Cilt 11, Sayı 1, Makale Koleksiyonu

Bu koleksiyon için kalıcı URI

Güncel Gönderiler

Listeleniyor 1 - 5 / 5
  • Öğe
    Türkiye’de beverigde eğrisinin geçerliliğinine ilişkin ampirik bir analiz
    (Aksaray Üniversitesi, 2019) Karahan Dursun, Pınar; Çağlarırmak Uslu, Nilgün; Çer, Şaika
    Beveridge eğrisi, açık iş oranı ile işsizlik oranı arasında ters yönlü ilişkiyi yansıtan ve işgücü piyasalarında açık işler ile işsizlerin eşleşme etkinliği hakkında bilgi veren önemli bir enstrümandır. Bu çalışmada, Beveridge eğrisinin Türkiye ekonomisi için geçerliliği, 2005.Q1-2017.Q4 dönemi verileri ile Sınır testi, ARDL modeli ve Hatemi-J (2012) asimetrik nedensellik testi kullanılarak incelenmiştir. Peseran vd. (2001) tarafından geliştirilen Sınır testi sonuçlarına göre, açık iş oranı ve işsizlik oranı arasında eşbütünleşme ilişkisinin olduğu bulunmuştur. Seriler arasındaki uzun ve kısa dönemli etkiler ARDL modeli ile incelenmiş olup model sonuçları, açık işlerin işsizliği uzun dönemde negatif yönde etkilediğini ve kısa dönemde seriler arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkinin olmadığını göstermiştir. Son olarak, Hatemi-J (2012) asimetrik nedensellik testi ile açık iş oranı ve işsizlik oranı arasında doğrusal olmayan ilişkinin varlığı test edilmiştir. Hatemi-J (2012) asimetrik nedensellik testi sonuçlarına göre, negatif (pozitif) açık iş şoklarından pozitif (negatif) işsizlik şoklarına doğru tek yönlü bir nedensellik ilişkisinin olduğu tespit edilmiştir.
  • Öğe
    Post keynesyen iktisatta fiyatlandırma yaklaşımları
    (Aksaray Üniversitesi, 2019) Cengiz, Orhan; Develi, Erdem Selman; Türtük Yünsel, Dilşad
    Neoklasik iktisadın en önemli analiz araçlarından birisi olan fiyatlandırma kuramı piyasa için çok önemli bir yer tutmaktadır. Farklı piyasa yapıları için fiyatlandırma stratejileri değişebilmesine rağmen genel itibariyle arz ve talep çerçevesinde açıklanmaktadır. Fiyatlandırma yaklaşımını farklı açılardan inceleyen Post Keynesyen iktisat ise neoklasik iktisadın öngördüğünün aksine piyasa yapılarının monopol ve oligopol şeklinde örgütlendiğini kabul etmektedir. Bu açıdan ele alındığında Post Keynesyen fiyatlandırma kuramı esas itibariyle ‘maliyet artı’ yöntemine dayanmaktadır. Çalışmada ortodoks neoklasik fiyatlandırma kurgusundan farklı bir bakış açısı benimseyen Post Keynesyen iktisat çerçevesinde geliştirilen fiyatlandırma mekanizmasının nasıl oluştuğu ortaya konulmaya çalışılmıştır.
  • Öğe
    Belediye meclislerinde kadın üyeler: 2014 yerel seçimlerinde yükselişin ve değişimin izini sürmek
    (Aksaray Üniversitesi, 2019) Arıkboğa, Erbay
    Türkiye’de kadınların siyasal yaşama katılımında çeşitli zorluklar söz konusudur. 2014 yerel seçimlerinde, belediye meclislerindeki kadın üye oranı % 10,6 düzeyine yükselmiştir. Ancak farklı nitelikteki belediyelere dair genel bir ortalamayı gösteren bu oran yanıltıcıdır. Gerek 2004 gerekse 2009 seçimleri üzerine yapılan ayrıntılı analizlerde, belediyenin nüfus büyüklüğü ile kadın üye oranı arasında güçlü bir korelasyonun olduğu görülmüştür. Bu durum kadının toplumsal hayattaki rolüyle yakından ilişkilidir. Bu bildiride, TUİK’in yayınlamış olduğu veriler kullanılarak, 2014 yerel seçimlerinde belediye meclislerindeki kadın üye oranı, nüfus büyüklüğü, coğrafi bölge, siyasi parti mensubiyeti vb. açılardan ayrıntılı olarak analiz edilecektir. 2014 verileri, 2004 ve 2009 verileri ile karşılaştırılacak ve nüfus grupları bağlamında kadın üye oranındaki artış ortaya konulacaktır. Böylece son yıllarda kadın üyelerle ilgili çeşitli girişimlerin, hangi tür belediyelerde daha etkili olduğu, buna karşılık hangi tür belediyelerde pek etkili olamadığı gösterilecektir. Diğer taraftan 2012 yılında 6360 sayılı yasal düzenleme yapılmıştır. Bu düzenlemenin, yerel seçimler ve temsil bağlamında birkaç önemli sonucu bulunmaktadır. Birincisi, 30 ilde seçim bölgeleri genişlemiştir. Diğer bir ifadeyle köy ve beldeler, ilçe belediyeleri içine katılmış ve ilçe belediyelerinin seçim bölgesi genişlemiştir. Bu genişlemenin, kadın üyelere etkisini araştırmak gerekir. İkincisi, 30 ilde belde belediyelerinin tamamı kaldırılmış, geri kalan 51 ilde ise nüfusu 2 binin altına düşen belde belediyeleri kaldırılmıştır. Bu durum küçük nüfuslu belediye sayısında önemli bir azalmaya yol açmıştır. Bu değişikliğin, kadın üye oranı üzerindeki etkisinin ne olduğunu incelemek ilginç olacaktır.
  • Öğe
    Sosyo-ekonomik göstergeler için çok değişkenli veri analizi: Türkiye için ampirik bir uygulama
    (Aksaray Üniversitesi, 2019) Arı, Erkan; Hüyüktepe, Batuhan
    Bu çalışmada, Türkiye’ nin sosyo-ekonomik gelişmişlik durumunun, belirlenen ekonomik, sosyal ve kültürel göstergeler üzerinden 2017 yılına kadar ki ulaşılabilen yıllık verileri itibariyle, 81 ilde değerlendirilmesi yapılmıştır. Temel bileşenler analizi ile birinci bileşenin temel bileşen olduğuna karar verilerek, temel bileşenin oluşturduğu birinci faktör skorlarına göre, 51 gösterge üzerinden illerin sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyleri belirlenmiştir. Bulanık kümeleme analizi ile illerin belirlenen endeks değerleri üzerinden sınıflandırılması yapılmış ve ideal küme sayısı iki olarak belirlenmiştir. Birinci kümede 43 ilin, ikinci kümede ise 38 ilin yer aldığı görülmüştür. Çok boyutlu ölçekleme analiziyle de illerin benzerlik durumları incelenmiş ve üç boyutlu oluşturulan konfigürasyon uzaklıkları ile farklılık matrisinden yaralanarak birbirlerine en yakın ve en uzak durumda olan il çiftlerini belirlenmiştir.
  • Öğe
    Beneficiaries’ reasons to leave the automatic enrollment individual pension system in Turkey: A case study in Aksaray University
    (Aksaray Üniversitesi, 2019) Türkmen, Ahmet
    This study aims to provide insights on the reasons why beneficiaries of automatic enrollment individual pension system (IPS) decided to not involve in the system with an interpretivist philosophy. Even though IPS regulations are known to be valid and reliable methods for protecting both the beneficiaries’ welfare in their retirement period, and the whole macro-economic environment, more than half of the beneficiaries opted to leave or stay out of it. With using a snowball sampling technique and face to face interviews, six consumer risk factors, defined by Garner, are evaluated for each interviewee. Interviewees are active academic members of Aksaray University, Faculty of Economics and Administrative Sciences. Insights gained from the interviews suggest that perceived performance risk and perceived financial risk were the main factors for beneficiaries to leave the automatic enrollment IPS.