Cilt 4, Sayı 1, Makale Koleksiyonu

Bu koleksiyon için kalıcı URI

Güncel Gönderiler

Listeleniyor 1 - 8 / 8
  • Öğe
    Bunalım ekonomisinin geri dönüşü ve küresel kriz
    (Aksaray Üniversitesi, 2020) Gezer, Tuba
    Yeni Ticaret teorileri ve ekonomik coğrafya alanına yaptığı katkılarla 2008 Nobel ekonomi ödülü alan Paul Krugman uluslararası iktisat ve finans alanında çok sayıda yayınla literatüre katkı sağlamıştır. Bu kitaplardan bazıları; Uluslararası İktisat: Teori ve Politika, Bunalım Ekonomisinin Geri Dönüşü ve Büyük Çözülme – Yeni Yüzyılda Yolunu Kaybeden Amerika adlı kitaplardır. Bu çalışmada ise yazarın “Bunalım Ekonomisinin Geri Dönüşü ve Büyük Bunalım” adlı kitabı incelenmiştir. Krugman 1999 yılında yazmış olduğu -Bunalım Ekonomisinin Geri Dönüşü- kitabında Asya ve Latin Amerika ülkelerindeki krizleri incelemiştir. Asya ekonomisi 1990’ların sonunda neredeyse 1929 Büyük Buhranla aynı nitelikte kriz yaşamıştır. Mali çöküntü hızla ülkelerde hissedilirken bazı ekonomistler tersine ekonomik canlanma olacağını öngörmüştür. Fakat durum tam olarak 1930’larda yaşanan krize benzer durumun yaşandığını göstermiştir. Yazar, 2015 basımlı Bunalım Ekonomisinin Geri Dönüşü ve Küresel Kriz adlı kitabında ise geçmişte nelerin krizlere sebep olduğu ve krizden kurtulma yollarıyla birlikte 2008 yılında Amerika’da yaşanan krizin nasıl küresel kriz haline geldiğini anlatmıştır. Analitik çözümlemeler içeren kitapta daha çok krizlerin niçin oluştuğundan, yaşanan mali felaketlere nelerin sebep olabileceğinden ve bu mali sorunların tekrar yaşanmaması için neler yapılabileceğinden bahsetmiştir. Kitapta mizahi bir anlatım yöntemi benimsenmiştir. Amacı ise; zihni farklı düşünmeye sevk edip zoru kolaylaştırmak ve anlatımda akıcılığı sağlamaktır. Kitap giriş ve on ayrı başlıktan oluşmaktadır. Her başlıkta, krize yakalanan ülkeler tek tek incelenmiş, krize girme nedenleri ve krizden çıkış yolları anlatılmıştır. Kitabın temel hipotezi; krizlerin niçin ortaya çıktığını anlamak ve ülkelerin krizden kurtulmak için izleyecekleri rota ve tekrar krize yakalanmamak için gerekli iktisadi yapısal reformların uygulanmasını açıklamaktır. Çalışmada ise, bölümler anlatımda kolaylığı sağlamak amacıyla özetlenmiştir.
  • Öğe
    Halk bilimi araştırmalarında yazılı kaynak olarak Süleyman-Name
    (Aksaray Üniversitesi, 2020) Sucu, Ahmet Özhan
    Kültürün korunması ve sistemli bir şekilde gelecek kuşaklara aktarılması fikrinin henüz bilimsel temele oturmadığı dönemlerde ortaya konulan yazılı eserlerin halk bilimi çalışmalarına kaynaklık ettiği bilinmektedir. Türk edebiyatının yazılı/kültürel belleği olarak adlandırılabilicek bu eserler, yazıldığı dönemin sosyo-kültürel hayatına dair bilgiler de içermektedir. Bu bilgiler sözlü bellekteki kültürel malzemenin yazıya geçirilmesi, o dönemin kültürel hayatının öğrenilmesi ve aktarılması noktasında değerlidir. Özellikleri bakımından kültürün çok yönlü yapısı tarih boyunca çeşitli edebi eserlerde farklı alanlarda kendine yer bulmasına yol açmıştır. Tarihte yaşamış toplumların yaşadıkları dönemdeki kültürel değerlerine dair verilerin/izlerin ilgili dönemde yaşamış tarihçiler, edebiyatçılar ve meraklılarınca yazılan eserlerde yer aldığı bilinmektedir. Bu yer alma biçimi bugün kültürün gelecek kuşaklara bir “insanlık mirası” olarak aktarılması fikrinden uzak, çoğu farkında olmaksızın gerçekleşmiştir. Ancak bu farkında olmama durumu bile, eserin bize ışık tuttuğu dönemin, sosyo-kültürel hayatı ile ilgili önemli bilgiler vermektedir. Firdevsî-i Rûmî’nin Süleyman-nâme adlı eserinin; içinde barındırdığı halk kültürüne ait unsurlarla dönemin yaşayış, adet, gelenek ve göreneklerini yansıtması bakımından çok önemli bir yeri vardır. Bu çalışmada Firdevsî-i Rûmî’nin Süleyman-nâme adlı eserinin 67 ve 68. ciltlerinde bulunan halk kültürüne ait unsurlar derlenmiş ve değerlendirilmiştir.
  • Öğe
    Yenisey ve Orhun yazıtlarında yer alan 'eş' kavramı üzerine bir inceleme
    (Aksaray Üniversitesi, 2020) Mezkit Saban, Gülperi
    Yenisey Yazıtları, Moğolistan’ın kuzeyinde, Yenisey Irmağı kıyısı boyunca dikilen tarihi Türk vesikalarıdır. Orhun Yazıtları sekizinci yüzyılda Bilge Kağan, Kül Tigin ve Tonyukuk adına dikilen ve Türk kültürel tarihine dair bilgi veren eserler olarak değerlendirilmektedir. Uygur Yazıtları ve yazılı kâğıtlardan derlenen belgeler ise Uygur Kağanlığı dönemine dair bilgi veren tarihi-kültürel bilgi formlarıdır. Çalışmaya konu olan ‘kadın ve eş’ kavramı üzerine incelenen bu eserler, Türk kültüründe ‘kadın ve eş’ bilincini ortaya çıkarmayı amaçlamıştır. Bilinmektedir ki Türk tarihinde kadın, eşinin yol arkadaşı, yönetimde de (ister ev yönetimi olsun isterse de devlet yönetiminde) eşiyle aynı yetkiye sahip olan, meta olarak görülmeyen, hediye olarak çeşitli milletlere sunulmayan, köle olarak satılmayan, değerli bir konumu haizdir. Sahip olduğu bu değerli mevki, günlük yaşamda pek çok surette kelime ile karşılanmıştır; ancak Gökalp’in de belirttiği üzere, “kuma” hiçbir zaman “hatun” olamamıştır. Bu çalışmada Türk kültüründe kadının “adı olduğu” ve pek çok kelime ile karşılandığını; kaç çeşit formda ‘kadın ve eş’ kavramına rastlanıldığı da ortaya konan örneklerle sunulmaya çalışılmıştır.
  • Öğe
    Açık anlatım yönteminin hafif düzeyde öğrenme güçlüğüne sahip öğrencilerin müzik dersindeki ritmik beceri eğitimin etkisinin analizi
    (Aksaray Üniversitesi, 2020) Öner, Ali Ekrem; Sarı, Hakan
    Bu araştırma açık anlatım yönteminin hafif düzeyde öğrenme güçlüğüne sahip öğrencilerin müzik dersindeki ritmik beceri eğitimine etkisinin ne düzeyde olduğunu ortaya çıkarmak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmada tek denekli araştırma modellerinden “Yoklama evreli çoklu yoklama modeli” (multiple probe model with probe conditions) kullanılmıştır. Bu araştırmanın çalışma grubu Aksaray ilinde Özel Eğitim İlkokulu’nda öğrenim gören üç öğrenme güçlüğüne sahip öğrencileri kapsamaktadır. Araştırmanın tüm oturumları Özel Eğitim İlkokulu’nda bireysel eğitim sınıfında ve birebir öğretim düzenlemesi biçiminde gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya, yaşları 11-12-11 ve hafif düzeyde öğrenme güçlüğüne sahip olan üç öğrenci katılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular sonucunda, açık anlatım yönteminin müzik dersindeki ritmik beceri eğitiminde tüm denekler için etkili olduğu belirlenmiştir.
  • Öğe
    The investigation of the university students' self-disclosure behaviors in terms of personality traits and identity procesess
    (Aksaray Üniversitesi, 2020) Bedir, Yunus; Ata, Denis; Südemen, Merve; Şener, Ahmet Taner; Morsünbül, Ahmet
    Healthy interpersonal communication’s establishing and sustaining depend on using variety communication skills’ effective. Self-disclosure provides people to establish more satisfying and healthy relationships that from this one of the communication skills. The aim of this study that to determine how personality traits and identity dimensions predict university students' self-disclosure behavior. Research group consist of 282 university students (% 67.4 female, % 32.6 male). The Pearson correlation and regression model were used in the analysis of the data. According to findings, extroverted personality predicted significantly the amount of self-disclosure, self-compliance, extroversion, responsibility, emotional balance honesty predicted; It was concluded that it predicted the experience significantly. Furthermore, it has significantly predicted integrity research and obsessive research honesty from identity development dimensions; however, it was concluded that attachment, attachment identification and in-depth research did not predict.
  • Öğe
    Çağrı merkezleri güncel bir bakış : Bankacık sektörü üzerine bir araştırma
    (Aksaray Üniversitesi, 2020) Özbek, Tülay
    Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte her geçen gün değişen pazar koşulları ve eğilimleri ile özellikle son yılların en önemli olgusu olan müşteriler, işletmelerin de yeni uygulamalar ile hizmet sunmasını gerekli kılmıştır. Özellikle günümüzde rekabetin artması ve giderek daha zorlu hale gelmesi, müşteri bağlılığına her zamankinden daha fazla önem verilmesiyle, müşterilerine etkin bir şekilde ulaşıp iletişim kurmak isteyen işletmelerin “Çağrı Merkezleri” uygulamalarına olan ilgilerinin arttığı ve daha yoğun bir şekilde kullanmaya başladıkları görülmektedir. Çağrı merkezleri pek çok işletme de olduğu gibi bankacılık sektöründe de stratejik olarak önemli olup, bu sektörde yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu çalışma ile, Türkiye Bankalar Birliği (TBB) üyesi bankaların çağrı merkezleri verilerinin yayınlanmaya başladığı ilk yıldan (2008) itibaren 2019 yılına kadar değişimlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca çağrı merkezleri kavramı, çağrı merkezleri müşteri temas biçimleri kavramsal olarak açıklanmıştır. Söz konusu çalışma ile TBB üyesi bankaların çağrı merkezleri hizmetlerine ilişkin mevcut durumları ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Sonuç olarak, çağrı merkezleri hizmetlerinin bankacılık sektöründe pazar payı giderek artmaktadır. Ayrıca bankacılık sektörü çağrı merkezleri her geçen gün fonksiyonlarına yenilerini ekleyerek uygulamalarını artırmakta ve farklı kanallardan hizmet verme yarışı içerisine girmektedirler.
  • Öğe
    Örgütlerde denetim işlevi ve çalışanlarda denetim algısı : Hakkari emniyet müdürlüğü örneği
    (Aksaray Üniversitesi, 2020) Şimşek, Savaş
    Örgütler hayatlarını ve gelişimlerini sürdürebilmeleri için belirli işlevleri yerine getirmelidirler. Bunlardan biri de kuruluş amaçlarına ulaşıp ulaşmadıklarını ya da hedeflerine ne kadar yakınlaştıklarını görmelerinde faydası olan “denetim” işlevidir. Dolayısıyla hiyerarşik olsun olmasın her örgütün bir denetim işlevi vardır denilebilir. Denetim işlevinin diğer bir faydası ise çalışanların örgüt amaçlarına yönlendirilmesinde katkı sağlamasıdır. Bu itibarla denetim işlevi örgüt yönetimleri tarafından kabul edilebildiği gibi örgüt çalışanları tarafından da kabul edilebilmelidir. Güvenlik hizmetini yerine getiren polis örgütü de hiyerarşik yapısı ile denetim işlevinin etkin olduğu örgütlerden biridir. Bu çalışmada polis memurlarının, örgütlerinde var olan denetim işlevini, ne yönde ve nasıl algıladıkları tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu kapsamda öncelikle denetim ve algı hakkında kavramsal analize yer verilmiş ve sonrasında konu hakkında daha önceden yapılan çalışmalar değerlendirilmiştir. Kendine özgü denetim işlevi bulunan polis örgütü, yapısında bulunan denetim sistemi ve araçları açısından değerlendirilmiş, müteakiben Hakkâri Emniyet Müdürlüğü’nde görev yapan polis memurları üzerinde yapılan anket çalışmasına yer verilmiş ve elde edilen bulgular analize tabi tutulmuştur. Çalışma sonucunda mesleki yorgunluk ve stres ile denetim algısı arasında ters yönlü bir ilişki, denetimi yapanın yeterliliği ile denetim algısı arasında doğru yönlü bir ilişki olduğu anlaşılmıştır.
  • Öğe
    Kar-ı Natık temelli makam alıştırmalarının türk müziği ses eğitiminde kullanabilirliğinin değerlendirilmesi
    (Aksaray Üniversitesi, 2020) Öner, Ayçin; Sevinç, Selma
    Bu araştırma; ses eğitimi sürecinde kullanılan uluslararası ses eğitim teknikleri ile Türk Müziği geleneksel üslubunu bir arada içeren, Kâr-ı Nâtık temelli makam alıştırmaları programının ses eğitiminde kullanılabilirliğini araştırmak amacıyla yapılmıştır. Kâr-ı Nâtık’lardan yararlanılarak Türk Müziği ezgilerinden oluşturulan ses egzersiz ve etüdleri ile gerçekleştirilen ses eğitimi sürecinin, metodolojik, tutarlı ve bilimsel bir biçimde yapılması ile alana katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Oluşturulan bu ses eğitimi programının Türk müziği ses eğitimi alanının gelişmesine katkı sağlaması, öğretim elemanları ve öğrencilerin yararlanabileceği bir kaynak olması ve aynı zamanda benzer çalışmalara ışık tutması bakımından önemli olduğu öngörülmektedir. Araştırmanın çalışma grubu; Aksaray Güzel Sanatlar Lisesi 12. sınıf öğrencilerinden, random yöntemi ile 10’ar kişi olacak şekilde, deney ve kontrol gruplarına ayrılarak oluşturulmuştur. Uzman görüşleri alınarak hazırlanan ses egzersizleri ve Kâr-ı Nâtık egzersizlerinden oluşan ses eğitimi programı 14 haftalık süre içerisinde deney grubuna Kâr-ı Nâtık temelli program, kontrol grubuna ise Türk Müziği geleneksel öğretim metodu şeklinde uygulanmıştır. Araştırmada bir deney bir de kontrol grubu yer aldığı için, öncelikle bu grupların denklikleri araştırılmış ve ön test toplam puanları arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Çalışmanın başında ve sonunda deney ve kontrol grubuna “Türk Müziği Ses Eğitimi Performans Gözlem Formu” kullanılarak ön test-son test yapılmıştır. Araştırmanın temel problemlerine cevap bulabilmek amacıyla, deney ve kontrol grubu öğrencilerinin ön test ve son test puanları arasındaki ilişkiler, her bir grup için ayrı ayrı incelenmiştir. Bu incelemede ise, ilişkili ölçümler için t testi (Paired samples t-Test) kullanılmıştır. Yapılan istatiksel analizlerde farkın anlamlılığı(p) 0,01 düzeyinde test edilmiştir. Verilerin analizinde SPSS 18.0 yazılımından yararlanılmıştır. Araştırma verilerine göre; Kâr-ı Nâtık Temelli Makam alıştırmaları ile ses eğitimi alan deney grubu öğrencileri ve Türk Müziği geleneksel yöntemi ile eğitim alan kontrol grubu öğrencileri karşılaştırıldığında deney grubu öğrencilerinin; nefes egzersizleri, makam ile ses egzersizleri, Kâr-ı Nâtık’lardan oluşan ses ve makam öğretimi egzersizleri ve süsleme teknikleri ile ses eğitiminde davranış kazanmada daha başarılı oldukları gözlemlenmiştir.