Makale Koleksiyonu

Bu koleksiyon için kalıcı URI

Güncel Gönderiler

Listeleniyor 1 - 20 / 43
  • Öğe
    Evaluation of potential anti-aging effects of Achillea phrygia Boiss. & Balansa (Asteraceae)
    (Pamukkale University, 2024) Gülen, Rukiye Boran; Saraç, Nurdan; Uğur, Aysel
    This study aims to determine the anti-aging effects of Achillea phrygia, an endemic plant, by evaluating its sun protection factor (SPF) level, antioxidant activity, total phenolic content, extracellular matrix-degrading enzymes (ECM) inhibition, genotoxic/anti-genotoxic, and cytotoxic activities. The SPF level was assessed using an in vitro quantitative method, while antioxidant capacity was determined through DPPH, ?-carotene, and hydroxyl-radical (H2O2) scavenging assays. The total phenolic content was quantitatively conducted using the Folin Ciocalteu reagent. The inhibition of ECM-degrading enzymes was determined using matrix metalloproteinase-1 (MMP-1), hyaluronidase, and elastase enzymes. Genotoxic/anti-genotoxic properties were assessed using the AMES Salmonella/microsome assay, and cytotoxicity effects were assessed through the MTT assay. The results indicated that A. phrygia showed moderate SPF activity (SPF = 4.013) and exhibited IC50 values of 0.183 ± 0.03, 0.079 ± 0.51, and 1.18 ± 0.35 mg/mL for DPPH, ?-carotene, and hydroxyl-radicals, respectively. The total phenolic content was measured to be 23.56 ± 1.42 mg GAE/g dry extract. Furthermore, the extract demonstrated inhibition of MMP-1 (47.98%) and elastase (39.2%) activities. Importantly, it did not induce DNA damage and showed antigenotoxic activity ranging from 10% to 65.6%. The cytotoxicity assay revealed an IC50 value of 42.41±4.05 µg/mL. These findings suggest that A. phrygia could be utilized as a cosmetic ingredient in skincare products due to its ability to protect against UV radiation, exhibit antioxidant properties, prevent extracellular matrix degradation, and inhibit DNA damage.
  • Öğe
    Temel yaşam desteği eğitiminde başarı; “Bireysel Eğitim mi?”, “Grup Eğitimi mi?”: Ön Test - son test randomize kontrollü çalışma
    (Düzce Üniversitesi, 2024) Yeşilyurt, Maide; Faydalı, Saide
    Araştırmada bireysel ve grup çalışması şeklinde iki farklı teknikle hemşirelik öğrencilerine simülasyon ortamında verilen temel yaşam desteği eğitiminin beceri düzeyine etkisinin belirlenmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntemler: Deneysel düzende yürütülen araştırma, Simülasyon ve Modelleme Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde ilk yardım dersini alan (n=92) III. sınıf hemşirelik lisans öğrencileri ile gerçekleştirildi. Temel yaşam desteği ile ilgili anlatım ve gösterim tekniği ile eğitim verildikten sonra tüm öğrencilere sınıf ortamında ön test gerçekleştirildi. Simülasyon uygulamasına başlamadan tabakalı randomizasyon yöntemine göre, öğrenciler akademik ortalamaları yönünden eş değer olacak şekilde kollara (46’şar kişi) atandı. Verilerin toplanmasında, araştırmacılar tarafından literatür doğrultusunda hazırlanan soru formu ve kontrol listesi kullanıldı. Simülasyon uygulamasından 30 gün sonra son test gerçekleştirildi. Bulgular: Öğrencilerin eğitim öncesi ve sonrası temel yaşam desteği uygulama düzeyleri incelendiğinde; bireysel kolda doğru uygulama sayıları ortalama 8,97±2,46’dan 15,28±1,75’e, grup kolunda ise 8,47±2,04’den 14,04±2,74’e yükseldi.
  • Öğe
    Yoğun bakım ünitesinde hastası olan aile üyelerinin gereksinimleri ve etkili faktörler
    (İnönü Üniversitesi, 2024) Yeşilyurt, Maide; Yüksel, Serpil; Altun Uğraş, Gülay
    Bu araştırmada, yoğun bakım ünitesinde (YBÜ) hastası olan aile üyelerinin gereksinimlerini ve bu gereksinimleri etkileyen faktörleri belirlemek amaçlandı. Kesitsel tipteki araştırma, bir üniversite hastanesinin ikinci basamak yoğun bakım ünitelerinde tedavi ve bakım uygulanan hastaların aile üyeleri (n:260) ile gerçekleştirildi. Veriler, Ocak 2019- Ocak 2020 tarihleri arasında kişisel bilgi formu ve “Kritik Bakım Aile Gereksinim Envanteri” ile toplandı. Aile üyelerinin yaş ortalaması 38.06±12.47 yıldı ve %60.8’i kadındı. Yarısından fazlası (%56.9) hastanın birinci derece yakını olup, Konya il merkezinde ikamet ediyordu (%56.9). Aile üyelerinin gereksinim puanının yüksek olduğu (3.31±0.38), güven ve bilgi gereksinimlerinin daha fazla olduğu saptandı. En önemli gereksinimlerinin sırasıyla, hastalarına en iyi bakımın verildiğinden emin olmak, günde bir kez olsun hastalarının durumuna ilişkin bilgi verilmesi ve hastalarına ne yapıldığını tam bilmek olduğu belirlendi. Aile üyelerinin yaş, cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu ve yaşadığı yerin, gereksinim puanını anlamlı olarak etkilediği saptandı. Kadınların, 40 yaş altındakilerin, evli olanların, ilköğretim mezunu olanların ve Konya il merkezi dışında yaşayanların gereksinim puanının anlamlı olarak daha yüksek olduğu belirlendi. Araştırma bulguları, YBÜ’nde hastası olan aile üyelerinin çoğunluğunun hastasının bakımına katılamadığını ve hastasına en iyi bakımın verildiğinden emin olma gereksinimlerinin yüksek olduğunu ortaya koydu.
  • Öğe
    Structural and electronic properties of Janus Sc2CBT (T= H, F) MXenes
    (TENMAK Bor Araştırma Enstitüsü, 2024) Bölen, Emre
    In this study, Sc?CBT (T=H, F) Janus MXene monolayers have been investigated for the first time using density functional theory calculations. The lattice constants, bond lengths, cohesive energies, magnetic properties, and electronic properties have been examined in detail. The obtained findings have shown that Sc?CBH Janus MXene monolayer is energetically stable. The calculations showed that none of the monolayers exhibits magnetic ordering. The electronic band structure calculations have demonstrated that both monolayers exhibit metallic character. Additionally, it was understood that the boron element significantly affects the electronic properties of both monolayers. This study is the first to investigate Sc?CBH and Sc?CBF Janus monolayers, and the findings are discussed in detail.
  • Öğe
    The effect of evidence-based skin care and hydrocolloid dressing in the prevention of nasogastric tube-related pressure injury: A randomized controlled clinical trial
    (Tissue Viability Society, 2024) Yeşilyurt, Maide; Yüksel, Serpil; Yosunkaya, Alper
    The aim of this study is to determine the effect of evidence-based skin care and hydrocolloid dressing in the prevention of nasogastric (NG) tube-related pressure injuries (PIs). Design: This study was a three-arm parallel-group randomized controlled clinical trial registered on Clinicaltrials.gov (NCT04682925). Methods: The study was conducted with 102 patients who underwent NG tube insertion immediately after admission to the anesthesiology and reanimation intensive care unit of a university hospital in Turkey. Patients were randomly assigned to three groups: a control arm (n = 34), a hydrocolloid dressing arm (n = 34), and a skin care arm (n = 34). Patients in the hydrocolloid dressing arm received daily application of hydrocolloid dressing to the nasal mucosa and alae nasi where the NG tube was inserted. Patients in the skin care arm received skin care interventions in preventing PIs twice daily. No interventions were administered to the control group. Results: No NG tube-related PIs occurred in any patients in the hydrocolloid dressing arm. However, PIs occurred in 97.1 % of patients in the control arm and 94.1 % of patients in the skin care arm. According to the results of regression analysis, failure to apply hydrocolloid dressing increased the risk of NG tube-related PIs by 20.3 times [OR = 20.301, 95 % CI = 6.335–65.053, p < 0.001]. Additionally, a one-unit increase in the duration of ventilation days reduced the risk of NG tube-related PIs by 17.7 % (1–0.823) [OR = 0.823 (95 % CI = 0.684–0.989), p = 0.038]. Conclusion: Results revealed that hydrocolloid dressing is effective in preventing of NG tube-related PIs, whereas skin care did not demonstrate the same effectiveness.
  • Öğe
    DNA Adsorption Capabilities of Amine Functionalized Magnetic Cellulose Acetate Butyrate Beads from Aqueous Solution
    (John Wiley and Sons Inc, 2024) Topçu, Aykut Arif
    In this work, the magnetic cellulose acetate butyrate beads (mCABs) were prepared and then, their surfaces were modified with [(3-Aminopropyl) triethoxysilane)] (APTES) solution to generate amine groups (?NH2) as a ligand for DNA adsorption in the aqueous solution. After the surface modification, the ?NH2 functionalized mCABs (N?mCABs) were characterized with Fourier Transform Infrared Spectroscopy (FTIR), scanning electron microscope (SEM), and energy dispersive X-ray (EDX) analysis. The optimum pH value of DNA adsorption was observed at pH 4 and at this point, the N?mCABs adsorbed 4.27 mg/g DNA at room temperature (RT). The maximum adsorbed amount of DNA was calculated as 5.24 mg/g and the DNA adsorption was exothermic; furthermore, DNA adsorption was monolayer and the Langmuir adsorption model was more fitted than the Freunclich isotherm model due to the regression coefficient (R2), and the qmax values of the Langmuir model. According to reusability studies, the prepared adsorbent protected its stability and the adsorption capacity after the 5 consecutive adsorption, desorption, and regeneration cycles.
  • Öğe
    Intrinsically low lattice thermal conductivity and thermoelectric performance of 2D Cu2Te
    (Institute of Physics, 2024) Bölen, Emrah; Deligöz, Engin; Özışık, Hacı
    In this study, we employed density functional theory to investigate the structural, mechanical, dynamical, electronic, and thermal transport properties of 2D Cu2Te in the hexagonal P6/mm structure. Our results demonstrate that this structure is both mechanically and dynamically stable, and has a direct band gap, indicating its potential as a semiconductor. The high Grüneisen parameter value of 2D Cu2Te resulted in a lower lattice thermal conductivity compared to its bulk counterpart due to increased phonon scattering in the 2D structure. Furthermore, we observed that the Seebeck coefficient in 2D Cu2Te is higher in the p-type region, while the electrical conductivity is higher in the n-type region at lower temperatures. Two different approaches were used to calculate the lattice thermal conductivity, and it was found that the thermal conductivity decreases with dimension reduction in Cu2Te. Additionally, ultralow thermal conductivity was observed. Moreover, the lattice thermal conductivity plays a dominant role in the thermoelectric performance. The maximum ZT value for 2D Cu2Te was obtained as 1.28 at 700 K. Overall, our results suggest that 2D Cu2Te is a potential new candidate for high thermoelectric performance.
  • Öğe
    Kadın akademisyenlerin iş yeri nezaketsizliği algısı üzerine nitel bir araştırma
    (Dokuz Eylül Üniversitesi, 2024) Çoban, Ramazan; Arıbaş, Ayşe Nihan
    Bu araştırmanın amacı, kadın akademisyenlerin iş yeri nezaketsizliği algısını incelemektir. Araştırma konusunu farklı yönleri ile inceleyebilmek için çalışmada nitel araştırma yöntemi tercih edilmiştir. Nitel araştırma desenlerinden fenomenoloji deseni kullanılarak araştırmaya yön verilmiştir. Araştırmanın örneklemini bir kamu üniversitesinde çalışan 13 kadın akademisyen oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak araştırmada görüşme yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen veriler tümevarımcı ve betimsel bir yaklaşımla içerik analizine tabi tutulmuştur. İçerik analizi sonucunda iş yeri nezaketsizliği kavramı ile ilgili dört ana temaya ulaşılmıştır. Bu temalar; iş yeri nezaketsizliğinin genel özellikleri, iş yeri nezaketsizliğinin sebepleri, iş yerinde sık görülen nezaketsiz davranışlar ve iş yeri nezaketsizliğinin sonuçlarıdır. Araştırma bulgularına göre iş yeri nezaketsizliğinin saygısızlık içerdiği, kasıtsız olarak yapıldığı ve çalışanları rahatsız ettiği görülmüştür. Çalışanların kişilik ve demografik özellikleri, sosyal ve kültürel sebepler ile örgütsel faktörler iş yeri nezaketsizliğini etkilemektedir. Selam vermemek çalışanlar tarafından önemli bir genel nezaketsizlik olarak görülmektedir. Yöneticiler ve çalışanlar pozisyonlarına göre farklı nezaketsizlikler yapmaktadır. Kadın akademisyenlerin ilk defa ve sık yapılmayan iş yeri nezaketsizliğine karşı tepkisinin genellikle pasif olduğu görülmüştür. Bununla birlikte iş yeri nezaketsizliğinin çalışanlar ve örgütsel performans üzerinde olumsuz sonuçlar ortaya çıkardığı görülmüştür. Araştırmanın ilgili literatüre özgün bir katkı yapacağı düşünülmektedir.
  • Öğe
    Eleştirel düşünmenin problem çözme ve algılanan stres düzeyine etkisi
    (Manisa Celal Bayar Üniversitesi, 2024) Arıbaş, Ayşe Nihan; Oğuz, Yavuz Sezer
    Bu çalışmanın amacı, üniversite öğrencilerinin eleştirel düşüncelerini, problem çözme yetilerini ve algılanan stres düzeyini belirlemektir. Araştırmaya katılan üniversite öğrencilerinin demografik özellikleri de araştırmaya konu olmuştur. Değişkenler arasındaki ilişkiler Çoklu Korelasyon Analizi ve hipotezlerin test edilmesi ise Regresyon Analiziyle yapılmıştır. Araştırmada Korelasyon ve Regresyon analizleri gizil değişkenler üzerinden yapılmış olduğundan alt değişkenler analizlere eklenmiştir. Bulgular; eleştirel düşünme ile problem çözme arasında pozitif yönlü, eleştirel düşünme ile algılanan stres düzeyi arasında negatif yönlü ve algılanan stres düzeyi ve problem çözme arasında pozitif yönlü bir ilişki olduğunu göstermektedir. Bu üç değişkenin ele alındığı herhangi bir çalışmaya literatürde rastlanmaması bu çalışmanın önemini ortaya koymakla birlikte sonraki çalışmalar için de ışık tutacağı düşünülmektedir.
  • Öğe
    Antimicrobial, antifibrinolytic, enzyme inhibitory and wound healing properties of zinc borate
    (TENMAK Bor Araştırma Enstitüsü, 2023) Boran, Rukiye; Baygar, Tuba; Saraç, Nurdan; Ayrıkçıl, Semih; Yılmaz, Derviş; Uğur, Aysel
    Boron containing compounds (BCGs) have recently been used for pharmaceutical applications. Zinc, an essential element, is known to be one of the most promising biodegradable metals. The present study was conducted to determine the wound healing properties of zinc borate with its antimicrobial, antifibrinolytic and enzyme inhibitory characteristics. In vitro scratch wound healing assay revealed that zinc borate at 0.01 µg/mL concentration stimulated the proliferation of 3T3 fibroblast cells after 24 h of scar formation. The highest enzyme inhibition was observed against collagenase at 1 mg/mL (81.5%). Minimum inhibition concentration (MIC) values were determined as 1 mg/mL and 0.5 mg/mL against Candida albicans and Staphylococcus aureus, respectively. Zinc borate did not have any fibrinolytic activity at 1, 0.5 and 0.1 mg/mL concentrations. It can be suggested that zinc borate can be used effectively to improve the wound healing process and to prevent the possible wound infections.
  • Öğe
    Tip 2 Diabetes Mellitusta Ketojenik Diyetin Etkileri
    (Aksaray Üniversitesi, 2024) Göktaş, Fadime; Tekin Karacaer, Neslihan
    Tip 2 DM hastaları için hazırlanmış iyi bir beslenme planı kan glikoz seviyelerini normal düzeylerde tutmaları için önemlidir. Diyabet hastaları için önerilen ketojenik diyet (KD), son yıllarda popüler olan, yüksek oranda yağ, düşük karbonhidrat ve orta düzeyde protein içeren ve bilimsel temelleri olan bir diyettir. Diyabetin etiyolojisinde yer alan sağlıksız beslenme ve obezite sorunu göz önüne alındığında KD’nin diyabet hastalarında kullanılabilirliği araştırmacıların merakını uyandırmıştır. Açlığın fizyolojik durumunu taklit eden KD ile vücutta yeterli karbonhidrat bulunmadığı için diyetle alınan yağlar veya depo yağlar, önce yağ asitlerine ve ardından keton cisimlerine dönüşerek beslenme ketozisi oluşturulur. Keton cisimleri beyin de dahil olmak üzere vücutta enerji kaynağı olarak kullanılır. Böylece kan glikoz düzeyi ve insülin salınımı kontrol altına alınabilir. Keton cisimlerinin enerji kaynağı olarak kullanılmasının yanı sıra, sinyal molekülü özellikleri ile vücutta birçok işleve sahiptir. KD modelinin kilit yönü, karbonhidratların 50 gr/günlük’den daha az alımının sağlanması ve hastaları nutrisyonel ketoziste tutmaktır. Günümüzde KD’nin diyabet hastalarında kilo verme, glikoz ve lipid metabolizması üzerinde olumlu etkilerinin olduğu gösterilmiştir. Diğer taraftan diyabette ketozisin hastalar için güvenli olup olmadı noktasında fikir ayrılıkları bulunmaktadır. Bu derleme çalışmanın amacı KD’nin Tip 2 DM’ patogenezinde ve yönetiminde olası rolünü ve etkilerini araştırmaktır.
  • Öğe
    Uncovering Hidden Diversity: New Phylogeographic Pattern of Apodemus mystacinus (Danford and Alston, 1877) in Turkey and Iran
    (Pleiades Publishing, 2023) Olgun Karacan, Gül
    This study aimed to investigate the genetic diversity and relationships among Apodemus mystacinus lineages by analyzing mitochondrial Cytochrome b sequences. The study included samples from Iranand south east Turkey (Hakkari and Şırnak), in addition to previously studied populations. The results showed differences in the relationships among lineages and the structure of the phylogenetic tree compared to previous studies. A. m. mystacinus lineage, represented by samples from southwest Anatolia and Crete, was located at the base of the tree. The Iranian specimens were clustered with the southeastern specimens of Turkey in a separate lineage, indicating a possible refugium for A. mystacinus populations during glacial periods. The study also suggested that the expansion of A. mystacinus into Anatolia and neighboring regions during the Pleistocene facilitated its colonization of the Aegean islands. The differentiation between A. m. euxinus lineage and the south east Anatolia-Iran lineage may have resulted from the ancestral population in eastern Turkey diverging into two different lineages with one expanding its range towards the Black Sea and the other migrating towards the Zagros Mountains in Iran. These findings contribute to the understanding of the evolutionary history and phylogeography of A. mystacinus in its main range.
  • Öğe
    A multi criteria group decision making approach based on fuzzy measure theory to assess the different gene regions used in rodent species
    (Isik University, 2023) Olgun Karacan, Gül; Ünver, M.; Ponta, M.I.
    Many mitochondrial and nuclear gene regions are used in phylogenetic and taxonomic studies to investigate the historical background of the species and to present the hierarchy of the species. In this paper, we consider the problem of proposing a favorable gene region that determines the diversiffcation of rodent species as a multi criteria group decision making problem. We use fuzzy measure theory and fuzzy integrals to get the results. We conclude with different fuzzy measures and fuzzy integral techniques that COI gene region which is preferred in animal barcoding studies is more favorable.
  • Öğe
    Beş Faktör Kişilik Özelliklerinin Gençlik Liderliğine Etkisi: Üniversite Öğrencileri Üzerine Bir Çalışma
    (Afyon Kocatepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2023) Arıbaş, Ayşe Nihan; Oğuzhan, Yavuz Sezer
    Bu bağlamda bu çalışmada üniversite öğrencilerinin 5 faktör kişilik özelliklerinin gençlik liderlik özellikleri üzerindeki etkilerinin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda üniversite öğrencileri üzerinde ampirik bir araştırma yapılmıştır. Araştırmada, nicel veri toplama tekniklerinden anket tekniğinden yararlanılmıştır. Örneklem üzerinden elde edilen veriler, SPSS paket programı ile analiz edilmiştir. Bu araştırma, üniversite öğrencilerinin beş faktör kişilik özelliklerinin gençlik liderlik özelliklerine etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklemi 405 kişiden oluşmaktadır. Ayrıca araştırmada veri toplama aracı olarak Demografik Bilgi Formu, 5 Faktör Kişilik Özellikleri Ölçeği ve Gençlik Liderlik Özellikleri Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, 5 faktör kişilik özellikleri ile gençlik liderlik özellikleri arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki bulunduğu ortaya konulmuştur. Yapılan regresyon analizine göre ise dışadönüklük, uyumluluk ve gelişime açıklık 5 faktör kişilik özelliklerinin gençlik liderlik üzerinde pozitif ve anlamlı bir etkisinin bulunduğu ortaya konmuştur. Bu araştırma, ölçek uygulaması ile nicel yöntemle yapıldığı için başka araştırmacıların farklı yöntem veya uygulamalarla literatüre katıklar sunacağı düşünülmektedir. Bu bağlamda, araştırma örnek oluşturması açsından da önemli görülmektedir.
  • Öğe
    Doğal Biyoaktif Bileşenlerin iNOS Aktivitesi Üzerine Etkisinin in-Sliko Olarak İncelenmesi
    (Aksaray Üniversitesi, 2023) Göktaş, Fadime; Karataş, Mehmet; Tuncer, Sibel Çiğdem; Tekin Karacaer, Neslihan
    Amaç: Nitrik oksit sentazın indüklenebilir izoformu (iNOS) makrofajlar başta olmak üzere pek çok hücrede sentezlenir ve immün yanıttan sorumludur. iNOS ekspresyonunun ve dolayısıyla NO üretiminin yararlı antiviral, antiparazital, mikrobisidal, immün modülatör ve antitümör etkilerinin olduğu bilinmektedir. Diğer taraftan iNOS'un aşırı ekspresyonu veya düzensizliğinin bir sonucu olarak aşırı miktarda NO salınımı birçok hastalığın patofizyolojisinde rol oynamaktadır. Bitkilerden elde edilen biyoaktif bileşenlerin iNOS bağlanmasına ilişkin hesaplamalı çalışmalar yapmak, inhibitör mekanizmaları hakkında kesin bir doğruluk düzeyi ile ayrıntılı bilgi elde etmeyi sağlar. Bu çalışmada, resveratrol, s-allilsistein (SAC), hiperisin ve timokinonun iNOS enzimi ile moleküler etkileşimlerinin in-siliko yöntemlerle incelenmesi amaçlanmıştır. Materyal ve Metot: Hedef protein olan iNOS’un kristal yapısı protein veri tabanından alınmıştır. Biyoaktif bileşiklerin 3D yapıları ise PubChem’den elde edilmiştir. iNOS inhibitör moleküllerin kenetlenme simülasyonları, AutoDock Vina programı kullanılarak yerleştirme çalışması yapıldı. Bulgular: Moleküler yerleştirme sonuçlarına göre seçilen biyoaktif bileşiklerin tamamı iNOS’a karşı inhibitör aktivite sergilemiştir. Ayrıca kenetlenme analizi sonuçlarının hepsinde moleküller aynı noktadan ana proteaza bağlanmıştır. Sonuç: Hiperisin dışında diğer biyoaktif bileşikler iNOS inhibisyonu için alternatif ilaç adayları olmaya hazırdır. Ancak bilgisayar simülasyonları inhibitör bileşiklerin geliştirilmesi için ilk adımdır ve daha fazla araştırma ve klinik uygulama yapılması gerekmektedir.
  • Öğe
    Transformation of bonds and redistribution of partial states of valence electrons at ?(?23)-WGe 2 ??(?11b )-WGe 2 high-pressure polymorphic transformation
    (Institute of Physics, 2023) Ya, Zaulychnyy; Bölen, E.; Karpets, M.; Petrovska, S.; Khyzhun, O.; Deligöz, Engin; Özışık, H.
    The electronic properties and phase transition of ?(C11b)-WGe2 and ?(C23)-WGe2 phases were investigated via x-ray emission spectroscopy method and first-principles calculations. The analysis of the comparison of the partial energy distributions of the valence electrons of the ?(C11b)-WGe2 and ?(C23)-WGe2 phases was also studied. The transformation of interatomic bonds during the polymorphic transition ?(C23)-WGe2??(C11b)-WGe2 under comprehensive compression was proposed. The first-principles calculations showed that the phase transition from the ?(C23)-WGe2 phase to the ?(C11b)-WGe2 phase occurs under high pressure. Furthermore, the electronic structure calculations indicate that the considered phases are metallic in nature. The results have revealed that the fine-structure peculiarities of the WL? 5- and GeK? 2-emission bands match well with the main peaks of the partial densities of the W d- and Ge p- electronic states for the both phases.
  • Öğe
    Önlisans öğrencilerinin gelecek kaygılarına yönelik nitel bir araştırma
    (Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi, 2023) Esmer, Yunus; Arıbaş, Ayşe Nihan
    Kaygı, insan yaşamının her aşamasında var olmakla birlikte en çok gençlik döneminde kendini göstermektedir. Gençlik döneminin en önemli süreçlerinden biri olan öğrencilikte ise kaygıdan söz etmek mümkündür. Özellikle üniversite döneminde öğrencilerin gelecek kaygısı yaşadıkları söylenebilmektedir. Bu çalışmada önlisans öğrencilerinin gelecek kaygılarının incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kapsamında mülakat tekniği tercih edilmiştir. Araştırmada yaş, cinsiyet, not ortalaması, kişilik tipi gibi öğrencilerin demografik-kişisel özellikleri ile iş bulma kaygısı, eğitim süresince karşılaşılan zorluklar, gelecek planlaması, bölümü tercih etme nedeni, gelecek endişesi gibi öğrencilerin gelecek kaygısını belirlemeye yönelik 11 soruluk bir görüşme formu kullanılmıştır. Aksaray Üniversitesi Tıbbi Dokümantasyon ve Sekreterlik Programı`na kayıtlı 15 öğrenciden veri toplanmıştır. Elde edilen veriler betimsel analiz ve içerik analizine tabi tutulmuştur. Analiz sonucunda, istihdam kaygısı, atanamama endişesi, sınav stresi, derslerin zorluğu, uyum sağlayamama, ekonomik sorunlar, umutsuzluk, yaşam zorluğu, yanlış tercih, mezun sayısı ve bölümü sevmeme kavramlarının öğrencilerin gelecek kaygısı ile ilişkili faktörler olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak, bu çalışmanın gelecek kaygısı konusunda bir farkındalık oluşturacağı, ilgili paydaşlara yol göstereceği ve literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
  • Öğe
    Lysozyme Imprinted poly(hydroxyethyl methacrylate) Cryogel Membrane with the Assistance of polydopamine
    (Hitit Üniversitesi, 2023) Topçu, Aykut Arif
    The surface imprinted technique was utilized in creating the synthetic lysozyme recep- tors on the poly(hydroxyethyl methacrylate) [p(HEMA)] cryogel membrane with the assistance of polydopamine under alkaline conditions. Following the design of the arti- ficial receptors, Fourier-transform infrared spectroscopy (FTIR), scanning electron mi- croscope (SEM) and the swelling test were used for the characterization studies and the lysozyme adsorption capability of the adsorbent was evaluated in the aqueous solution. The maximum adsorption capacity (Qmax) of lysozyme was found as 108.9 mg/g and the adsorption of the target protein on the adsorbent was monolayer and showed a good fit to the Langmuir isotherm model. The IF factor was 3.26 and the adsorbent was highly selective against creatinine and bovine serum albumin (BSA). Furthermore, the adsorbent maintained its stability after 5 adsorption, desorption, and regeneration cycles.
  • Öğe
    Lisansüstü öğrencilerinin kendini yönetme becerilerine yönelik nitel bir araştırma
    (Ordu Üniversitesi, 2023) Esmer, Yusuf; Arıbaş, Ayşe Nihan
    Bireylerin hem özel yaşamlarında hem de iş yaşamlarında başarılı olabilmeleri için kendini yönetme becerisine sahip olmaları gerekmektedir. Kendini yönetme becerisi, eğitim hayatı ile başlamakta ve çalışma hayatı ile devam etmektedir. Öğrencilik yaşamında kendini yönetebilme becerisi kazanan bireylerin, eğitim hayatından sonraki aşamalarda da karşılaşılması muhtemel sorunlarla mücadele etme noktasında daha başarılı olabilecekleri söylenebilmektedir. Bu çalışmanın amacı iş dünyası için önemli bir insan kaynağı olan lisansüstü öğrencilerinin kendini yönetme becerilerinin belirlenmesidir. Bu amaç doğrultusunda çalışmada nitel araştırma yöntemi kapsamında görüşme tekniği tercih edilmiştir. Araştırmada öğrencilerin amaçları, hedefleri, misyonları, vizyonları, sahip oldukları değerler, sorumluluklar, hayatlarının dönüm noktası, stratejileri, güçlü ve zayıf yönleri ile tehdit ve fırsat algılarına yönelik 12 sorudan oluşan bir soru formu kullanılmıştır. Bayburt Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Organik Tarım İşletmeciliği Anabilim Dalı`nda yüksek lisans ve doktora öğrenimi gören 25 öğrenciden veri toplanmıştır. Elde edilen veriler, içerik analizine tabi tutularak öğrencilerin kendini yönetmeye yönelik algıları belirlenmiştir. Kendini yönetme konusunda genel olarak öne çıkan kavramların; kendini geliştirme, uzmanlaşma, dürüstlük, azim, kararlılık, üniversite, aile, sürekli öğrenme ve akademik derece olduğu görülmüştür. Sonuç olarak, öğrencilerin kendini yönetme algılarından hareketle lisansüstü öğrencilerinin kendini yönetme becerisine sahip oldukları söylenebilmektedir.
  • Öğe
    In vitro biological activities of potassium metaborate; antioxidative, antimicrobial and antibiofilm properties
    (TENMAK Bor Araştırma Enstitüsü, 2022) Baygar, Tuba; Saraç, Nurdan; Ceylan, Özgür; Uğur, Aysel; Boran, Rukiye; Balcı, Uydu
    Antioxidant, antimicrobial and antibiofilm activities of potassium metaborate (KBO2) was investigated within the present study. Antioxidant capacity of potassium metaborate was determined by ?-carotene bleaching (BCB) assay and hydroxyl radical scavenging activity. Potassium metaborate was evaluated for its antimicrobial effects against selected Gram-positive bacteria, Gram-negative bacteria and a yeast via broth dilution method. The inhibition capability of potassium metaborate on the microbial biofilm formation of tested microorganisms was measured by microplate biofilm method using MTT (3- [4, 5- dimethyl-2-thiazolyl]-2, 5-diphenyl-2H-tetrazolium-bromide). Biofilm inhibition capacity of potassium metaborate was also observed by Scanning Electron Microscope (SEM). Potassium metaborate was found to have the ability to scavenge hydroxyl radicals with an inhibition rate of 71.13% at 100 mM concentration. Antioxidant activity of potassium metaborate as determined by BCB assay gave higher result with an inhibition rate of 86.96% at the same concentration. According to the MIC (minimum inhibition concentration) values, the potassium metaborate inhibited the growth of C. albicans, S. aureus and E. coli at 62.5 mM concentrations while it was 31.25 mM for B. subtilis and 125 mM for P. aeruginosa. The highest antibiofilm activity was determined at the MIC of potassium metaborate with the reduction rate of 90.18% against C. albicans. It was concluded that, potassium metaborate have strong biological activities and can be effectively used for biomedical and environmental solutions.