; sınıftaki çocuk sayısının öz tepki alt boyutunda ve alınan hizmet içi eğitim sayısının öz değerlendirme alt boyutunda anlamlı etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Öğretmen Öz Düzenleme Ölçeği alt boyutları puan ortalamaları üzerinde sınıfta ikili eğitim yapılma durumu, okulun bulunduğu bölgenin sosyo-ekonomik düzeyi ve öğretmenlerin öğrenim durumu değişkenlerinin anlamlı bir etkisi bulunmamıştır. Araştırma sonucunda, okul öncesi eğitimi öğretmenlerinin öz düzenleme becerileri kapsamında ele alınan çeşitli becerilerinin desteklenmesi gerekliliği ortaya konmuştur. Bununla beraber, öz düzenleme becerileri üzerinde etkili olan çeşitli değişkenler üzerine elde edilen sonuçlara yönelik öneriler sunulmuştur.Öğe Anne babaların okul öncesi dönemde çocukların riskli oyunlarına izin vermeleri ile çocuğun problem davranışları ve sosyal becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi(Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2021) Elmallı, Ümmü Gül; Kılıç, ŞükranRiskli oyun, okul öncesi dönemdeki çocukların birçok gelişim alanına katkı sağlayan bir oyun türüdür. Yurt dışında riskli oyun konusunda yapılan araştırmalar mevcuttur. Ancak ülkemizde bu alandaki araştırmaların sınırlı sayıda olduğu görülmüştür. Yapılan araştırma, riskli oyun alanındaki çalışmalara katkı sağlayabilmesi açısından ve ebeveynlerin riskli oyunlara izin verme düzeylerinin çocuklarının sosyal beceri ve problem davranışları ile ilişkisinin yordanabilmesi açısından önemlidir. Bu bağlamda tezin amacı, okul öncesi eğitime devam eden çocukların ebeveynlerinin riskli oyunlara izin verme düzeylerinin çocukların sosyal becerilerini ve problem davranışlarını yordayıp yordamadığının incelenmesidir. Betimsel ve ilişkisel tarama modelinin kullanıldığı bu araştırmanın çalışma grubunu, İstanbul ili Sultangazi ilçesinde bulunan devlete bağlı bağımsız anaokulları ve ilkokula bağlı anasınıflarında okul öncesinde öğrenim gören 48-66 Aylık normal gelişim gösteren 253 okul öncesi dönem çocuğu ve çocukların ebeveynleri oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında veri toplama aracı olarak; Riskli Oyunlara İzin Verme Ölçeği ve Anasınıfı ve Anaokulu Davranış Ölçeğinin iki alt ölçeği olan Sosyal Beceri Ölçeği ve Problem Davranış Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre; annelerin riskli oyunlara babalardan daha yüksek düzeyde, yükseköğretim mezunu ebeveynlerin de ilköğretim mezunu ebeveynlere oranla riskli oyunlara daha yüksek düzeyde izin verdiği araştırmanın bulgularındandır. Çocukların cinsiyetine ile ebeveynlerin riskli oyunlara izin verme düzeyleri arasında anlamlı farklılığa ulaşılamamıştır. Sosyal beceri düzeylerinde kız çocuklar ve yükseköğretim mezunu ebeveynler lehine; problem davranışlarında ise erkek çocuklar ve ilköğretim mezunu ebeveynler lehine anlamlı farklılığa ulaşılmıştır. Çocukların sosyal becerilerinin ve problem davranışlarının ebeveynlerin riskli oyunlara izin verme düzeylerini yordadığı ve ebeveynlerin riskli oyunlara izin verme düzeyleri ile sosyal beceri arasında pozitif, problem davranış ile arasında negatif bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Öğe İlk okuma yazma öğretim sürecinde serbest el etkileşimli teknolojilerin kullanılabilirliğinin sınıf öğretmeni ve alan uzmanı görüşlerine göre incelenmesi(Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2020) Yüksel Özkaya, Halime; Çakıroğlu, AhmetSerbest el etkileşimli teknolojiler (SET) insan el ve vücut hareketlerinin sensörler aracılığı ile temassız bir biçimde uzaktan algılanıp yorumlanmasına dayalı çalışan teknolojilerdir. Bu araştırmada serbest el etkileşimli teknolojilerden Leap Motion ve Kinect sensörünün ilk okuma yazma öğretim sürecinde kullanılabilirliğinin sınıf öğretmeni ve alan uzmanı görüşlerine göre incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması ile desenlenmiştir. Çalışma grubunu Aksaray İl'inde 5 farklı ilkokulda sınıf öğretmeni olarak görev yapan 51 sınıf öğretmeni ile farklı üniversitelerde görev yapan 4 eğitim teknolojileri alan uzmanı ve 13 sınıf öğretmenliği eğitimi alan uzmanı oluşturmuştur. 2019-2020 eğitim-öğretim yılında güz dönemi sonunda ve bahar dönemi başında 1 saat teorik sunum ve 1 saat uygulama olacak şekilde her okulda ayrı ayrı SET tanıtım seminerleri düzenlenmiştir. SET'in kullanımına ilişkin örnek uygulama ve oyunlar katılımcılar ile birlikte denenmiş ve uygulanmıştır. Seminerler sonunda daha önceden hazırlanmış 11 maddelik yarı yapılandırılmış sınıf öğretmeni görüşme formu, 8 maddelik sınıf öğretmenliği eğitim alan uzmanı görüşme formu ve 5 maddelik eğitim teknolojileri alan uzmanı görüşme formları ile katılımcıların görüşleri alınmıştır. Çalışma sonunda öğretmenlerin büyük bir çoğunluğu ile alan uzmanlarının tamamı SET'i eğitim ortamları için gerekli ve faydalı bulduklarını ifade etmiştir. İlk okuma yazma öğretim sürecinin ses temelli cümle yönteminin ilk aşamasında teknolojinin uygulanabilirliği konusunda katılımcılar ve uzmanların hemfikir olduğu gözlenmiştir. SET'in ilk okuma yazma öğretimi sürecinin ilerleyen aşamalarında kullanımının zor ve gereksiz olduğu katılımcılar tarafından belirtilmiştir. Ayrıca bütün katılımcılar okullarda SET'in kullanımı için özel bir sınıfın oluşturulması gerekliliğini vurgulamıştır. Sınıf öğretmenliği eğitimi alan uzmanları SET'in özel gereksinimli ve öğrenme güçlüğü olan öğrencilerinin eğitiminde etkili olacağı konusunda ortak görüş bildirmiştir. Araştırma sonunda SET'in yazılım ve dijital içeriğinin Türkçe ilk okuma yazma öğretim programına uygun hale getirildiğinde bütün okullarda etkili kullanılabileceği ancak verimlilik konusunda teknolojinin geliştirilmesi gerekliliği görüşü ortaya çıkmıştır.Öğe İlkokul öğrencilerinin bitki farkındalıklarının incelenmesi(Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2019) Durdu, Gözde; Balcı, sibelBu çalışma, ilkokul öğrencilerinin bitki farkındalığı ile ilgili bilişsel seviyelerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Bu bağlamda, çalışma grubu, 2017-2018 Eğitim-Öğretim yılında Güneydoğu Anadolu Bölgesinin bir ilçesinde okuyan seksen dört öğrenciden oluşmaktadır. Bu araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden biri olan fenomenolojik tasarım ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri çiz ve anlat tekniği ve yarı yapılandırılmış görüşmelerle toplanmıştır. Analiz sonuçlarına göre, abiyotik, biyotik ve yapay faktörlerden oluşan üç tema altında doksan sekiz farklı kod belirlenmiştir. Abiyotik faktörlerle ilgili on beş kod, biyotik faktörlerle ilgili altmış bir kod ve yapay faktörlerle ilgili yirmi iki kod bulunmaktadır. Uygulama sırasında öğrencilerden yaşam alanları hakkında bir resim çizmeleri ve çizdiklerini anlatmaları istenmiştir. Çizim sürecini tamamladıktan sonra, öğrencilere bu konuda on bir soru sorulmuştur. Verilerin analizinde kullanılan Ki-Kare Bağımsızlık testine göre öğrencilerin bitki farkındalığı ile cinsiyet, sınıf düzeyi, fen dersleri alıp almamaları arasında anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür.
- «
- 1 (current)
- 2
- 3
- »