İbn Fadlân seyahatnamesi ışığında Orta Çağ’da Türk kadını figürü
Yükleniyor...
Dosyalar
Tarih
2019
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Aksaray Üniversitesi
Erişim Hakkı
info:eu-repo/semantics/openAccess
Özet
Eski Türk toplumunda kadının konumu ve hakları hususunda yapılacak olan her çalışma, günümüz Türk toplumlarındaki kadının sosyal rolünün belirlenmesi ve bu rollerin sorunları göz önünde bulundurularak sağlamlaştırılması açısından bizlere önemli kesitler sunabilir. Burada, farklı bir coğrafyada yaşayan ve farklı bir dine mensup bir seyyahın gözünden, Türk kadınının nasıl tasvir edildiğini ve onun çizdiği Türk kadını figürü ile bugüne kadar gelen genel ifadeler arasında nasıl farklılıklar bulunduğunu değerlendirmek bizim için önem taşımaktadır. Eski Türk telakkisine göre Hakan ile Hatun gök ile yerin evlatlarıydı. Güneş Ana ile Ay Ata onların gökyüzündeki temsilcileriydi. Hakanın mümessili olan Ay Ata gökyüzünün altıncı katında hatunun mümessili olan Gün Ana ise daha üstte, gökyüzünün yedinci katında idi.1 Bu durum, Hatun’un Hakan’dan daha muhterem bir telakki edildiğini gösterdiği gibi, aynı zamanda kadının erkekten daha saygın olduğunu da özetlemektedir. Oğuz Destanı’nda güzelliği “gülen gözler, kutup yıldızları, ırmak dalgası saçlar, inci gibi dişler ve süt gibi, kımız gibi olup eriyişler” şeklinde tasvir edilen Türk kadını, erkeğinden ayrı ve erkeğine yabancı değil, aksine erkeğinin tamamlayıcısı olarak daima onunla beraberdir. Bu örneklemelerden de anlaşılacağı üzere Türk kadını, destanlarda ve efsanelerde basit gösterilmek yerine yüceltilmiş ve erişilemez bir konumda görülerek tasvir edilmiştir. Hatun bunun yanı sıra siyasi ortamda da söz sahibi olmuştur.
Açıklama
Anahtar Kelimeler
İbn Fadlân Seyahatnamesi, Orta Çağ
Kaynak
Genç Kalemler Tarih Araştırmaları Dergisi
WoS Q Değeri
Scopus Q Değeri
Cilt
5
Sayı
6