Cilt 2, Sayı 1, Makale Koleksiyonu

Bu koleksiyon için kalıcı URI

Güncel Gönderiler

Listeleniyor 1 - 5 / 5
  • Öğe
    Business Education and Narcissism: an investigation on Turkish universities
    (Aksaray Üniversitesi, 2024) Aytaç, Muhammed Bilgehan
    In this study, the effect of business education on business students’ narcissism level was investigated. Literature indicates that narcissism has been increasing since the 1970s and business students are more narcissistic than those studying in other disciplines. This research asked a simple question: are business students becoming more narcissistic as they are experienced in business schools? To seek a clue for the answer to the research question, a quantitative study was designed, and business students' narcissism levels were analyzed based on their grades, individualistic motivation in studying business, GPAs, demographics, and based on their future career choices among business departments (e.g., marketing, finance, HRM). Two hundred sixty-four business students from different Turkish universities participated into study. Findings mainly illustrated that there is no significant relationship between business students' narcissism level and their grades (years). However, there is a significant relationship between their narcissism level and their agentic motivation to pursue a degree in business. Further age was negatively related to narcissism and family income was a positive predictor of narcissism. Students who expressed their willingness to pursue a career in R&D or Accounting after graduation were found to have less narcissistic tendencies. Students who are willing to work in the General Management and Marketing department have the highest narcissism scores. In summary, when the findings are evaluated together with the literature, this study implies that business education does not make individuals more narcissistic; rather, individuals with narcissistic traits are more inclined to study business.
  • Öğe
    İşletmelerde ahlaki davranışın felsefi kökenleri üzerine Kant temelli bir değerlendirme
    (Aksaray Üniversitesi, 2024) Karademir, Metin
    İş ahlakı, modern iş dünyasında hem bireylerin hem de işletmelerin eylemlerine yön veren temel bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. İş dünyasında, iş ahlakından hareketle oluşturulan etik ilkelere ve kodlara olan bağlılık, sürdürülebilir başarı ve toplumsal güven inşasında önemli bir rol oynamaktadır. Ancak iş ahlakı kavramı yalnızca pratik bir gereklilik olarak değil, derin felsefi temelleri olan bir disiplin olarak da incelenmelidir. Bu bağlamda, iş ahlakı ve etik arasındaki ilişkiyi anlamak, etik düşünce sistemlerinin tarihsel gelişimine ve bunların iş dünyasına nasıl yansıdığına dair bir kavrayış gerektirir. Felsefi açıdan, iş ahlakı kavramı büyük ölçüde etik teorilerle şekillenmiştir. Aristoteles’in erdem etiğinden Kant’ın deontolojik etiğine, Bentham ve Mill’in faydacılığına kadar çeşitli felsefi yaklaşımlar, bireylerin doğru eylemde bulunma zorunluluğunu açıklamaya çalışmıştır. Bu teoriler, iş ahlakının belirleyicisi olan dürüstlük, adalet, sorumluluk ve saygı gibi değerlerin temelini oluşturur. Bu doğrultuda çalışmada, iş ahlakının etik teorilerle olan bağı incelenmiş, günümüz iş dünyasında karşılaşılan ahlaki sorunlara dair teorik bir çerçeve sunulmaya çalışılmıştır.
  • Öğe
    İkiz dönüşüm: bibliyometrik analiz
    (Aksaray Üniversitesi, 2024) Buyruk Akbaba, Ayşe Nur
    İkiz dönüşüm, işletmelerde dijital ve yeşil dönüşüm sürecidir. Teknolojik gelişim ve çevresel sorunlara duyarlılık kapsamında birçok çalışma yapılmaya başlanmıştır. İkiz dönüşüm kavramı da yapılan bu çalışmalar arasındadır. İkiz dönüşüm konusuna yönelik tüm gelişimler esas alınarak bu çalışmada, işletmeler açısından ikiz dönüşüm kavramının ne olduğu, gelişim süreci ve bu konudaki literatürde yapılan çalışmalar incelenmiştir. Scopus’ta taranan yayımlanmış bilimsel nitelikteki çalışmalara yönelik bir araştırma gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, doküman incelemesi yoluyla elde edilen verilerle nitel araştırma yöntemlerinden bibliyometrik analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde MAXQDA programı kullanılmıştır. Yapılan araştırma ile ikiz dönüşüm konusuna yönelik hangi alanda daha fazla çalışma yapıldığı, yayınların zaman aralığı, yayın dili, yayın türü, kullanılan yöntemler gibi bazı sorulara yanıt arayacak ölçüde kodlamalar yapılarak elde edilen bulgulara göre değerlendirme yapılmıştır. Yapılan değerlendirmeye göre çalışmaların çoğunluğu son yıllara ait makaleler olduğu, İngilizce dilinin tercih edildiği, deney vaka yöntemlerinin kullanıldığı, mühendislik, kimya, sağlık gibi alanlara yönelik çalışmaların ağırlıkta olduğu tespit edilmiştir. Bu çalışma ile ikiz dönüşüm konusuna yönelik işletmelerin yaptığı çalışmalar ve yayımlanan bilimsel nitelikteki çalışmalar hakkında bilgiler sunularak, bilimsel açıdan bilgi kullanıcılarına destek sağlanması amaçlanmış ve yol gösterici olması adına öneriler sunulmuştur.
  • Öğe
    Dışsal batık maliyetlerin piyasa yapısı üzerindeki etkisi
    (Aksaray Üniversitesi, 2024) Özen, Kerem; İşleyen, Şakir
    John Sutton (1991, 1998) endüstriyel ürünlere olan talebin artışı karşısında birçok imalat sanayinin neden yüksek oranlarda yoğunlaştığını açıklamak amacıyla oyun-teorik analizlere dayalı içsel ve dışsal batık maliyet teorisini geliştirmiştir. Batık maliyet harcamaları, , firmanın ürününe yönelik tüketici talebini artırmak amacıyla yapılan maliyetleri ifade etmektedir. Belirli bir piyasa yapısında bu batık harcamaların miktarı, ayrıca fiyat dışı rekabetin şiddetini de etkileyen bir faktör olarak görülmektedir. Sutton'ın analizine göre içsel batık maliyetli endüstrilerde reklam ve Ar-Ge gibi harcamaların firmalar tarafından belirlenirken, dışsal batık maliyetli endüstrilerde bu harcamaların düzeyi firma dışında endüstrinin şartları tarafından belirlenir. Dışsal batık maliyetli endüstrilerin temel özelliği piyasa büyüklüğü artarken endüstrideki yoğunlaşma oranı azalarak sıfıra doğru yakınsar. Yani piyasa, rekabetçi bir hale dönüşmektedir. Dolayısıyla bu çalışmanın amacı içsel ve dışsal batık maliyetlerin piyasa yapısı üzerindeki etkilerini teorik olarak incelerken, dışsal batık maliyetli endüstrilerde neden fiyat dışı rekabetin piyasa yapısı üzerinde çok önemli bir rol oynamadığını ve endüstrideki firma sayısı artarken piyasanın nasıl rekabetçi bir yapıya evrildiğini açıklamaktır.
  • Öğe
    Etki ajanlığı ile mücadelenin siyasi ve hukuki açıdan incelenmesi
    (Aksaray Üniversitesi, 2024) Dikkaş, Gülsüm Cansu; Dikkaş, Murat
    Etki ajanlığı; “Bir ülkenin, bir başka ülkede belirli politik hedeflere ulaşmak veya kamuoyu üzerinde belirli bir yönde etki yaratmak amacıyla hedef ülke insanlarının, görüş, tavır, duygu ve davranışlarını etkilemek için yaptığı propaganda faaliyetleri” olarak tanımlanmaktadır. Özellikle kendilerini dünya gücü ve bölgesel güç olarak konumlandırmış emperyalist ülkeler, hedef ülke içinde devşirdikleri işadamı, gazeteci, yazar, sanatçı, bürokrat, akademisyen, asker, sivil toplum kuruluşu mensupları gibi şahıslar üzerinden bu faaliyeti yapmaktadırlar. Etki ajanları, kendisini angaje eden ülkelerin, politikacıların, siyasi partilerin veya hükümetlerin çıkarlarını ve politikalarını desteklemek amacıyla hareket etmektedirler. “Etki ajanlığı” suçu hakkında, 9. Yargı Paketi Taslağının 22. Maddesinde, "Diğer Faaliyetler" başlığı adı altında düzenlemeler bulunmaktaydı. Bu maddenin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK)’nun "Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk" bölümüne “339/A maddesi” şeklinde yeni bir suç tanımı olarak girmesi hedeflenmekteydi. Bazı hukukçular bu düzenlemeyle getirilmeye çalışılan etki ajanlığı kavramının uygulanma alanının sınırlarının belirsiz olduğunu, belki de bu kapsamda yer almaması gereken pek çok fiilin sübjektif değerlendirmeler neticesinde bu kapsamda görülmesiyle birlikte kişilerin temel hak ve özgürlüklerine yönelik ihlallerin olabileceğini, hukuki güvenlik ve belirlilik ilkesinin ihlal edileceğini belirtmektedirler. Bu çalışmamızda; kavramsal olarak etki ajanlığı, türleri, tarihsel kökeni, topluma olan etkileri, etki ajanlarıyla mücadelede çözüm önerileri ve hukuki boyutuyla etki ajanlığı ele alınmıştır.