Üniversite öğrencilerinin bilişsel yansıma düzeyleri temelinde ve davranışsal finans kapsamında anomalilerin incelenmesi

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

2019

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Ekonomi literatürünün ilk dönemlerinden neo-klasik döneme gelinene kadar sosyal bilimlerin temel araştırma konusu olan insanın belirli açılardan rasyonel olmadığı ve söz konusu varsayımın bireyin her zaman, her yerde ve her koşulda ekonomik insan (homo economicus) olarak çerçevelenen karakteristikleri göstermeyebileceği konusu benimsenen bir olgu olarak kabul edilegelmiştir. Ancak söz konusu dönemde bireyin her zaman rasyonel olamayacağının kabulü bireyin duyuları, duyguları vs. olan bir varlık olması gerçeğine dayandırılmıştır. Neo-Klasik dönemden günümüze kadar olan dönemde ise özellikle işletme ve iktisat alanlarında yapılan çalışmaların neredeyse tümünde yer alan istatistik ve ekonometri gibi dalların adeta bir dayatması haline gelen bireyin rasyonel olduğu ve ekonomik çıkarlarını düşüneceği varsayımı son 30-40 yıl içinde davranışsal literatürün temel tartışma konusu haline gelmiştir. Ancak söz konusu varsayım neo-klasik iktisattan önce olduğu üzere bireyin bir beşer olması dolayısıyla hislerinin, korkularının, isteklerinin vs. güdülediği bir sapmanın değil, yine bireyin bir beşer olması ve beyin yapısının sistematik olarak belirli yanlıklar (anomaliler) göstereceği yönünde bir ihlalden bahsetmektedir. Bireyin zihinsel yapısından – Sistem 1 olarak adlandırılan zihinsel prosesten – kaynaklanan ve tüm bireylerde gözlemlenebilen sistematik davranışsal hatalar (anomaliler veya yanlıklar) bireyin biliş düzeyinin tespit edildiği bilişsel yansıma testi yardımı ile kategorize edilmektedir. Biliş düzeyi herhangi bir durum için zihinsel olarak bir çıkarımda bulunmasının gerektiği hallerde zihninde beliren ve yanıltıcı olabilecek sezgisel ilk yanıta yönelik olarak tepki verebilmesi ve durumu zihnine komut vererek – Sistem 2’yi kullanarak – değerlendirmesi ile ölçülmektedir. Davranışsal finansın temel aldığı bireyin bilişsel yansıma düzeyi ile bireyde hevristiklerden kaynaklı (bulunabilirlik, temsiliyet ve çıpalama) gözlemlenen davranışsal anomalilerin yapılan çalışmalar sonucunda doğru yönlü bir ilişki sergilediği anlaşılmaktadır. vii Bu çalışmada da 2002 yılında Kahneman’a, 2017 yılında ise Thaler’e nobel iktisat ödülünü kazandıran ve gün geçtikçe finans, pazarlama ve iktisat alanında çalışmaların yoğunlaştırıldığı davranışsal yanlıklardan aşırı güven yanılgısı, zihinsel muhasebe yanılgısı, temel oran yanılgısı ile üssel büyüme yanılgısına ilişkin olarak hâlihazırda yapılmış sınırlı çalışmalara katkıda bulunmak hedef alınmıştır.
From the earliest periods of the economy literature to the neo-classical period, it was accepted that the subject of social sciences, which is the main research subject, is not rational in terms of human beings and the assumption that the individual cannot always exhibit characteristics that are framed as economic people (homo economicus) at anytime, anywhere. However, in this period, acceptance of the individual cannot always be rational is based on the fact that the individual is a being with senses or feelings. The assumption that the individual is rational and will consider his economic interests, which has become an imposition of the branches such as statistics and econometrics in almost all of the studies carried out in the fields of business and economics from the Neo-Classical period to the present, has become the main topic of discussion in the behavioral literature in the last 30- 40 years. However, the assumption, as in the neo-classical economics, refers to a violation that the individual is a human being and that the brain structure systematically shows certain anomalies, not a deviation that his / her feelings, fears, desires, etc., as a person is a human being. Systematic behavioral errors (anomalies or biases) arising from the mental structure of the individual - the mental process called system 1 - and observed in all individuals are categorized with the help of a cognitive reflection test in which the cognitive level of the individual is determined. The level of cognition is measured by the ability to respond to the intuitive first response that can be misleading in the mind and to evaluate the situation by giving a command to the mind – by using system 2 - when it is necessary to make an inferential mindset for any situation. It is understood that the cognitive reflection level of the individual on which the behavioral finance is based and the behavioral anomalies observed in the individual (availability, representation and anchoring) caused by the heuristics are found to have a direct relationship. In this study, it is aimed to contribute to the limited work already done in relation to the overconfidence, mental accounting, base-rate fallacy and exponential growth of the behavioral biases - in 2002, Kahneman and in 2017 Thaler won the Nobel Prize in economics - in which studies on finance, marketing and economics were intensified.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Bilişsel Yansıma, Aşırı Güven, Zihinsel Muhasebe, Cognitive Reflection, Overconfidence, Mental Accounting

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye

Koleksiyon