Tez Koleksiyonu
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe Kullanıcı merkezli görünür ışık haberleşmesi(Aksaray Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2024) Horunlu, Kardelen; Çelik, YasinKablosuz iletişim teknolojileri genellikle RF bandını kullanır, ancak RF spektrumu günümüzde oldukça yoğundur. Bu nedenle, Görünür Işık İletişimi (VLC), RF sistemlerine ek veya alternatif bir çözüm olarak değerlendirilmektedir. VLC'de, LED'ler ve fotodedektörler (PD) aracılığıyla iletişim sağlanır ve modüle edilmiş sinyaller pozitif ve gerçek değerlidir. Bu durum bazı RF tekniklerinin VLC'ye uygulanmasını engeller. Optik bant genişliği birkaç Terahertz (THz), elektriksel bant genişliği ise birkaç Megahertz (MHz) seviyesindedir. Bu sistemlerde düşük elektrik bant genişliğinin sınırladığı veri hızlarını artırmak için Çok Girişli Çok-Çıkışlı (MIMO) teknikler kullanılmaktadır. İç mekân aydınlatması için tercih edilen çoklu LED yapısı, MIMO tekniklerinin VLC'de kullanımını destekler. İç mekân MIMO-VLC sistemlerinde kanal korelasyonu, performansı önemli ölçüde etkiler. Doğrudan görüş hattı (LoS) senaryolarında kanallar yüksek derecede ilintili olup, sinyal çözümlemesini zorlaştırarak sistem performansını düşürür. Bu zorlukların üstesinden gelmek için çeşitli yaklaşımlar önerilmiştir. Kullanıcı konumu, kanal korelasyonu açısından kritik öneme sahiptir. Geleneksel MIMO teknikleri değişen kanal korelasyonuna göre düzenlenerek kullanıcı konumuna göre uyarlanabilir teknikler geliştirilmiştir. Bu bağlamda üç MIMO tekniği önerilmektedir: Uzamsal Çeşitleme/Uzamsal Çoğullama (SD/SMP) geçişi, uyarlanabilir SMP (aSMP) ve SD destekli uyarlanabilir SMP (SD-aSMP). Açısal Çeşitlemeli Alıcı (ADR) yapısı, PD'lerin farklı yönlendirmelere sahip olmasıyla kanal korelasyonunu azaltır. MIMO-VLC sistemlerde kanal korelasyonunu dikkate alan teknikler ve alıcı yapıları genellikle ayrı incelenmiştir. Bu tezde, Piramit ADR ve Genelleştirilmiş ADR (GADR) yapısı, kullanıcı merkezli MIMO teknikleriyle birlikte incelenmiş ve değişen LED sayısı, PD sayısı, ADR parametreleri için performans analizleri yapılmıştır.Öğe Anti-kanser ilaç salınım sisteminin modellenmesi ve kontrolü(Aksaray Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2024) Ay, Sena; Soylu, SelimKemoterapi kanser hastalığının tedavisinde yaygın olarak kullanılan bir yöntemdir. Kemoterapi tedavisinde kanser hastasını olumsuz etkilemeyecek şekilde optimal ilaç dozunun belirlenmesi oldukça önemlidir. Gelişen teknoloji, anti-kanser ilaç salınım sistemleri için geliştirilen modelleme ve kontrol çalışmalarının artmasına olanak sağlamaktadır. Bu tez çalışmasında kanser hastaları için önemli bir yan etki sayılabilecek kümülatif ilaç toksisitesini de dikkate alan yaygın bir hasta modeli kullanılmıştır. Bu hasta modeli kullanılarak optimal kemoterapi ilaç salınımını gerçekleştirmek amacıyla farklı kontrol yöntemlerinden ve metasezgisel optimizasyon algoritmalarından faydalanılmıştır. İlk olarak literatürde yaygın bir yere sahip kesirli dereceli oransal-integral-türevsel (FOPID) kontrolör ile ilaç salınım sistemi kontrol edilmiştir. FOPID kontrolöre ait parametreler yapay sinekkuşu algoritması (AHA), gri kurt optimizasyon algoritması (GWO), parçacık sürü optimizasyonu (PSO), salp sürü algoritması (SSA), balina optimizasyon algoritması (WOA) olmak üzere beş farklı algoritma ile optimize edilmiştir. Tedavi süreci sonunda elde edilen performans indeksi değerleri ve nihai kanser hücresi sayıları karşılaştırılmıştır. Çalışmanın ikinci kısmında optimizasyon süreci için yeni bir uygunluk fonksiyonu üretilmiş ve yine FOPID kontrollü sisteme uygulanmıştır. Nihai kanser hücresi sayıları ve performans indeksi değerleri karşılaştırıldığında, FOPID kontrolörün çok amaçlı optimizasyonuyla elde edilen sonuçların daha da iyileştiği görülmektedir. Çalışmanın son kısmında ise anti-kanser ilaç salınım sisteminin optimal kontrolü için yeni bir kontrolör önerilmiştir. Bulanık mantık kontrolör (FLC) ve kesirli dereceli oransal-türevsel (FOPD) kontrolörün birleştirilmesiyle hibrit Bulanık P+Dµ kontrolörü tasarlanmış ve PSO algoritması ile kontrolöre ait tüm parametreler optimize edilmiştir. Tedavi süreci sonunda elde edilen performans indeksi değeri ve nihai kanser hücresi sayısı önerilen kontrolörün başarısını ortaya koymaktadır. Önerilen kontrolör için tedavi planının ve hasta-içi parametrelerin değiştirilmesini içeren gürbüzlük testleri de gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgular bilgisayar destekli bir anti-kanser ilaç salınım sisteminin ortaya koyulabilmesi açısından umut vericidir.Öğe Wi-Fi frekansında RF enerji hasadı için parametre analizi(Aksaray Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2024) Tokyay, Sertaç Kaan; Sarı, FilizBu çalışmada, üretici firmalar tarafından üretilmiş olan toplu elemanların (Lumped Components) kullanımı göz önünde bulundurularak 2.45 GHz ve 5,8 GHz frekanslarında 1. kademeden 6. kademeye kadar RF Enerji Hasadı devreleri incelenmiştir. Bütün analizler simülasyon yoluyla yapılıp simülasyonlar, Advanced Design System (ADS) 2016 programı kullanılarak yapılmıştır. Sistem 50 ? iç dirence sahip bir antenden, 2.450 GHz ve 5,8 GHz (Wi-Fi) frekansında çalışacak şekilde düşünülmüştür. Doğrultma devresi için HSMS2850, HSMS2852, HSMS285B, HSMS285C, HSMS2860, HSMS2862, HSMS286B, HSMS2820, HSMS2822, HSMS2810 ve SMS7630 Schottky diyotlarının kullanımı göz önünde bulundurulmuştur. Her bir diyot için bu frekansta sistemin veriminin en yüksek olduğu yük direnci -30 dBm ile 0 dBm aralığındaki giriş gücü için incelenmiştir. Verimi yükseltmek amacıyla L tipi (L-C) empedans uyumlama devresi tasarımı yapılmış, elde edilen değerlere yakın değerleri veren Murata firmasının ürünlerinin parametreleri kullanılmıştır. Son olarak, üretici firma ürünlerinin kullanılmasıyla ideal değerlerden uzaklaşan verimi ideale yaklaştırabilmek için açık – seri iletim hattı (Transmission Line (TL)) kullanılarak, elde edilen sistemin çıkış gerilimi ve verimi analiz edilmiştir. İncelenen diyotlar arasında 2,45 GHz frekansında en yüksek verim SMS7630 diyotu için 2,7 k? yük direncinde -1 dBm giriş gücünde % 46 olarak, en yüksek çıkış gerilimi ise HSMS286B diyotu için 3. kademede 36,6 k? yük direncinde 0 dBm giriş gücünde 3 V olarak elde edilmiştir. 5,8 GHz frekansında en yüksek verim SMS 7630 diyotu için 2 k? yük direncinde 0 dBm giriş gücünde % 35 olarak, en yüksek çıkış gerilimi ise SMS7630 diyotu için 6. kademede 15,3 k? yük direncinde 0 dBm giriş gücünde 1,67 V olarak elde edilmiştir.Öğe Lazer ışığını takip eden araç prototipi tasarımı(Aksaray Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2023) Tasalı, Merve; Bayraklı, İsmailBu tezde, lazer ışını ile işaretlenmiş bir nesneyi, o nesneye kitlenerek izleyen lazer güdümlü araç prototipi tasarlanmış; elektro-mekanik donanım ve elektronik kart seçimleri yapılmış; donanım ve görüntü işleme için gerekli yazılımlar yapılmış ve sistem imal edilmiştir. Görüntü işleme; fotoğraf endüstrisi, robotik uygulamalar, gıda endüstrisi, savunma sanayi, hava gözlem ve tahmin uygulamaları ve tıp alanı gibi pek çok sektörde kendine uygulama ve gelişme alanı bulmuştur. Son dönemlerde belirtilen sektörlerdeki gelişmeler, işlenecek verilerin sayısındaki artış gibi faktörler sayesinde, görüntü işleme tekniklerinin de gelişmesini beraberinde getirmiştir. Görüntü işleme tekniklerindeki gelişmeler; makine öğrenmesi, derin öğrenme ve yapay sinir ağları gibi yan alanların da görüntü işleme işlemlerine dahil edilmesini gerekli kılmıştır. Yüz tanıma algoritmaları, sürücüsüz araçlar gibi uygulamalar, makine öğrenmesi destekli görüntü işleme tekniklerine verilebilecek bazı örneklerdendir. Askeri alanda çok önemli bir konu olan nesne takibi uygulamaları ise yapay zeka uygulamaları ile güçlendirilmektedir. Hazırlanan bu tez çalışması; ön tasarım, nihai tasarım ve üretim olarak üç ana aşamada gerçekleştirilmiştir. Ön tasarım aşamasında; öncelikli olarak literatür taraması yapılmış ve benzer çalışmalar incelenmiştir. Nihai tasarıma temel oluşturacak deneysel testler yapılarak sisteme en uygun elektronik ve mekanik ekipmanlar belirlenmiştir. Nihai tasarımda; ön tasarım aşamasında test edilen ve birbirine alternatif oluşturan ekipmanlar avantaj ve dezavantajlarına göre değerlendirilerek belirlenmiştir. Üretim aşamasında; demonte olarak alınan araç gövdesinin montajı yapılmıştır. Bu montaj ile eş zamanlı olarak elektronik ve mekanik ekipmanların da araç gövdesine montajı gerçekleştirilmiştir. Montaj aşamasının tamamlanmasının ardından ön tasarım aşamasında temelleri oluşturulan ve nihai tasarım aşamasında en uygun çözüm olarak belirlenen elektronik kart yazılımları ve görüntü işleme yazılımları prototip ile entegre edilmiştir.Öğe Cam ürünlerdeki hataların görüntü işleme vederin öğrenme yöntemleriyle kalite kontrolü(Aksaray Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2022) Ulaş, Ali Burak; Sarı, FilizGıda sektöründe sıklıkla tercih edilen cam ürünlerin imalatında kalite kontrolü geleneksel olarak uzman işçiler tarafından göz ile kontrol edilerek yapılmaktadır. Bu süreç insana dayalı olarak ilerlediği için hata payı kaçınılmaz olmuştur. Üretimin ilk aşamasında yapılacak bir entegrasyonun diğer safhalarındaki kalite kontrol sürecini hafifletmiş ve hata payını indirgemiş olacaktır. Bu çalışmada, çeşitli görüntü işleme teknikleri kullanılarak cam ürünlerin kalite kontrolünün bilgisayar destekli bir sistem aracılığı ile yapılması hedeflenmiştir. Piksel bazlı görüntü bölütleme, doğrusal regresyon, çok katmanlı sinir ağı, makine öğrenimi bir arada kullanılmıştır. Baştürk Cam firmasından tez çalışmasına özel deneysel olarak üretilip bize temin edilen cam ürünler üzerindeki hataların ayrıştırma ve test işlemleri gerçekleştirilmiştir. Önerilen yöntemlerin doğru sınıflandırma oranları tatminkâr düzeyde bulunmuş ve gelecek çalışmalar için önerilerde bulunulmuştur.Öğe Mosfet parazitliklerini kullanarak filtre tasarımı(Aksaray Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2022) Elmalı, Semih; Arslan, EmreElektronik alanlarda geçmişten günümüze kadar pek çok gelişme yaşanmıştır. Bu gelişmenin paralelinde Radyo haberleşmesi, televizyon, telefon, ses, resim, veri haberleşmesi, biyomedikal vb. alanlarda bu gelişmeyle pek çok sinyal kullanılmaktadır. Elektronik cihazların yapısı gereği gerekli haberleşme, veri aktarımı esnasında ya da sinyal üretimi sırasında gibi gerekli sinyalin yanında istenmeyen parazitler ve gürültüler oluşur. Parazitler ve gürültüler gerek analog olsun gerek dijital olsun sinyali bozarak devrenin doğru çalışmasına engel olur. Bu durumda verileri doğru okuyup, yorumlayabilmemiz için dikkat etmemiz gereken şey bu sinyalinde oluşabilecek gürültü ve parazitin en aza indirilmesidir. Gürültü ve parazitin en aza indirilebilmesi için parazit ve gürültünün sebebi araştırılarak doğru tespit ile uygun devre planı ve gerekli filtrelemeyi yapmaktır.Öğe Çok bantlı RF enerji hasadı(Aksaray Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2021) Yalçın, Aziz Burak; Sarı, FilizCep telefonları, Wi-Fi gibi kablosuz haberleşme cihazlarının kullanımındaki büyük artışa paralel olarak ortamda mevcut olan elektromanyetik dalgaların varlığı da önemli ölçüde artmıştır. Enerji hasadı olarak adlandırılan ortamda az miktarda bulunan bu enerjinin toplanarak kullanılabilir elektrik enerjisine dönüştürülmesi olayı son zamanlarda büyük ilgi görmeye başlamıştır. Bu ilgideki en büyük etken düşük güç tüketen cihazların yaygın olarak kullanılmaya başlanması ve bunların sürekli olarak enerjiye ihtiyaç duymasıdır. Bu ihtiyaç düşük güçlü enerji elde etme çalışmalarında artışı da beraberinde getirmiştir. Bu tezde, çok bantlı RF enerji hasatlama devresi tasarlanmıştır. 900 MHz, 1800 MHz ve 2450 MHz frekanslarında oluşturulmuş sistemin çıkış gerilimi ve verimi ortaya konmuştur. Bu tezdeki tüm simülasyonlar ADS (Advance Design System) 2017 programı kullanılarak yapılmıştır. Öncelikle iki kademeden on iki kademeye kadar olan çok kademeli DVM (Dickson Voltage Multiplexer) tasarlanmıştır. Her bir frekans için maksimum gücü veren yük dirençleri tespit edilmiş ve her üç frekans için de uygun olan ortak yük seçilmiştir. Daha sonra, iki Schottky diyot modelli (HSMS-2852) iki kademeden altı kademeye kadar olan çok kademeli DVM tasarımında maksimum çıkış gücünü elde edebilmek için bu devrelere LC, LL ve ? tipi empedans eşleme devreleri uygulanmıştır. Her bir eşleme tipi için her bir frekansa ait maksimum çıkış gücünü veren kademe sayıları belirlenmiştir. Her bir eşleme tipi için 900 MHz, 1800 MHz ve 2450 MHz frekanslarında elde edilen kademe sayılarına sahip bu üç devre birleştirilmiştir. Sonuç olarak her bir eşleme tipi için ortaya çıkan sistemin çıkış gerilimi ve verimi analiz edilmiştir.Öğe Vehicular AD-HOC network to support traffic safety on high-ways(Aksaray Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2021) Hamzah, Omar Sabri; Yenice, Yusuf ErkanVANET is used basically to exchange safety signaling between vehicles to alert drivers of accidents existence; so, they can change their root or to take other precautions to prevent car crashing near accident zone. The motivations of using this kind of networks are their lower cost as compared to other mobile networks and their ease of deployment. In this study, mobile vehicles are randomly moving in the high ways and hence in case on car crashing, car will assume stopped and the place of crashing is susceptible to intake more than one vehicle. As vehicles are being droved in high speed and drivers; due to their unawareness of accident zone, they can get into it and hence problem is enlarging. On the other hand, ad-hoc network is attempting to share safety norms to the inward drivers to avoid the crashing in that particular location. For some reasons more likely due to car limited radio converge and speed of the cars running on the high way, the reachability of this message is critical and hence, network further development was mandatory. The presence of RSU is helped network payloads to be extended to other nodes which is already far from recurrent node coverage. We proposed using the mobile node to act as RSU and perform data packet routing as RSU does. The main problem of using large number of RSUs is performance degradation be consumption of large time for data delivery. In our study, we attempted using different number of mobile nodes as RSUs which is differs from classical RSUs as the last is static and other is dynamic (in motion). Outcomes of this study shown that large number of mobile nodes as RSUs may enhance the connectivity by reducing the link re-healing time and maintaining the connection for longer time.