Tez Koleksiyonu
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe Örgütsel bağlılık ve sanal kaytarma arasındaki ilişkide örgütsel sinizmin rolü(Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2024) Atıcı, Elif; İçerli, LeylaSanal kaytarma, çalışanların iş saatleri içerisinde işleriyle ilgili olmayan faaliyetlerle (sosyal medya kullanımı, internet üzerinden alışveriş, oyun oynama vb.) meşgul olmaları olarak tanımlanmaktadır. Bu durumun, günümüzde internet kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte iş yerlerinde sıkça karşılaşılan bir problem haline geldiği iddia edilmektedir. Çalışanların görevlerine yeterince odaklanmamaları ve iş disiplininden sapmaları, iş verimliliğinde ve örgütsel bağlılıkta olumsuz sonuçların kaynağı olabilmektedir. Örgütsel sinizm, sanal kaytarma ve örgütsel bağlılık arasındaki ilişkide aracı rol oynayabilir. Sinik çalışanlar, örgüte karşı olumsuz duygularını internet üzerinden iş dışı aktivitelere yönelerek ifade edebilirler. Örgütsel sinizm düzeyleri yüksek olan çalışanların, örgüte olan bağlılık düzeyleri düşük olabilir ve bu örgütsel bağlılığın sanal kaytarma üzerindeki etkisini farklılaştırabilir. Bu çalışmanın amacı; örgütsel bağlılık düzeyleri ile sanal kaytarma davranışları arasındaki ilişkide örgütsel sinizmin aracı etkisinin olup olmadığı, varsa ne düzeyde olduğunu ortaya koymaktır. Araştırmanın evrenini, Aksaray Milli Eğitim Müdürlüğünde görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Örneklemi ise, kolayda örnekleme yöntemiyle rastgele seçilmiş 392 ilköğretim kademesindeki öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada ilişkisel tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada, anket formunda yer alan "Kişisel Bilgi Formu"nun yanı sıra Örgütsel Sinizm Ölçeği, Sanal Kaytarma Ölçeği ve Örgütsel Bağlılık Ölçekleri kullanılmıştır. Değerlendirmeye alınan ölçek verileri SPSS 26.0 paket programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Çalışmada geçerlik-güvenilirlik analizleri, normallik analizleri, korelasyon analizi, regresyon analizi ve demografik faktörler ile değişkenler arasındaki ortalama farklılıkları tespit edilebilmek amacıyla farklılık analizleri (One-Way Anova- Bağımsız Örneklem T testi) gerçekleştirilerek bulgular elde edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda çalışanların örgütsel bağlılık düzeylerinin sanal kaytarma davranışlarını etkilediği ve bu etkide örgütsel sinizmin aracı rolünün olduğu tespit edilmiştir.Öğe Özel markalı ürünlere yönelik tutumların perakendeci prestijine göre incelenmesi(Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2024) Aygün, İbrahim; Akın, EyupÖzel markalı ürünler, tüketicilerin marka algısını ve satın alma davranışlarını etkileyen önemli bir faktördür. Bu ürünler, perakende satış noktalarında bulunan ve belirli bir perakende zinciri veya mağaza için özel olarak üretilen, ürettirilen ve satışa sunulan ürünlerdir. Ancak bu ürünlerin satış oranları üretici markalarından düşüktür. Bunun farklı nedenlerinden biri de özel markalı ürünleri satan marketin prestijine yönelik algı olarak kabul edilebilir. Özel markalı ürünlere yönelik market prestiji bağlamında tutum, algı ve davranış incelemesi, tüketicilerin bu ürünlere olan bakış açılarını ve satın alma eğilimlerini anlamak için önemlidir. Bu inceleme, pazarlama stratejilerini oluştururken ve hedef kitleye uygun ürünler sunarken önemli bir kılavuz sağlayabilir. Nicel araştırmaya dayanan bu çalışmada anket yardımıyla 448 kişilik bir örneklemden toplanan veriler analiz edilmiştir. Ulaşılan sonuçlara göre ulusal market zincirlerinin prestijinin indirimli market zincirlerinden daha yüksek olduğu, Yüksek prestijli kabul edilen marketin özel markalı ürünlerine yönelik tüketici tutumlarının daha pozitif olduğu, indirimli marketlerin özel markalı ürünlere yönelik tutumun ulusal zincirlerden daha pozitif olduğu belirlenmiştir Bu sonuçlarla birlikte ulusal zincir marketler kadar indirimli zincirlerin de tüketicilerin belirli bir kısmı tarafından yüksek prestijli algılandığı da tespit edilmiştir. Yoğun olarak ulusal market zincirinden alışveriş yapan tüketicilerin ulusal market zincirlerinde satışa sunulan özel markalı ürünlere yönelik tutumlarının diğer insanlardan farklılaşmadığı ancak yoğun olarak indirimli marketten alışveriş yapan tüketicilerin indirimli marketlere ait özel markalı ürünlere yönelik tutumlarının daha pozitif olduğu bulunmuştur. Son olarak, yoğun şekilde tercih ettiği marketi prestijli gören tüketicilerin de tercih ettiği marketteki özel markalı ürünlere yönelik daha pozitif bir tutuma sahip olduğu belirlenmiştir.Öğe İçsel pazarlama stratejileri kapsamında kurum içi kutlama ve hediyelerin çalışanlara etkisinin incelenmesi(Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2024) Yalçınkaya, Tuğba; Akın, EyupGünümüz iş dünyasında insan faktörü, bir üretim aracı olmanın ötesine geçerek, duyguları, ihtiyaçları ve beklentileri olan bireyler olarak ele alınmaktadır. Çalışanların sadece birer makine gibi değil, hisleri ve motivasyonları doğrultusunda performans sergileyen bireyler olduğu gerçeği, duygusal etkileşimlerin ve içsel motivasyon unsurlarının işletmelerin başarısındaki kritik rolünü vurgulamaktadır. Bu çalışma, içsel pazarlama stratejilerinin, kurumsal hediyeler ve kutlamalar bağlamında çalışanların motivasyonu, bağlılığı ve verimliliği üzerindeki etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır. İlk bölümde, içsel pazarlamanın kavramsal çerçevesi ele alınmakta, bu stratejilerin hizmet sektörü başta olmak üzere farklı sektör alanlarındaki rolü detaylandırılmaktadır. İçsel pazarlamanın kökenleri, hizmet pazarlamasının dinamikleriyle ilişkili olarak değerlendirilmekte ve iç müşteri kavramının, çalışan motivasyonunu arttırmadaki önemi vurgulanmaktadır. İkinci bölümde, çalışmanın metodolojisine odaklanılmakta, nitel araştırma yöntemi kullanılarak derinlemesine mülakatlarla elde edilen veriler, katılımcıların içsel pazarlama stratejilerine dair algılarına odaklanılmakta ve deneyimlerini anlamak amacıyla değerlendirilmiştir. Çalışanların özelleştirilmiş hediyeler ve kutlamalar tercih ettiği verilerine ulaşılmıştır. Departmanlar arası eşit hediye ve kutlamaları yönünde bulgulara ulaşılmıştır. Maddi değer ön planda olmadan çalışanlara yapılan içsel pazarlama uygulamalarının özele hazırlanması, özelleştirilmesi, doğru zaman ve ortamda sunulmasının olumlu etki sağladığı gözlemlenmiştir. Bu çalışmanın bulguları, içsel pazarlama stratejilerinin işletme içindeki dinamikler üzerindeki kritik rolünü ortaya koymaktadır. Kurumsal hediyeler ve kutlamaların çalışanların iş stresini hafifletme, kuruma aidiyet hissini arttırma ve genel verimlilik düzeyleri üzerinde durulmuştur. Ayrıca, bu çalışma, işletmelerin içsel pazarlama uygulamalarını geliştirerek hem çalışan bağlılığını güçlendirebileceğini hem de bu stratejilerin dış müşteri memnuniyetine nasıl olumlu yansıyabileceğini göstermektedir. Sonuç olarak, kurumsal hediyeler ve kutlamaların yalnızca maddi değerler olmadığını, aynı zamanda çalışanların motivasyonunu arttıran ve aidiyet duygularını pekiştiren sosyal ve psikolojik araçlar olarak işlev görebileceğini ortaya koymaktadır.Öğe Sürdürülebilir tedarikçi seçiminde bulanık hedef programlama ve bir işletme uygulaması(Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2024) Çöğürcü, Zeynep; Umarusman, NurullahTedarik Zinciri Yönetimi üretim süreçlerinin hammadde temin ederek yarı mamul-mamul ürünlere çeviren ve bunları müşterilere gönderen müşterileri ve tedarikçileri içeren sistem olarak ifade edilebilir. Tedarik zincirinin yönetilmesi firmaların pazarda avantaj sağlamaları için uygulaması gereken önemli bir konudur. Tedarik Zinciri Yönetiminde karşılaşılan en önemli problemlerden birisi de tedarikçinin nasıl seçileceğidir. Bu süreçte kalite, fiyat, hizmet, tedarik süresinin yanı sıra gelişen teknolojiyle birlikte yükselen rekabet nedeniyle farklı kriterleri de kullanmak mümkündür. Esneklik, yenilikçilik ve müşteri hizmetleri gibi birçok kriter mevcuttur. Ayrıca sektörel ihtiyaçlar ve firmaların farklı durumları sebebiyle tedarikçi seçim sürecinde kullanılan kriterler farklılaşabilmektedir. Bu çalışmada Aksaray Organize Sanayi Bölgesi'nde faaliyet gösteren ve tahıl depolama siloları ve yatay tahıl depoları için çeşitli tahıl taşıma sistemleri (Grain handling systems) üreten AEMAK Makine Mühendislik Sanayi Ticaret Limited Şirketinin üretim süreci için sürdürülebilir tedarikçi seçimi yapılmıştır. Konveyör (conveyor) üretimi yapılan bu süreçte sürdürülebilir kriterlere göre Çok Amaçlı Doğrusal Programlama modeli kurulmuş ve pozitif ve negatif ideal çözümler belirlenmiştir. Daha sonra bu çözümlere bağlı olarak amaç fonksiyonları bulanık hedeflere dönüştürülmüş ve MA yaklaşımı kullanılarak çözüm yapılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre her bir tedarikçiden satın alınacak miktarlar belirlenmiştir.Öğe Kadın cinselliğinin reklamda kullanımının reklam değeri ve tüketici tutumu üzerinden karşılaştırılması(Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2024) Sezer, Muhlise Betül; Akın, EyupReklam ve reklamda kullanılan içerik unsurları tüketicilerin algı, tutum ve davranışlarında farklı etkilere yol açabilmektedir. Reklamda kullanılan içerik unsurlarından biri de cinsellik ve özellikle kadın cinselliğidir. Bu tezde kadın cinselliği kullanılan reklamlar, reklam değer algısıyla ele alınarak, tüketicilerin kadın cinselliği kullanılan reklamlara karşı algı ve tutumları üzerinde durulmuştur. Çalışma temel üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde; reklamın işlevleri, türleri, kampanya planlama süreci ve değeri ele alınmıştır. Daha sonra detaylı olarak reklam ve tüketici etkileşimi üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde; reklamda kadın ve cinsellik detaylı olarak ele alınarak, reklamda kadın ve kadın cinselliğinin neden, nasıl kullanıldığı ve kullanılmasının etkileri yönünde değerlendirmeler yapılmıştır. Kadın cinselliği kullanılan reklamların reklam değer algısı için, tüketici tutumunun belirlenmesinin önemine vurgu yapılarak bölüm tamamlanmıştır. Üçüncü ve son bölümde ise; tüketicilerin kadın cinselliği kullanılan reklamlara bakış açılarını belirlemeye yönelik araştırmaya yer verilmiştir. Araştırmada geliştirilen hipotezlerin testi için, 519 tüketici üzerinden elde edilen nicel veriler kümeleme analizi, t-testi ve varyans analizi ile analiz edilmiştir. Analizlerle tüketicilerin kadın cinselliği kullanılan reklamlara karşı genel tutumları ve reklam değer algıları tespit edilmiştir. Bu tespit doğrultusunda tüketiciler reklam değer algıları üzerinden iki grup olarak ele alınarak karşılaştırılmıştır. Çalışmada ayrıca tüketicilerin kadın cinselliği kullanılan reklamların kullanım seçeneklerine göre reklama bakış açıları da belirlenmiştir. Farklı demografik özellikler, kadın erkek eşitliği bakış açıları ve oluşturulan iki yeni grup itibariyle reklamda kadın cinselliğinin kullanım seçeneklerine ve reklam değerine göre tüketicilerin tutumları belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma sonucunda kadın cinselliğini kullanan reklamları görece olarak daha değerli gören ve daha az değerli gören gruplar arasında, sosyo-demografik özellikler açısından farklar olduğu belirlenmiştir. Ayrıca kadın cinselliğinin kullanımının farklı medya ve iletişim yöntemlerindeki kullanım şekillerine yönelik algının da gruplar arasında farklılıklara yol açabileceği belirlenmiştir. Ulaşılan sonuçlar çerçevesinde reklamcılara, pazarlamacılara, iletişim çabasında olacak marka sahiplerine ve gelecekteki benzer araştırmalara yönelik olarak reklam değeri temel alan farklı öneriler geliştirilmiştir.Öğe Mobbing'in tükenmişlik ve örgütsel sessizlik üzerindeki etkisine ilişkin bir analiz: Kocaeli ili eğitim sektörüne yönelik bir uygulama(Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2024) Canbuldu, Duygu; İçerli, LeylaGeçmişte olduğu gibi günümüzde de devam eden mobbing, tüm kurumlar açısından karlılığı ve verimi düşüren, çalışanları tükenmişliğe ve örgütsel sessizliğe itebilen, maruz kalan herkesi etkileyebilen, önlem alınması gereken alınmadığında çok ağır sonuçları olan bir olgudur. Mobbingin tükenmişlik ve örgütsel sessizlik üzerindeki etkilerinin incelendiği bu çalışmada amaç, eğitim sektöründeki mobbing varlığının ortaöğretim kurumlarında çalışan bireyler üzerindeki tükenmişlik ve örgütsel sessizlik algılarına etkilerinin incelenerek literatürdeki çalışma bütünlüğüne katkı sağlamaktır. Mobbingin etkilerinin incelendiği bu çalışmada örneklem olarak, Kocaeli ilinin Kartepe, İzmit, Derince ve Başiskele ilçelerinde toplam 28 ortaöğretim kurumunda görev yapan (n=392) çalışanlar seçilmiştir. Araştırmada veri toplamak amacıyla kullanılan anket formunda İş Yeri Zorbalığı Ölçeği, Örgütsel Sessizlik Ölçeği ve Maslach Tükenmişlik Ölçeği kullanılmıştır. Veriler IBM SPSS 18 ile analiz edilmiştir. Ölçekler için normallik testi, güvenilirlik ve faktör analizleri, değişkenler arasındaki ilişkilerin yönünü ve derecesini belirlemek için korelasyon analizleri, mobbingin tükenmişliği ve örgütsel sessizliği etkileyip etkilemediğinin belirlenmesi için regresyon analizleri yapılmıştır. Analizler sonucunda genel olarak değişkenler arasında orta düzeyde pozitif yönlü bir ilişkinin varlığı tespit edilmiştir. Ancak örgütsel sessizliğin alt boyutlarından olan korumacı sessizliğin, sadece tükenmişlik alt boyutlarından olan duyarsızlaşma ve kişisel başarıda eksiklik ile düşük ve orta düzeyde pozitif yönde ve anlamlı bir ilişkisinin olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, tükenmişlik alt boyutlarından olan kişisel başarıda eksiklikte de sadece örgütsel sessizlik alt boyutlarıyla orta ve düşük düzeyde pozitif yönlü anlamlı bir ilişkinin varlığı tespit edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre genel olarak mobbingin tükenmişliği ve örgütsel sessizliği orta düzeyde etkilediği bulunmuştur. Ancak mobbing alt boyutlarından kişisel aşağılama/zorbalık ve işle ilgili taciz/zorbalık, tükenmişlik alt boyutlarından kişisel başarıda eksiklik üzerinde anlamlı herhangi bir etkisinin olmadığı tespit edilmiştir. Bundan farklı olarak, mobbingin alt boyutlarından sadece kişisel aşağılama/zorbalık, örgütsel sessizlik alt boyutlarından korunmacı sessizliği anlamlı bir şekilde etkilemektedir. Araştırmanın ortaöğretim kurumları üzerinde yapılan ilk mobbing, tükenmişlik ve örgütsel sessizlik arasındaki ilişkileri ölçmesi açısından literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir.Öğe Mütevazı liderliğin örgütsel sesliliğe etkisinde iş tatmininin aracı rolü(Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2024) Peker, Bengisu; İçerli, LeylaÇalışmanın amacı; mütevazı liderlik, iş tatmini ve çalışanların örgütsel seslilik davranışı arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Ayrıca mütevazı liderliğin örgütsel sesliliğe etkisinde iş tatmininin aracı rol üstlenip üstlenmediğinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Çalışmanın amacı kapsamında literatür taraması gerçekleştirilmiş ve bu çalışmanın bulguları dikkate alınarak araştırmanın modeli oluşturulmuştur. Veriler, basit tesadüfi örnekleme yöntemi kullanılarak Aksaray Belediyesi çalışanlarından elde edilmiştir. Çalışmada veri toplama aracı olarak mütevazi liderlik ölçeği, iş tatmini ölçeği ve örgütsel seslilik ölçekleri kullanılmıştır. Bu doğrultuda belediye çalışanlarına anketler dağıtılmış ve 230 anket verisi değerlendirmeye dâhil edilmiştir. Değerlendirmeye alınan anket verileri SPSS paket programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Çalışmada geçerlilik-güvenilirlik analizleri, normallik analizleri, korelasyon analizi, regresyon analizi ve demografik faktörler ile değişkenler arasındaki ortalama farklılıkları tespit edilebilmesi amacıyla farklılık analizleri (One-Way Anova- Bağımsız Örneklem T testi) gibi çeşitli analizler gerçekleştirilerek bulgular elde edilmiştir. Hipotezlere ilişkin bulgulara göre, mütevazı liderliğin örgütsel sesliliği ve iş tatminini pozitif yönlü anlamlı düzeyde etkilediği belirlenmiştir. Ayrıca mütevazı liderliğin, örgütsel sesliliğe etkisinde iş tatmininin kısmi aracılık rolünün bulunduğu tespit edilmiştir.Öğe Covıd-19 pandemisinin Türkiye'deki enflasyonist sürece yansımaları ile ilgili ekonometrik analiz(Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2023) Alazoğlu Coşğun, Yasemin; Mete, SinanEnflasyon, fiyatlar genel seviyesindeki artışları ve bir bireyin satın alma gücündeki düşüşleri yansıtmaktadır. Enflasyonun nelerden etkilendiği ekonomistlerce öngörülebilir olsa dahi, ülkelerin ani değişimler yaşadığı; savaş, deprem, salgın gibi seyri bozarak, sistemin işleyişine engel olarak öngörü yapılmasını engellemektedir. Bir pandemi, ülkenin talep değişimlerini, arz kısıtlamalarını ve fiyat seviyelerini farklı yönlerde etkilemektedir. Yakın tarihte yaşanan COVID-19 pandemisi de Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde, enflasyon artışına sebep olmuştur. Ancak bu artışın sebebi COVID-19 pandemisi boyunca yeterince açıklanamamıştır. Çalışmanın amacı, pandemi döneminde enflasyon artışının başlıca sebeplerinden olan döviz kuru ve altın fiyatlarının, bu artışı ne yönlü etkilediğini tespit etmektir. Bu amacı karşılamak için, 2020:01-2023:01 tarihlerini kapsayan pandemi dönemi içerisinde tüketici fiyat endeksi, döviz kuru ve altın fiyatları değişkenlerinden veri seti oluşturularak Johansen Eşbütünleşme Analizi yöntemiyle eşbütünleşme analizi yapılmış ve değişkenler arasında eşbütünleşmenin mevcut olduğu tespit edilmiştir. Ardından bu veri setine Granger Nedensellik Analizi yapılarak, enflasyonun belirleyicilerinden olan Tüketici Fiyat Endeksinden (TÜFE), Altın Fiyatları ve Döviz Kuru değişkenlerine doğru tek yönlü nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir. Ayrıca çalışma bulgularında Döviz Kuru değişkeninden, Altın Fiyatları değişkenine tek yönlü bir nedensellik ilişkisi olduğu sonucuna varılmıştır.Öğe Ürün ilgilenimi, kıtlık mesajları, algılanan değer ve plansız satın alma davranışı arasındaki ilişki(Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2023) Gürdil, Gamze; Özçifçi, VesileBu çalışmada ürün ilgilenimi, kıtlık mesajları, algılanan değer ve plansız satın alma davranışı arasındaki ilişkiyi belirlemek amaçlanmaktadır. Kolayda örnekleme yöntemi ile yüz yüze ve çevrimiçi anket tekniği kullanılarak 453 katılımcıdan veriler toplanmıştır. Elde edilen bulgulara göre ürün ilgilenimi, kıtlık mesajları ve algılanan değer üzerinde doğrudan olumlu etki gösterirken; plansız satın alma davranışını ise dolaylı olarak pozitif etkilemektedir. Toplamda altı bölümden oluşan çalışmada dört bölüm çalışmaya dair teorik kısmı oluştururken, beşinci bölümde araştırma yöntemi ve hipotezler yer almaktadır. Son bölümde elde edilen bulgulara göre verilerin analizi, sonuç ve öneriler bulunmaktadır.Öğe G-20 ülkelerinin ekonomik inovasyon performanslarının CRITIC Temelli WASPAS ve Gri İlişkisel Analiz yöntemleriyle karşılaştırılmalı analizi(Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2023) Yıldırım, Elif Cansu; Altın, Hakanİnovasyon çağımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. Teknolojinin gelişmesiyle hayatımızı kolaylaştıracak büyük dokunuşlar yapmaktadır. Aynı zamanda, ülkeler ve şirketler açısından ülkelerin gelişmesi, sürdürülebilir ekonomik büyüme, verimlilik, refah ve yaşam kalitesi artışı açısından önemli bir araçtır. İnovasyon faaliyetleri daha yenilikçi, modern ve yaşanılabilir bir dünyanın temellerini atar. Bu çalışmanın amacı, G-20 Ülkelerinin ekonomik inovasyon performanslarının incelemesidir. İncelemede her yıl yayınlanan Küresel İnovasyon Endeksi verilerinden yararlanılmaktadır. Çalışmada Çok Kriterli Karar Verme Yöntemlerinden ağırlıklandırma yöntemi olarak CRITIC (Criteria Importance Through Intercriteria Correlation - Korelasyon Yoluyla Kriterlerin Önem Tespiti), sıralama yöntemlerinden ise WASPAS (Weighted Aggregated Sum Product Assessment - Ağırlıklandırılmış Bütünleşik Toplam Çarpım Değerlendirmesi) ve GRA (Grey Relational Analysis - Gri İlişkisel Analiz Yöntemi) kullanılmıştır. İki ayrı sıralama yöntemiyle Çok Kriterli Karar Verme yöntemleri arasında karşılaştırma yapılmıştır. Ayrıca G-20 Ülkeleri inovasyon göstergeleri grafikler yardımıyla karşılaştırılmaktadır. Çalışma sonucunda, en yüksek ekonomik inovasyona sahip ülkeler Amerika, İngiltere, Kanada ve Japonya bulunmuştur.Öğe Ekonomik kriz dönemlerinde tüketicilerin tasarruf etme eğilimi ile kredi kartı kullanımına yönelik tutumları(Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2023) Kaynak, Gülal Ece; Akın, EyupÜlkemizde ekonomik kriz, tasarruf ve kredi kartı konuları üzerinde yoğun olarak araştırma yapılan konulardandır.Ancak bugüne kadar yapılan çalışmalarda kriz dönemlerinde oluşacak tasarruf algısı ile kriz dönemlerinde kredi kartı kullanımına yüklenen anlam ilişkisi ele alınmamıştır.Bu çalışmanın amacı tasarruf eğilimi ve kredi kartı kullanım tutumlarının öncelikle teorik olarak ele alıp sonrasında ekonomik kriz dönemlerindeki tasarruf eğilimi ile kredi kartı kullanım tutumları arasındaki ilişkisinin araştırılmasıdır.Çalışmanın amacına uygun olarak geliştirilen hipotezlerin testi için gerekli olan veriler kolayda örneklem yöntemi ve kartopu örneklem yönteminin senteziyle 400 kişilik bir tüketici grubundan elde edilmiştir Regresyon analizi ve varyans analizi ile test edilen hipotezler sonucunda; kriz dönemlerinde tasarruf eğilimi arttıkça kredi kartı yoğun kullanımı azalmaktadır. Kriz dönemlerinde tasarruf algısı arttıkça kriz dönemlerinde kredi kartının yoğun kullanımı istatistiksel olarak anlamlı şekilde artmaktadır.Kriz dönemlerinde tasarruf eğilimi demografik olarak incelendiğinde ise; kadınlarla erkekler arasında tasarruf eğilimi farklıdır. Kadınlar erkeklerden kriz dönemlerinde daha fazla tasarruf etme eğilimindedir. Yaş ve öğrenim arttıkça kriz dönemlerinde tasarruf etme eğilimi istatistiksel olarak anlamlı şekilde artmaktadır. Öğrenim durumu arttıkça kriz dönemlerinde kredi kartının yoğun kullanma eğilimi azalmaktadır.Öğe Şirket değerinin marka değeri yaklaşımıyla belirlenmesi, muhasebeleştirilmesi ve finansal raporlarda sunumu: BISTBANKA endeksinde yer alan şirketler üzerinde bir araştırma(Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2023) Deveci, Furkan; Seldüz, HakanMarka değeri yaklaşımıyla hesaplanan şirket değeri, yönetim açısından finansal bir maddi olmayan duran varlık, tüketici açısından ise müşteri odaklı bir kavram olarak görülmektedir. Marka değeri temelinde hesaplanan şirket değeri, hissedarlar, potansiyel yatırımcılar, yöneticiler ve finans kuruluşları gibi işletme paydaşlarının karar süreçlerinde, işletmenin gelecekteki başarısı ve planlaması için önemli bir performans değişkeni olarak görülmektedir. İşletmelerin şirket değerlemesi yapması, şirket değeri belirlemesi dışında pazarlama stratejileri ve politikalarının oluşturulmasına olumlu katkı sağlamaktadır. Şirket değerlemesinin önemli hale gelmesi ile birlikte şirket değerlemesi yapılması gündeme gelmiştir. Bu çalışmada şirket değeri, marka değerleme yaklaşımı ile hesaplanmıştır. Kurumsal yönetim ve sürdürülebilirlik gibi kavramlar Türk Ticaret Kanunu'nda ve Sermaye Piyasası Kanunu'nda 2012 yılındaki yenilikten sonra yer almıştır. İşletmelerin rekabet ortamlarındaki avantajlarının sadece finansal avantajlara bağlı olmadığı düşünülerek marka değeri ve şirket değeri kavramlarının araştırılması gerektiği düşünülmüştür. Bu çalışmanın uygulama kısmında, sıklıkla kullanılmayan Sermaye Piyasalarını Esas Alan Marka Değerleme Yöntemi kullanılarak, BISTBANKA endeksinde yer alan belirli şirketler üzerinde marka değeri yaklaşımıyla şirket değeri hesaplanması yapılmıştır. Yöntem içerisinde yer alan "piyasa değeri" değişkeni hesaplamasına yenilik getirilerek, iki parça şeklinde borsaya bağlı ve borsaya bağlı olmayan kısım şeklinde hesaplama yapılmıştır. Getirilen bu yenilikle birlikte yöntem daha fazla firmaya uygun hale gelmiştir ve şirket değerleme yöntemi olarak kullanılabileceği önerilmiştir.Öğe Tüketicilerin lüks marka algısı ve hedonik tüketim üzerine bir araştırma/inceleme(Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2023) Demir, Seher; Uslu Divanoğlu, SevilayTüketim bireyler açısından vazgeçilmez bir davranış olduğu için günümüzde pek çok araştırma veya benzer koşullar altında tüketim tarzlarını ve tüketici davranışlarını etkileyen faktörlerin nedenleri ve aralarındaki benzerlik ve farklılıkları incelenmektedir. Bu bağlamda farklı kimliklere sahip olan tüketicilerin tüketim tarzları ve tüketim nedenleri farklı kavramlar ve başlıklar altında toplandığı görülmektedir. Bu tüketim tarzlarından olan hedonik tüketim günümüz dünyasında marka ve lüks marka sayısının artması ile tüketicilerin satın alma eylemine ve markaya duygusal olarak atfettiği haz nedeni ile hedonik tüketimin lüks marka algısı üzerindeki etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde tüketici davranışları, ikinci bölümde marka kavramı ve lüks ile ilgili genel bilgiler üçüncü bölümde araştırmanın yöntemi, dördüncü bölümde araştırmadan elde edilen bulgular ve son bölümde araştırma sonucu anlatılmıştır. Çalışmanın amacı doğrultusunda nicel bir araştırma yürütülerek anket yöntemine başvurulmuştur. 516 katılımcının anket cevaplarının değerlendirildiği bu çalışma sonucunda elde edilen veriler üzerinde analizler gerçekleştirilmiştir. Analiz sonuçları yorumlanarak tablo halinde sunulmuştur. Sonuç değerlendirilmesi yapılarak çalışma tamamlanmıştır.Öğe Algılanan örgütsel desteğin örgütsel bağlılık üzerindeki etkisinde örgütsel affediciliğin aracılık rolü(Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2023) Şahiner, Hasan Yasin; Yıldırım, Mehmet HalitBu araştırmanın temel amacı öğretmenlerin algıladıkları örgütsel desteğin kurumlarına olan bağlılıklarına etkisinde örgütsel affediciliğin aracılık rolünü belirlemektir. İlişkisel tarama modeli metodu kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2020-2021 eğitim öğretim yılında Aksaray ilinde ilkokul, ortaokul ve lise düzeylerinde ve devlet ve özel okullarında görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi belirlenirken tek aşamalı küme örneklemi yönteminden yararlanılmıştır. 372 öğretmenden veri toplanmıştır. Veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Algılanan Örgütsel Destek Ölçeği, Öğretmenler için Örgütsel Bağlılık Desteği ve Örgütsel Affedicilik Ölçeği kullanılmıştır. Aracılık rolü hesaplamasında SPSS'in Hayes tarafından geliştirilen PROCESS v4.1 eklentisinin 4 numaralı modeli kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda örgütsel affediciliğin örgütsel destek algısının örgütsel bağlılık üzerindeki etkisinde düşük düzeyde kısmi aracılık rolü tespit edilmiştir.Öğe Tüketicilerin taklit ürünlere yönelimlerinin tüketici etiği bağlamında incelenmesi(Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2023) Apak, Bengü; Akın, EyupTaklit ürünler, ülke sınırlarını aşan global ölçekli bir sorundur. Ülke ekonomilerine ve dünya ekonomisine verdiği zararların tespitine yönelik çeşitli araştırmalar ve tahminler yapılıyor olsa da yol açtığı doğrudan ve dolaylı zararın boyutunun çok daha büyük olması muhtemeldir. Taklit ürün üretimi ve satışı sonucunda orijinal marka üreticileri, tedarikçiler, yasal dağıtım kanalları, çalışanlar, devlet ve tüketiciler gibi çok sayıda unsur zarar görebilmektedir. Kazanç kaybı, vergi kaybı, hak ihlalleri ve sağlık gibi çeşitli açılardan zarara yol açabilen taklit ürünlerin önüne geçilebilmesi, sorunun nedenlerinin anlaşılması ile çözüme kavuşturulabilir. Özellikle tüketici talebinin nedenleri üzerine odaklanıldığında ilgi duyanlara karar aşamasında destek olabilecek bilgi temin edilebilir. Literatürde taklit ürünlerin kullanımı altında yatan nedenlerin tespitine yönelik çok sayıda araştırma yer almaktadır. Söz konusu araştırmalarda yer verilen konulardan birisi de etik ve tüketici etiğinin taklit ürün satın alma davranışları ilişkisidir. Bu çalışmada tüketicilerin taklit ürünlere yönelimleri, etik ve tüketici etiği kapsamında ele alınmaktadır. Çalışma kapsamında tüketicilere anket uygulanmış ve elde edilen veriler (n=258) analiz edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre, taklit ürün satın alma nedenleri arasında ilk sırada kişinin gelir yetersizliği ve taklit ürünlerin düşük fiyatlı olması yer almaktadır. Tüketiciler taklit ürün gruplarından en çok giyim, çanta, cüzdan vb. deri eşyalar ve aksesuar ürünlerini satın almaktadır. Tüketicilerin etik hassasiyetinin, taklit ürün satın alma eğilimi üzerinde etkisinin olmadığı bulgulanmıştır. Tüketici etiğinin, taklit ürün satın alma eğilimi üzerinde etkisi "dolaylı fayda" alt boyutunda tespit edilmiştir.Öğe Meslek mensuplarının genel iş etiği düzeyleri ile meslektaşlarının muhasebe meslek etiğine yönelik tutumlarına ilişkin algıları arasındaki ilişkiler(Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2023) Bozçalı, Emine; Seldüz, HakanBu çalışmada muhasebe meslek mensuplarının genel iş etiği düzeyleri ile meslektaşlarının muhasebe meslek etiğine yönelik tutumlarına ilişkin algıları arasında anlamlı ilişkiler olup olmadığının araştırılması amaçlanmıştır. İki ölçek ve demografik bilgilerden oluşan bir anket formuyla Aksaray SMMM Odasında kayıtlı meslek mensuplarından toplanan veri IBM SPSS 25.0 programı kullanılarak istatistiki analize tabi tutulmuştur. Elde edilen bulgular muhasebe meslek mensuplarının demografik özellikleri ve genel iş etiği düzeyleri ile meslektaşlarının muhasebe meslek etiğine yönelik tutumlarına ilişkin algıları arasında istatistiki açıdan anlamlı ilişkilere işaret etmemektedir. Fakat meslek mensuplarının kendi genel iş etiği düzeylerini yüksek tanımlarken; meslektaşlarının muhasebe meslek etiğine yönelik tutumlarına ilişkin algıları hakkında daha farklı kanaatlere sahip oldukları yönünde bulgular sağlanmıştır.Öğe Üretim işletmelerinde ENTROPİ tabanlı MOORA yöntemi ile makine seçimi(Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2023) Keleş, Rabia; Altın, Hakanİşletmelerin kuruluş amacı; insan istek veya ihtiyaçlarını karşılamak, topluma faydalı olacak faaliyetler gerçekleştirmek veya kazanç elde etmektir. Kişi veya kişiler gerekli prosedürler veya sermaye ile bu amaçlarını gerçekleştirebilirler fakat önemli olan sürekli gelişen ve gelişmekte olan piyasada varlıklarını sürdürebilmeleridir. İşletme sahibi veya yöneticinin her kararı etkin ve doğru bir şekilde alması önemli bir husustur. Makine seçimi problemi de alınması gereken önemli bir karardır. Literatürde birden fazla alternatifin ve birden fazla kriterin olduğu karar verme problemlerinde çok kriterli karar verme yöntemleri önerilmektedir. Makine seçimi probleminin de önerilen yöntemler arasında yer almasından dolayı ÇKKV yöntemleri kullanılarak en iyi makinenin belirlenmesi amaçlanmıştır. Hem belirsizlik ortamında alınan hem de stratejik bir karar olan makine seçimi problemi için ENTROPİ ve MOORA yöntemleri kullanılmıştır. Analiz için belirlenen alternatifler, paletli ekskavatörleri oluştururken belirlenen kriterler ekskavatörlerin çalışma donanımlarından elde edilmiştir. Çalışma donanımları ise alternatiflerin kataloglarından elde edilmiştir. Objektif ağırlıklandırma yöntemi olan ENTROPİ yöntemi ile kriterler ağırlıklandırılmıştır. Alternatiflerin sıralanmasında MOORA yöntemleri kullanılmıştır. Her bir yöntemden elde edilen sıralama sonuçlarını MULTI-MOORA yöntemi ile birleştirip baskınlık türlerine göre bir sıralama elde edilmiştir. Sonuçlara göre ilk üç sıradaki makinelerin sıralaması; SH3006, JS 300 LC, PC 300 LC-8 olarak bulunmuştur.Öğe Covid-19'un tüketici online ve fiziksel satın alma davranışlarına etkisi(Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2021) Eşiyok, Arzu; Uslu Divanoğlu, SevilayKüresel çapta etkili olan ve Aralık 2019'da Çin'in Wuhan kentinde ortaya çıkan bulaşıcı hastalık olan Covid-19 salgını ciddi boyutlara ulaşarak varlığını sürdürmeye devam etmektedir. Bu salgınla birlikte tüm dünya ekonomik, sosyal, kültürel ve psikolojik olarak etkilenmiştir. Salgının seyrine göre ülkeler önlemler alarak salgını kontrol altına almaya çalışmıştır. Salgının etkilerinin ciddi tehlikeler oluşturması sonucunda devletler küresel çapta salgınla mücadele etmektedir. Bu çalışmada salgın krizinden etkilenen tüketicilerin satın alma davranışlarındaki değişikliklerin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde araştırmaya dair genel açıklamalar, ikinci bölümde tüketici davranışları, üçüncü bölümde Covid-19 salgını ile ilgili genel bilgiler, dördüncü bölümde araştırmanın yöntemi, beşinci bölümde araştırmadan elde edilen bulgular ve son bölümde araştırma sonucu anlatılmıştır. Çalışmanın amacı doğrultusunda nicel bir araştırma yürütülerek anket yöntemine başvurulmuştur. 422 katılımcının anket cevaplarının değerlendirildiği bu çalışma sonucunda elde edilen veriler üzerinde analizler gerçekleştirilmiştir. Analiz sonuçları yorumlanarak tablo halinde sunulmuştur. Sonuç değerlendirilmesi yapılarak çalışma tamamlanmıştır.Öğe Tüketici temelli yeşil marka değerinin gelişiminde yeşil marka deneyimlerinin rolü(Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2022) Gülgeç, Hande; Uygun, MutluBu tez çalışmasının temel amacı, tüketici temelli yeşil marka değeri ile yeşil marka deneyimleri arasındaki ilişkileri incelemektir. Başka bir deyişle, tüketici temelli yeşil marka değerinin gelişiminde alanyazında ihmal edilmiş olan yeşil marka deneyimlerinin rolünü ele almaktır. Bu maçla, nicel araştırma yaklaşımı esas alınarak, ilişkisel araştırma türü ve alan araştırma deseninden (tarama modeli) yararlanılmıştır. Kolayda örnekleme yönteminden yararlanarak, yüz yüze ve online bir platform üzerinden Konya ilinde yaşayan 18 yaşın üzerindeki tüketicilerden, önceden alanyazında geçerlik ve güvenirlikleri sınanmış bazı ölçeklerden uyarlanarak oluşturulan bir anket ile 400 kişiden veri toplanmıştır. Toplanan veri, betimsel istatistiklerden ve Pearson Korelasyon yönteminden yararlanılarak analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlar, tüketici temelli yeşil marka değeri ile yeşil marka deneyimlerinin faydacı, sembolik ve duygusal boyutlarının tümü arasında pozitif yönlü anlamlı ilişkiler olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca, yeşil marka deneyimi ile tüketici temelli yeşil marka değerinin öncü değişkenleri olarak kabul edilen yeşil marka tatmini, yeşil marka sadakati, yeşil marka ağızdan ağıza iletişim eğilimi, yeşil marka güveni ve algılanan yeşil müşteri değeri arasında da pozitif yönlü anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Gerek tüketici temelli yeşil marka değeri açısından gerekse yeşil marka tatmini, yeşil marka sadakati, yeşil marka güveni ve algılanan yeşil müşteri değeri açısından önem sırasıyla "ekonomiklik, güvenilirlik, ürün işlevselliği ve kalite" içeriği ile faydacı yeşil marka deneyimi ve "fantezi, haz, kendini gerçekleştirme, öğrenme ve estetik" içeriği ile duygusal yeşil marka deneyimi öne çıkmıştır. Dolayısıyla, çalışmanın gerek kavramsal alanyazın gerekse uygulama açısından dikkate değer sonuçlar içerdiği düşünülmektedir.Öğe Çalışanların yalın üretime yönelik olumlu yaklaşım geliştirmelerinde içsel pazarlama uygulamalarının rolü(Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2022) Adaş, Nermin; Uygun, MutluBu tez çalışmasının temel amacı; üretim işletmelerinde çalışanların çalıştıkları işletmedeki içsel pazarlama ve yalın üretim uygulamalarına yönelik algılarını belirlemek, bu algılar arasındaki olası ilişkileri irdelemek ve başarılı yalın uygulamalarının gelişiminde algılanan içsel pazarlama uygulamalarının rolünü çalışanların bakış açısından incelemektir. Ayrıca çalışmada ikinci bir amaç olarak, çalışanların gerek işletmedeki yalın üretim uygulamalarına gerekse içsel pazarlama uygulamalarına yönelik algıları ile iş tatmini ve kurumsal bağlılık düzeyleri arasındaki ilşkiler de ele alınmıştır. Bu amaçla çalışmada, nicel araştırma yaklaşımı kullanılarak, ilişkisel araştırma türünden ve alan araştırması deseninden faydalanılmıştır. Alanyazında daha önce geçerlik ve güvenirlikleri sınanmış ölçeklerden oluşturulan bir anket ile Aksaray'da faaliyet gösteren işletmelerinde yalın üretim uygulamalarına yer veren özel sektör imalat işletmelerindeki çalışanlardan kolayda örnekleme yöntemi ile toplamda 400 katılımcı verisi toplanmıştır. Toplanan veriler, betimsel istatikler ve Pearson Korelasyon Analizi yoluyla analiz edilmiştir. Betimsel analiz sonuçları; katılımcıların yalın üretime yönelik genel algılarının ve çalıştıkları işletmedeki yalın üretim uygulamalarının teknik yönlerine ilişkin algılarının görece daha olumlu olduğunu, buna karşın ?insan? unsuru ile ilgili konular açısından algılarının görece olumsuz yönde bir seyir izlediğini öne çıkarmıştır. Benzer şekilde, katılımcıların çalıştıkları işletmedeki içsel pazarlama uygulamalarının alt bileşenlerini temsil eden üst yönetim rehberliği, birim yöneticisi rehberliği, iletişim ve bilgi paylaşımı, soyut ya da sosyal yararlar ve somut yararlar ile ilişkili algılarının da görece olumsuz yönde ya da ortalamanın altında olduğu belirlenmiştir. Pearson korelasyon analizinden elde edilen sonuçlar; katılımcıların çalıştıkları işletmedeki içsel pazarlama uygulamalarının alt boyutlarından üst yönetim rehberliği algısı, birim yönetici algısı, iletişim ve bilgi paylaşımı ile yalın üretim uygulamalarına yönelik algısı arasında büyük düzeyli pozitif yönlü, soyut ve sosyal yarar algısı ve somut yarar algısı ile yalın üretim uygulamalarına yönelik algısı arasında orta büyüklükte pozitif yönlü anlamlı ilişkiler olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca, katılımcıların çalıştıkları işletmedeki iş tatminleri, kurum bağlılıkları ve genel yalın üretim algıları ile çalıştıkları işletmedeki yalın üretim uygulamalarına yönelik algıları arasında da büyük ve orta düzeyli pozitif yönlü ilişkilerin varlığı tespit edilmiştir. Elde edilen bu sonuçlar, başarılı yalın uygulamalar açısından içsel pazarlama yaklaşımının olumlu etkiler sağlayabileceğine işaret ederek, gerek kavramsal alanyazın gerekse uygulama ve gelecek araştırmalara bir zemin hazırlama açısından dikkate değer ipuçları içermektedir, denilebilir.