Cilt 3, Sayı 1, Makale Koleksiyonu
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe Bireyden topluma dilin işlev ve özellikleri(Aksaray Üniversitesi, 2021) Anık, Cengiz; Kurt, Mustafa CankutBu çalışmada iletişim alanında yapılacak olan “dil” temalı çalışmaları destekleyebilmek amacıyla dilin işlev ve nitelikleri bireyden başlanılarak toplumsal boyuta genişleyen bir biçimde tartışılmaktadır. Birey açısından dil, duygu ve düşünceleri aktarmayı sağlayan bir araç görevi görmenin beraberinde toplumsal role uygun davranabilme, gelenekleri öğrenebilme ve yabancı kültürler ile entegrasyon gibi süreçlerde kilit rol oynamaktadır. Bu rolün anlatılabilmesi adına çalışmanın bireyle ilgili başlıklarında; dilsel yeterlilik, kültürün etkisi, sosyal roller ve yorumlama süreçleri incelenmiştir. Toplum açısından ise çok daha geniş boyutlarda; bir arada yaşayabilme pratikleri, anlamın inşası ve dilin değişken yapısına değinilmiştir. Bu sebeple toplumsal boyuta ilişkin bölümlerde ise; dilsel sınırlar, kalıplar ve inşa edilen tüm sosyal gerçeklikler belirleyici roller gibi temalar incelenmiştir. Çalışmada sonuç olarak dil ve anlamın, kültürün diğer öğelerine nazaran aktarımı sağlamak açısından farklılaştığına, aktarım işlevinin beraberinde; ortak tanımlamalarla toplumsal gerçekliği oluşturmakta, isimlendirmelerle bu gerçekliği somut hale getirmekte ve nihai olarak o dili konuşan grup ile “diğerleri” arasında görünmeyen bir sınır hattının oluşturulmasına rol oynamaktadır. Dilin bu şekliyle hem birey hem de toplum açısından ele alınmasının iletişim ve özellikle de iletişim sosyolojisi alanında yapılacak olan “dil” çalışmalarında başvurulabilecek temel tartışmalara erişilebilmesi açısından önem arz ettiği düşünülmektedir.Öğe Sosyal medya çağında dijital emek kavramı ve bir ticari medya platformu olarak google(Aksaray Üniversitesi, 2021) Karaca, PınarÜretim ve dolaşımın günden güne dijital bir hal alması ve ağ mantığına göre biçimlenmesi, emek faaliyetlerinin değişimine sebep olmaktadır. Emek ürünü olarak varsayılan metalar, dijital içerikli hale gelmekte, üretim veya tüketim teknolojileri, en çok da medya endüstrisi, bu süreçte dönüşüm yaşamaktadır. Üretim, maddi olmayan emek üzerine kurulmakta, medya endüstrisi tarafından biçimlendirilmektedir. Sosyal ağlarda yaratılan içerik sistemleri maddi olmayan emek birikimi sonucu, medya endüstrisi tarafından işlenmekte ve kullanıcı verileri, maddi kaygı güden kuruluşlara satılmaktadır. Bu doğrultuda çalışmanın amacı, enformasyon ve dijital iletişim teknolojileri aracılığıyla değişen emek kavramının, sosyal medya çağında nasıl işlerlik kazandığına ve ticari kuruluşların bu emekleri ne şekilde kullandığına dair bilgiler sunmaktır. Durum analizi yapılarak geliştirilen çalışmada; dijital emek kavramı ve gelişim sürecine, üretim ve iletişim aracı olan sosyal medyada sermaye birikiminin ne doğrultuda gerçekleştiğine, sosyal medya platformlarında dijital emeğin nasıl oluştuğuna dair bilgilere yer verilmektedir. Ticari medya platformu olan Google ise dijital emek kavramı açısından ele alınarak, açıklanmaktadır. Çalışmada, dijital medya kullanıcılarına ait verilerin, medya endüstrisi tarafından kullanıma açık bir halde olduğu, kişiselleştirilmiş mesajların bu veriler dikkate alınarak oluşturulduğu sonucuna varılmaktadır. Ayrıca kullanılan veriler, artı-değer oluşturmakta ve karşılığı ödenmemiş emek olarak ticari kuruluşların metası haline gelmektedir.Öğe Erasmus öğrencilerinin sosyal medya kullanımları ve “Anı Kaçırma Korkusu” (FoMO)(Aksaray Üniversitesi, 2021) Sezerer Albayrak, Edaİnsanların sosyal medya platformlarından (Facebook, Twitter, Instagram vs.) gündelik yaşam pratiklerini (yeme – içme, sosyalleşme, vs.) sürekli ve daimi olarak paylaşmaları, kendilerini takip eden bireyler tarafından izlenme ve onların paylaşımlarını kaçırma korkusunu ortaya çıkarmıştır. “Gelişmeleri Kaçırma Korkusu” (FoMO-Fear of Missing Out), bir tür bağımlılık yaratarak sosyal medya aracında yer alan diğerlerini takip etme arzusuyla kendinden geçen takipçilerde, sosyal medya aracında takip ettikleri bireyin nerede, ne zaman ne yaptığını merak ederek bu gerçekleştirilen eylemleri kendisinin de yaşamak istemesi aynısı olmasa bile “mış gibi” yapabilme isteği ya da yapılan her etkinlikten haberdar olma endişesi bulunmaktadır. Bu karma yöntem pilot çalışması, sosyal medyanın yurtdışındaki öğrenim alma deneyimini nasıl etkilediğini ve özellikle yurtdışında okuyan öğrencilerin FoMO deneyimini yaşayıp yaşamadıklarını belirlemeyi amaçlamaktadır. Anket sonuçlarına ve yurtdışında öğrenim gören öğrencilerden toplanan odak grup verilerine dayanarak, katılımcıların sosyal medyayı hangi sıklıkla kullandıkları, sosyal medya kullanım amaçlarında herhangi bir değişikliğin olup olmadığı, yurtdışında oldukları süre zarfında sosyal medya platformlarında gördükleri yakın çevresine ait paylaşımların duygu durumlarını hangi yönde etkilediği ve sosyal medya platformlarına erişim sıkıntısı yaşadıklarında bu durum karşısında verdikleri tepkiler ölçülmeye çalışılmıştır. İlgili araştırma, bir vakıf üniversitesinde öğrenim görmekte olup, 2019/2020 Akademik yılında 6 ay süre boyunca Erasmus öğrenim hareketliliği programı ile yurt dışında eğitim gören öğrenciler ile gerçekleşmiştir. Bu çalışmada, sosyal medya platformlarının aynı rutinde devam eden hayatlara renk katan bir yaşam aracı olarak görüldüğü ve sosyal yaşantıda gerçekleşen değişimlerde sosyal medya platformlarına duyulan gereksinimin azaldığı sonucuna varılmıştırÖğe Halkla ilişkiler perspektifinden şehir markalaşması ve sakin şehir (Cittaslow) modeli(Aksaray Üniversitesi, 2021) Kuşay, Yeliz; Kotan Türkden, DuyguCittaslow (Sakin Şehir), var olan değerleri koruyan ve yenilenebilir kaynaklara zemin hazırlayan bir modeldir. Modern dünyanın yaşam biçiminden farklı, daha sosyal ve etkileşimli bir yaşam felsefesi ile uygulama alanı bulmaktadır. Yerel bir kalkınma modeli olarak kentin tarihi ve doğal değerlerine sahip çıkarak, yavaş ve yerel kalma anlayışına sahiptir. Her geçen gün Dünya’da ve Türkiye’de Cittaslow şehir sayıları artış görmektedir. 1999 yılında İtalya’da başlayan bu hareket, günümüzde 30 ülkede, 262 şehirde, uygulama projeleri ile kentsel boyuta taşınmaktadır. Çalışmada Cittaslow Modeli, halkla ilişkiler bakış açısıyla; şehir markalaşması/tanıtımında ve hedef kitle farkındalığı açısından değerlendirilmektedir. Şehirlerin markalaşma yolunda kendilerini ifade biçimleri, kimlik oluşturma süreçleri ve hedef kitle ile iletişim şekilleri ele alınmaktadır. Araştırma, Cittaslow Modeli benimseyen ve üyelikleri kabul edilen Türkiye’deki 7 kentin Cittaslow projeleri ve sosyal medya ortamları üzerindeki yansımaları ile sınırlandırılmıştır. Hedef kitle ile iletişimde izledikleri stratejiler ve kullanılan halkla ilişkiler çalışmaları incelemenin konusu içerisinde yer almaktadır. Çalışma, kent anlayışını kimlik olgusu ile bütünleştiren, kentleri var olan değerleri ile ön plana çıkarmayı ve modern teknolojik yeniliklerle zenginleştiren, hedef kitlede pozitif anlamda davranışsal bir değişiklik yaratmayı amaçlayan, halkla ilişkiler uygulamaları ve iletişim stratejileriyle bu durumun gerçekleştirilmesi noktasında artı ve eksilerin tespiti adına önem taşımaktadır.Öğe Umudun öteki yüzü filminin göstergebilimsel çözümlemesi bağlamında mültecilik(Aksaray Üniversitesi, 2021) Gültekin, GökhanBu çalışma, mültecilerin umut dolu yolculuğunun, aslında ne tür sorunları da beraberinde getirdiğini Aki Kaurismäki’nin Umudun Öteki Yüzü (Toivon tuolla puolen, 2017) adlı filmi üzerinden tartışmayı amaçlamaktadır. Bu amaçla, çalışmada öncelikle göç, göçmenlik, mültecilik, göç-sinema ilişkisi ve Aki Kaurismäki sinemasına dair genel bilgiler ile kavramlara yer verilmiştir. Daha sonra örnekleme dâhil edilen film, Barthes’ın göstergebilimsel yöntemi çerçevesinde analiz edilmiş; filmdeki göstergeler, gösteren-gösterilen ilişkisi bağlamında değerlendirilerek mültecilerin yaşadığı sorunların nasıl yansıtıldığına yönelik anlama ulaşılmaya çalışılmıştır. Bu analiz sonucunda, Finlandiya’daki mülteci ve göçmenlere karşı takındığı insani tavırla tanınan Kaurismäki’nin, filmde kullandığı çeşitli göstergelerle hem mülteci sorununa hem de mülteciler için bir umudun her zaman olması gerektiğine vurgu yaptığı gözlemlenmiştir.Öğe Yakınsama kültürü ve transmedya hikâye anlatıcılığı üzerine bir çalışma: Eltilerin savaşı filmi(Aksaray Üniversitesi, 2021) Akgül, Mahmut; Hekimoğlu Toprak, HandeGelişen teknoloji ile beraber hem yeni medyada hem geleneksel medyada çeşitlilik de artış göstermektedir. Günlük hayatın içinde kitle iletişim araçlarından gelen birçok veriye maruz kalan bireyler, seçimleri ile sürece dâhil olmuşlardır. Yeni medyanın önemli getirilerinden biri olan yakınsama, oluşturulan içeriklerin ve yer aldıkları mecraların birbiri ile yakınlaşması olarak ele alınmaktadır. Yakınsama kültürü ile katılımcı rolleri artan bireyler, içerik üreticilerini ve/veya yapımcıları yeni yöntem arayışlarına yöneltmiştir. Bu yöntemlerin en önemlilerinden biri olan transmedya hikâye anlatımı ile oluşturulan içerik medya araçları arasında uyumlu hale getirilerek hikâye anlatısının güçlenmesi sağlanmaktadır. Bu çalışmada “Eltilerin Savaşı” filmi transmedya hikâye anlatıcılığı açısından incelenmiş ve kullanıcıların / takipçilerin filmin resmi Instagram hesabına yaptıkları yorumlar, oluşturdukları içerikler betimsel analiz tekniği ile çözümlenmiştir.Öğe Retoriğin temel unsurları olan Ethos-Pathos-Logos perspektifinden ikna sanatının kullanılışı : Müge Anlı örneği(The use of persuasion from the perspective of Ethos-Pathos-Logos which is the basic elements of rhetoric: The example of Müge Anlı, 2021) Bahçecioğlu, Elif HaticeRhetoric, which has come from ancient times to today and is the essence of effective speech, is also the basis of persuasion art. The rhetoric, which has developed both as an academic discipline and as a methodological method, has three main elements, namely ethos, pathos and logos, to prove the art of persuasion. Within the framework of the subject discussed, it is very important to use these three elements in an effective way by processing them according to the merits of the speaker. Because the audience is assumed to be convinced by being influenced within the framework of the view provided through these merits. In line with these approaches, especially people in the media are able to stay on the screen for a long time raises the question of how effective it is in using rhetoric. Bases on this, the aim of study is to turn to the arguments of Anlı uses in the direction of a certain event and to examine whether there are rhetorical elements in these arguments and to reveal how she used it. The characteristic of Müge Anlı which were determined for her rhetoric usage within the scope of the study; to give confidence, to empathize, to persuade the people of the past events to screen and resolve the events by making them talk. The scope of the study was limited to a single program in line with the case study. In addition, rhetorical analysis method was used and in this sense, how the elements of ethos, pathos, logos were applied was determined. As a result of the analysis, it was concluded that Müge Anlı was a powerful rhetorical presenter. It is hoped that this study both help to similar program makers that Anlı how use rhetorical elements to understand more easily and make use of it in their own programs and to be guide for those who do similar studies by tabulating the rhetorical elements that Müge Anlı uses.Öğe Ekşi elmalar film afişi üzerine göstergebilimsel bir deneme(Aksaray Üniversitesi, 2021) Demir, Kenanİnsanoğlu tarih boyunca kendini sözlü ve yazılı olarak ifade etmenin birçok yolunu bulmuştur. Bununla birlikte görsellik, mağara resimlerinden günümüzdeki muazzam yapılara dek insanın temel ifade aracı olma özelliğini sürdürmüştür. Sinema da icadından bu yana görsel öğeler aracılığıyla bireyin kendini ifade etmesi için yeni imkânlar sunmuştur. Afişler ise bir filmi tanıtmak amacıyla hazırlanan görsel iletişim araçlarıdır ve seyircinin film hakkında fikir sahibi olması bakımından önemlidir. Bu çalışmada son dönem Türk sinemasında gerek oyuncu gerekse de yazar ve yönetmen olarak isminden sıkça söz ettiren Yılmaz Erdoğan’ın Ekşi Elmalar filminin afişi göstergebilimsel analiz yöntemi ile incelenmiştir. Böylece film afişindeki göstergelerin neyi işaret ettiğinin ortaya çıkarılması amaçlanmaktadır.