Proje Koleksiyonu

Bu koleksiyon için kalıcı URI

Güncel Gönderiler

Listeleniyor 1 - 1 / 1
  • Öğe
    Kimi brassicaceae türlerinin nikel ve kadmiyum biriktirme özelleklerinin belirlenmesi
    (TÜBİTAK, 2009) Ünver, İlhami; Altınözlü, Haşim; Bilen, Serdar; Cebel, Nesibe; Dilsiz, Aynur; Görmez, Arzu Ala; Karaca, Ayten; Karagöz, Alptekin; Madenoğlu, Sevinç; Özbek, Sevinç; Polat, Turgut
    Toprakta ağır metal kirliliğinin hiper toplayıcı bitkilerle önlenmesi (fitoremidasyon) olanaklarını araştırmak amacıyla, arazi, iklim odası ve sera çalışmaları yürütülmüştür. Serpantin toprakları üzerinde yetişen nikele dirençli veya nikel biriktirici bitki türleri ile çinko kurşun madenleri çevresindeki topraklarda kadmiyuma dayanıklı bitkiler, topraklarıyla birlikte değerlendirilmiştir. Bu amaçla, Batı Anadolu’da 192 serpantin ve 52 çinko-kurşun madeni çevresi yüzey toprağı analiz edilmiş, üzerindeki otsu ve çalı türü bitkilerden örnekler alınmış ve tohum toplanmıştır. DTPA ile ekstrakte edilebilir en yüksek nikel ve kadmiyum içeriğine sahip üçer toprakta, çalışılan metalleri toplama ve çimlenme yeteneği yüksek bitkilerle bir dizi kültür denemesi yürütülmüştür. Bu topraklarda ayrıca mikrobiyel biyokütle ile, mikrobiyel toplulukların yetişme süreci boyunca gösterdikleri değişim izlenmiştir. Toprakların bitkilerce alınabilir nikel içeriğinin, toplamın % 2,9-5,8 kadarını oluşturduğu ve genellikle artan sıcaklık ve yağış değerleriyle arttığı belirlenmiştir. Bu oran kadmiyumda % 15-17 aralığına yükselmekte olup, söz konusu metalin yüksek çözünürlüğünü ve tehlikesini göstermiştir. Toplanan dört yüzden fazla bitki örneğinde Brassicaceae familyası üyeleri dışında nikel hiper toplayıcısına rastlanmamıştır. Kadmiyum hiper toplayıcısı bitki bulunamamış, ancak tehlikeli düzeylerde kadmiyum biriktiren bitkiler örneklenmiş veya yetiştirilmiştir. Poa bulbosa, Hymenocarpus circinnatus ve Plantago lanceolata, yüksek oranda kadmiyum toplayan bitkiler arasında öncelikli türler olarak belirlenmiştir. DTPA ile ekstrakte edilebilen nikel ve kadmiyum miktarları ile aynı türün bireylerinin bünyesindeki miktarlar arasında yakın ilişki bulunmuştur. Mikrobiyel biyokütlenin ve ortam koşullarına uyum sağladığı belirlenen çok sayıda mikrobiyel topluluğun, bitki gelişim dönemlerine göre önemli değişiklikler gösterdiği saptanmıştır.