Tez Koleksiyonu
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe Elektronik ticarette işyeri kavramının vergilendirmeye etkisi: Güncel sorunlar ve çözüm önerileri(Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2024) Emiroğlu, Kadir; Tabakan, GülinElektronik ticaret insanlık yaşamına hızlı bir giriş yapmış ve tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 pandemisi ile beraber olağan hayatın vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. Geleneksel ticaret karşısında birçok avantaj barındıran elektronik ticaretin, kendi içerisinde ve diğer ticari faaliyetler karşısında bazı dezavantajları da bulunmaktadır. Günlük yaşantıyı ciddi derecede kolaylaştıran ve insanlığa büyük fayda sağlayan elektronik ticaretin, devlet otoriteleri tarafından vergilendirilmesi noktasında problemler yaşanmaktadır. Elektronik ticaretin vergilendirilmesi noktasında, mükellefiyet, vergiyi doğuran olayın tespiti gibi birçok konuda yaşanılan güçlüklerin yanı sıra fiziki mekân ile sınırlandırılamayan elektronik ticarette işyeri kavramı, kapatılamayan büyük bir sorun haline gelmiştir. Çalışmada elektronik ticaret kavramı üzerinde durularak bu kavramın açıklanması ile beraberinde getirebileceği vergisel boyutun irdelenmesi amaçlanmaktadır. Çalışma sonucunda işyeri kavramının elektronik ticarette yaşanan sorunların odak noktası olduğu görülmektedir. İşyeri kavramının açıklanması ve vergilendirilmesi noktasında adımlar atılmış olsa da istenilen seviyelerde olmadığı görülmektedir. Bu nedenle elektronik ticaretin vergisel boyutu ile işyeri kavramına yönelik çözüm önerilerinde bulunulmuş ve ülkelerin işyeri kavramını kapsayacak şekilde hukuk kurullarını revize etmesi ve bu kuralların küresel çapta kabul görmüş olan elektronik ticaret ve işyeri kavramı ile çelişmemesi gerektiği vurgulanmıştır.Öğe Vergilemede yeni bir dönem: Yapay zekâ uygulamaları(Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2024) Çerik, Mahmut Can; Tabakan, GülinDijitalleşme süreci ile birlikte vergi idareleri, yapay zekâ destekli vergileme uygulamalarının kullanılması konusunda büyük bir dönüşüm içine girmişlerdir. Vergi denetimi, vergi tahsilatı gibi vergilemenin çeşitli süreçlerinde yapay zekâ destekli vergileme uygulamaları geliştirilmeye başlanmıştır. Vergileme uygulamalarında yapay zekâ kullanımın getireceği önemli katkılar ile, yapay zekâ teknolojisinin kullanımı sırasında karşılaşılacak birtakım zorluklar da bulunmaktadır. Bu çalışmanın amacı, vergilemede yapay zekâ uygulamalarını değerlendirmektir. Bu amaçla çalışmada öncelikle dijitalleşmeyle birlikte ülkemizde hayata geçirilen vergileme uygulamaları ele alınmış, akabinde yapay zekânın tarihçesi ve kavramsal çerçevesi incelenmiştir. Daha sonra vergi idarelerinde yapay zekâ teknolojisi kullanımı ve sonuçları ele alınmıştır. Bu kapsamda ülkemizde ve seçilmiş bazı ülkelerde vergileme uygulamalarında kullanılan yapay zekâ teknolojileri hakkında bilgiler verilmiştir. Son olarak yapay zekâ teknolojisinin vergileme uygulamalarına entegrasyonu sürecinde yaşanılması muhtemel zorluklara değinilmiştir. Yapay zekâ teknolojisinin diğer alanlarda olduğu gibi, vergileme alanında da bir dönüşüm sürecini başlatacağı ortadadır. Yapay zekâ teknolojisinin vergileme uygulamalarına entegrasyonu sırasında karşılaşılabilecek zorlukların aşılabilmesi adına çalışmalar yapılması, vergi idaresinin modernizasyonu ve vergi gelirlerinin korunması açısından oldukça önemlidir. Yapay zekâ teknolojisi ile ilgili yasal düzenlemelerin yetersizliği, sistemsel bir açıklık durumunda mükellef bilgilerinin ifşa edilme tehlikesi, işsizlik sorunu gibi konuların da bundan sonraki süreçte üzerinde önemle durulması gereken konular olduğu belirlenmiştir.Öğe Kurumsal yapı ve vergi gelirleri ilişkisi: OECD ülkeleri üzerine bir analiz(Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2024) Keser, Hüsna; Ürüt Saygın, SerapGeçmişten bugüne vergiler bir gelir kaynağı olmasının yanında bazı ekonomik ve sosyal amaçları gerçekleştirmede önemli bir araç olarak görülmektedir. Vergilerin bu denli önemli olması nedeniyle vergileri etkileyen unsurlar da oldukça dikkat çekmektedir. Kurumsal yapı ise son dönemlerde dikkat çeken başka bir kavramdır. Kurumsal yapının toplumsal düzeni sağlayan önemli bir kavram olması, ülkenin mali ve ekonomik değerleri etkileyebileceğine dair görüşleri ortaya çıkarmıştır. Kurumsal yapının iyi olması toplumda ülke koşullarına olan güveni, yatırım yapma kararlarını, ekonomik faaliyetleri ve vergiye uyumu arttırarak vergi gelirlerinin artmasına yardımcı olabilmektedir. Çalışmanın amacı, 2006-2021 yılları arasında OECD ülkelerinde kurumsal yapı ve vergi gelirleri ilişkisini incelemektir. Bu doğrultuda, çalışmada Westerlund (2007) eşbütünleşme testi ile Dumitrescu ve Hurlin (2012) nedensellik testlerinden yararlanılmıştır. Kurumsal yapı göstergesi olarak demokrasi, yolsuzluk ve ekonomik özgürlük endeksleri kullanılmıştır. Analizler sonucunda kurumsal yapı ve vergi gelirleri arasında uzun dönemli ilişki tespit edilmiştir. Dumitrescu ve Hurlin (2012) testi sonucunda ise kurumsal yapı ve vergi gelirleri arasında anlamlı ve çift yönlü nedensellik olduğu belirlenmiştirÖğe Sağlık harcaması ve ekonomik büyüme arasındaki ilişki: D8 ülkeleri üzerine bir analiz(Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2024) İşler, Ahmed Rüchan; Ürüt Saygın, Serapİnsan, doğumundan ölümüne kadar hedefleri ve gelecek üzerine planları ile yaşayan bir varlıktır. Bu çerçevede insanlar, hedeflerine ulaşmak ve hayatlarını devam ettirebilmek için çalışmak zorunda oldukları bilincine sahiptirler. Çalışmaya ihtiyacı olan her birey ise sağlıklı ve zinde olmak zorundadır. Bu açıdan her birey ülkesinin kendisine bu hizmeti sunmasını talep etmektedir. Ülkeler güçlü bir ekonomiye sahip olmak için politikalar izlerken, bireyler ise hayatlarını idame ettirebilmek adına planlar kurmaktadırlar. Bu noktada bireylerin daha verimli olabilmesi için sağlık harcamaları ön plana çıkmaktadır. Çünkü çalışan birey ülkesine kazandırırken, gelişen bir ülke ise vatandaşına daha çeşitli alanlarda hizmet sunabilecektir. Sağlık, ülkelerin gelişmişlik göstergeleri arasında önemli bir ölçüttür. Ekonominin canlanması, halkın huzuru ve refahı, işsizlik oranının azalması ve benzeri faktörler sağlık harcamalarından etkilenen önemli değişkenlerden bir kaçıdır. Bu noktada çalışmanın amacı, sağlık harcamalarının ekonomik büyümeye olan etkilerini incelemektir. Çalışmada panel veri analiz yöntemi kullanılmıştır. Analiz kapsamında, 2000-2020 dönemi için Türkiye'nin de içerisinde bulunduğu D8 (Bangladeş, Endonezya, İran, Malezya, Mısır, Nijerya, Pakistan ve Türkiye) ülkeleri ele alınmıştır. Çalışmanın sonucunda sağlık harcamalarının ekonomik büyümeyi pozitif yönlü etkilediği tespit edilmiştir.Öğe Risâlet kavramının kelam bağlamında değerlendirilmesi(Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2023) Duyar, Esma; Koyuncu, SüleymanÇalışmamız insan sorumluluğu ile yakından bağlantılı olan peygamberlik kurumuna ilişkindir. Peygamberlik Allah ile insan arasındaki iletişimi sağlayan dinin temel müesseselerinden biridir. Kur'ân-ı Kerîm'de ise bu kavram "nebi" ve "resul" olarak nitelendirilmiştir. Bu mükemmel müesseseyi idrak etmek, ondan istifade etmek insanlığa büyük faydalar sağlayacaktır. Zira insanın âlemle olan ilişkisinde, en sağlıklı koordinatları peygamberler temin etmiştir. Risâleti reddeden düşüncelere karşılık kelamcılar, nasları esas alarak risâletin gerekliliğini ortaya koymuş ve peygamberliğe yöneltilen eleştirilere karşı savunmacı bir rol üstlenmişlerdir. Risâlet konusu kelamın ve aynı zamanda felsefenin ortak konusu olmuştur. Kelam tarihinde mütekaddimûn ve müteahhirûn dönemlerine bakıldığında zamanlarının önde gelen âlimleri çeşitli argümanlarla nübüvvet meselesini temellendirmeye çalışmışlardır. Çalışmamız İslam'ın şekil ve muhtevasını farklı çerçevede yorumlayan kelâmi, tasavvufî ve felsefi düşünce sistemlerinin nübüvvete dair görüşlerini karşılaştırmalı olarak sergilemeyi amaçlamaktadır. Bu sebeple alanında otorite sayılabilecek şahısların görüşlerine de yer verilmiştir. İslam filozoflarının peygamber tasavvuru ile kelamın peygamber tasavvuru arasındaki benzer ve farklı yönleri mukayese edilmiştir.Öğe Türkiye'de kredi kartı harcamaları ile vergi gelirleri arasındaki ilişkinin incelenmesine yönelik bir analiz(Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2023) Günay, Adalet; İğdeli, ArifGeçmişten bugüne dinamik bir şekilde kendini yenileyerek gelişen ekonomik sistem içerisinde son dönemde ödeme aracı olarak işlev kazanan kredi kartları ekonomik aktörlerin para yönetimini önemli ölçüde kolaylaştırmıştır. Gün geçtikçe kullanım alanı ve sayısı fazlalaşan kredi kartı sunduğu olanaklar sayesinde para biriminin yerine tercih edilmektedir. Kredi kartlarının ekonomik hayatı hızlandırması gibi olumlu yönlerinin yanı sıra gereksiz tüketim harcamalarına yol açması gibi olumsuz yönleri de bulunmaktadır. Kredi kartlarının gelişimi, olumlu ve olumsuz yönlerinin ele alındığı çalışmanın amacı kredi kartı harcamalarının vergi gelirleri üzerindeki etkisini incelemektedir. 2003-2021 dönemi aylık verilerin kullanıldığı bu çalışmada Türkiye'de kredi kartı harcamalarının vergi gelirleri üzerindeki etkisi yapısal kırılmalı eşbütünleşme testleri ile analiz edilmiştir. Araştırmada yapısal kırılmalı testlerin kullanılmasının temel gerekçesi dönem içerisinde yaşanan pandemi, deprem ve diğer nadir olayların da etkisinin dikkate alınmak istenmesidir. Çalışmanın sonucunda Türkiye'de kredi kartı harcamaları ile vergi gelirleri arasında uzun dönemli ilişkinin varlığı tespit edilmiştir. Bulgulara göre uzun dönemde kredi kartı harcamaları arttıkça vergi gelirleri de artmaktadır.Öğe Türk Vergi Hukukunda kişisel verilerin korunması ve vergi mahremiyeti(Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2023) Günindi, Büşra Nur; Avcı, OrçunKişisel veriler, hayatın her alanında karşımıza çıkmaktadır. Bu yüzdendir ki kişisel verilerin korunmasına yönelik son yapılan yasal düzenlemeyle birlikte konuya duyulan ilgi daha da artmıştır. Kişisel verilerin korunması anayasal bir hak olduktan sonra 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun yürürlüğe girmesiyle bireyler için yeni bir dönem başlamıştır. Dolaysıyla da toplum içerisinde olan bireyin mahremiyetini korumak oldukça önemlidir. Bunun yanı sıra çeşitli ihtiyaçları karşılamak ya da çeşitli vatandaşlık ödevlerini yerine getirmek için mahremiyet alanına giren bilgilerin başkaları ile paylaşılması gerekebilmektedir. Vergileme süreci de bu alanlardan biridir. Vergi mahremiyetinin devreye girdiği bu noktada güvenceler yeni bir boyuta kavuşmuş olmaktadır. Bu süreçte devletin ilgili kurumlarının ve buralarda çalışan görevlilerin, kişisel verilere erişme ve kullanma gücünü hukuki kurallar içinde gerçekleştirmesi büyük önem arz etmektedir. Böylelikle mükellefler vergi idaresine güven duyabileceklerdir. Bu bağlamda birbirini destekleyen bu iki disiplinin ilişkisi ve etkinliği vergi hukuku açısından analiz edilmelidir. Bu çalışmada, mükelleflerin bilgilerinin korunması kapsamında iki önemli husus olan kişisel verilerin korunması ve vergi mahremiyeti konusu ele alınmıştır. Bu kapsamda karşılaştırmalı analiz yapılarak, iki konu arasındaki bağ tartışılmıştır. Ayrıca bu ilişki sonucunda ortaya çıkan sorunlar değerlendirilmiştir.