Cilt 10, Sayı 3, Makale Koleksiyonu

Bu koleksiyon için kalıcı URI

Güncel Gönderiler

Listeleniyor 1 - 5 / 5
  • Öğe
    2008 küresel finansal krizinin Türkiye rezervleri üzerine etkisi
    (Aksaray Üniversitesi, 2018) Acet, Hakan; Güvenek, Burcu; Karakaş, Mizgin
    Bu çalışmanın konusu olan 2008 küresel finansal krizi, dünyaya yaşatmış olduğu etkilerinden dolayı, bu döneme kadar yaşanan en büyük ekonomik krizlerin başında gelmektedir. Konut kredisi piyasasında meydana gelen aksaklıklar sonucunda 2007 yılında ABD’de başlamış ve 2008 yılında yaşattığı olumsuz etkileriyle kendini göstermiş olup, kısa sürede dünyadaki finansal piyasaları, ardından da reel piyasaları etkilemiştir. Finansal kriz 1990’lı yıllarda yaşanan sermaye hareketlerinin serbestleşmesi ve ekonomik küreselleşmenin dünyadaki tüm ekonomileri etkileyecek şekilde artması nedeniyle kısa sürede hızla yayılmıştır. Bu bilgiler ışığında çalışmanın asıl amacı olan 2008 finansal krizin Türkiye’nin rezervleri üzerine olan etkileri, veri olarak Merkez Bankası’nın yayınlamış olduğu 1987-2017 yılları arasındaki Merkez Bankası rezervleri döviz+altın şeklinde alınmış olup, kriz yılı olan 2008 yılı için kukla koyulmuştur. Temel amaç olan 2008 krizinin Türkiye’nin rezervlerine olan etkisi “Müdahale Analizi” yöntemi ile analiz edilmeye çalışılmıştır. Yapılan analizden yola çıkılarak Türkiye’nin rezervlerinin krizden olumsuz yönde etkilendiği sonucuna ulaşılmıştır.
  • Öğe
    Güney Asya’dan ortaya çıkan tebliğ cemaati ve Cemaat-i İslami’nin karşılaştırmalı analizi
    (Aksaray Üniversitesi, 2018) Ullah, Rahmat
    Yirminci yüzyılda Güney Asya’da ortaya çıkan Tebliğ Cemaati ve Cemaat-i İslami günümüzde İslam hareketleri arasında popüler bir hareket olarak kabul edilmektedir. İngiliz yönetimi altında bulunan dönemin Hint alt kıtasında 1927’de Muhammed İlyas al-Kandhlavi tarafından Tebliğ Cemaati ve 1941 yılında Seyyid Ebul Ala Mevdudi tarafından Cemaat-i İslami kurulmuştur. Günümüzde Tebliğ Cemaati dünyanın dört bir yanına yayılmış durumundadır. Öte yandan, Cemaat-i İslami ise Pakistan, Bangladeş ve Hindistan olmak üzere Güney Asya’daki ülkelerde yayılmıştır. Müslümanlara İslam’ın tebliğini ulaştırması temelinde kurulmuş olsa da bu iki İslami hareketinin temel farkı siyasi görüşüdür. Tebliğ Cemaati’nin temel amacı siyasetten uzak durarak niyet, namaz, oruç gibi İslam’ın temel prensiplerine uyup kalpleri temiz tutarak şerle mücadele edip toplumu değiştirmektir. Ancak, Cemaat-i İslami İslam’ın temel prensiplerinin yanı sıra Kur’an ve Hadis’e göre yaşayan bir grup insanla siyasi ve demokratik yolla İslami bir devlet kurmayı hedeflemektedir. Siyasi görüşü dolayısıyla Güney Asya'daki devletleri, özellikle Bangladeş, Cemaat-i İslami’ye baskı yapmaktayken siyasete karışmayan Tebliğ Cemaati’ne büyük destekler vermektedir. Bangladeş’te Cemaat-i İslami liderleri hükümetler tarafından hapis veya idam cezası verilirken Tebliğ Cemaati’nin “içtima programı”na (yıllık toplantısı) her türlü destek verilmektedir. Bu çalışmanın amacı Güney Asya’dan ortaya çıkan Tebliğ Cemaati ve Cemaat-i İslami hareketinin temel farklarını araştırmaktır. Niteliksel bir yöntem kullanılmış olan bu çalışmamızda iki hareketin kuruluşu, amaçları, çalışma şekilleri araştırılmış ve toplumun cemaatlere karşı bakış açıları tartışılmıştır. Ayrıca, Bangladeş hükümetinin iki harekete karşı çifte standart tutumunun nedenleri açıklanmaya çalışılmıştır.
  • Öğe
    Halka en yakın hizmetlerin etkin sunulması kapsamında subsidiarity (yerellik) ilkesi ve türk kamu yönetimi üzerine bir değerlendirme
    (Aksaray Üniversitesi, 2018) Şahin, Umut
    Yerel yönetimler, halka en yakın hizmetleri sunan ve önemi çok eski tarihlere dayanan yönetim birimleridir. Birey için barınma, ulaşım, temizlik, çevre düzenlemesi, sosyal yardımlar, kültür vb. temel hizmetler yerel yönetimler tarafından sunulmaktadır. Çağdaş kamu yönetimi anlayışında yerel hizmetleri sunarken hizmetin boyutunun yerel imkânlar ile sağlanmasına öncelik verilmesi, eğer çözülemiyorsa merkezi yönetim tarafından hizmetin sunulması esas olmalıdır. Bu anlamda ortak sıkıntıların paylaşılması ve giderilmeye çalışılması yerel yönetimleri daha anlamlı hale getirmektedir. İşte Subsidiarty (Yerellik) ilkesi hizmetin kamuya en yakın olan yönetim birimi tarafından sunulması olarak tanımlanmaktadır. Ülkemiz açısından özellikle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçilmekle birlikte devlet teşkilat yapısında önemli değişiklikler olacağı aşikârdır. Yerel yönetimlerin yapılacak düzenlemelerde önemli bir değerlendirme alanı olacağı düşünülmektedir. Bu çalışma ile hizmetin sunulmasında subsidiarity ilkesinin kavramsal ve teorik arka planını açıkladıktan sonra, subsidiarity ilkesi ile Türkiye’de uygulanabilirliğine ilişkin değerlendirmeler sunulacaktır.
  • Öğe
    GSM sektöründe tuzak ürünlerin tüketici seçimlerine etkisi: Cazibe ve uzlaşı etkisi
    (Aksaray Üniversitesi, 2018) Ceylan, Hasan Hüseyin; Karaca, Yusuf; Köse, Bekir
    Yapılan çok sayıda çalışma rasyonel seçim teorisinin aksine, tüketici seçimlerinin seçimin bağlam özelliğine duyarlı olduğunu ortaya koymuştur. Bunlardan tuzak etkisi, seçim setine eklenen yeni seçeneğin diğer seçeneklerin tercih payını değiştirdiğini varsaymaktadır. Tuzak etkisi ürün karması ve fiyatlama gibi birçok pazarlama kararı için stratejik öneme sahiptir. Bu çalışmada tuzak etkisinin iki önemli temsilcisi olan cazibe ve uzlaşı etkisinin yanında, bu etkilerin ürün özellikleri ile etkileşimi incelenmiştir. Bu amaçla karma faktöriyel tasarım oluşturulmuş ve araştırma verileri tekrarlı ölçüm ANOVA ile analiz edilmiştir. Araştırma bulguları cazibe etkisinin olduğunu, ancak uzlaşı etkisinin olmadığını göstermiştir. Sonuçlar aynı zamanda cazibe etkisinin ürün özelliğine göre farklılaşmadığına işaret etmektedir.
  • Öğe
    Bibliometric profile of the postgraduate dissertations written in the field of gastronomy
    (Aksaray Üniversitesi, 2018) Acar, Yusuf; Altaş, Aysu
    This study has been prepared with the purpose of making a general evaluation of the postgraduate dissertations related to the field of gastronomy conducted between the years 1987-2018 (Until February) in the framework of various parameters. For this purpose, 42 master’s theses and 9 doctoral dissertations published in the dissertation database of the Council of Higher Education between the years of 1987-2018 (Until February) have been examined in terms of their bibliometric features as “type of the dissertation”, “release year”, “published university”, “published institute”, “published department”, “number of pages”, “study area of the dissertation”. As a result of the examination, it has been determined that Gazi University is the body that most graduate dissertations have prepared among the universities and the highest numbers of dissertations have been prepared (15 dissertations) in the year 2016. It has been thought that the study will contribute to the literature and provide convenience for the following researches.