The sense of uncanny in Agatha Christie’s a Caribbean mystery
Yükleniyor...
Dosyalar
Tarih
2018
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Afyon Kocatepe Üniversitesi
Erişim Hakkı
info:eu-repo/semantics/openAccess
Özet
The prolific English detective and crime fiction writer Agatha Christie’s A Caribbean Mystery (1964) has an outstanding status due to the number of controversies involved in the plotline, the complicated relationships between characters and the exotic setting in a supposedly colonial background. Moreover, the novel draws attention due to the tension that keeps rising until the end in addition to the fearful environment. In fact, the psychological response of the characters in the novel is worth studying due to the sense of uncanny. Apparently, only Miss Marple is capable of achieving the rationalising process that includes the familiar and the strange. The psychological understanding of the uncanny seems to be highly related to the fictional account in Christie’s novel. Therefore, this work aims to analyse Christie’s A Caribbean Mystery in the light of the sense of the uncanny to explain the response of the characters.
İngiliz polisiye roman yazarı Agatha Christie’nin Türkçeye 2010 yılında Ölüm Adası olarak çevrilen A Caribbean Mystery (1964) romanı olay örgüsündeki karmaşık durumlar, karakterler arasındaki çekişmeler ve sömürgecilik geçmişiyle bağlantılı egzotik bir yerde geçmesi bakımından farklı bir konuma sahiptir. Ayrıca bu eser, korkutucu bir çevrede geçmenin yanı sıra romanın sonuna kadar artmaya devam eden gerilim sebebiyle de dikkat çeker. Özüne bakılacak olursa, bu romandaki karakterlerin psikolojik tepkileri olay örgüsüne hâkim olan ve Sigmund Freud’un ortaya attığı tekinsizlik duygusu nedeniyle incelenmelidir. Görünüşe bakıldığında, yalnızca Miss Marple bu mantıklı açıklama sürecini başarıyla yürütebilmekte ve tekinsizlik duygusunu açıklamaya çalışmaktadır. Dolayısıyla, tekinsizlik duygusunun psikolojideki etkileri Christie’nin eserindeki kurgusal durumla son derece ilgilidir. Bu nedenle, bu makale Christie’nin Ölüm Adası (A Caribbean Mystery) eserini Freud’un tekinsizlik kavramı ışığında incelemeyi ve karakterlerin verdikleri tepkileri açıklamayı amaçlamaktadır.
İngiliz polisiye roman yazarı Agatha Christie’nin Türkçeye 2010 yılında Ölüm Adası olarak çevrilen A Caribbean Mystery (1964) romanı olay örgüsündeki karmaşık durumlar, karakterler arasındaki çekişmeler ve sömürgecilik geçmişiyle bağlantılı egzotik bir yerde geçmesi bakımından farklı bir konuma sahiptir. Ayrıca bu eser, korkutucu bir çevrede geçmenin yanı sıra romanın sonuna kadar artmaya devam eden gerilim sebebiyle de dikkat çeker. Özüne bakılacak olursa, bu romandaki karakterlerin psikolojik tepkileri olay örgüsüne hâkim olan ve Sigmund Freud’un ortaya attığı tekinsizlik duygusu nedeniyle incelenmelidir. Görünüşe bakıldığında, yalnızca Miss Marple bu mantıklı açıklama sürecini başarıyla yürütebilmekte ve tekinsizlik duygusunu açıklamaya çalışmaktadır. Dolayısıyla, tekinsizlik duygusunun psikolojideki etkileri Christie’nin eserindeki kurgusal durumla son derece ilgilidir. Bu nedenle, bu makale Christie’nin Ölüm Adası (A Caribbean Mystery) eserini Freud’un tekinsizlik kavramı ışığında incelemeyi ve karakterlerin verdikleri tepkileri açıklamayı amaçlamaktadır.
Açıklama
Anahtar Kelimeler
Agatha Christie, A Caribbean Mystery, Uncanny, Sigmund Freud, Detective Fiction, Agatha Christie, Ölüm Adası, Tekinsizlik, Sigmund Freud, Polisiye Roman
Kaynak
Afyon Kocatepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi
WoS Q Değeri
Scopus Q Değeri
Cilt
20
Sayı
1