Doğu Akdeniz'de deniz yetki alanı sorunu bağlamında Türkiye ve İsrail'in enerji politikaları
Yükleniyor...
Tarih
2023
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü
Erişim Hakkı
info:eu-repo/semantics/openAccess
Özet
Tarih boyunca jeopolitik önemini kaybetmeyen Doğu Akdeniz, hidrokarbon rezervlerinin keşfi sonrasında daha çok önem kazanmıştır. Sanayi devrimi sonrası artan enerji ihtiyacı, ülkelerin siyasi ve ekonomik mekanizmasının devamı için enerji bağımlılığını da beraberinde getirmiştir. Bu da enerji kaynağı açısından zengin olan bölgeye olan ilgiyi bölgesel ve küresel düzeyde artırdığı için kıyıdaş ülkelerin deniz yetki alanı sorununu başlatmıştır. Çalışma, Doğu Akdeniz'de hidrokarbon enerji kaynaklarının keşfedilmesi sonrasında ortaya çıkan Deniz Yetki Alanları paylaşımı sorununu, kıyıdaş ülkelerin tutumu ve uygulamalarını uluslararası hukuk bağlamında ele alması bakımından ve bölgede iki önemli aktör olarak bulunan Türkiye ve İsrail'in enerji politikalarıyla da ilişkisini ele alması bakımından önem arz etmektedir. Bu iki ülkenin stratejilerinin, diğer aktörlerinde bulunduğu pozisyonda etkili olduğunu söylemek mümkündür. Tüm bu yönleriyle çalışma, bölgede sorunun taraflarının rollerini detaylı olarak incelendiği için ve güncel bir konu olması bakımından da önem taşımaktadır.
The Eastern Mediterranean, which has not lost its geopolitical importance throughout history, gained more importance after the discovery of hydrocarbon reserves. The increasing need for energy after the industrial revolution has brought energy dependence for the continuation of the political and economic mechanism of the countries. Since this increased the interest in the region, which is rich in energy resources, at the regional and global level, it started the maritime jurisdiction problem of the riparian countries. The study is important in that it deals with the problem of sharing Maritime Jurisdiction, which emerged after the discovery of hydrocarbon energy resources in the Eastern Mediterranean, the attitudes and practices of the riparian countries in the context of international law, and the relationship with the energy policies of Turkey and Israel, which are two important actors in the region. offers. It is possible to say that the strategies of these two countries are effective in the position of other actors. With all these aspects, the study is also important because the roles of the parties to the problem in the region are examined in detail and it is a current issue.
The Eastern Mediterranean, which has not lost its geopolitical importance throughout history, gained more importance after the discovery of hydrocarbon reserves. The increasing need for energy after the industrial revolution has brought energy dependence for the continuation of the political and economic mechanism of the countries. Since this increased the interest in the region, which is rich in energy resources, at the regional and global level, it started the maritime jurisdiction problem of the riparian countries. The study is important in that it deals with the problem of sharing Maritime Jurisdiction, which emerged after the discovery of hydrocarbon energy resources in the Eastern Mediterranean, the attitudes and practices of the riparian countries in the context of international law, and the relationship with the energy policies of Turkey and Israel, which are two important actors in the region. offers. It is possible to say that the strategies of these two countries are effective in the position of other actors. With all these aspects, the study is also important because the roles of the parties to the problem in the region are examined in detail and it is a current issue.
Açıklama
Anahtar Kelimeler
Doğu Akdeniz, Deniz Yetki Alanı Sorunu, Enerji, Hidrokarbon Kaynakları, Türkiye-İsrail Enerji Politikaları, Eastern Mediterranean, Maritime Jurisdiction Issue, Energy, Hydrocarbon Resources, Turkey-Israel Energy Policies