Tez Koleksiyonu
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe II. Bayezid döneminde Osmanlı Devleti'nin Batı sınırı ve bir serhad bölgesi olarak Bosna Sancağı(Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2023) Keleş, Adem; Aygün, NecmettinBu çalışmada II. Bayezid Dönemi'nde Batı sınırlarında yapılan fetihler ve fetihlerin stratejik açıdan önemi ile Batı sınırları kapsamında Bosna sancağının devlet ve toplum yapısının incelenmesi amaçlanmıştır. II. Bayezid Dönemi'nde Osmanlı Devleti'nin Batı sınırında bulunan Kili ve Akkirman'ın alınmasıyla hem Karadeniz ticaretine hâkim olundu hem de Kırım Hanlığı'yla doğrudan bağlantı kurulmuş oldu. Güneybatı sınırında bulunan İnebahtı, Modon, Koron ve Navarin'in alınmasıyla da Akdeniz ticaretinin kontrolü Osmanlıların eline geçtiği gibi, İyon Adaları ve Balkanlarda da hâkimiyet tesis edilmiş oldu. İki komşu devletin topraklarını birbirinden ayıran çizgi anlamına gelen sınır, XV ve XVI. yüzyıllarda, bir devletin vergisini alabildiği ve ordusunun bir kısmını oluşturacak askerleri toplayabildiği alanları ifade ediyordu. Ancak sınır daha geniş çerçevede iki komşu devletin siyasi, sosyal ve ekonomik münasebetlerinin yaşandığı alanı ifade etmekteydi. Osmanlı Devleti'nin sınır hattında bulunan sancaklardan biri de Bosna sancağı idi. Künhü'l Ahbâr'ın yazarı Gelibolulu Mustafa Âli'nin "dünya gazilerinin buluşma yeri ve her iklimden sadık mücahitlerin konağı" olarak tanımladığı Bosna Sancağı'nın diğer sancaklardan ayırt edilen özelliği fetihten itibaren elden çıkana kadar bir serhad-sınır vilayeti olmasıdır. II. Bayezid Dönemi'nde, Bosna Sancağının en büyük idari birimi "vilayet" olarak tabir ediliyordu. Henüz kazaların oluşmadığı bu dönemde nahiyeler, karyeler ve çiftlikler vilayet denilen merkezlerin altında birleşiyordu. Arpa, buğday gibi tahıl ürünleri ve meyve, sebze mahsulleri sancağın hemen hemen her bölgesinde yetiştiriliyordu. Hayvancılık olarak ise daha çok koyun ve hınzır gibi küçükbaş hayvan besleniyordu. Sancaktaki şehirlerde halk tarım ve hayvancılığın yanı sıra dericilik, tekstil üretimi, gıda mamülleri, alet imali ile ilgili iş kollarıyla uğraşıyordu. Şehirlerde cami, imaret, zaviye gibi vakıf müesseseleri kurulmuş; mahalleler de bu yapıların etrafında şekillenmişti. Şehirlerde bulunan pazarlar sayesinde ticaret daima canlı tutulmaktaydı. Bununla birlikte Sava Nehri'nde bulunan iskelelerde Venedik ile dış ticaret yapılıyordu. Ayrıca sancakta gümüş, demir, kurşun ve kömür madenleri çıkarılmaktaydı.