Cilt 2, Sayı 1, Makale Koleksiyonu

Bu koleksiyon için kalıcı URI

Güncel Gönderiler

Listeleniyor 1 - 7 / 7
  • Öğe
    Siyasal iletişim alanında yazılan doktora tezlerine dair bir inceleme
    (Aksaray Üniversitesi, 2020) Fidan Baritci, Zühal; Çakmak, Veysel
    Siyaset ve iletişimin sıkı bağından doğan siyasal iletişim kavramı, siyasi adaylar ve siyasi partiler için vazgeçilmez bir kavram haline gelmiştir. Siyasal iletişimin kullandığı yöntem ve araçlar seçim dönemlerinde siyasal adaylar ya da siyasal partiler için seçmene ulaşmanın yollarını sunar. Seçimler yoluyla iktidara sahip olmak isteyen her aday ya da siyasal parti siyasal iletişim tekniklerini kullanarak bu amacına bir adım daha yaklaşmayı hedeflemektedir. Seçim dönemleri demokrasi için vazgeçilmezdir ve bu dönemlerde tüm taraflar seçim sonuçlarını kendi lehlerine etkilemek için siyasal iletişim kampanyaları ve propaganda faaliyetlerinden yararlanırlar. Siyasi aktörler siyasal iletişim faaliyetleri ile seçmenlerin tercihlerini değiştirirler ve bu seçmenlerin kendi taraflarında yer almayı sürdürmelerini isterler. Bu noktada siyasal iletişim çalışmalarını bilimsel açıdan ele alan doktora tezleri önem arz eder. Araştırmanın konusu akademik anlamda siyasal iletişimin doktora tezlerinde nasıl incelendiğini ortaya koymaktır. Bu çalışmada 1994-2019 yılları arasında tamamlanan ve “siyasal iletişim” anahtar kelimesi ile Yüksek Öğretim Kurulu Tez Merkezi’nden elde edilen 28 adet doktora tezi incelenmiştir. Araştırma nicel araştırma yöntemlerinden içerik çözümleme tekniği kullanılarak yapılmış ve veriler oluşturulan kategoriler aracılığı ile veriler elde edilmiştir. Bu kategoriler ışığında tezlerin hazırlandığı üniversiteler, anabilim dalları, hangi konu üzerine yazıldıkları, hazırlandıkları yıllar, araştırma yöntemleri ve veri toplama teknikleri şeklinde değerlendirilmiştir. Siyasal iletişim anahtar kelimesi ile ulaşılan tezler bu anlamda alana ve konu ile ilgili çalışmalara genel bir bakış açısı sağlamaktadır.
  • Öğe
    Kent imajının ve kentsel rekreasyon alanlarına yönelik algının ölçümü
    (Aksaray Üniversitesi, 2020) Ceren, Coşkun; Koçyiğit, Murat; Çakmak, Veysel
    Günümüzde kentler, çeşitli hedefler doğrultusunda farkındalık yaratabilmek için değer yaratmaya ve kendilerini ayrıştırmaya gerek duymaktadırlar. Bu değer yaratma ve farklılaşma misyonu küresel anlamda ilgi çeken bir kent imajı ile şekillenebilmektedir. Kent imajının şekillenmesinde kentin sahip olduğu temel değerler ve bunların tanıtım enstrümanı olarak kullanılması önem arz etmektedir. Bu doğrultuda araştırmanın amacı, kent imajının ve kentsel rekreasyon alanlarına yönelik algının ölçümüdür. Bu bağlamda Konya kent imajının ve Konya’daki kentsel rekreasyon alanlarına yönelik algının ölçümünü gerçekleştirmek çalışmanın odak noktasıdır. Belirlenen amaç doğrultusunda, Mevlana Müzesi, Konya Kelebekler Vadisi ve 80 Binde Devri Alem rekreasyon alanı ziyaretçileri araştırmanın evrenini oluşturmaktadır. Fakat araştırma kapsamında bu alanları ziyaret eden kişilerin tamamına ulaşmak zaman kısıtı ve örnekleme ulaşım zorluğundan dolayı, araştırma olasılığa dayalı olmayan örnekleme yöntemlerinden kolayda örnekleme yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Gerçekleştirilen betimleyici istatistikler doğrultusunda Konya kent imajına yönelik doğal, sosyal, kültürel, sosyo-ekonomik ve kent atmosferi özelliklerinin ortalama değerlerinin olumlu yönde olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, kentsel rekreasyon alanlarına yönelik algının, bilişsel ve duygusal çekicilikler bağlamında ortalama değerlerinin de pozitif yönelimli olduğu belirlenmiştir. Bu doğrultuda kentsel rekreasyon alanları şehir imajına bilişsel ve duygusal yönden katkı sağlayabilmekle birlikte, kente yönelik algının da olumlu yönde şekillenebilmesini sağlayacaktır.
  • Öğe
    Televizyonda yayınlanan sosyal reklamların ideolojik yapısı ve örnek reklam çözümlemesi
    (Aksaray Üniversitesi, 2020) Yıldırım, Erhan; Çakmak, Veysel
    Ürün reklamları, mal ve hizmetin satışında, karlılığın arttırılmasında, kurum ve marka imajı oluşumunda, vb. kar amacı güden kuruluşlar için önemli bir iletişim karması elemanıdır. Sosyal reklamlar ve/ya kamu spotları ise, toplum yararına ya da toplumsal konularda kamuoyunun dikkatini çekmek, çıkan sorunun çözümünde sorunun muhatabı olan ilgili kurum ve kuruluşların harekete geçmesini sağlamak, toplumu bilgilendirmek, bilinç oluşturmak konularında etkili bir araçtır. Kar amacı gütmeyen kuruluşlar tarafından hazırlanan sosyal reklamlar veya kamu spotları, toplumların tutumlarını, düşüncelerini etkileyebilmekte, toplumun sosyal değişiminde önemli roller oynayabilmektedir. Sosyal reklamlar bu rolleri sayesinde kamu yararı oluşumu için çalışırlar. Sosyal reklamcılığın içerisinde kamu yararından anlaşılması gereken, halkın sağlığı, refahı, mutluluğu, huzuru, eğitimi, kültürü, yaşam standardının yükselmesi, vb. konulardır. Bu çalışmada televizyonda yayınlanan sosyal reklamlar kuramsal çerçevede ele alınmış ve sosyal reklamların ideolojik temelleri üzerinde durulmuştur. Çalışmanın yöntem kısmında betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. Televizyonda yayınlanan sosyal reklamların ideolojik yapısı izler kitle beklentilerini karşılamada yeterli midir? Televizyonda yayınlanan sosyal reklamlar kamu yararı oluşumuna katkı sağlamakta mıdır?. Soruları üzerinden çalışmanın analizi yapılmıştır. Çalışmada, çözümlemesi yapılan reklam filminin ana fikri ve ideolojilerinin izler kitle beklentilerine cevap verip vermediğinin tartışması yapılmıştır.
  • Öğe
    İletişim aracı olarak fotoğraf
    (Aksaray Üniversitesi, 2020) Arat, Tugay; Çakmak, Veysel
    Fotoğraf makinası icat edildikten sonra, fotoğraf makinasının bir anlatım aracı olarak kullanılabileceği fikri ile fotoğrafçılığın gelişimi devam etmiştir. Fotoğraf, gelişim sürecinden günümüze kadar bir kanıt olarak görev yaparak görsel bir hafıza oluşturmaktadır. Özellikle yazılı basında fotoğraf kullanımı, 17. yüzyıldan günümüze kadar en önemli iletişim aracı olarak bugün hem geleneksel hem de internet gazeteciliğinde yerini ve değerini korumaktadır. Bunun önemli bir sebebi, fotoğrafların haberi görsel olarak da iletebilmesidir. Fotoğraflar, okuyucunun haberi daha iyi anlamasını, olayları aklında canlandırabilmesini sağlamaktadır ve haberi birkaç fotoğraf ile özetleyebilmektedir. Aslında fotoğraflar yazıyı, yazı da fotoğrafları destekleyerek muhteşem bir uyumla etkinliğini artırmaktadır. Bazen de bir fotoğraf tek başına sayfalar dolusu yazıdan daha etkili olabilmektedir. İnsanlar pek çok sebeple fotoğraf çekerler; hatıralar oluşturmak, düşünceleri yaymak, doğa ve hayvanlar âleminin gizli yönlerini görmek, göstermek, gizli bilgiler elde etmek, hoş vakit geçirmek, gezilen yerleri belgelemek vb. Burada önemli olan, bu sebeplerin hepsi bir anlatım yöntemi olarak fotoğrafı kullanmaktadır ve içinde fotoğrafçının görme biçimi bulunmaktadır. Bu makalenin amacı, fotoğrafın, fotoğrafçının önemini ortaya koymak, tarihinden itibaren fotoğrafçılık ile ilgili bilgi vermek ve fotoğrafın iletişimsel güçlerini ifade etmektir.
  • Öğe
    Küreselleşme sürecinde medya sektörünün değişen yapısı ve türk medya sektörüne yansıması
    (Aksaray Üniversitesi, 2020) Yücel, Muhammet
    Küreselleşme süreci yaklaşık dört yüz yıldır değişerek devam eden ve tüm dünyayı çeşitli derecelerde etkisi altına alan bir süreçtir. Küreselleşme sürecinin 1980’li yıllar sonrası hızlanıp tüm dünyayı etkiler hale gelmesinde enformasyon teknolojilerinde yaşanan yeniliklerin büyük etkisi olmuştur. Bu yenilikler sayesinde ekonomi piyasaları birbirlerine karışmıştır ve ulusal devletlerin sınırları görünmez olmuştur. İş yaşamından kültüre kadar birçok alanda hegemonik güç olan ABD ve Batı’nın kuralları genel kabul görmüştür. Küreselleşme süreci medya endüstrisini de sahiplik yapısından, çalışma koşullarına kadar tüm açılardan etkilemiş, kitle iletişim araçlarının küresel etkinliğini önemli oranda arttırmıştır. Bu çalışmada küreselleşme sürecinde medyanın nasıl değiştiği ve Türk medya sektörünün bu süreçten nasıl etkilendiği incelenmiştir. Bu amaçla yapılan çalışmada küreselleşme süreci ele alındıktan sonra bu sürecin küresel medya sektörü üzerindeki etkileri incelenmiştir. Çalışma literatür tarama yöntemi kullanılarak yapılmıştır.
  • Öğe
    Kadınlarda mizah anlayışının aile hayatı ve sosyal hayat üzerindeki etkisi
    (Aksaray Üniversitesi, 2020) Karaca Aydın, Songül
    Bu derlemedeki amaç; kadınların mizah algısının ve mizah tarzlarının iş, aile ve tüm sosyal hayatı üzerindeki olumlu-olumsuz etkisine değinmek ve bu alanda çalışmak isteyen kişilere bilgi vermektir. Mizah; saçma ve uyumsuz düşünce, olay ve durumların zihin tarafından keşfedilme tecrübesidir. Yani bir şeye gülmek onu komik bulmakla ilgilidir. Değişen ve gelişen dünya ile birlikte insanların olaylara bakışı da değişmiş ve olaylara verdikleri tepkilerde farklılık olmaya başlamış ve bu farklıklar mizah anlayışının da çeşitlenmesine neden olmuştur. Artık herkes için mizah anlayışı farklı anlamlar taşımaya başlamıştır. Mizah hayatın her alanında normal karşılanmış ve bir iletişim şekli halini almıştır. Sosyal hayatta ve iş hayatında daha fazla yer almaya başlayan kadınların kendilerini özgür ve daha iyi ifade edebilecekleri ortamlar oluşmuş ve iletişim becerileri gelişmiştir. Bununla beraber kadınların mizah anlayışı önündeki ön yargı ve kalıp davranışların da değişikliğe uğradığı görülmüş ve kadınlar artık günlük hayatın her boyutunda mizah anlayışlarını öne çıkarmaya başlamış, psikolojik ve sosyolojik açıdan birçok faydasını görmüşlerdir.
  • Öğe
    Gözetlenen toplumun gözetleyen topluma dönüşmesi: “The Truman Show Filmi” örneği
    (Aksaray Üniversitesi, 2020) Sucu, İpek; Çakmak, Veysel
    Gözetim olgusu, önemli bir denetim türü olarak insanlık tarihi içinde hep var olmuştur. Fakat modern devletlerin ortaya çıkmasıyla birlikte, gözetim pratiklerinin biçimi değişmiş, gündelik hayat gelişen teknolojik cihazlarla daha kolay izlenir hale gelmiştir. Gözetim faaliyetleri, enformatik devrim ile birlikte en üst düzeye ulaşmıştır. Bu yüzden günümüz toplumları gözetim toplumları olarak adlandırılmış, artan gözetim faaliyetlerine dikkat çekilmeye çalışılmıştır. Gözetlenen bireyler artık gözetleyen konumuna geçmişlerdir. Bu durum tek bir merkezden gözetim davranışı olan Panoptikon anlayışının yerine çoklu merkezlerden kameralar ile gözetleme davranışı olan Synoptikon anlayışının hakim olmaya başladığını göstermektedir. Synoptikon anlayışının getirdiği çoklu gözetim, tüketim alışkanlıklarının biçimlenmesini ve gündemin medya aracılığıyla belirlenmesini getirmektedir. Gözetlenen toplumdan gözetleyen topluma geçişin bir simülasyon dünyasını ve bu dünyanın getirdiği değişimler ve bu değişimlerin gelecekte getirmesi beklenen karşı ütopyası “The Truman Show” filmi üzerinden tartışılacaktır.