Cilt 14, Sayı 2, Makale Koleksiyonu

Bu koleksiyon için kalıcı URI

Güncel Gönderiler

Listeleniyor 1 - 8 / 8
  • Öğe
    Yeni Kamu Yönetimi ve Yönetişim ekseninde yerelleşme ve değişen kamu hizmeti anlayışı
    (Aksaray Üniversitesi, 2022) Özer, Mehmet Akif; Erdem, Emrah
    Tüm dünyada özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren görülen krizlerden yönetimlerin sorumlu tutulması, alternatif kamu yönetimi modelleri aranmasına yol açmıştır. Özellikle 1970’lerde görülen petrol krizleri ve bunların neden olduğu ekonomik sorunlar ve bütçe açıkları, tüm bunlardan 2. Dünya Savaşı’ndan itibaren yükselişe geçen sosyal devlet ve refah devleti gibi uygulamaların sorumlu tutulması bu süreci daha da tetiklemiştir. Bu dönemde ayrıca vatandaşın kamu yönetiminden talep ve beklentilerinin yükselmesi ve kamu bürokrasisinin bunları karşılamada yetersiz kalması; kamu hizmetinin kalite, hız, etkinlik ve ihtiyacı karşılaması konusunda şikayetlerin artması ve yeni sağ ideolojinin yükselişe geçmesi, kamu yönetimi alanında bir paradigma değişimine yol açmıştır. Böylelikle Yeni Kamu Yönetimi (YKY) anlayışı bu dönemde özellikle gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin bir numaralı gündemi haline gelmiştir. Bu yeni anlayış özel sektörden başarılı uygulamaların kamu sektörüne uyarlanması hedefiyle başta ABD ve İngiltere olmak üzere birçok ülkede hâkim yönetim paradigması haline dönüşmüştür. Son yıllarda bu anlayışın yönetişim uygulamalarının da desteğiyle yerelleşmeye vurgu yapması ve hantal kamu bürokrasisini yeni kamu hizmeti anlayışıyla bertaraf etmeye çalışmasıyla dikkatleri üzerine çekmeye devam etmektedir. Bu çalışmada söz konusu kapsamda YKY anlayışının yönetişim desteğiyle yerelleşmeye ve kamu hizmeti anlayışındaki değişime nasıl etkide bulunacağı değerlendirilecektir
  • Öğe
    Küresel ölçekli kapatmalar sonrası siyasal düzenin yeniden kurgulanması: “Ekolojik Normal”
    (Aksaray Üniversitesi, 2022) Celep, Asım
    2019 yılı Kasım ayında Çin’in Wuhan kentinde ilk defa ortaya çıkan ve bütün dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgını ile yeni bir döneme girilmiştir. Bu zorunlu durumda hem devletlerin zorlaması hem de iletişim araçlarının bariz etkisi görülmektedir. Burada oluşan yeni normal dönem, her disiplin tarafından farklı okunabilmektedir. Hastalığın oluşum ve devamı açısından fen bilimleri biyolojik, çevresel etkenleri ön planda tutarken; sosyal bilimler yönetim açısından olaya bakmaktadırlar. Hastalığın laboratuvarda üretilmesinden biyolojik silah olarak kullanılmasına kadar farklı distopik tasvirler aynı zamanda salgının hayvanlardan insanlara geçerek evrimleş bir virüs olduğu gerçeğini de gölgeleyememektedir. Salgın süreci, biyopolitik açıdan Foucault’un iktidarın bedenleri kontrol altına almasının açık göstergesi şeklinde okunabileceği gibi, ekolojik açıdan da dünyada sürdürülebilir bir yaşam için doğanın daha az aşındırılması şeklinde bir algının gelişmesine de sebep olmuştur. Bu çalışmada ‘yaşamın kaynağı çevre’ anlayışıyla salgına sebep olan faktörler kadar, salgın sonrası dönemdeki siyasetin merkezinin ekoloji temelli olması tartışılacak; ‘yeni normal’in ‘ekolojik normal’ olmasının gerekliliği tezi işlenecektir.
  • Öğe
    Örgütsel değişime açıklık: bir ölçek geliştirme çalışması
    (Aksaray Üniversitesi, 2022) Çalışkan, Abdullah
    Bu çalışmada, örgütlerde değişim ve sonuçları için olumlu etki ve destek sağlayan çalışan tutumlarından biri olan değişime açıklık olgusunu geçerli, güvenilir ve en uygun sayıda ifade ile ölçebilecek bir “Örgütsel Değişime Açıklık Ölçeği” geliştirmek amaçlanmıştır. Araştırmada sanayi, eğitim ve sağlık sektörü çalışanlarından oluşan üç faklı çalışma grubu kullanılmıştır. Ölçeğin geçerliği, sırasıyla keşfedici faktör analizi ve doğrulayıcı faktör analizi ile yapılmıştır. Analiz sonuçlarına göre “Örgütsel Değişime Açıklık Ölçeği” nin tek boyut ve 6 maddeden oluşan bir yapıya sahip olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, lider desteği ölçeğinden istifade edilerek, ölçeğin ölçüt bağımlı geçerliği de sağlanmıştır. Ardından güvenilirlik analizleri yapılarak ölçeğin yüksek düzeyde güvenilir olduğu kanıtlanmıştır. Elde edilen sonuçlar, geliştirilen ölçeğin, Türkiye’deki tüm işletme ve kurumlarda görev yapan bireylerin örgütsel değişime açıklık eğiliminin ölçülmesinde geçerli ve güvenilir bir ölçek olduğunu göstermektedir.
  • Öğe
    Predicting the profitability of the stock market during a pandemic
    (Aksaray Üniversitesi, 2022) Babangida, Jamilu Said; Abubakar, Attahir; Mamman, Suleiman; Ben Brahim, Fadwa
    This paper investigates the impact of the Covid-19 pandemic in predicting the profitability of the stock market of the ten most hit countries at the beginning of the pandemic. The study employed the Artificial Neural Network models for the analysis. Specifically, the Backward Propagation (BP) and Feed-Forward (FF) Neural Network models are used to predict the profitability of the stock market on a daily time frame. Taking Covid-19 into account, the estimation result shows that the Neural Network built is resilient in its ability to forecast the profitability of the stock market in Brazil and China. However, in the case of Germany, Russia, Turkey, and the United States, the Neural Network is partly resilient in its forecasting ability; predicted profitability deviated from the actual profitability in some of the periods. For the remaining countries in the sample, the Artificial Neural Network is found to have a weak prediction power.
  • Öğe
    Garanti Bankası ve Çimsa’nın uluslararası entegre raporlama çerçevesi kapsamında değerlendirilmesi
    (Aksaray Üniversitesi, 2022) Şaka, Hasan; Tükenmez, Nevser Mine
    Entegre düşünce üzerine kurulan entegre raporlama; kuruluşun, belirli bir zaman diliminde yarattığı, koruduğu veya küçültme aşamasında olduğu değer sürecinin unsurları hakkında gerekli bildirimleri yayınlayarak oluşturduğu bir sistemdir. Bu çalışmanın amacı; entegre raporlamaya yönelik geliştirilmiş olan yaklaşım üzerine bilgi vermek, Uluslararası Entegre Raporlama Çerçevesi’ndeki değişimleri aktarmak, Türkiye’de ve dünyada entegre raporlamanın mevcut durumu hakkında bilgi vermek ve Garanti BBVA ve Çimsa Çimento’nun entegre faaliyet raporlarını incelemektir. Bu bağlamda, Entegre Raporlama Türkiye Ağı kurucu üyelerinden olan Garanti BBVA ve Çimsa Çimento tarafından 2020 yılında yayınlanan entegre faaliyet raporları, Uluslararası Entegre Raporlama Çerçevesi temel alınarak değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda Çimsa ve Garanti Bankası’nın yayınlamış oldukları raporların, Entegre Raporlama Çerçevesi’ne uygun olduğu belirlenmiştir. Her iki kurumun da; misyonlarını belirledikleri ve sermaye öğeleri aracılığıyla yarattıkları değer hakkında bilgi verdikleri bir iş modeli olmasına rağmen hem sunum esaslarında hem stratejik öncelikler kapsamında hem de değer yaratımı konusunda ekonomik, sosyal ve çevre boyutlarında sektör kaynaklı farklılıkları olduğu gözlemlenmiştir.
  • Öğe
    İşletmelerde kullanılan bilişim teknolojisi tabanlı iletişim sistemlerinin işletme performansına etkisi
    (Aksaray Üniversitesi, 2022) Dulkadir, Berkant; Ardıç, Muhammed
    Bilişim teknolojisi bilginin işlenmesi, saklanması, dönüştürülmesi ve ilgili birimlere iletilerek bu bilgilere güvenli bir şekilde erişilmesini sağlamaktadır. Bilişim teknolojisinin yaygınlaşmasıyla beraber iletişim programlarının kullanımı işletmelerde önemli ölçüde yer almaya başlamıştır. Çalışmanın amacı; bilişim teknolojisi tabanlı iletişim sistemlerinin işletme performansına olan etkilerinin araştırılmasıdır. Araştırmada Anket yöntemi ile Malatya organize sanayi bölgesinde faaliyet gösteren bir tekstil işletmesi örneklem olarak alınmıştır Araştırmada istatistikî olarak yapılan istatistikî analizlerde Frekans, güvenilirlik ve basit regresyon analizi yöntemleri kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda işletme için olumlu sonuçlarının olduğu tespit edilmiştir. Kurulmuş olan hipotezlerin tamamı kabul görmüş olup; İletişim teknolojileri de her geçen gün farklı şekillerde yenilenmektedir. İşletmeler arasındaki rekabet nedeniyle coğrafi sınırlar önemini kaybetmeye başlamış olup bu da işletmelerin hızlı, güvenilir ve doğru bir şekilde karar vermesini sağlayarak rekabet üstünlüğü sağlamaları için sektörel ve teknolojik gelişmeleri yakından takip etmelerini zorunlu kılmıştır.
  • Öğe
    Antonio Gramsci’nin hegemonya kavramının uluslararası ilişkiler disiplinine girişi ve yorumlanması
    (Aksaray Üniversitesi, 2022) Ekren, Alican
    Robert W. Cox’un Gramsci’den alarak uluslararası ilişkiler disiplinine uyarladığı “hegemonya” kavramı, uluslararası sistem içinde yer alan devletlerin yanında devlet dışı aktörlerin de yer aldığı, rızaya dayalı bir ilişki biçimi olarak tanımlanmaktadır. Cox’a göre hegemonya, yalnızca devletler arası ilişkiler ile anlaşılamaz; çünkü, hegemonya, devletlerin sosyal sınıfları ile bağlantı kurmasını sağlayan, uluslararası düzeyde bir üretim modeli üzerine kuruldur. Cox’un uygulamaya çalıştığı bu yaklaşım, sosyal güçler, devlet yapısı ve devlet dış politikası arasındaki ilişkiyi ortaya koymayı amaçlamaktadır. Robert W. Cox’un hegemonya kavramı çerçevesinde inşa etmiş olduğu kuram, yeni-Gramşiyan perspektifi etkileyen ve besleyen bir metedollojiye sahiptir. Bu metedoloji, bilhassa belirsizlik dönemlerinin adlandırılması ve gelecek ihtimaller hakkında düşünülmeyi kolaylaştıran olanaklara sahiptir. Bu çalışma, Robert W. Cox’un Gramsci’nin hegemonya kavramını uluslararası ilişkiler disiplinine katarken kullandığı metodlardan bahsederken, aynı zamanda uluslararası ilişkiler teorilerinin hegemonya görüşlerini de açıklamaktadır. Çalışmanın asıl açıklamaya çalıştığı sorunsal ise Cox’un hegemonya yaklaşımının günümüz uluslararası sistem içerisindeki geçerliliğidir.
  • Öğe
    Gürcistan demokrasisine dair bir tartışma
    (Aksaray Üniversitesi, 2022) Kaya Karabulut, Seda
    Sovyet sonrası küresel literatürün siyaset bilimi akademisinde en hararetle tartışılan meselesi, demokratik değerlerin yeni oluşan devletlere nasıl entegre edileceğine yönelikti. 1990’lı yıllara karşılık gelen bu dönem, SSCB’nin dağılması ile meydana gelen yeni ulus devletlerin demokrasi ve bağımsızlık hikayelerini oluşturdukları ve buna bağlı olarak uluslararası ortamın siyasal sistem ve siyasal rejim tartışmalarını da beraberinde gündeme getirmişti. Batı kaynaklarının iddiası bir barış döneminin başladığı, devamında demokrasi düzeninin oturacağı ve dahası liberal demokrasinin ön plana çıktığı küresel bir zafer kazanıldığı yönündeydi. Bu öngörü özellikle SSCB’den ayrılan ve Batı ile kültürel ya da coğrafi anlamda entegre olabilecek devletler için düşünülmüş bir projeydi. Gürcistan hem bu nitelikte bir devlet olması hem de kuruluşundan itibaren Rusya ve Batı arasında kurduğu denge siyaseti dolayısıyla çalışmanın merkezine alınmıştır. Bu çalışma Gürcistan hakkında bu öngörülerin gerçekleşip gerçekleşmediğine dair bir yorumu içerirken, Gürcistan’ın siyasi kurumlarını, sosyal ve siyasi yapısını, seçim sistemleriyle beraber bir Batı ülkesi olup olmadığını ortaya koymaya çalışacaktır