IV. Uluslararası Aksaray Sempozyumu (24-26 Ekim 2019) Özet Metin Kitabı

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

2019

Yazarlar

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Aksaray Üniversitesi

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Türkler İslam dinini kabul ettikten sonra, itikadi ve fıkhi konuları Ebu Hanife ve İmam Mâturîdî görüşleri doğrultusunda hayata geçirip aralarında bir inanç sistemi oluşmaya başladı. Bu inanç sistemi, Türk toplumunun bir taraftan ahlak düzenini oluştururken, diğer taraftan kültürünü de şekillendirdi. Müslüman Hanefi Türklerin benimsediği Mâturîdîlik ekolünün kurucusu, Özbekistan’ın Semerkant‘a bağlı olan Mâturîd veya Mâturît köyünde dünyaya gelen İmam Ebu Mansur el-Maturidi’dir. Maliki, Şafiî, Hanbeli ve Zahiri mezhebindeki Sünni Müslümanların benimsediği Eş’ârîlik kurucusu ise İmam Ebu’l Hasan el-Eş’arî’dir. Her iki isim de Ehl-i Sünnet kelâmını sistemleştirmiştir. Eş’ârîlik ile Mâturîdîlik arasındaki ihtilaflar yok denilecek kadar az da olsa, mukallidin imanı gibi önemli bazı kelamî konularda kendi aralarında görüş ayrılığı bulunmaktadır. Miladi 944’te Semerkant’ta vefat eden İmam Ebu Mansur el-Mâturîdî veya İmam –Mâturîdî, iki meşhur eseri olan Kitabü’t Tevhid ve Kitabü’t Tevilat’ta kelami görüşlerini ve mezhep anlayışını geniş bir şekilde ele almıştır. İmam Mâturîdî, görüşlerini kurarken, ikna metodunu kullanmıştır. Kullanırken de nakil, akıl, nazar, istidlal, içtihat ve kıyasa dayanmıştır. İmam Mâturîdî, itikadi konularda muhalif görüşleri nakilden ziyade akli deliller çerçevesinde cevaplamaya çalıştı. Dolaysıyla akıl, Mâturîdîlik için önem bir yere sahiptir. İmam Azam Ebu Hanife’nin fıkhını, görüşlerini benimseyip kalem alanında kendi görüşlerini kaydeden İmam Maturidi, yıllar boyunca Hanefi imamlarını etkilemiştir. Bunlardan bazıları: Ebû Muhammed Abdulkerim b. Musa el-Pezdevî(ö. 493/1100), eb’üm Mu’in en-Nesefi(ö. 508/1115), Necm’üldin Ömer en-Nesefi, (ö. 537/1142),Nureddin es-Sabuni(ö. 580/1184) ve kemal İbn’ül Humam’dır(ö. 861/1457). İmam Mâturîdî’nin dini ve felsefi düşünceleri Türklerin teşkil ettikleri edebi eserlerde önemli yer almıştır. Türklerin İslamiyet’i kabulünden sonra İslam kültürü, kurallarını hayatın her alanında da yansıtmaya başlamışlar, sanat ve edebi çalışmalarını bu dinin mefhumu, öğretisi ve yaşam biçimine göre kurmuşlardır. Divan şairlerimiz çoğu zaman dini konular üzerinden farklı nazım ve üslup şekilleriyle edebi eserleri ya da düşünce tarzları ortaya koymuşlar, geniş halk kitlelerine tesir etmişlerdir. Çoğu şairler kendi fikirlerini ve tasavvurlarını benimserken Kuran-ı Kerim ve Hadislerden istifade etmişler ve iktibas yoluyla eserlerinde yer vermişlerdir. Divan şairleri Kuran-ı Kerim ve Hadislerden ayet ve hadisleri kendi itikat, kültürü ve toplumun yaşam ve düşünce tarzıyla tezatlık teşkil etmeyecek şekilde iktibas edip yorumlarda bulunmuşlardır. Söz konusu yorumlar ise, İmam Mâturîdî’nin öğretisi doğrultusunda doğrudan veya dolaylı bir şekilde kaydedilmiştir. Divan şairimiz Yunus Emre, 13. yüzyıl Türk edebiyatının en önemli şahsiyetlerinden biri olup Anadolu coğrafyasının Müslümanlaşmasına katkı sağlamış önemli bir mütefekkir ve halk ozanıdır. O, geniş halk kitlelerini etkileyen tasavvuf ve Mâturîdîlik felsefesini Türk dili ile hem güzel hem kifayetli bir şekilde söylemiştir. Yunus Emre’nin Divanı ve Risâletu’n-Nushiyyesi’nde olan şiirlerinde evrensel nitelikli İslam felsefi Mâturîdîlik izlerini takip etmek mümkündür. Başka bir ifadeyle Mâturîdîlik ekolünün Divan şairimiz Yunus Emre’deki bıraktığı etkileri görebiliriz. O (Yunus Emre), İmam Mâturîdî’nin Kitabü’t Tevhid ile beraber el-Pezdevî’nin us’l Din, eb’üm Mu’in en-Nesefi’nin Tabsıratü'l edille, Ömer en-Nesefi’nin A???idü’n-Nesefî ve es-Sabuni’nin elKifâye-fi’l-hidâye gibi Mâturîdîlik ekolünün önde gelen ve Mâturîdîliği anlatan önemli eserlere muttali olduğunu ileri sürmekteyiz. Söz konu ekolün öğretisini kendi şiirinde müstesna bir dille halka aktarmıştır. Dönemin ulemanın itirafıyla gerek ulemalar için gerek dönemin halkı için birçok hususlarda anlaşılması zor olan söz konusu Mâturîdîlik ile ilgili yazılmış eserleri mütalaa eden Yunus Emre, Anadolu Müslümanlarına sade ve benzeri olmayan güzel bir dille aktarmıştır. Bir nevi Divan şairimiz Yunus “sehl-i mümteni” örneklerini vermeyi başarmıştır. Dönemin büyük imamların ortaya attıkları itikat felsefelerini kendi halk için sade ve basit bir dille aktarılmaları konusunda -ele alınan konuların titizliğinden ötürü- hayli zorluk çekmişlerdir. Yani kendileri için “gerçekleşmesi mümkün olmayan” anlamındaki “mümteni” olmuştur. Yunus burada devreye girmiş ve Mâturîdî ulemanın basit bir dille yazamadıkları eserlerin muhtevalarını “kolay” anlamındaki sehl ile bir şekilde halka aktarıp “sehl-i nümteni”yi ustaca gerçekleştirmiştir. Bugüne değin yapılan çalışmalarda Yunus’un eserleri genel olarak edebiyat ve dil açısından incelenmiştir. Diğer taraftan Türkiye’nin son yıllarda önem verdiği Mâturîdîlik çalışmaları bilhassa Arap İslam coğrafyasında çok azdır. Bunun neticesi olarak büyük şair ve mütefekkirimiz Yunus Emre’nin “Gelin tan-şuk edelim işi kolay tutalım/Sevelim sevilelim dünya kimseye kalmaz “ diyerek özetlediği Mâturîdlik öğretisinden uzaklaşınca, coğrafyamızda Müslümanları birbirlerinden ayıran, ötekileştiren gerekirse tekfir edip öldüren ve İslam adını taşıyıp Müslümanlara silah açan gruplar ortaya çıkmıştır. Bu çalışmada, Yunus Emre Divanındaki Mâturîdîlik izlerini ana hatlarıyla göstermeye gayret edilecektir.
After the Turks accepted the Islam as a religion for themselves they regulated their İslamic social lives by Hanafi Sunni Islamic schools (fiqh) and adopted the Maturidiyya as a systematic theology (kalam) for them. This theology system (kalam) and İslamic Jurisprudence (fiqh) new created the society and culture of Turkish. Maturidiyya which the Turks accepted is one of the main schools of Sunni Islam theology. It was formalized by Abu Mansur Al Maturidi, reverently known as Imam M?tur?d? who was born at Maturid, a village or quarter in the neighbourhood of Samarkand in south-eastern Uzbekistan. The Sunni Muslims who lived by other major İslamic Jurisprudences (Maliki, Shafi‘i, Hanbali and Zahiri Sunni schools), adopted the Ash?arism as a systematic theology. Ash?arism founded by the Arab theologian Abu al-Hasan al-Ash?ari. al-Ash?ari and Al Maturidi, created the theology systems for the Sunni Muslims. Whereas it is not a vast difference between both of this schools. They stated their disagreements about some theology cases such as the impersonator Muslims who Imitates someone or some groups to do his worships without use her/their mind. Abu Mansur Al Maturidi or shortly Imam M?tur?d? wrote his theology views and his İslamic philosophy in his Kit?b al-Taw??d anad Kit?b Ta'wilat al-Qur'an books. Whenever Imam M?tur?d? review his opinions he espoused using the Persuasion (ekna) methods. He also supported using the Naql, Aql, İjtihad, istidlal and Qiyas methods for rationalizes his hermeneutics and polemicize with who on the Adverse opinions. However M?tur?d? by and large inclined using Aql method. Imam M?tur?d? was a Sunni Hanafi jurist. He espoused juristic judgments which founded by İmam Abu Hanifa. After that he found his Maturidi school and he latterly influenced the Hanafi jurists in Sunni theology such as he influenced Abu al-Yusr al-Bazdawi (A.H.493/1100A.D.), Abu al-Mu'in al-Nasafi (A.H. 508/1115A.D), Najm al-Din 'Umar al-Nasafi, (A.H. 537/1142A.D.), Nur al-Din al-Sabuni (A.H. 580/1184A.D) Al Kamal ibn al Humam (A.H. 861/1457A.D.). The M?tur?d? theology theories and Jurists’ opinions also influenced Turkish literature. However Turks after accepted Islam, they reversed the İslamic culture, judgments and Thought in their live. Authors start to found their literary works and artworks according to this new Islamic concept, teachings and lifestyles. Yunus Emre was a Turkish poet and Sufi mystic who greatly influenced Anatolian Islamic culture. He is one of the most important figures in Turkish litterers in the 13th century who contributed to the spread of Islam in Anatolia. He broached the Sufi and M?tur?d? theologies and rewire it in his poems by appealing style, simply and wonderfully. İt is possible to see a lot of M?tur?d?’ic views in the Yunus Emre’s poems which collected in his literary works. İn other words, it is easy to see the M?tur?d? effects on our poet Emre. We allege that Emre has read M?tur?d? book Kit?b al-Taw??d and the anther books of M?tur?d? school that written by al-Bazdawi, al-Sabuni,al-Nasafi. Emre transfer to Turkish people the teachings of M?tur?d? school by very exceptional Turkish language. At the first he took the teachings of M?tur?d? which became very difficult not only for the peoples whose maybe wouldn’t read it, but also for Islamic scholars, after that he started to transfer this teachings to Anatolian Muslims by using his simply and exceptional words. Hitherto this kind of Yunus Emre studies is was mostly around the litterers or linguistics. On the other hand in recent years we can see that Turkey attached importance to M?tur?d? School studies that we didn’t found in the In the Islamic Arab regions much. İn this our study we tried generally to show the views of M?tur?d? theologies in our poet Yunus Emre’s works.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Yunus Emre Divanı, Mâturîdîlik, Kelam İlmi, Kuran-ı Kerim, Hadisler, Yunus Emre poems, M?tur?d?yya, Islamic Theology, Quran, Hadith

Kaynak

Somuncubaba Tarih ve Kültür Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yayını

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye