Cilt 8, Sayı 1, Makale Koleksiyonu
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe Seçmen nezdinde ak partinin marka değeri(Aksaray Üniversitesi, 2016) Toksarı, Murat; Dağcı, MuratDemokratik ülkelerde bütün siyasi partiler tek başına iktidara gelmek için çaba gösterirler. İktidara gelmenin en önemli kıstası ise, seçmenin desteğini almaktır. Bu sebeple, günümüzde siyasi partiler seçmen nezdinde değer oluşturma ve politika üretme konusunda çok yoğun çaba içerisine girmişler ancak seçmenlerin istek ve ihtiyaçlarını anlama konusunda yeterince başarılı olamamışlardır. Bu doğrultuda, herhangi bir ülkede uyumlu bir iktidarın varlığından ve seçmenin memnuniyetinden söz edebilmek için liderlerin negatif/pozitif söylemlerini göz önüne almak gerekmektedir. Adalet ve Kalkınma Partisi (Ak Parti) Recep Tayyip ERDOĞAN tarafından kurulduğundan itibaren tüm seçimleri kazanmıştır. Bu çalışma, Ak Partinin güçlü marka olgusunu ve seçmen nezdinde marka değerini anlama amacıyla yapılmıştır.Öğe Avrupa komşuluk politikası çerçevesinde Avrupa Birliği-Ermenistan ilişkileri(Aksaray Üniversitesi, 2016) Özdaşlı, EsmeErmenistan, bağımsızlığını kazandıktan sonra Rusya’ya yakın ancak Batı ile de diyalogunu sürdürmeye çalışan çok yönlü bir dış politika stratejisi benimsemiştir. Bir taraftan Rusya ile stratejik ortaklık düzeyine varan bir ilişkiye girerken diğer taraftan ise birçok Batı menşeli örgüt ve kuruluşa üye olarak Avrupa ile diyalogunu artırmaya çalışmıştır. Bu süreçte siyasi bütünleşme ve genişleme gibi iki önemli strateji geliştiren Avrupa Birliği ise bazı eski Doğu Bloku ülkelerini birliğe dâhil etmiş ve eski Sovyet ülkelerinin dâhil olduğu yakın coğrafyası ile ilişkilerin arttırılmasına yönelik girişimlerde bulunmuştur. Bu çerçevede hayata geçirilen Avrupa Komşuluk Politikası ve Doğu Ortaklığı Programı (DOP) Ermenistan ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin geliştirilmesinde önemli rol oynamıştır.AB’nin Soğuk Savaş sonrası dönemde yakın coğrafyasına yönelik geliştirdiği stratejiler gerek birliğin içyapısında meydana gelen değişimlerle gerekse Sovyetler Birliği’nin yıkılması ile yeni komşulara sınır olma gibi dışsal olarak değerlendirebileceğimiz faktörlerle açıklanabilir. 7 Şubat 1992’de imzalanan Maastricht Anlaşması ile birliğin ortak bir dış politika anlayışına kavuşması yakın bölgelere yönelik girişimlerde bulunulmasını kolaylaştırırken, SSCB’nin yıkılması ile birliğin sınırının değişmesi ve yeni komşuların fırsat ve riskleriyle ortaya çıkması bu tür adımları zorunlu hale getirmiştir.Öğe Örgütsel değişim sürecinin algılanmasına yönelik betimsel bir araştırma(Aksaray Üniversitesi, 2016) Seçkin, Zeliha; Demirel, Yavuz; Özçınar, Mehmet FarukAraştırmanın temel amacı, eğitim kurumlarında öğretmenlerin, değişimle ilgili algılamalarını ortaya koymaktır. Bu amaca bağlı olarak, A İlinde “Eğitimde Değişim Yönetimi” konusunda 195 öğretmen üzerine bir araştırma gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, öğretmenlerin değişime bakış açıları, değişime hazırlıkları, değişimden hissettikleri, değişimden etkilenme ve değişime direnme düzeyleri betimsel olarak tespit edilmiştir. Bu bağlamda, değişimin tasarlandığı gibi yapılmasına ilişkin algılamalar ayrıntılı ortaya konularak, değişim için gerekli olan bireysel bilgi, beceri/yeteneklerin ve araç-gereçlerin yeterlilik düzeyleri saptanmıştır. Ayrıca çalışmada, değişimle ilgili süreçlerin açıklanma düzeyi ve değişimin kurum ve birey üzerine genel etkisi de belirlenmiştir.Öğe El Havza El İlmiye ( Şii medreseleri)(Aksaray Üniversitesi, 2016) Abbas, ZİyaBu çalışma Şiilerce Kutsal Şehirlerin sosyoekonomik yaşantısının ayrılmaz bir parçası olan El Havza El İlmiye olarak bilinen Şii Medreselerini ele almaktadır. El Havza El İlmiye Şii Merciliği ile birlikte Şii toplumun günlük yaşantısını oldukça önemli biçimde etkilemektedir. Başka bir ifadeyle Şii Merciliği El Havza El İlmiyeler aracılığıyla Ortadoğu’nun şekillenmesinde etkili rol oynamaktadır. Çalışmanın temel amacı Türkiye’de özelde bürokrasi ve akademisyenler genelde toplunum bu konuda az da olsa bilgi edinmesi, Türkiye Cumhuriyeti’nin Şiilerin önemli nüfus oranı oluşturdukları ülkelere yönelik politika üretirken Şii El Havza El İlmiyeleri ile Şii Merciliğinin dikkate alınmasına katkıda bulunmaktır. Araştırma sırasında Kutsal Şii Şehirlerinde saha çalışması yapılmış, El Havza El İlmiye’nin tarihi gelişimi, yapısı, işleyişi ve Şii dünyasındaki konumu irdelenmiştir. Saha çalışması sırasında yazılı kaynaklardan yararlanmanın yanı sıra El Havza El İlmiye’nin temel taşı olan Şii Merciler, onların yakınları ve El Havza El İlmiyelerde eğitim gören ilahiyat öğrencileriyle görüşülmüştür.Öğe Impact of imports & Exports on the profitability of Pakistani Banks(Aksaray Üniversitesi, 2016) Khan, Muhammad Zubair; Yeniçeri, TülayThis paper aims at examining the level of influence the macroeconomic variables (Exports & Imports) have on the profitability of commercial banks in Pakistan. The study covers the period 2005 to 2009 on quarterly basis. The period from 2005 to 2009 was chosen because during the given period, the global financial sector has shown a trend of significant decrease in profitability due to the global economic downturn (crisis) with many reputable banks liquidation deposit and this also negatively affected the banking sector in Pakistan including both private and public. In the study least square regression technique is applied to the data for analysis, in the line with Indranarain et al. (2009). The study used the Return on Assets (ROA) as a measure of profitability. Two variables, including exports and imports are used as explanatory variables. Both exports and imports are key factors in any country’s economy around the world. The activity of imports and exports always brings employment, economic growth, and prosperity to the countries. All analyzes of this study are performed using the statistical software "Eviews-7". To test the autocorrelation in the collected data, Durbin-Watson statistic is used. Multicollinearity of the data is diagnosed by making the correlation matrix. Stationarity of the data is checked by using the “individual unit root test”. The results obtained from the regression models show that both imports and exports are significantly affecting the bank’s profitability. The better regression model is consisting of the macro-economic variable exports.Öğe Ağızdan ağıza iletişim ile tüketicilerin alışveriş merkezi tercih etme davranışı arasındaki ilişki(Aksaray Üniversitesi, 2016) Uslu Divanoğlu, SevilayAğızdan ağıza iletişim bir ürün, hizmet, alışveriş merkezi ya da markaya ilişkin belirli deneyimleri olan ve ticari bir beklentiye sahip olmayan biriyle söz konusu ürün, hizmet, alışveriş merkezi ya da markayla ilgili bilgi edinmek isteyen kişi arasında meydana gelen bilgi transferini ifade eder. Bu süreçte satın alma davranışını olumlu ya da olumsuz manada tetikleyen, tabiri caizse tutunduran olgunun ticari kaygısı olmayan bir bilgi kaynağından alınıyor olması, firma tarafından yapılan olağan tutundurma faaliyetlerine göre etkinliğini ve inandırıcılığını ciddi ölçüde arttırmaktadır. Ancak söz konusu iletişimin nesnel ve genellenebilir bir yapısının olup olmadığı tartışmalıdır. Dolayısıyla bu iletişim esnasında cinsiyet, yaş, eğitim ya da gelir durumu gibi demografik özelliklerin etkinliği ile alışveriş merkezleri hakkında ağızdan ağıza iletişim ve genel manada ağızdan ağıza iletişimin söz konusu özellikler itibariyle ne ölçüde farklılaştığı bu çalışmanın motivasyonunu oluşturmaktadır. Bu doğrultuda ağızdan ağıza iletişim genel manada ve alışveriş merkezi bağlamında demografik özellikler açısından incelenmiş ve söz konusu olgunun bu özellikler kapsamında farklılaşmadığı anlaşılmıştır. Diğer taraftan ise tüketicilerin düşüncelerinin ağızdan ağıza iletişimi etkilediği ve ağızdan ağza iletişimin de tüketicilerin bağlılık düzeyini etkilediği sonucuna ulaşılmıştır.Öğe Yerli ziyaretçilerin yerel yiyecek tüketim güdülerinin belirlenmesi: Beypazarı örneği(Aksaray Üniversitesi, 2016) Kodaş, Davut; Özel, Çağıl HaleBu araştırmanın amacı, Beypazarı’na gelen yerli ziyaretçilerin yerel yiyecek tüketimini etkileyen nedenlerin güdüler açısından incelenmesi ve yerel yiyecek güdülerinin ortaya çıkarılmasıdır. Bu doğrultuda, Beypazarı’nı ziyaret eden ve yerel yiyecek tüketen yerli ziyaretçiler ile anket tekniği kullanılarak yüz yüze görüşme yapılmış ve toplam 385 yerli ziyaretçiden veriler toplanmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, yerli ziyaretçilerin yerel yiyecek tüketimini etkileyen güdülerin dört faktör altında toplandığı saptanmıştır. Kabul edilebilir geçerliliğe ve güvenilirliğe sahip olan bu faktörler; ‘kültürel güdüler’, ’fiziksel güdüler’, ‘bireylerarası güdüler’ ve ‘psikolojik rahatlama güdüleri’ şeklinde adlandırılmıştır. Farklılık araştırıcı istatistiksel analizler sonucunda, yerli ziyaretçilerin yerel yiyecek güdüleri ile cinsiyet ve eğitim durumları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklara rastlanmamıştır. Demografik değişkenlerden bir diğeri olan yerli ziyaretçilerin yaşları ile yerel yiyecek güdüleri arasındaki ilişki ise korelasyon analizi ile tespit edilmeye çalışılmıştır. Analiz sonuçlarına göre, yerel yiyecek tüketim güdülerinden yalnızca bireylerarası güdüler ve psikolojik rahatlama güdüleri ile yaş arasında olumlu yönde, ancak düşük bir ilişkinin mevcut olduğu saptanmıştır. Araştırma sonucunda ortaya çıkan yerel yiyecek tüketim güdüleri, ilgili alanyazındaki teorik ve görgül araştırma sonuçları ile karşılaştırılarak tartışılmıştır. Ayrıca, turizm sektöründeki uygulayıcılara bu faktörleri önemli bir güdülenme unsuru olarak dikkate almaları hususunda önerilerde bulunulmuştur.Öğe Türkiye’de faaliyet gösteren işletmelerin iş zekası kullanım düzeylerinin incelenmesi üzerine bir araştırma(Aksaray Üniversitesi, 2016) Özçam, Yasin; Coşkun, ErmanGelişmekte olan ülkelerin küresel ortamda konumlarını sürdürebilmeleri için, yenilikçiliğe önem vermesi, bilim ve teknoloji kapasitesi artırması, bilgi ve iletişim teknolojilerinin etkin biçimde kullanabilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu çalışma kapsamında ulaşılmak istenilen ana amaç; Türkiye’de faaliyet gösteren işletmelerde İş zekası kullanım düzeyini ortaya çıkarmaktır. Bu amaç doğrultusunda literatür taraması yoluyla bir teorik çerçeve oluşturulmuştur. İşletmelerde iş zekasının kullanımı ile ilgili kaynaklar taranmış ve oluşturulan teorik çerçeve ile irtibatlandırılmak üzere ampirik bir araştırma yapılmıştır. Ampirik araştırma, sektör farkı gözetmeksizin faaliyette bulunan “161” adet işletmeye anket uygulanması suretiyle yapılmıştır. Araştırmamıza dahil edilmiş işletmeler büyük bir oranda iş zekasını kullandıkları görülmektedir. Bu durumda günümüz teknolojik yeniliklerine uyum sağladıklarını görülmektedir. İşletmelerin büyük bir çoğunluğu hazır paket sistem kullanmayı tercih etmişlerdir. İş zekası sistemi ile elde edilen bilgiler büyük bir oranda ihtiyaç duyan her seviyedeki çalışana sunulmaktadır.Öğe Avrupa kentsel şartı’nın kentlerdeki özürlü ve sosyo-ekonomik bakımdan engellilere yönelik ilkeleri ve bursa kentinde kamu kurum ve kuruluşlarının erişilebilirliği(Aksaray Üniversitesi, 2016) Berkün, SanemHer bireye; bedensel yetersizlikleri dikkate alınmadan eşit hak ve olanakların sunularak, toplum yaşamının tüm alanlarına tam katılımlarının sağlanması çağdaş toplum ve sosyal devlet olmanın öncelikli gereğidir. Bu hedefin gerçekleştirilebilmesinde, engellilerin kent mekânlarını kullanırken ve kent içi yolculuklarında karşılaştıkları fiziksel, psikolojik ve ekonomik engellerin kaldırılması, büyük önem taşımaktadır. Bu doğrultuda “herkes için erişilebilir” bir kent tasarımı geliştirilmelidir. Bursa ülkemizin büyük, sanayileşmiş ve gelişmiş bir kentidir. Bununla birlikte Bursa’da engellilerin toplum yaşamına tam katılımlarının önündeki engellerin tümüyle kaldırıldığını söylemek, ne yazık ki mümkün değildir. Üç bölümden oluşan çalışmanın ilk iki bölümünde, Avrupa Kentsel Şartı’nın kentlerdeki engellilere yönelik ilkeleri ve engellilerin kent mekânlarını kullanırken ve kent içi yolculuklarında karşılaştıkları engeller üzerinde durulmuş, üçüncü bölümde ise, Bursa Engelliler Meclisi üyeleri tarafından Bursa’da 205 kamu kurum ve kuruluşu üzerinde yapılan incelenme ve izleme raporu sunulmuştur.Öğe Yeşil işler ve istihdam olanakları üzerine bir tartışma(Aksaray Üniversitesi, 2016) Erden Özsoy, CeydaYeşil işlerin tanımı, kapsamı ve istihdam etkileri konusunda farklı yaklaşımlar bulunmaktadır. Ortak bir yeşil iş tanımlaması ile ilgili olarak henüz bir fikir birliğine varılamamıştır. Genel olarak yeşil işlerin; ekosistemi ve biyolojik çeşitliliği korumaya yardım etmesi, verimli stratejiler yoluyla enerji, malzeme ve su tüketimini azaltması, sera gazı emisyonunu düşürmesi, her türden atık ve kirlilik üretimini en aza indirmesi ve önlemesi olmak üzere dört temel özelliği bulunmalıdır. Yeşil işlerin en önemli özelliklerinden biri de sadece çevreci olmakla kalmaması, aynı zamanda düzgün işler olmasıdır. Yeşil işlerin istihdam etkisinin pozitif, negatif ya da nötr olacağını savunan görüşler bulunmaktadır. Brüt ve net istihdam etkileri de ele alınan diğer konular arasındadır. Bu çalışmada farklı yaklaşımlara göre yeşil işler ortaya konmakta ve yeşil işlerin istihdama olası etkileri tartışılmaktadır.Öğe Kentsel yoksullukla mücadelede belediyelerin rolü “Keçiören Belediyesi örneği”(Aksaray Üniversitesi, 2016) Batmaz, Nazlı YücelGeçmişte olduğu gibi günümüzde de çözülmesi gereken büyük bir sorun olarak karşımıza çıkan yoksulluk, toplumlarda, istikrarlı varlığını tarihin her döneminde -yaşam ve yönetim biçimleri, gelenekleri, coğrafyaları ve diğer tüm özellikleri ne kadar farklı olursa olsun- devam ettirmiştir/ettirmektedir. Yoksulluğun görünürlüğünün en fazla olduğu yerler kentlerdir. Modernizmle gelen farklı iş alanları insanları şehirlere sürüklemekte, birçok insan yoksullukla karşı karşıya gelmektedir. Kent özelinde yaşanan yoksulluk olarak ifade edilen kentsel yoksulluk, kentin sunduğu hak ve olanaklara o kent halkının ulaşamaması şeklinde tanımlanmaktadır Kentlerde zengin ve yoksul bölgeler arasındaki uçurum giderek derinleşmekte, ekonomik olduğu kadar sosyal, kültürel ve ahlaki problemler de ortaya çıkmaktadır. Bu kapsamda çalışmada Keçiören Belediyesinin kentsel yoksulluğu azaltabilmekamacıylauyguladığı politikalar ve uygulamaları ile belediyelerinkentsel yoksullukla mücadeledeki önemi ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Bu amaçla Keçiören Belediyesinin yoksullukla mücadelede uyguladığı politikalar 2012-2015 yılları arasında değerlendirilmeye tabi tutulmuş, bu değerlendirmede 2012-2014 yılları için faaliyet raporlarındaki bilgiler, 2015 yılı için ise belediyenin ilgili birimlerinden alınan bilgiler -faaliyet raporu yayınlanmadığı için-baz alınmıştır. 2012-2015 yılları arasında yoksullukla mücadelede yeni uygulamaların eklendiği ve SDYV ile koordinasyon içinde çalışıldığı tespit edilmiştir.Öğe Bankalarda müşteri kârlılık analizi: Bir alan araştırması(Aksaray Üniversitesi, 2016) Özpeynirci, Rabia; Kalaycı, EmineGeçmişten itibaren insanoğlu elindeki kıt kaynaklarla yaşamda kalmayı başarmıştır. Kısıtlı kaynak ve tecrübe ile mühendislik çözümleri üreten işletme yöneticileri, sosyal bilimler konusunda biraz daha pasif davranmaktadırlar. Fakat insanlar günümüzde iş çevresinde elinde maksimum düzeyde bulunan kaynakları nasıl değerlendireceğini henüz tam anlamıyla çözememişlerdir. Aynı zamanda işletmeler, müşteri memnuniyeti sağlayacak çeşitli programlar geliştirerek kârlılıklarını arttırmayı hedeflemektedirler. Öte yandan, müşterilerin memnuniyeti düşünülürken, müşterilerinin işletmeyi ne kadar memnun ettiği de üzerinde durulması gereken bir konudur. Bu sebeple müşterilerin işletmeye olan katkısını belirlemeye yarayan kârlılık analizi kullanılmaya başlanmıştır. Müşteri kârlılık analizinin yapılabilmesi için gerekli olan gelirlere ait bilgiler kolay şekilde elde edilirken işin zor kısmı müşteri/ürün/hizmet maliyetlerinin belirlenmesinde ortaya çıkmaktadır. İşletme yöneticileri bu aşamada daha cesur davranarak ellerindeki imkanları daha iyi değerlendirerek kârlarını, gerçekleştirdikleri her faaliyet için maksimum düzeye çıkarabilirler. Bu çalışma ile bankalarda faaliyet tabanlı maliyet sisteminin, müşteri kârlılık analizinde kullanılmasına yönelik bir uygulama amaçlanmıştır. Böylece işletmelerin dönem sonunda müşteri kârlılık analizinde elde ettikleri kâr yada zararın hangi faaliyetten kaynaklandığı görülmekte aynı zamanda, hangi ürün/hizmetin katma değer ortaya çıkarıp çıkarmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.Öğe Finansal esneklik ve sermaye yatırımları arasındaki ilişkinin incelenmesi(Aksaray Üniversitesi, 2016) Abdioğlu, Nida; Aytekin, SinanBu çalışmada Türkiye'de 2006-2011 yılları arasında Borsa İstanbul İmalat Sanayinde işlem gören firmaların finansal esnekliğinin sermaye yatırımlarına olan etkisi incelenmiştir. 2008 yılı küresel finansal krizi öncesi ve sonrasında finansal açıdan esnek olan ve esnek olmayan firmaların karakteristikleri incelenerek sermaye yatırımı belirleyicileri analiz edilmiştir. Kriz öncesinde yüksek kaldıraçlı firmaların, kriz dönemi ve kriz sonrasında kaldıraç oranlarını artırdıkları, yüksek nakit oranlı firmaların nakit oranlarının ise krizden etkilenerek azaldığı sonucuna ulaşılmıştır. İkinci olarak, esnekliği daha fazla olan firmaların, kriz sonrası yatırımlarındaki azalmanın daha az olduğu bulunmuştur. Son olarak, kaldıracın kriz sonrasında nakit akımı duyarlılığını etkilemediği tespit edilmiştir.Öğe Çalışma yaşamında mobbingin (psikolojik şiddet) örgütsel bağlılığa etkisi: Niğde ilinde bir araştırma(Aksaray Üniversitesi, 2016) Yalçın, İbrahim; Tekin, Deryaİnsanlık tarihinin başlangıcından bu yana var olan her bireyin çeşitli istek ve ihtiyaçları bulunmaktadır. Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi’nde de belirttiği gibi kişi, ilk olarak yeme, içme, uyuma gibi zorunlu ihtiyaçları olan fizyolojik ihtiyaçlarını; daha sonra barınma, can ve mal güvenliği, kabul edilme, tanınma, prestij kazanma, yaratıcılık gibi ihtiyaçlarını gidermek durumundadır. Birey sadece kendi ihtiyaçlarını değil; öncelikle ailesinin, çevresinin daha sonra toplumun da belirli istek ve ihtiyaçlarını gidermekle yükümlüdür. Bu nedenle çeşitli istek ve ihtiyaçları temin edebilmek için bireylerin çalışması, en azından hayatını sürdürebilecek kadar olan asgari ücreti kazanması gerekmektedir. Bireyler kazanmak için de her tür insanların bir arada bulundukları, birlikte çalışmaların yürütüldüğü işyerlerinde toplulukla birlikte çalışmak zorundadır. İster küçük ölçekli olsun, ister büyük ölçekli işletmeler olsun bunların en önemli amaçlarından birisi işletmeden maksimum verim alabilmektir. Bu verimi örgüte bağlı çalışanlar ortaya çıkarmaktadır. Bu sebeple hem çalışanın hem de örgütün olumlu sonuçlara ulaşabilmesi için işletme içerisinde örgütsel bağlılığın varlığı son derece önemlidir. İşletme içinde örgütsel bağlılığın olabilmesi için ilk olarak çalışanın örgüt içinde kendini güvende hissetmesi gerekmektedir. Öncelikle işletmeye, sonra yöneticilerine, çalışma arkadaşlarına güven duymalıdır. İşletme, her çalışana örgütün önemli bir parçası olduğunu hissettirmelidir. Böylelikle örgüt yöneticileri bu kavram üzerinde dikkatlice durmalı ve çalışanların bağlılıklarını artırabilecek yöntemler ortaya koymaya çalışmalıdır. Ayrıca bir çalışanın örgüte bağlı olabilmesi için, çalıştığı ortamda mutlu, huzurlu olması gerekmektedir. Çalışanın baskı gördüğü, küçümsendiği ya da dışlandığı gibi kendini rahatsız eden tavırlarla karşılaşması hem kendini hem de örgütü olumsuz etkileyecektir. Böylece psikolojik şiddet yani mobbinginde işletme açısından önemli bir kavram olduğu ortaya çıkmaktadır. Kısaca, mobbingin olduğu yerde örgütsel bağlılığın yok oldu savunulmaktadır. Bu araştırmada mobbingin örgütsel bağlılığı olumsuz yönde etkilediği öne sürülmüştür. Araştırma Niğde ili sağlık müdürlüğü çalışanlarına anket uygulayarak yapılmıştır. Çalışmada iki ölçek kullanılmıştır. Birincisi Heinz Leymann (1993) tarafından belirlenen 5 gruptan oluşan psikolojik şiddet ölçeğidir. İkincisi ise Meyer ve Allen (1991) tarafından geliştirilmiş 3 sınıflandırmadan oluşan örgütsel bağlılık ölçeğidir. Araştırma sonucunda sağlık müdürlüğü çalışanlarında mobbingin örgütsel bağlılığa önemli bir etki yapmadığı ortaya çıkmıştır.