Cilt 4, Sayı 8, Makale Koleksiyonu

Bu koleksiyon için kalıcı URI

Güncel Gönderiler

Listeleniyor 1 - 10 / 10
  • Öğe
    Medreseden kaçış
    (Aksaray Üniversitesi, 2017) Aksoy, Hatice
    Tarihin bünyesinde barındırdığı büyük şahsiyetler için pek çok çalışma yapılmış ve yapılacaktır. İmam Gazzâlî’nin pek çok alandaki çalışmaları üzerine sayısız eser verilmiş ve bu çalışmalar bereketini göstermiştir. Her yeni çalışma ile başkaca incelikler keşfedilmektedir. İşte burada tanıtımını yapacağımız eser de Hüseyin Zerrinkub tarafından kaleme alınmış olup Ferar ez Medrese der Baare-yé Zendegi ve Endişe-yé Ebû Hâmid Gazzâlî adını taşıyan kıymetli bir çalışmadır.
  • Öğe
    Anlam değişimi
    (Aksaray Üniversitesi, 2017) Ömer, Ahmet Muhtar; Hacıbekiroğlu, Abdullah; Yurttaş, Tahsin
    Dil, doğası gereği zaman içinde birçok değişime uğramıştır. 19. yüzyılda, dilbilimciler anlamda değişim olur mu sorusunu sorup bu soruya cevaplar bulmaya çalışmışlardır. Dildeki bu değişimin en görünür kısmı da doğal olarak kelimeler üzerinde olmuştur. Tarihi süreç içerisinde farklı yerlerden pekçok dilbilimci anlam değişimine sebep olan bazı etkenleri tespit edip bunları bilimsel olarak temellendirmeye ve mantıksal kurallar şeklinde sınıflandırmaya çalışmıştır. Kelimelerde meydana gelen değişimler farklı nedenlere bağlı olmaktadır. Bu çeviride yazar, kelimelerin zaman içerisindeki değişimlerinin sebeplerine (yeni icat ve ihtiyaçların ortaya çıkması, toplumsal ve kültürel gelişim, psikolojik ve duygusal durumlar, mecazî değişim, yaratıcılık) ve bu değişimin hangi yollarla olduğuna (anlam genişlemesi, anlam daralması, anlam kayması, mübalağa) değinmiştir.
  • Öğe
    إيجابية الفلسفة في ضوء رسائل النور
    (Aksaray Üniversitesi, 2017) Nassar, Duaa
    ا أن تلك الرسائل حاولت أن ُتمش الفلسفة وتبقيها ضمن التصنيف السلِب، ً سعيد النورسي )١٨٧٦-١٩٦٠ ،)علما لذلك قامت هذه الدراسة بلبحث عن املواطن الت ظهر ت فيها الرسائل الفلسفة بشكل إجياب، من خلل التدرج بلبحث ُ ف علقة الفلسفة واِلكمة، تشجيع رسائل النور على العقل ، وعلقة العقل والنقل. ّوبلنتيجة أظهرت الدراسة إمكانية وجود فلسفة اْلخلقّّكنموذج للفلسفةّ ّالت لَيكن أن يتم إنكارها من قبل الشريعة اْلسلمية والواقع اْلنساِن، ذلك لبيان أن نقد رسائل النور للفلسفة ليسّّ ، ً كليا وأنه هناك قدرة على إستخلص إجيابيتها، على الرغم من اْلنتقادات املنتظمة حوهلا. الكلمات املفتاحية: ا إجيابية الفلسفة ، رسائل النور، الفلسفة واِلكمة، فلسفة اْلخلق
  • Öğe
    رسالة الدرر المنثورة لعز الحنفي: دراسة و تحقيق
    (Aksaray Üniversitesi, 2017) Furkani, Mehterhan
    يشتمل هذا البحث، تحقيق ودراسة لرسالة "الدرر المنثورة" لعز الدين محمد بن محمد الموسوم بعز الحنفي (المتوفى: في القرن الثامن الهجري) التي نسبت خطأ إلى شاد كلدي باشا الذي كان أمير بلدة آماسيا لمدة أكثر من عشرين سنة. هذه الرسالة تحتوي بمسائل غريبة مختلف فيها بين الفقهاء متعلقة بكتاب الطهارة و الصلاة. المؤلف (رحمه الله) جمع مسائل مختلفة متعلقة بهذين البابين ، وذكر أقوال العلماء فيها، و ذكر أيضا ،ما هو الراجح عنده من القول. حصلنا على سبع نسخ منها من مكتبات مختلفة للمخطوطات في تركيا، وإطلعنا أيضا على نسخة موجودة في جدة و نسخة في القاهرة -كما ستأتي تفاصيلهما-ولكن لم نستطع الحصول علهيما. ووجدنا أيضا نسخة خطية أخرى بهذا الاسم نسبت الى نفس المؤلف ولكن رأينا بعد الدراسة أن هذه النسبة أيضا خطأ. درسنا هنا نسبة الرسالة المذكورة الى شاد كلدي باشا مع أدلة خطأ نسبتها اليه وذكرنا من هو مؤلف الرسالة. وذكرنا أيضا تفاصيل نسخ هذه الرسالة مع مواقع وجودها و نموذجا لبعض المسائل الغريبة الموجودة في الرسالة على وجه الإختصار. وأخيرا قمنا بتحقيق متن الرسالة المذكورة على أساس ثلاث نسخ منها..(salat)
  • Öğe
    XVII. yy. Agra yapılarında çiçek üslubu
    (Aksaray Üniversitesi, 2017) Baysal, Ali Fuat
    Hindistan, tarihî özelliklerinin yanında, farklı ırk, kültür ve dinleri bünyesinde barındıran yapısıyla eşsiz zenginliğe sahip bir ülkedir. Özellikle dini grupların çeşitliliği, süsleme üzerinde etkili olmuş ve bu durum süsleme sanatı ile ilgili bir zenginliğin oluşmasını sağlamıştır. Din ve tezyînat arasında yakın ilişki bulunmasından dolayı her inanç grubu kendi dini anlayışı çerçevesinde ibadethaneler inşa etmişler ve bu mekânları yine inançları çerçevesinde süslemişlerdir. Babürler Dönemi içerisinde Hindistan coğrafyasında özellikle Agra’da Türk izleri taşıyan pek çok yapı inşa edilmiştir. Şah Cihan’ın iktidarı süresince inşa edilen yapıların tezyînatında XVI. yy. Osmanlı nakkaşlarından olan Kara Memi üslubunun benzeri bir çiçek üslubu dikkat çeker. Bu yapılar içerisinde en meşhur olan Tac Mahal’dir. Osmanlıların başta mimari olmak üzere diğer sanatlarda kendi kültür ve sanatını tanıtmada baskıcı bir anlayıştan ziyade uygulama yapılan yörenin kültürel özelliklerine saygı ve hassasiyet gösterdiği malumdur. Dolayısıyla Agra yapılarındaki tezyinat özelliklerini sadece üslup açısından benzetebiliriz.
  • Öğe
    Muhammed b. Mahmud el-Halvetî ve Şerhu Erbaîne Hadîsen Kutsiyyen adlı risâlesi
    (Aksaray Üniversitesi, 2017) Demirel, Harun Reşit
    XV. yüzyılda Osmanlı Devleti’inde yaşamış olan Cemâlettin el-Aksarayî’nin (ö. 899/1494) doğum tarihi ve öğrenim hayatına dair bilgiler ne yazık ki yoktur. Ancak verdiği eserlerden onun bilgi ve birikim açısından müktesebâtının geniş olduğu görülmektedir. Zinciriye Medresesi’nde müderrislik yapan el-Aksarayî’nin hadis, tefsir, fıkıh, Arap dili ve tıp ilimlerinde mahir olduğu görülmektedir. Risâle fî hadis “İnnallâhe Teâlâ halaka Âdeme ala sûretihîi”, Faslun fî âdâbi’z-zikr, Risâletu’r-rahîmiyye, Şerhu erbaîne hadisen kutsiyyen ve Kırk Hadis onun önemli eserlerindendir. Biz bu çalışmamızda onun hadis ilmine dair Kırk Hadis adı altında telif etmiş olduğu ve hâlen yazma eser olarak kütüphanelerimizde yer alan ve tasavvufi bir üslupla şerh ettiği Şerhu erbaîne hadisen kutsiyyen isimli eserinde yer verdiği hadislerin tahricini yapıp eserindeki metodunu inceleyerek onun ilmi kişiliğini ortaya koymaya çalışacağız.
  • Öğe
    Râşid halifeler döneminde askerî sosyal hizmetler
    (Aksaray Üniversitesi, 2017) Çelik, Yılmaz
    Sosyal hizmetler, başta dezavantajlı gruplar olmak üzere, toplumun bütün fertlerinin refahını amaçlayan uygulamaları kapsamaktadır. Gerek askerlere gerekse ailelerine yönelik her türlü desteği kapsayan askerî sosyal hizmetler de buna dahildir. Râşid Halifeler dönemi, Hz. Peygamber tarafından temelleri atılan sosyal hizmet uygulamalarının geliştirilerek devam ettirildiği bir dönemdir. Şiddetli ve uzun süreli savaşların meydana geldiği bu dönemde asker ailelerine yönelik önemli sosyal hizmet faaliyetleri gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmada, “Sosyal Hizmet” kavramının içeriğinin İslâm’ın ilk asrındaki uygulamalarla doldurulduğu, Râşid Halifeler döneminde asker ailelerine yapılan yardımlar örneğinde açıklanmaktadır. Şüphesiz ki, VII. yüzyıldan XIX. yüzyıla kadar Batı’da sosyal hizmet anlamında pek çok faaliyet olmuştur. Ancak yaklaşık on asır boyunca Müslüman toplumlarda Batı toplumlarına oranla çok daha güçlü sosyal hizmet uygulamaları gerçekleştirilmiştir. Buna rağmen günümüzde sosyal hizmetler alanında yapılan akademik çalışmalarda İslam Medeniyetinden yok denecek kadar az bahsedilmektedir. Sosyal hizmet camiasındaki bu genel yaklaşım, çalışmamızın ortaya çıkmasında önemli bir etkendir.
  • Öğe
    Hayat sigortaları ve bireysel emeklilik sistemi
    (Aksaray Üniversitesi, 2017) Paçacı, İbrahim
    Fıkhın oluşum ve tedvin dönemlerinde bilinmeyen sigorta ve bireysel emeklilik sistemi hakkında kaynaklarda bir açıklama bulunmamaktadır. Sigortanın yaygınlaşması üzerine, İslâm coğrafyasında sigortanın hükmü de tartışılmaya başlanmıştır. Kendisinde bulunması gereken unsur ve şartları taşıyan, İslâm’ın temel prensiplerine aykırı bir unsur taşımayan akitler sahihtir. Bu çerçeveden olarak, kişiyi ani risklere karşı güvence altına alan birikimsiz hayat sigortasının hükmü caizdir. Birikimli hayat sigortası ve bireysel emeklilik sisteminin hükmü ise, yatırılan primlerin nemalandırıldığı alan ve yapılacak ödeme şekline göredir. Primlerin helal alanlarda değerlendirilmesi şartıyla; a) süre sonunda prim ve nemaların defaten veya belirli bir plan çerçevesinde geri ödenmesi veya b) prim ve nemalarının tamamı ya da bir kısmının şirkette bırakılıp, gelir payının maaş olarak verilmesi durumunda, bunlar caizdir. Fakat prim ve nemaların tamamı veya bir kısmı şirkette bırakılıp maktu bir maaş bağlanması ise caiz değildir. Devletin tasarrufları teşvik amacıyla bireysel emeklilik sistemine girenlere katkı sağlaması ve onların da bu katkıyı alması caizdir.
  • Öğe
    Din (İslam) merkezli sekülerleşme kavramı yerine metafizik merkezli sekülerleşme kavramı
    (Aksaray Üniversitesi, 2017) Ertit, Volkan
    21. yüzyılın hemen başında “Türkiye sanılanın aksine sekülerleşiyor mu?” sorusu Türkiye kamuoyunu meşgul eden tartışmalardan biri oldu. Bu tartışmalar “din (İslam) merkezli” ve “metafizik merkezli” olmak üzere iki farklı sekülerleşme kavramının karşı karşıya gelmesine ve aynı kavramla farklı iddialar ortaya atılmasına sebep oldu. O nedenle Türkiye’nin sekülerleşmesi üzerine bir tartışma yapmadan önce, sekülerleşmenin ne olduğu ve ne olmadığı üzerine tartışma yapmanın gerekliliği ortaya çıktı. Zira sekülerleşmeyi süreç içerisinde metafizik alanın (din, dinimsi yapılar, halk inançları, batıl inançlar vb.) toplumsal gücünün azalması olarak ifade eden metafizik merkezli tanım, sekülerleşmeyi “dinsizleşmek” ya da “İslam-dışılık” olarak kodlayan din merkezli tanımın gölgesi altında kaldı. Bu makale ise modernleşme sürecinin Türkiye’de yaşanan toplumsal dönüşüm üzerindeki etkisini anlayabilmek için din merkezli değil, metafizik merkezli bir tanıma ihtiyaç olduğunu açıklamaya çalışmaktadır.
  • Öğe
    Şâz kıraat olgusuna Taberî vechesinden bir bakış
    (Aksaray Üniversitesi, 2017) Hanay, Necattin
    Taberî (ö. 310/923) “İmâmü’l-müfessirîn” övgüsüne mazhar olmuş önemli âlimlerden biridir. Yazmış olduğu eserlerin kıymeti ilim ehlince malumdur. Pek çok konuda olduğu gibi kıraat mevzusundaki görüşleri ve bu konudaki değerlendirmeleri oldukça önem arz etmektedir. Özellikle şâz kıraat gibi tarihi süreçte pek çok tanımlama evresi geçirmiş bir meseleye Taberî’nin yaklaşımı ayrıca önem taşımaktadır. Elinizdeki araştırma, Taberî’nin mezkûr meseleye yaklaşımını okuyucunun istifadesine gayet açık ve muhtasar bir şekilde sunmayı ilke edinmektedir. Bu sebeple çalışmada, Taberî sonrasında değişkenlik gösteren kıraat algılarına göre meselenin değerlendirilmesinden sarfınazar edilmektedir. Bizce bu durum, verileri kendi tarihselliğinde değerlendirmek ve anakronizme düşmemek adına da gerekli bir değerlendirme biçimidir.