Proje Koleksiyonu

Bu koleksiyon için kalıcı URI

Güncel Gönderiler

Listeleniyor 1 - 3 / 3
  • Öğe
    Reaktif oksijen tu?rlerine (ROT) duyarlı kemilu?minojenik bir otomat: tasarım, sentez ve enerji transfer etkinliği
    (TÜBİTAK KBAG Proje, 2018) Algı, Fatih
    Bu çalışmada, reaktif oksijen tu?rlerinden biri olan hidrojen peroksite duyarlı yeni kemilu?minojenik bir ajanın 1 tasarımı ve sentezi gerçekleştirilmiştir. Ajanın 1 yapısında kimyasal ışıl ışıma yapabilen dihidroksipiridazin tabanlı bir u?nite ile göru?nu?r bölgede etkin bir şekilde foto ışıma yapabilen bir BODIPY u?nitesi rasyonel bir tasarımla bu?tu?nleştirilmiştir. Ajanın 1, H2O2 varlığında önce dihidroksipiridazin u?nitesi u?zerinden kimyasal ışıl ışıma yaptığı, açığa çıkan enerjinin uygun pozisyondaki BODIPY u?nitesine etkin bir şekilde transfer edilmesiyle BODIPY u?nitesinin ışıdığı tespit edilmiştir. Neticede ajanın 1 H2O2 ile kendiliğinden anahtarlanabilen bir otomat olarak işlev görmesi sağlanabilmiştir.
  • Öğe
    Karataş gölü'nün zooplankton faunası ve ağır birikiminin mevsimsel olarak belirlenmesi ve gölden kültüre alınan daphnia magna'nın biyoremediasyon kapasitesinin lemna minor ile kıyaslanması
    (TÜBİTAK, 2012) Kaya, Murat; Duman, Fatih; Üçüncü, Esra; Tunca, Evren
    Bu çalışmada; 48h’lik süreçte, Lemna minor, Daphnia magna ve L.minor+D.magna test grupları kullanılarak, alüminyum, demir, baryum ve karışımlarının biyoremediasyonu çalışılmıştır. D.magna Karataş Gölü’nden(Burdur) elde edilmiş, ayrıca gölün mevsimsel olarak zooplankton faunası ve ağır metal değişimi belirlenmiştir. CCA(Canonical correspondence analysis) analiziyle, ağır metaller ve fizikokimyasal su parametreleri ile zooplankton türleri arasındaki dağılım tespit edilmiştir. Göl suyunda ve planktondaki birikim sırasıyla Fe>Mn>Ni>Co>Pb>Cd şeklinde bulunmuştur. Plankton ve su örneklerinin korelasyon analizleri beraber değerlendirilmiş ve Fe,Mn,Co ve Ni açısından korelasyon görülen metaller ve korelasyonun yönü ve şiddetinin son derece benzer olduğu tespit edilmiştir. Kümeleme(CA) analizi sonuçlarının değerlendirilmesindeyse hem suda hem de plankton örneklerinde Mn’nin en yakın olduğu elementin Co olduğu, Fe’nin en yakın olduğu elementin Ni olduğu ve Cd’nin en yakın olduğu elementin Ni olduğu saptanmıştır. Sedimentteki ağır metal konsantrasyonları mevsimler arasında neredeyse hiç değişim göstermemiştir. Mann Whitney U Testine göre su ve plankton örneklerinde ise mevsimler arasında ağır metal birikimleri açısından ciddi değişimler görülmüştür. L.minor+D.magna test grubunun sadece Daphnia ya da sadece Lemna içeren kültüre göre daha fazla uzaklaştırma yaptığı bir karışım bulunamamıştır. Genel olarak uzaklaştırmada lemna’nın daha başarılı olmasına karşın Al/Ba ve Ba/Fe karışımlarındaki Ba, daphnia tarafından lemnaya göre daha fazla uzaklaştırılmıştır. Sudan en çok temizlenen metal Ba olurken, 24 saatlik uzaklaştırma miktarları ile 48 saatlik uzaklaştırma miktarları arasında istatistiki bir fark görülmemiştir.
  • Öğe
    Lipopolisakkarit ile oluşturulan hipotermiye eşlik eden hormonal senkronizasyon
    (TÜBİTAK, 2011) Polat, Hüseyin
    Bu araştırmada, sıçanlara (Wistar albino) intraperitonal (250 µg/kg, ip) olarak lipopolisakkarit (LPS, E.coli serotip O111:B4) uygulanarak yapılan deneyler sonucunda hipotermi (?T: - 1.52±0.12 ºC) oluşturuldu. Hipoterminin değişik evrelerine [başlangıç (69.63±3.08 dak.), en derin (100.88±3.25 dak.) ve bitiş noktası (155.88±9.65 dak.)] denk gelen zaman dilimlerinde gruplar oluşturuldu. Hipotermi grupları ve kontrol (% 0,09 tuzlu su, 0.5 ml/kg, ip) grubu sıçanlardan intrakardiyak yolla kan örnekleri alındı. Kan örneklerinde, hipotalamo-hipofizer tiroit (HPT) ekseni hormonları [tiroit uyarıcı hormon (TSH), serbest triiyodotironin (ST3), serbest tiroksin (ST4)], hipotalamo-hipofizer adrenal korteks (HPA) ekseni hormonları [kortikotropin salıverici hormon (CRH), adrenokortikotropik hormon (ACTH), kortikosteron (KORT)], leptin (Lep) ve eritropoietin (EPO) hormonu düzeylerini belirlemek için analizler (ELISA) yapıldı. Belirlenen hormon düzeyleri, istatistiksel (ANOVA ile) olarak kontrol grubu ile hipotermi grupları karşılaştırıldı ve aralarındaki değişimin (artış/azalış) önemi belirlendi. Kontrol grubuna göre karşılaştırma sonucunda, TSH, CRH ve EPO hormon düzeylerindeki değişim önemsiz, ST4 (başlangıç noktası) hormon düzeyindeki artış, ST3 (en derin ve bitiş noktası), ACTH (başlangıç noktası), KORT (en derin noktası) ve Lep (bitiş noktası) hormonları düzeyindeki azalmada görülen değişimin anlamlı (P<0.05) olduğu tespit edildi. Hormonal değişimin anlamlı (P<0.05) olduğu hipotermi grupları, hipotermiyi ve tümör nekroz faktör-alfa (TNF-?) salınımını bloke ettiği bilinen SC-560 (1 mg/kg, sk) kullanılarak tedavi edildi. LPS ile oluşturulan hipotermi evrelerine denk gelen zaman dilimlerinde kan örnekleri alınarak hormonal analizleri yapıldı. Analiz sonuçları kontrol grubu ile istatistiksel olarak karşılaştırıldı. Tedavi sonucunda, LPS ile oluşturulan hipoterminin inhibe olduğu belirlenerek, hipoterminin en derin noktasında (?T: -0.57±0.04 ºC) ve hipoterminin bitiş anında (?T: 0.81±0.09 ºC) vücut sıcaklıkları ölçüldü. Aynı zamanda hormonal düzeyde görülen anlamlı (P<0.05) değişimin, ST4, ACTH, KORT ve Lep hormon düzeylerinde ortadan kalkarak normale döndüğü, ST3 hormon düzeyinde ise devam ettiği görüldü. Sonuçlar, LPS ile oluşturulan hipotermi ve hipotermiye eşlik eden hormonal senkronizasyon üzerinde, SC-560 ile tedavi dozunun kritik öneminin olabileceğini düşündürdü.