Cilt 3, Sayı 6, Makale Koleksiyonu

Bu koleksiyon için kalıcı URI

Güncel Gönderiler

Listeleniyor 1 - 11 / 11
  • Öğe
    Türkiye’de yapılan barış konulu dini araştırmalar: Bir içerik analizi çalışması
    (Aksaray Üniversitesi, 2016) Erdoğan, İrfan; İder, Saadet
    Bu çalışmanın amacı, Türkiye’de yapılan barış konulu dini araştırmaların içerik analizini yapmak, bu yolla çalışmaların eğilimini belirlemektir. Araştırmada yöntem olarak içerik analizi yaklaşımı benimsenmiştir. İçerik analizine tabi tutulmak üzere Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) Ulusal Tez Merkezi’nde indekslenen yüksek lisans ve doktora tezleri ile İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) İlahiyat Makaleleri Veri Tabanı ve ULAKBİM Sosyal Bilimler Veri Tabanında indekslenen barış konulu dini araştırmalar (özgün makale, bildiri, çeviri) taranmıştır. Bu yayınların tespit edilmesinde "barış" kavramı ve "birlikte yaşama" kavramı başlıkta ayrı ayrı taratılmış, sonuç olarak görüntülenen çalışmalar dini bir bağlama sahip olmasına göre çalışmaya dahil edilmiştir. Verilerin analizinde NVIVO nitel veri analiz programı ile SPSS paket veri analiz programları kullanılmıştır. Araştırma bulguları sayesinde, Türkiye’de geçmişten günümüze barış bağlamında hangi konuların daha sıklıkla çalışıldığı, araştırmalarda kullanılan yöntemler, çalışmaların yıllara göre dağılımı gibi çeşitli sonuçlar açıkça görülecektir. Bu bakımdan yapılan çalışmanın, araştırmacılara bundan sonra yapılacak çalışmalarda gerek konu, gerekse yöntem bakımından alanda gözlenen boşluğu doldurmak üzere yol göstereceği düşünülmektedir. Diğer taraftan barış konusu üzerine yapılan dini araştırmaların eğilimi tespit edilmiş olacaktır.
  • Öğe
    Süleyman b. Abdülmelik dönemine ilişkin bazı tespitler
    (Aksaray Üniversitesi, 2016) Yüksel, Mücahit
    Emevî Devleti, seksen dokuz yıllık kısa hayatında on dört tane halife görmüştür. Tarih kaynaklarına bakıldığı zaman, bazı halifeler hakkında neredeyse ittifak halinde bilgiler sunulurken bazıları hakkında ise görüş birliğinin bulunmadığı görülmektedir. Bu halifelerden biri de Süleyman b. Abdülmelik’tir. Bazı tarihçiler, onun dönemini başarısız ve sönük bir dönem olarak değerlendirirken bazı tarihçiler ise ondan ve döneminden övgüyle bahsetmiştir. Bu makalede, Süleyman b. Abdülmelik dönemi hakkındaki farklı değerlendirmeler ele alınarak objektif bir şekilde değerlendirilmeye çalışılmıştır
  • Öğe
    Merv’de islâmî ilimlerin doğuşu (Hicrî ilk iki asır)
    (Aksaray Üniversitesi, 2016) Can, Mesut
    Horasan’ın dört büyük kentinden bir tanesi ve ilk merkezi olan Merv şehri, fethinden itibaren içinde yer aldığı bölgenin tarihî seyrine de tesir eden siyasî, askerî, sosyal, kültürel ve ilmî bir takım köklü değişimler yaşamıştır. Bu bağlamda makale kapsamında, Müslümanlar tarafından nihâî olarak fethedilmesinden sonra Merv’de İslâmî ilimlerin doğuşu ve hicrî ilk iki asırdaki durumu ele alınacak, bu ilim dallarında öne çıkan birtakım şahsiyetlere yer verilecektir.
  • Öğe
    Göstergebilimin serüveni
    (Aksaray Üniversitesi, 2016) Ünal, Mehmet Fatih
    Dil felsefesi, yirminci yüzyılda felsefenin de sınırlarını aşan en gözde çalışma alanlarından biri haline gelmiştir. Özellikle 1960’lı yıllar varoluşçuluk, yapısalcılık ve marksizm arasındaki hararetli tartışmaların yaşandığı yıllardır. Bu yıllarda öncelikle doğal dillere ilişkin yapılan çalışmalar yapay dil çalışmalarını da içine alacak şekilde genişlemiştir. Bu çalışmaların etkisiyle bütün anlamlı dizgeleri çözümlemeye ve betimlemeye çalışan göstergebilim ortaya çıkmıştır. Bu tarihlerde Avrupa da Ferdinand de Saussure Dilbilim çalışmalarıyla göstergebilimi (Semiology) hazırlarken ondan habersiz bir şekilde Amerika da Charles Sanders Peirce göstergeler arasındaki ilişkileri tanımlamak için bir çerçeve olarak kullanılacak göstergebilim (semiotic)’in ilkelerini belirlemekle meşguldür. 1960’ların ikinci yarısında ise Roland Barthes geliştirdiği gösterge kuramıyla müstakil bir göstergebilimin kurucusu olarak kabul görmüştür. Bu çalışmadaki amacımız göstergebilimin ilk felsefi metinlerden günümüze gelen dil felsefesi içerisindeki tartışmaların sonucunda nasıl ortaya çıktığını betimlemektir.
  • Öğe
    Arap dilinde Lâmu’l-Âkıbe ve türkçe Kur’ân meallerine yansıması
    (Aksaray Üniversitesi, 2016) Uçar, Hasan
    Arap Dilinde lâm harfi, anlam spektrumu en geniş harflerdendir. Bu anlamlardan birini yansıtan ‘Lâmu’l-âkıbe’ terimi; “birinci eylemin sebebi olarak, genellikle istenmeyen ve zorunlu olmayan sonucun dikkat çeken farklı bir üslupla öne çıkarılması” sadedinde kullanılmaktadır. Kaynaklarda farklı isimlerle değinilen ilgili edat, oldukça sınırlı sayıda temel örnek dışında Kur’ân meallerine tam anlamıyla yansıtılamamıştır. ‘Lâmu’l-ille’, ‘lâmu’l-garaz’ veya ‘key’ anlamıyla meallerde yer bulan bu edat, özellikle bazı ayetlerin mealinde kelimenin tam anlamıyla ‘anlamsız’ bir hâl almaktadır. Bu çalışmada elliden fazla meal, on bir örnek ayet üzerinden ve söz konusu edat bağlamında incelenerek değerlendirilmiştir.
  • Öğe
    Eğitime siyasi ve ideolojik yaklaşımlar bağlamında Köy Enstitüleri ve imam hatip okulları
    (Aksaray Üniversitesi, 2016) Bilecik,Sümeyra
    Eğitimin uzak hedefi olarak belirlenen devletin eğitim politikasını şekillendirdiği esas nokta, devletin ihtiyacı olan nitelik ve donanımlara sahip olan iyi insan iyi vatandaş yetiştirmektir. Bu hedefler doğrultusunda da eğitim uygulamalarının sosyal ve siyasal değişimlerden etkilenmemesi mümkün görünmemektedir. Ancak bu değişimlerin sürekli olması eğitimde istikrarı zedeler. Türk eğitim tarihine baktığımızda Türkiye’deki siyasi dalgalanmalardan etkilenen; halk evleri, köy enstitüleri, Kur’an kursları, İmam Hatip Liseleri gibi kurumlar dikkat çekmektedir. Bu makaleyle ideolojik- siyasi yaklaşımların etkilediği iki kurum olan köy enstitüleri ve imam hatipler bu yönleriyle ele alınacaktır. Yapılan bu çalışmayla ayrıca, köy enstitülerinin kapatılma sebebinin, siyasi kaygılarla ve rejim aleyhtarlığının göstergesi olarak İmam Hatiplerin açıldığı yönündeki iddialar tartışılarak, siyasetin yön değiştiren rüzgârlarından etkilenen bu iki kurum bu açıdan değerlendirilecektir.
  • Öğe
    Tevfîk Yûsuf El-Avvâd’ın “Er-Rağîf” adlı romanında türk imajı
    (Aksaray Üniversitesi, 2016) Küçüksarı, Mücahit
    Lübnan’lı Tevfîk Yûsuf Avvâd sanatsal üslubu, etkileyici psikolojik tasvirleri ve sosyal meseleleri eserlerinde derinlemesine işlemesi yönüyle kısa öykü ve roman alanında Arap Edebiyatında önemli isimlerden sayılmaktadır. er-Rağîf, Birinci Dünya Savaşı sırasında Arapların bağımsız devlet kurma mücadelesinin anlatıldığı önemli bir romandır. Osmanlı’nın son dönemlerinde önce Balkanlar sonrasında da Arap coğrafyasında yayılan milliyetçilik akımının Avvâd’ın düşüncelerini de etkilediği açıkça görülmektedir. Bunun bir neticesi olarak romanda gerek Osmanlı Devleti gerekse genel olarak Türklerle ilgili olarak son derece olumsuz bir imajın ortaya konduğu dikkat çekmektedir.
  • Öğe
    Türkiye’deki farklı kıraat anlayışlarıyla ilgili değerlendirmeler
    (Aksaray Üniversitesi, 2016) Akkuş, Murat; Aydın, Ramazan
    Çalışmamızda Türkiye’deki farklı kıraat anlayışlarına yer verilecektir. Bu da kıraatleri Kur’ân’dan sayanlar ve saymayanlar şeklinde iki ana başlıkta ele alınacaktır. Kur’ân-kıraat ilişkisi, kıraatlerin mütevatirliği, kıraat imamlarının senetlerinin durumu ve okuyuşlarının değeri, kıraatlerdeki tercih, kıraatlerin içtihadi ve tabu olup olmaması, yedi harf ve yedi harf-kıraat ilişkisi gibi konular söz konusu anlayışlar çerçevesinde işlenecektir. Son bölümde ise ilgili görüşler hakkında değerlendirmeler yapılacak ve günümüzde yaygın olan kıraatlerden bahsedilecektir.
  • Öğe
    Siyasal iletişim ve din: Birlikteliğin imkânı
    (Aksaray Üniversitesi, 2016) Geçer, Ekmel
    Dini öğretilerin siyasal ya da sosyal hayat üzerindeki belirgin etkisine rağmen, bu öğretilerin özellikle Türkiye’de, bireyler arası, toplumsal ve siyasal iletişim ile olan ilişkisine dair çalışmalar “yok” denecek kadar az görünmektedir. Bu yoksunluğu birçok sebebe bağlamak mümkündür. Ancak, güncel hayatta sıklıkla karşılaştığımız “düşünceyi belli alanlara hapsetme tavrı”yla akademik alanlarda da karşılaşabilmektedir. Bir yandan, “dinin söz konusu alana dair söyleyecek bir şeyin olmadığını” iddiaların net referanslara dayanmaması, diğer taraftan “dini” her konuda baskın gören yaklaşımın dikte edici tavrı, akademik etikle örtüşmemektedir. Oysa iletişim ve din alanına yönelik yaptığımız taramalarda yabancı kaynaklara ulaşmak daha kolay görünmektedir. Dini davranış biçimini; şiddet ve dogmayla ilişkilendirenlerin yanında, onu; bireyler arasındaki ilişkinin daha saygın yürümesini sağlayan temel unsurlardan olduğunu belirtenler de mevcuttur. Aslında dini; şiddetsel tavırla ilintilendirme eğiliminin, özellikle islamafobi başta olmak üzere, global ölçekte yayılan din karşıtlığı ile ilişkilendirmek mümkündür. Ne var ki, Batılı toplumlarda daha az görülse de, özellikle siyasal alanda “dini iletişim”in ya da “bir siyasal propaganda aracı olarak dini motiflerin” kullanılmasına Ortadoğu ülkelerinde daha sık karşılaşılmaktadır. Bu çerçevede, elinizdeki makale; (a) dini iletişime dair bir literatür sunmak, (b) iletişimin dinsel örüntülerini vurgulamak, (c) dini söylemin siyasal arka planını aktarmak ve (d) dini öğretilerin özellikle Müslüman toplumlardaki politik iletişim vazgeçilmez öğelerinden biri olarak kullanılmasının nedenlerini ve bunun sosyo-politik aynadaki yansımasını betimlemeyi amaçlamaktadır.
  • Öğe
    İbnü’z-Zübeyr es-Sekafî’nin (v. 708/1308) hayatı ve surelerin tertibi meselesine yaklaşımı
    (Aksaray Üniversitesi, 2016) Conkor, Burhan
    İbnü’z-Zübeyr es-Sekafî, İslam dünyasında önemli bir yere sahip olan Endülüs’te yetişmiş; kıraat, tefsir, hadis ve nahiv âlimidir. Aynı zamanda Mâlikî mezhebinin önde gelen fıkıh âlimleri arasında zikredilmektedir. Bu makalede, çok yönlü bir âlim olan İbnü’z-Zübeyr’in hayatı, ilmi kişiliği ve Kur’an surelerinin tertibine dair yaklaşımı ele alınmıştır. Kur’an’ın mushaflaşma süreci ve bu süreçte surelerin Kur’an’daki yerlerinin nasıl belirlendiği konusunda bugüne kadar yerleşmiş üç farklı yaklaşım söz konusudur. İbnü’z-Zübeyr’i bu konuda farklı kılan ise ilgili görüşlerin birleştirilebilir olduğunu savunmasıdır. O, bu konudaki görüşlerini ve görüşüne delil teşkil eden rivayetleri, ayet ve sureler arası münâsebete dair yazdığı el-Burhân adlı eserinde zikretmiştir. Müellifin bu eseri, sureler arası münasebeti ortaya koymanın yanında, surelerin tertibinin de salt bir ictihadın ürünü olmadığını göstermektedir.
  • Öğe
    Osmanlı anadolu’sunda tefsir derslerinde öğrenci soruları amme cüzü tefsîri örneği
    (Aksaray Üniversitesi, 2016) Bayer, İsmail
    Bu araştırmada, “Tefsîr-u cüz-i ?amme min halakâti’t-tefsîr fî Anadol el-kurûni’l-vüstâ (Ortaçağ Anadolu’su Tefsir Derslerinde Amme Cüzü Tefsiri)” adıyla tahkik edilen yazma eserden hareketle ortaçağ Anadolu’su tefsir derslerinde öğrencilerin ilgi ve eğilimlerini yansıtan sorular, günümüz din eğitimi ve Kur’ân’a bakış çalışmalarına veri oluşturmak amacıyla incelenmiştir