Cilt 12, Sayı 2, Makale Koleksiyonu
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe İnsan kaynakları yönetimi bağlamında kişiliğin karanlık yönü: Narsizm ve Hubris sendromu(Aksaray Üniversitesi, 2020) Yıldırım, AhmetKişilik, bireyi diğer bireylerden farklılaştıran ruhsal ve bilişsel özelliklerinin tümüdür. Kişinin kendisi olmasını sağlayan özgün ve ayırıcı davranışlarının bütünü olarak kişilik kavramı, ağırlıklı olarak psikoloji disiplini tarafından değerlendirilir. Ancak son dönemlerde farklı disiplinler tarafından da kayda değer çalışmalar gerçekleştirilmiştir. Kişilik kavramının bir boyutunu oluşturan ve temelde bir kişilik bozukluğunu işaret eden literatürde kişiliğin karanlık yönü (the dark side of personality) olarak da geçen narsisizm ve hubris sendromunun, insan kaynakları yönetimi açısından değerlendiren çalışmalar oldukça sınırlıdır. İşgörenlerin kişilik özellikleri, örgütsel süreçlerdeki tutum ve davranışlarına etkide bulunduğu ve performansları açısından önemli bir etkiye sahip olduğu kabul edilmektedir. Bu çalışmada, narsist ve hubris sendromu kişilik özellikleri dikkate alınarak, insan kaynakları yönetimi açısından etkileri ve sonuçları değerlendirilmeye çalışılacaktır. Çalışmanın amacı; narsisizm ve hubris sendromunu insan kaynakları yönetimi açısından ilişkisel bir çerçeve oluşturmaktır. Konunun insan kaynakları yönetimi araştırmalarında çok dikkate alınmadığı tespit edilmiştir. Bu durum ayrıca çalışmanın kısıtıdır.Öğe İnternet psikografiği: Çevrimiçi tüketicilerin farklılıklarının demografik özellikler açısından incelenmesi(Aksaray Üniversitesi, 2020) Akdemir, Doğan Mert; Yavuz, Burak; Ayçin, Ejder; Doğan, OnurHer geçen gün fiziksel mağazacılık yerini internet mağazacılığına bırakırken, dijital ortamdaki tüketici davranışlarının anlaşılması önem kazanmaktadır. Tüketicilerin psikografik özelliklerinin, demografik özelliklere göre değişip değişmediğinin belirlenmesi bu açıdan önemlidir. Bu çalışma, Türkiye’de internet üzerinden alışveriş yapan kişilerin internet psikografisi değişkenlerinin, demografik değerler ile oluşan gruplar arasında bir farklılık gösterip göstermediğinin ortaya konulması amacını taşımaktadır. Çalışmada, internet psikografiğinde yer alan boyutlara (İnternet Alışverişini Kolay ve Eğlenceli Görme, İnternet Alışverişinde Zorluk Yaşama, İnternet Alışverişini Nasıl Yapacağını Bilmeme, Finansal Bilgilerin Çalınmasından Korkma, Fiziksel Mağazalardan Alışverişi Sevme, İnternetten Uygun Fiyatlı ve Kaliteli Alışveriş Yapma Olanağı) yönelik cevaplar ile demografik özellikler temel alınarak, hipotezler kurulmuş ve test edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre tüketicilerin yaş, bilgisayar kullanma becerisi ve internetten alışveriş yapma sıklığına göre internet psikografiği ifadelerinde farklılıklar tespit edilmiştir.Öğe Doğrudan yabancı sermaye girişlerinin finansal gelişme ve ticari açıklık İle olan ilişkisi: E7 ülkeleri örneği(Aksaray Üniversitesi, 2020) Kılıç, Efe CanDoğrudan yabancı sermaye yatırımları; hedef ülkelerin başta sermaye yetersizliğinin gidermesinin yanı sıra teknoloji transferini sağlaması, istihdama katkı vermesi, kurumsal vergi gelirlerini artırması ve bunlara bağlı olarak ekonomik büyüme ve kalkınmaya katkıda bulunması gibi sebeplerden ötürü ülke ekonomileri için değerli bir kaynak olarak görülmektedir. Doğrudan yabancı sermaye yatırımları, ülkelerin finansal gelişmişlik düzeyleri ve uluslararası ticaret olan açıklık düzeylerinden etkilenmektedir. E7 ülkelerinde doğrudan yabancı sermaye yatırımları, finansal gelişme ve ticari açıklık arasındaki ilişkinin Kónya (2006) Bootstrap Panel Granger nedensellik testi kullanılarak incelendiği bu çalışmanın temel bulguları, finansal gelişmeden doğrudan yabancı sermaye yatırımlarına doğru tek yönlü bir nedensellik ilişkisi olduğunu göstermiştir. Diğer taraftan, ticari açıklık ile doğrudan yatırımlar arasında ise herhangi bir nedensellik ilişkisi tespit edilememiştir.Öğe Obezitenin doğrudan ve dolaylı maliyetlerine ilişkin bir değerlendirme(Aksaray Üniversitesi, 2020) Sandalcı, Ulvi; Tuncer, GünerObezite birçok sağlık sorununa neden olan ve dünyada yaygın olarak görülen bir hastalıktır. Obezite bu sorunlar ile birlikte doğrudan ve dolaylı olmak üzere ekonomik maliyetlere de neden olmaktadır. Obezitenin neden olduğu doğrudan maliyetler tıbbi bakım ve tıbbi olmayan bakım maliyetlerinden oluşmakta iken, dolaylı maliyetler işte varol(a)mama durumu, işe gelmeme, engellilik ve erken ölüm maliyetlerinden oluşmaktadır. Obezite nedeniyle ortaya çıkan bu maliyetler ülkelerin sağlık harcamaları içerisinde yüksek boyutlara ulaşmıştır. Obezitenin neden olduğu ekonomik maliyetleri incelediğimiz bu çalışmada doğrudan ve dolaylı maliyetlerin yüksek miktarlara ulaştığı ve ülkelerin sağlık harcama kalemlerinde önemli miktarlarda artışa neden olduğuna ulaşılmıştır. Türkiye’de de ekonomik maliyetlerin obezite oranlarındaki artışa bağlı olarak önemli seviyelere ulaştığı ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte obezite ile etkin mücadele yapılmadığı durumda obezite oranları ile birlikte ekonomik maliyetlerin de artan bir hızla yükseleceği ve ülkelerin bütçeleri üzerinde daha büyük miktarlarda yük getireceği tespiti yapılmıştır.Öğe Avrupa Konseyi’nin türk kamu yönetimi reformu üzerindeki etkisinin incelenmesi(Aksaray Üniversitesi, 2020) Kutlu, Önder; Kahraman, SelçukUluslararası örgütlerin ülkeler üzerinde, özellikle de kamu yönetimi sistemlerinin şekillenmesi husususundaki etkileri çok merak uyandıran bir alandır. 1980’li yıllardan itibaren dünyayı kasıp, kavuran küreselleşme dalgası ve sistemlerin giderek birbirlerine benzer hale gelmeleri bu türden örgütlerin etkilerini gündeme taşımıştır. Tanzimat'tan beri yönünü Batıya çevirmiş olan Türk siyasal ve idari sistemi üzerindeki etkileri açısından Avrupa boyutu, II. Dünya Savaşını takip eden dönemde daha hissedilir hale gelmiştir. Türkiye’de reform açısından 1949 yılında başlayan Avrupa Konseyi kurucu üyeliği asıl etkenken, kamuoyu daha çok 1959 yılında başlayan AB sürecinden haberdardır. Bunda ilişkilerin inişli, çıkışlı seyri ile AB tarafından gündeme getirilen bitmez-tükenmez taleplerin etkisi aşikardır. Demokratikleşme, yerelleşme ve insan hakları alanlarındaki ilerlemelerde başat rolü üstlenen AK, Türk kamu yönetimini derinden etkilemiştir. Son dönem yerel yönetim ve merkezi idare reformlarında Avrupa Konseyinin etkisi bilinmektedir. Karar vericilerin de açıkça ifade ettiği Konsey boyutu, üye ve ilgili ülke ve sistemleri ciddi derecede yakınlaştırmaktadır.Avrupa Konseyi tarafından geliştirilen denetleme ve düzenleme mekanizmaları ile Türkiye’nin bu anlamdaki kararlılığı Türk kamu yönetimi reformlarının plan ve uygulama boyutunda kolaylaştırıcı olmuştur.Öğe Sağlık işletmelerinde öğrenen organizasyon algılamaları ve eğitim uygulamalarının önemi(Aksaray Üniversitesi, 2020) Ceren, Aydemir; Aksoy, M. SuatÖrgütlerin süreklilik kazanması için değişen şartlara uyum sağlaması gerekmektedir. Bu uyum sürecinde hem bireysel hem de örgütsel öğrenme büyük önem taşımaktadır. Bu da örgütleri öğrenen organizasyon olmaya zorlamaktadır. Örgütlerde öğrenme bireysel düzeyde başlamaktadır. Bireylerin öğrenmesinde en kolay ve etkili yol ise eğitimdir. Bu yüzden örgütlerde bireylere yönelik verilen eğitim uygulamaları öğrenen bir organizasyon olabilmek açısından önem taşımaktadır. Bu çalışmanın amacı, Kayseri’deki özel hastanelerde çalışanların öğrenen organizasyon algılamalarını ölçmek ve sağlık örgütlerinin eğitime olan bakış açılarını belirlemektir. Buradan hareketle, araştırma kapsamındaki hastanelerin eğitim uygulamaları ile ilgili durumlarını ve çalışanların öğrenen organizasyon algılamalarına yönelik tanımlayıcı istatistikleri ortaya koymak için analizler yapılmıştır. Ayrıca öğrenen organizasyon ölçeğinin yapı geçerliliğini test etmek için açıklayıcı faktör analizi yapılmıştır. Faktör analizi sonuçlarına göre, 38 ifade 9 boyut altında toplanmıştır. Oluşan 9 faktör bu faktörleri oluşturan değişkenler dikkate alınarak isimlendirilmiştir. Ayrıca, çalışmada 97 kişi iş başında eğitim aldığını, 49 kişi iş dışında eğitim aldığını belirtmiştir. Bu bağlamda, araştırma kapsamındaki sağlık örgütlerinde eğitime önem verildiği söylenebilir.Öğe Sağlık işletmelerinde öğrenen organizasyon algılamaları ve eğitim uygulamalarının önemi(Aksaray Üniversitesi, 2020) Aydemir, Ceren; Aksoy, M. SuatÖrgütlerin süreklilik kazanması için değişen şartlara uyum sağlaması gerekmektedir. Bu uyum sürecinde hem bireysel hem de örgütsel öğrenme büyük önem taşımaktadır. Bu da örgütleri öğrenen organizasyon olmaya zorlamaktadır. Örgütlerde öğrenme bireysel düzeyde başlamaktadır. Bireylerin öğrenmesinde en kolay ve etkili yol ise eğitimdir. Bu yüzden örgütlerde bireylere yönelik verilen eğitim uygulamaları öğrenen bir organizasyon olabilmek açısından önem taşımaktadır. Bu çalışmanın amacı, Kayseri’deki özel hastanelerde çalışanların öğrenen organizasyon algılamalarını ölçmek ve sağlık örgütlerinin eğitime olan bakış açılarını belirlemektir. Buradan hareketle, araştırma kapsamındaki hastanelerin eğitim uygulamaları ile ilgili durumlarını ve çalışanların öğrenen organizasyon algılamalarına yönelik tanımlayıcı istatistikleri ortaya koymak için analizler yapılmıştır. Ayrıca öğrenen organizasyon ölçeğinin yapı geçerliliğini test etmek için açıklayıcı faktör analizi yapılmıştır. Faktör analizi sonuçlarına göre, 38 ifade 9 boyut altında toplanmıştır. Oluşan 9 faktör bu faktörleri oluşturan değişkenler dikkate alınarak isimlendirilmiştir. Ayrıca, çalışmada 97 kişi iş başında eğitim aldığını, 49 kişi iş dışında eğitim aldığını belirtmiştir. Bu bağlamda, araştırma kapsamındaki sağlık örgütlerinde eğitime önem verildiği söylenebilir.Öğe Kültür endüstrisi ürünü olarak dijital oyunlar ve dijital ekonomi(Aksaray Üniversitesi, 2020) Buluş, Berkay; Buluş, Gökay CanberkYeni medya teknolojilerindeki gelişmeler ve değişimler, dijital oyun ve oyuncu kavramları, eleştirel medya çalışmaları literatüründe çoğu kavram ve olguyla kesişmektedir. Bu çalışma, yeni medyanın bir unsuru olan dijital oyunların dijital ekonomi içerisindeki yapısını ekonomi-politik açıdan irdelemektedir. Çalışmada, dijital oyun literatüründeki tartışmalardan hareketle, kültür endüstrisi, tüketim kültürü ve bilişsel kapitalizm ile ilgili kavramsal tartışmalara yer verilmektedir. Ayrıca çalışma, oyun ve oyuncunun nasıl kültür endüstrisi ürünü haline dönüştüğünü ve dijital oyunların dijital ekonomideki yerini eleştirel bir bakış açısıyla ortaya koymaktadır. Bu amaç doğrultusunda dijital oyunların hem kültür endüstrisi ürünü olduğu hem de kapitalist üretime hizmet eden bir yapıya sahip olduğu iddia edilmektedir. Bu araştırmada mevcut çalışmalardan ve bakış açılarından farklı olarak, dijital oyunların kültürel öğeler bileşenlerinin olduğu ve dijital oyun kavramının yeniden değerlendirilmesi gereken bir olgu olduğu iddia edilmektedir. Çalışmada dijital oyun ve oyuncu kavramsal çözümlemeleri, kültür endüstrisi ve dijital ekonomi kavram setleriyle birlikte tartışılmıştır. Ayrıca araştırmada, dijital oyunların yaratıcı endüstrinin farklı bileşenleriyle birlikte ele alınması gerekliliği üzerinde durulmuştur. Dijital oyunlar, alınıp satılan bir metaya dönüşmekle kalmamıştır. Tüketim kültürü, dijital oyunlar sayesinde yeniden üretilmektedir. Dijital oyunların kültürel, entelektüel ve yaratıcı endüstriyel bileşenlerden meydana geldiği ve meta değeri için üretildiği belirtilebilir.