Cilt 5, Sayı 2, Makale Koleksiyonu

Bu koleksiyon için kalıcı URI

Güncel Gönderiler

Listeleniyor 1 - 6 / 6
  • Öğe
    Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde dil bilgisi konularının Yunus Emre şiirleriyle pekiştirilmesi üzerine bir inceleme (A2-B1 Seviyesi)
    (Aksaray Üniversitesi, 2021) Oğraş, Esra Merve
    Türkçe, köklü bir geçmişe sahip, dünyanın birçok bölgesinde yüzyıllarca konuşma ve yazı dili olarak kullanılan dünyanın en kadim dillerindendir. Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminin tarihi, günümüzden farklı gerekçelerle de olsa oldukça eski dönemlere kadar uzanmaktadır. Kaşgarlı Mahmut’un “Dîvânu Lugati’tTürk” ve Ali Şîr Nevâyî’nin “Muhakemetü’l-Lugateyn” adlı eserleri, yabancı dil olarak Türkçeyi öğretmek amacıyla yazılmış eserlerden birkaçıdır. Bir dili öğrenmek için o dilin kültürel ögelerini de öğrenmek gerekmektedir. Anadolu’daki kültürü yabancı dil olarak Türkçenin öğretiminde kullanmak hem kültürümüzün dünyada tanıtılmasına imkân sağlayacak hem de Türkçenin kültürel ögeler çerçevesinde öğretilmesine zemin hazırlayacaktır. Dil öğretiminde birçok yöntem kullanılmıştır. Günümüzde farklı teknik ve metotların kullanılması dil öğretiminde kolaylık ve çeşitlilik sağlamıştır. Şiirlerle bir dilin belli kurallarının yabancı dil olarak öğretimi günümüzde kullanılan yeni yaklaşımlardan biridir.Yunus Emre, insan sevgisini ve muhabbeti şiirlerinde öne çıkaran Anadolu arifidir. O, ilahileriyle yalnızca Türk dilinin gelişmesine katkı sağlamamış, aynı zamanda sevgi üzerine kurduğu tasavvuf anlayışıyla insanlığın ortak değerler çerçevesinde bir arada yaşamasını hedefleyen mesajları şiirlerinde ortaya koymuştur. Bu bağlamda, onun şiirleri pek tabii olarak yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde önemli bir kaynak teşkil etmektedir.Çalışmada, Mustafa Tatcı’nın “Yûnus Emre Dîvânı” adlı eseri esas alınarak Yunus Emre’nin bazı şiirleri günümüz Türkçesine aktarılmış ve yabancı dil olarak Türkçe öğretiminin A2 ve B1 seviyelerine uygun dil bilgisi çalışması yapılmıştır. Böylece hem Yunus Emre’yi ve onun şiirlerindeki kültürel unsurlar ve değerleri, değerleri uluslararası öğrencilere tanıtma imkânı oluşmuş hem de şiir ile dil bilgisi kurallarının öğretimi yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde eğlenceli ve farklı bir teknik olarak uygulanmıştır
  • Öğe
    Bir Yunus Emre muakkibi: Aziz Mahmud Hüdayi
    (Aksaray Üniversitesi, 2021) Turan, Muhittin
    Anadolu tasavvuf kurumunun ilk temsilcilerinden olan Yûnus Emre (1240? - 1321?)’nin or-taya koyduğu Risâletü’n-Nushiyye ve Dîvân’ında Anadolu irfanının izleri bariz bir şekilde görü-lür. O, zamanın ve daha sonra da geçerliliğini kaybetmeyen halkın manevi ihtiyaçlarını temiz bir Türkçe ile gidermeye ve “insan”ı sufi gözüyle görmeye, anlamaya çalışmıştır. Yûnus, bu varlığın iç dünyasında potansiyel olarak mevcut olan ve “kuş dili” de denen “aşk” kavramını aramış ve bu arayış, Yûnus’tan sonra da birçok meşrep, tarikat ve meslek erbabı için kılavuz olmuştur. XVI. yüzyıl tekke-tasavvuf edebiyatının temsilcilerinden biri olan Azîz Mahmûd Hüdâyî de bu kişilerden biridir. Ekseriyetle ilahi nazım türü ile kaleme aldığı şiirleri Yûnus Emre tarzındadır. Hem aruz hem de hece vezniyle ortaya koyduğu, akıcı, sade ve samimi bir eda hissettiren şiirle-rini bir tebliğ yöntemi olarak kullanmış ve bu şiirler halktan padişaha kadar geniş bir yelpazede okuyucu kitlesi bulmuştur. Bazı şiirleri de bestelenmiştir. Tekke-tasavvuf edebiyatı kapsamında değerlendirebileceğimiz Azîz Mahmûd Hüdâyî’nin şiirleri samimi ve halkın kolayca anlayabile-ceği basit mısralarla halkı tasavvuf yoluna davet etmiştir. Şiirlerinde Yûnus Emre tarzındaki, bazen de nazireyi andıran ilahileri hemen dikkat çeker. Bu yazıda Yûnus Emre’nin Azîz Mahmûd Hüdâyî’ye üslup ve muhteva bakımından tesiri ortaya konmaya çalışılacaktır. Bu sa-yede Orta Asya’daki Ahmed Yesevî’nin hikmetleriyle bir ırmak misali akan ve Anadolu’daki ilk ve en kuvvetli temsilcisi olan Yûnus Emre ile devam eden sufiyane şiir, 16. yüzyıldaki temsilci-sinin dilinden anlatılmaya çalışılacaktır.
  • Öğe
    Peygamberlerin sahip olduğu bazı sıfatların Nübüvvetin gerekliliği ve ispatı açısından değerlendirilmesi
    (Aksaray Üniversitesi, 2021) Kahraman, Hüseyin
    Bir insanda bulunması gereken birçok erdeme sahip olma özelliği peygamberleri toplumlara rol model olma konusunda vazgeçilmez kılmaktadır. Peygamberlerin sahip olduğu bu üstün va-sıfların her biri onlara mutlak hakikate yönelmede farklı bir katkı sunmaktadır. Diğer insanlar-dan farklı olarak, peygamberlerde bulunan erdemlerin bir bütün olarak bulunması, onların mut-lak hakikate götüren yolu en isabetli ve mükemmel şekilde takip etmelerine imkân sağlamıştır. Özellikle içerisinde yaşadıkları toplumların normal insanların fark edemeyeceği hassas problem-lerini, güçlü erdemleriyle keşfetmek ve o toplumları evrensel ahlâkî değerler etrafında buluştur-mak adına peygamberlerin verdikleri zorlu mücadeleleri dikkate aldığımızda, onlarsız bir dünya-da insanların bütün insanlığı ilgilendiren mutlak hakikati bulmalarının o kadar da kolay olmaya-cağını söylemek mümkündür. Bu anlamda, yeryüzünde ahlâkî erdemleri yayma konusunda pey-gamberleri diğer insanlardan ayıran ve onlara uymayı aklî ve ahlâkî bir zorunluluk haline getiren en önemli özellik, çağlar ve nesiller boyunca kitleleri ahlâkî evrensel ilkeler etrafında buluştura-bilmeleri ve bu yolda güçlü gelenekler oluşturmaları olmuştur. Hakikate giden zorlu yol emanet, fetânet ve cesaret gibi güçlü erdemlere sahip insanların takibi ile ulaşılabilir olmuştur. Peygam-berlerin oluşturdukları güçlü gelenekler insanlığa çok büyük erdemler sunmuş insanı insan kılan faziletlerin neşvünema bulmasına toplumsal bir ortam hazırlamıştır. Tıpkı cahiliye döneminde olduğu gibi nübüvvetin nurundan uzak kalmış toplumların aynı zamanda insani erdemlerden de uzak kaldıkları görülmektedir. Çerçevesi yukarıdaki şekilde belirlenen bu çalışmada özellikle Hz. Muhammed (s.a.v.) ve Hz. İbrahim’in (a.s) bireysel ve toplumsal alandaki mücadelelerinden bazı örnekler sunularak, bu örneklerin onların nebevi sıfatları ile ilişkisi kurularak peygamberli-ğin insanlık için vazgeçilmezliği ortaya konmaya çalışılacaktır. Özellikle bahsi geçen peygamber-lerin seçilmiş olması, nebevi sıfatların toplumsal tezahürlerinin en açık şekilde onların haytlarındaki örneklerden takip edilebilebiliyor olmasıdır.
  • Öğe
    Özel gereksinimli çocukları olan babalarının Covid-19 sürecinde online eğitimlere ilişkin görüşleri
    (Aksaray Üniversitesi, 2021) Günlü, Yasin; Çakmak, Salih
    :Tüm dünyada hızla gelişen teknoloji ile birlikte dijitalleşme, hayatımızın tüm aşamalarında etkili olmuştur. Özellikle pandemi sürecinde, eğitim ile ilgili konularda teknoloji destekli eğitimler yaygınlaşmıştır. Pandemi sürecinde diğer eğitim alanları ile birlikte özel eğitim alanında da online eğitimlerin sayısında artış olduğu bilinmektedir. Bu eğitimlerin hem özel gereksinimi olan bireylere hem de ailelerine sunulduğu görülmektedir. Özellikle ailelere pek çok platformda aile eğitimleri sunulmaktadır. Ancak bu durum tartışmaları da beraberinde getirmiştir. Özel gereksinimli çocuğu olan ailelerin online eğitimlere erişebilirliği, eriştiği online eğitimlerin kendilerinin ve çocuklarının ihtiyaçlarını ne denli karşıladığı ve etkilediği güncel ve merak uyandıran bir konu olmuştur. Bu gerekçeler ile yapılan bu çalışmada, özel gereksinimli çocuğa sahip babalarının covid-19 sürecinde online eğitimlere ilişkin görüşlerini belirlemek amaçlanmıştır. Araştırma, nitel araştırma desenlerinden fenomenolojik araştırma yöntemine uygun olarak yarı yapılandırılmış görüşme formları kullanarak, yüz yüze görüşmeler ile yürütülmüştür. Araştırmanın katılımcılarını özel gereksinimli çocuğu olan 10 baba oluşturmuştur. Araştırmada elde edilen bulgular, babaların online eğitimlere erişmede, haberdar olmada ve verilen eğitimlerin gerçek hayatta uygulanmasına yönelik eksikler olduğunu göstermekle birlikte, babaların online eğitimlere ilişkin farklı öneriler sunduğu görülmektedir
  • Öğe
    Yükseköğretim ek ders ücret yönetim süreçleri için geliştirilen bir bilişim sisteminin kullanılabilirliğinin incelenmesi
    (Aksaray Üniversitesi, 2021) Yılmaz, Tarık; Kılıç, Selçuk
    Bu çalışmada, yükseköğretim ek ders ücret yönetim süreçlerinde yaşanan sorunların çözümü için geliştirilen bir bilişim sisteminin kullanılabilirliğinin belirlenmesine odaklanılmıştır. Bu amaçla araştırmacılar tarafından bir bilişim sistemi geliştirilmiştir. Bilişim sistemi uygulamaya konulmadan önce bir öntest yapılarak kullanıcıların ek ders süreçleriyle ilgili karşılaştıkları sorunlar tespit edilmiş ve memnuniyet düzeyleri ölçülmüştür. Sistem devreye alındıktan iki yıl sonra bir sontest uygulanarak mevcut sorunların azalıp azalmadığı belirlenmiş ve bilişim sisteminin kullanılabilirlik düzeyi ölçülmüştür. Elde edilen bulgulardan bilişim sisteminin kullanılabilirlik skorunun kabul edilebilir bir düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Sistemin kullanımıyla birlikte sorunların azaldığı ve memnuniyet düzeyinin arttığı görülmüştür. Kullanılabilirlik düzeyi yüksek ürün ve hizmetlerin özellikleri açısından geliştirilen bilişim sistemi değerlendirilmiş ve gelecek araştırmalar için önerilerde bulunulmuştur.
  • Öğe
    Temel eğitim programlarında tasarruf kavramına disiplinlerarası bakış
    (Aksaray Üniversitesi, 2021) Kesik, Gülin; Çeken, Ramazan
    Kazanımların disiplinlerarası bakışla ilişkilendirilmesi, son yıllarda öğretim programlarında önem verilen bir yaklaşım olarak yerini almıştır. Tasarruf, söz konusu ilişkilendirmelerin kritik bir örneği olarak, doğa ve sosyal bilimlerin farklı disiplinlerinin odağında yer alan bir kavramdır. Tasarruf kavramı, temel eğitim düzeyinde farklı eğitim ve öğretim programlarında yer alan, sosyal, kültürel ve ahlaki değerleri içeren programlar ile fen bilimleri eğitimi açısından önemli bir ders içeriğidir. Bu bakımdan ilgili kavramın farklı disiplinlerin odağında yer alan boyutunun disiplinlerarası bir bakış ile ele alınması gerekmektedir. Bu araştırmanın amacı temel eğitim düzeyi eğitim ve öğretim programları kazanımları ve açıklamalarında yer alan tasarruf kavramına odaklanarak içeriklerde nasıl yer aldığını incelemektir. Nitel çalışma anlayışına uygun olarak doküman analizi ile gerçekleştirilen araştırmada, tespit edilen veriler içerik analizi tekniği ile çözümlenmiştir. Araştırmanın sonucunda tasarruf kavramına, okul öncesinden 8. sınıf düzeyine kadar her kademedeki öğretim programında yer verildiği tespit edilmiştir. Ancak tasarruf kavramına yoğun olarak fen bilimleri dersi öğretim programında yer verildiği; okul öncesi, hayat bilgisi, sosyal bilgiler, matematik, teknoloji ve tasarım dersi programlarında oldukça sınırlı sayıda yer verildiği; Türkçe, din kültürü ve ahlak bilgisi, müzik, bilişim teknolojileri ve tasarım, temel dini bilgiler dersleri öğretim programlarında ise yer verilmediği belirlenmiştir. Sonuçlar, tasarruf kültürünün, program geliştirenler tarafından disiplinlerarası bir kavram olarak değerlendirildiğini; söz konusu ilişkilendirmelerin doğa ve sosyal bilimlere ait içerikleri odağına alan farklı disiplinleri ilgilendirdiğini ortaya koymaktadır. Bu nedenle tasarruf eğitiminin tek bir disiplinin odağında olacak şekilde ele alınmaması gerekmektedir. Okullarda gerçekleştirilen zümre öğretmenler toplantıları ile program geliştirme çalışmaları, bu bakış açısının uygulamaya konulabilmesi bakımından önemli bir hareket noktası olabilir.