Cilt 3, Sayı 5, Makale Koleksiyonu

Bu koleksiyon için kalıcı URI

Güncel Gönderiler

Listeleniyor 1 - 9 / 9
  • Öğe
    Aşka susayan ruhlar için elif şafak’tan aşkın kırk kuralı
    (Aksaray Üniversitesi, 2016) Nâbî, Memduh Ferrâc; Asutay, M. Mücahit
    Bu çalışmada Elif Şafak’ın “Aşk” romanı, anlatıcı kişiler, romanda kullanılan teknikler, romanın yapısı ve yazarın okuyucuya iletmek istediği mesajlar ele alınmıştır. Bunun yanı sıra mekân, zaman ve karakter tahlillerine de yer verilmiştir. İç içe geçmiş iki romanda birbirinden oldukça farklı mizaçlara sahip olan dört önemli karakter bulunmaktadır. Bu iki romanda yer alan öyküler, farklı tarihî dönemlerde ve farklı coğrafyalarda geçmektedir. Yazar, iki dünyayı birleştirerek, okuyucuyu, sürükleyici bir anlatıyla mutasavvıfların dünyasına götürür. Romandaki olaylar tek bir süreçte devam etmez. Olaylar, roman kahramanının el yazması bir romanı okumaya başlamasıyla çift boyutlu bir hale gelir. Mevlânâ ile Şems arasındaki ilişki, romanın diğer karakterlerinin bakış açılarıyla tasvir edilmiştir. Leyla ve Halife Harun Reşidin öyküsü, Hz. Musa ile Hz. Hızır’ın kıssası, Şems’in anlattığı diğer hikâyeler gibi araya ilgisiz hikâyelerin sokulmuş olması, bin bir gece masallarının teknik yapısını anımsatmaktadır. Romanın giriş kısmından sonraki dört bölümün her biri, başlığını yaşamdaki dört elementten alır: Toprak, su, rüzgâr ve ateş. Bölüm başlıkları, okuyucuya bölümün atmosferine girmesi ve romanın kurmaca dünyalarında dolaşması için anahtarlar verir.
  • Öğe
    Bilimsel tefsir ve değişim
    (Aksaray Üniversitesi, 2016) Kaya, Mehmet
    İnsanlığa hidayet kaynağı olarak indirilen Kur’an’da bu amaca ulaşmak için farklı metot ve üsluplar kullanılmıştır. Özellikle Allah’ın varlığı, birliği ve kudreti hakkındaki ayetlerde insanların düşünerek hakikati bulmaları için yaşadıkları dünyadan örnekler seçilmiştir. Bu metot Kur’an’a bilimsel yaklaşımın önünü açmış, Fahreddin Razi (ö. 606/1209)’den itibaren tefsirlerde ayetlerin bilimsel veriler çerçevesinde yorumlandığı görülmüştür. Günümüzde gelişimini devam ettiren bu metotta ayetler, her dönemdeki ilmî birikim çerçevesinde ele alınmış, değişen bilimsel veriler sebebiyle ayetin yorumunda da değişmeler meydana gelmiştir. Bu husus tefsire, önceleri lafzi olarak tefsir edilen ayetlerin daha sonra bilimsel açıdan ele alınması veya değişen ilmî verilerle ayetin mevcut bilimsel yorumunun değişmesi şeklinde yansımıştır. Bu çalışmadaki amacımız, belli ayetler çerçevesinde ilmî gelişmelerin ayetin yorumuna etkisini incelemektir.
  • Öğe
    Şevkânî’ye göre nikâhta veli meselesi
    (Aksaray Üniversitesi, 2016) Çınar, Fatih
    Yaşadığı çağa ilmî ve fikrî yönden ciddi tesirleri olan, kendisinden sonraki ilim adamları ve araştırmacılara örnek şahsiyet Şevkânî (ö. 1250/1834), Osmanlı devleti hâkimiyetindeki Yemen’de yaşamıştır. Bu çalışmada, müellifin nikâh akdinde veli ve onunla bağlantılı meseleler hakkındaki görüşleri çeşitli mezhep ve fakihlerin görüşleri eşliğinde ele alınmıştır. Bundan ötürü hayatı hakkında özet bilgiler verilmek suretiyle müellif, tanıtılmıştır. İslam âlimlerinin çoğunluğunun nikâh akdinde velinin bulunması ile ilgili kanaatlerine genel olarak iştirak eden Şevkânî, nikâhta velinin bulunmasının şart olduğunu ve velisiz akdedilen nikâhın geçersiz olacağını vurgular. Öte yandan mutlaka kızın da rızasının alınması gerektiğini ifade ederek velinin, rızası olmadan kızı nikâhlayabileceğini savunan âlimlerin görüşüne itibar etmez. Şevkânî, nikâh akdi için kızın vekil tayin etme selahiyetinin bulunup bulunmadığı noktasında açık ifadelerde bulunmaz. Yaptığı yorum ve değerlendirmelerden kızın vekil tayin etme yetkisinin olmadığı görüşünde olduğu anlaşılır. Diğer yandan Hz. Peygamber’in izin isteyerek evlendirdiği iki kişi hakkındaki rivayetle ilgili, Rasûlullah’ın (erkek vasfıyla) kadından vekâlet almış olabileceği veya devlet başkanı sıfatıyla müminlere velidir, açıklamasının ilk bölümü bu görüşüyle çelişki görüntüsü vermektedir.
  • Öğe
    Günümüz Afganistan’ında fıkıh öğretimi
    (Aksaray Üniversitesi, 2016) Furkani, Mehterhan
    Afganistan’a İslam’ın girdiği yıllarda, genel olarak İslam dinini, özel olarak da fıkıh ilmini öğretmeleri için bazı sahabi ve tabiûn âlimler gönderilmiştir. Çok fazla zaman geçmeden bu topraklarda birçok fıkıh âlimi yetişip bu görevi üstlenmiş ve günümüze kadar bu sistem devam edegelmiştir. İlk başta sadece mescit ve camilerde başlayan fıkıh öğretimi daha sonra mescit ve camilerin yanı sıra medreselerde de yaygınlaşmıştır. Günümüzde ise modern eğitim müfredatına dâhil edilerek resmi ve gayri resmi medreselerin yanı sıra düz okulların ilk, orta ve lise kısımlarında da fıkıh dersleri okutulmaktadır. Yükseköğretimde de fıkha dair dersler, şer’îyât fakülteleri ve hukuk fakültelerinin ders müfredatında yer almaktadır. Elinizdeki çalışma buna dair bilgi ve değerlendirmelere yer vermektedir.
  • Öğe
    Trafik kazaları ve kader ilişkisi -dua, sadaka ve tevekkül bağlamında-
    (Aksaray Üniversitesi, 2016) Oral, Osman
    Trafikte kargaşa olmaması için konulan kurallar vardır. Bunlara uyulmaması durumunda trafik kazaları denilen üzücü olaylar olabilmektedir. Allah her şeyi bir çeşit sebeplere bağlamış, insan bu sebepleri yerine getirirse Yaratıcı da, kulun özgür iradesine bağlı olarak yaratmaktadır. Bu bir ilâhî kanundur yani kaderdir. Trafik kazaları kaderde var mıdır? Bizim irademizin ve tedbir almamızın etkisi ne kadar? İnsan, başına gelen kazaları dua ve sadaka ile önleyebilir mi? Ecel geldiği için mi kazalarda insanlar ölmektedir? gibi bir çok soru zihinlere gelmektedir. Bu makâlede trafik kazaları ve kaderle ilgili tartışmalar ile çözüm önerileri akaid ve kelâm ilmi çerçevesinde değerlendirilecektir.
  • Öğe
    Ebü’l-Fazl el-Huzâî ve “İhtiyârâtü Min Kıraâti Ebî Hanîfe” risalesi
    (Aksaray Üniversitesi, 2016) Hanay, Necattin
    Bu çalışma, hicrî 4. asırda yaşamış kıraat âlimi Ebü’l-Fazl el-Huzâî’ye (ö.408/1017) ait İhtiyârâtü min kıraâti Ebî Hanîfe başlıklı risalesini ve bu esere dair bir takım değerlendirmeler sunmaktadır. Biyografi türü ve kıraat ilmine dair eserlerin büyük bir çoğunluğunda değinilen risale, Elmalı ve Diyarbakır kütüphanelerindeki yazma nüshaları esas alınarak ortaya konulmakta ve bunun öncesinde müellif el-Huzâî’nin hayatı ve eserlerine dair bilgiler aktarılmaktadır. Yazıldığı dönem ve sonrasında bir takım spekülasyonlara sebep olduğu anlaşılan Ebû Hanîfe’nin kıraat antolojisi, İmam-ı Azam’ın kıraat tercihlerine dair belli bir veriyi önümüze koymaktadır.
  • Öğe
    Siyasetnâmelerde devlet başkanı-devlet-halk/teba ilişkisinde metaforik kullanımlar
    (Aksaray Üniversitesi, 2016) Akyüz, Yakup
    İslam siyaset düşünce tarihinde siyasetname türü eserler yazılmıştır. Bunlar sade dille yazılan, sultana veya sultanlara yazılmış ve onlara öğüt verici nitelikteki eserlerdir. Eserlerde, sultanın ne gibi özelliklere sahip olması gerektiği ve tebaya nasıl davranacağı ve halk arasında adalet duygusunu nasıl sağlayacağı ele alınıp işlenmeye çalışılır. Bu eserlerin siyasal sistem olarak tek kişilik yönetimi (monarşi) de önceler nitelikte olduğu söylenebilir. Burada sultan, devlet ve halk için sık sık metaforlara başvurulmuştur. Sultan için Allah’ın gölgesi, çoban, gemi kaptanı, bahçıvan, ağacın gövdesi, güneş; devlet için ise bunların karşılığı olarak; sürü, gemi, ağaç, bahçe vb. metaforik ifadeler olarak sunulur.
  • Öğe
    Edebiyatımızın klasik döneminde Aksaray şairleri ve Aksaray’da şiir ortamı
    (Aksaray Üniversitesi, 2016) Ak, Murat
    Klasik dönemde Aksaray’da eser vermiş şairlerin en belirgin özelliği birçoğunun tasavvuf muhitlerinden çıkmış olmalarıdır. Bu dönemde şiirleri ile öne çıkan isimler çoğunlukla tasavvufî çevrelerin önemli şahsiyetleri olarak temâyüz ederler. Bu şairlerin çoğu şiir vadisinin dışında dinî ilimlerle de uğraşmış, bu alanlarda da eserler vermişlerdir. İlim sahasının önde gelen isimleri de olan bu şairlerin bir kısmının Türkçe gibi Arapça ve Farsça’ya da hâkim oldukları görülmektedir. Klasik dönemde Aksaray’da yaşamış şairler tarafından tasavvufî düşünce temelinde, çoğunlukla sanat kaygısı güdülmeksizin telif edilen şiirler, dinî ve hikemî hakikatlerin aktarıldığı araçsal metinlerdir. Bununla birlikte yaşanılan dönemin sosyal problemlerinin dile getirildiği şiirler de mevcuttur. Bu çalışmada klasik dönemde Aksaray’da yaşamış şairler ve eserleri ele alınmış, elde edilen bilgiler doğrultusunda Aksaray’daki şiir ortamına ilişkin genel bir değerlendirme yapılmıştır.
  • Öğe
    Kitâbu’t-Tevhîd’in tahkikli neşri ve açıklamalı tercümesi’ne dair bazı mülâhazalar
    (Aksaray Üniversitesi, 2016) Uluç, Tahir
    Kitâbu’t-Tevhîd genel İslam düşüncesi ve özelde Mâturîdî kelam geleneği içindeki büyük önemine rağmen şimdiye kadar tek bir yazma nüshası tespit edilebilmiş ve Fethullâh Huleyf bu nüshaya dayanarak eseri 1970 yılında neşretmiştir. Baskının içerdiği çeşitli eksiklikleri gidermek amacıyla Bekir Topaloğlu ve Muhammed Aruçi eseri yeniden tahkik etmiş ve 2003 yılında yayınlamış; Topaloğlu bu baskıyı esas alarak eseri Türkçeye çevirmiş ve 2002 yılında yayınlamıştır. İmâm Mâturîdî’nin âlemin hudûsu-kıdemi tartışmaları bağlamında filozoflara yönelttiği eleştiriler hakkındaki çalışmamız sırasında biz de bu Kitâbu’t-Tevhîd nüshası ve çevirisini kullandık. Okumalarımız sırasında eserin hem Arapça metninde hem de Türkçe çevirisinde, ilahiyyât bölümüyle sınırlı olmak üzere, okuma ve anlamayla ilgili problemli olduğunu düşündüğümüz bazı noktaları tespit ettik. Bu hususları, daha kâmil bir Kitâbu’t-Tevhîd metni ve çevirisi oluşması adına araştırmacıların dikkatlerine sunuyoruz.