Cilt 8, Sayı 2, Makale Koleksiyonu

Bu koleksiyon için kalıcı URI

Güncel Gönderiler

Listeleniyor 1 - 13 / 13
  • Öğe
    Klasik jeopolitik yaklaşımlar ve eleştirel jeopolitik söylem
    (Aksaray Üniversitesi, 2016) Özsavaş Atay, Sibel
    Devletlerin, dış politika belirlemeye yönelik tercihlerini oluşturan öncelikli etken konumlandıkları coğrafyalar ve bu coğrafyalardan kaynaklanan farklılıklardır. Bir ülkenin dünya üzerindeki konumu değerlendirilirken, bu konumun dış politika ortamında jeopolitik bir değeri olup olmadığı karşılaştırmaları da beraberinde gelmektedir. Kuşkusuz jeopolitik dış politika kararlarında tek belirleyici değildir. Ancak bir ülkenin diğer ülkelerle kıyaslandığında ortaya çıkan değerleri, güç unsurları ile birleştiğinde olası sonuçları olumlu ya da olumsuz etkileme özelliğine sahiptir. Jeopolitik, On Dokuzuncu Yüzyılın başından itibaren ülkeler arasındaki güç mücadelesini ve uluslararası sistemi etkileyen bir bilim dalı olmuştur. Bu açıdan klasik jeopolitik yaklaşımlar, devletlerin coğrafi alanlar üzerinde denetim kurması ve devletlerin genişlemesi için gerekli olan coğrafi nedenler üzerine odaklanmıştır. Eleştirel jeopolitik ise Uluslararası İlişkiler disiplininde Soğuk Savaş sürecinden itibaren tanımlanan bir kavram olmuştur. Bu durumun en önemli nedeni Soğuk Savaş sonrası girilen yeni süreçte jeopolitik algının değişmiş olmasıdır. Jeopolitik algı, yalnızca konum, genişlik, sınır ve bütünlük gibi coğrafi özellik tanımlamalarından öte sosyal, ekonomik, siyasi, askeri, kültürel ve teknolojik değerleri ön plana alan kuramlarla geliştirilerek değerlendirilmeye başlanmıştır. Bu açıdan jeopolitik söylemin dış politika uygulamalarındaki önemi ve etkisi sıklıkla tartışılmaya başlanmıştır. Eleştirel yaklaşımlar, özellikle jeopolitik gerekçelerin kökenine inerek, gerçekliğin nasıl bir yapıda inşa edildiği, sunulduğu ve meşruluk kazandığı sürecine odaklanmıştır.
  • Öğe
    Tüketicilerin alışveriş merkezi deneyimlerinin üçüncü mekân kuramı çerçevesinde incelenmesi
    (Aksaray Üniversitesi, 2016) Uygun, Mutlu
    Bu araştırmanın temel amacı, gençlerin bir Alışveriş Merkezinde (AVM) yaşadıkları sosyal deneyimleri, bu deneyimlerin bağlamsal ayrıntılarını ve yaşanan bu deneyimler yönüyle AVM’nin Oldenburg tarafından kavramsallaştırılan bir üçüncü mekân özelliği taşıyıp taşımadığını incelemektir. Bu amaçla, fotoğrafa dayalı öyküleme ve yarı yapılandırılmış görüşme tekniklerinin bir arada kullanıldığı nitel bir araştırma yürütülmüştür. Üniversite öğrencilerinden oluşan katılımcılarla yürütülen araştırmaya, Konya ilindeki bir AVM alan oluşturmuştur. Elde edilen veriler tümevarım yöntemiyle analiz edilmiştir. Bulgular, AVM’de gençler tarafından yaşanan ve üçüncü mekân özellikleri ile örtüşen sosyal deneyimlerin, “sosyal ilişki ya da sosyal etkileşim, sembolik, kaçış, sosyal konfor ve özgürlük” deneyimi olmak üzere beş temel kategoride toplandığını göstermektedir. Ayrıca, katılımcıların AVM bağlamındaki sosyal deneyimlerinin büyük çoğunluğunun “tüketicitüketici” etkileşimi temelinde gerçekleştiği de belirlenmiştir.
  • Öğe
    Meslek seçimi ile iş tatmini ilişkisi: Bankacılık sektöründe bir uygulama
    (Aksaray Üniversitesi, 2016) Gökdeniz, İsmail; Merdan, Ethem
    Meslek seçimi, bireylerin hem özel yaşamındaki hem de iş hayatındaki mutluluklarını ve doyumlarını etkileyen en önemli kararlardan biridir. Bu çalışmada bankada çalışan bireylerin meslek seçimi ile iş tatmini (iş doyumu) arasındaki ilişkiye korelasyon analizi yardımı ile incelenmeye çalışılmıştır. Sonuçta meslek seçimi boyutlarından saygınlık, güvenlik/istikrar, teknik/fonksiyonellik, girişimcilik ve bağımsızlık ile iş tatmini arasında anlamlı ilişkilere ulaşılmıştır. Diğer taraftan rekabet, özel yaşam ve yönetimsellik ile iş tatmini arasında ilişki olmadığı görülmüştür. Ayrıca cinsiyete göre iş tatmininin farklılık arzedip arzetmediği de çalışma kapsamında incelenmiştir. Buna bağlı olarak cinsiyete göre iş tatmininin farklılık arzettiği ve ayrıca erkeklerin iş tatminlerinin bayanlardan yüksek olduğu gözlemlenmiştir.
  • Öğe
    Post keynesyen tüketici tercihi teorisi
    (Aksaray Üniversitesi, 2016) Esen, Ethem; Kostakoğlu, S. Fatih
    Post Keynesyen iktisatçılara göre bitmeyen Keynesyen devrimi tamamlamayı amaçlayan Post Keynesyen ekonomi, mikro ekonomik konulardan ziyade,daha çok makroekonomik konular üzerinde yoğunlaşmıştır. Dolayısıyla, Post Keynesyen ekonominin bir firma teorisi olmasına rağmen, Post Keynesyenler tarafından özellikle tüketici tercihi teorisi konusunda literatüre çok az katkı yapılmıştır. PostKeynesyenler tüketici tercihi teorisi ile ilgili literatürdeki gelişimi, tüketicilerin ihtiyaçları ve seçimleri doğrultusunda gerçek dünyadaki tüketici davranışlarını dikkate alarak sürdürmektedirler. Bu çalışmada Post Keynesyen tüketici tercihi teorisi ve ilkeleri ortaya konulacaktır. Ayrıca bu çalışma ileride yapılacak diğer çalışmalara öncülük edecektir.
  • Öğe
    Financial risk tolerance and burnout relation: Information and communication technology (ICT) sector study
    (Aksaray Üniversitesi, 2016) Çamurcu, Çağrı; Yalvac Hamurcu, H. Dilek
    This study examines the relationship between financial risk tolerance and burnout with its subscales emotional exhaustion (EE), depersonalization (DEP), and personal accomplishment(PA) on the information and communication technology (ICT) sector employees. In this study, Grable and Lytton Financial Risk Tolerance and Maslach Burnout Inventory (MBI) Scales are used. In additionto this relationship investigation, how financial risk tolerance attitudes change with demographic characteristicsis also analyzed in this field study. The result of this study shows that there is relation betweenfinancial risk tolerance and burnout with its emotional exhaustion (EE) subscale. Moreoverto this, it is also attained that financial risk tolerance increases with the education level and income. In addition to this, depersonalization is greater in single than inmarried, in other words singles are more prone to depersonalization than married.
  • Öğe
    Türkiye ve AB 27 ülkelerinde turizm gelirlerini belirleyen faktörler: Panel veri analizi
    (Aksaray Üniversitesi, 2016) Selim, Sibel; Eryiğit, Pınar
    Turizm, yarattığı 3.2 trilyon doların üzerindeki gelir ve dünya GSMH toplamı içindeki %6’lık payıyla büyük bir endüstridir. Turizm, özellikle gelişmekte olan ülkelerin kalkınmalarını hızlandırmaları için ihtiyaç duyulan dövizi sağlaması, ülkede üretim çeşitliliğini artırması ve istihdam oluşturması bakımından çok önemlidir. Bu nedenle, doğal ve tarihi zenginliklere sahip olan birçok gelişmekte olan ülke, turizm sektöründeki pazar paylarını arttırabilmek için bu alandaki ürün ve hizmetlere çok daha fazla önem vermeye başlamıştır. Bu çalışmada amaç, 2005-2011 yılları arasında 27 AB üye ülkesi ve Türkiye’ye ait ihracat geliri, turist sayısı, turizm harcaması, ülkenin Akdeniz’e kıyısının olup olmaması ve internet kullanıcıları sayısı değişkenlerinin turizm gelirlerine olan etkisinin panel regresyon modeli kullanılarak incelenmesidir. Bu çalışmadan elde edilen bulgular, ilgili değişkenlerin turizm geliri üzerindeki etkisinin istatistiki olarak anlamlı ve pozitif olduğunu göstermiştir.
  • Öğe
    İran’ın Afganistan’daki iç savaşa yönelik dış politikası
    (Aksaray Üniversitesi, 2016) Çınarlı, Özgür
    Afganistan üzerindeki Sovyet işgalinin sona erdiği 1989 yılı ile ABD’nin Taliban’ı devirmeye yönelik askeri müdahalede bulunduğu 2001 yılları arasında, bu ülkede şiddetli bir iç savaş yaşanmıştır. ABD ve Sovyetler Birliği (sonrasında Rusya) gibi küresel güçlerle beraber, bazı bölgesel güçler de, iç savaşın taraflarını çeşitli şekillerde destekleyerek bu iç savaşa müdahil olmuşlardır. İran da Afgan iç savaşına müdahil olan bu bölgesel güçlerden biridir. Çalışmada, İran’ın dış politikasını şekillendiren temel güdüleyicilerle birlikte, gerek bu ülkenin iç politikasındaki, gerek dünyanın genel siyasi durumundaki değişimlerin, gerekse de Afgan iç savaşındaki gelişmelerin İran’ın Afganistan’a yönelik dış politikasına yansımaları ele alınmaktadır. Böylelikle İran’ın Afganistan’a yönelik dış politikasında tepkisizlikten, giderek artan müdahaleciliğe, katı ideolojik yaklaşımdan reel politiğe dönüşüm ortaya koyulacaktır.
  • Öğe
    Kamu çalışanlarınca algılanan örgütsel etik iklimin demografik değişkenler açısından incelenmesi
    (Aksaray Üniversitesi, 2016) Doğan, Selen; Kılıç, Selçuk
    Bu çalışmayla, kamu çalışanlarınca algılanan örgütsel etik iklimin demografik değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. İlişkisel araştırma yönteminin kullanıldığı bu çalışmada, değişkenler arasındaki söz konusu ilişkiler, Türkiye’deki büyük bir kamu kurumunun ülke genelindeki 659 çalışanından elde edilen verilere uygulanan çok değişkenli varyans analizi ile incelenmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular; algılanma düzeyine göre sırasıyla, profesyonellik, önemseme, sosyal sorumluluk, örgütsel çıkar, bireysel çıkar ve bağımsızlık olmak üzere, altı örgütsel etik iklim tipinin varlığını ortaya koymuştur. Etik iklim tiplerinin, yaş, hiyerarşik konum, sendikal konum ve görev yapılan bölgeler açısından farklılıklar gösterdiği tespit edilmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlar, özellikle araştırmanın yürütüldüğü kurumdaki yöneticilere, çalışanların algıladıkları örgütsel etik eklim düzeyi ve tiplerinin belirlenmesi açısından önemli ipuçları sağlayabilecektir. Araştırmada, alanyazına kavramsal olarak katkı sağlayabileceği düşünülen sonuçlar da elde edilmiştir. Bu bağlamda, bulgulara dayalı olarak çeşitli öneriler geliştirilmiştir.
  • Öğe
    Mülteci akımını belirleyen faktörlerin makro ekonomik panel veri analizi (Ortadoğu ve Türkiye)
    (Aksaray Üniversitesi, 2016) Kabaklarlı, Esra
    Bu çalışma mültecilerin komşu ülkelere göçünü belirleyen makro ekonomik faktörleri değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Birleşmiş Milletler Yüksek Komiserliği rakamlarına gore 2011 mart ayında Suriye’de iç savaşın başlamasından itibaren Mayıs 2016 itibari ile 4.8 milyon Suriyeli mülteci Ortadoğu ve yakın çevresine göç etmiştir. Suriyeli mültecilerin en yoğun bulunduğu ülkeler Türkiye, Ürdün, Lübnan ve Irak olarak sıralanabilir. 1991-2014 yıllarına ait verilerle Suriyeli mülteci nüfusunu en fazla barındıran (Türkiye, Lübnan, Ürdün, Irak, Suudi Arabistan, Fas, Tunus ve Mısır) ülkelere ait veriler 2011 Suriye iç savaşına kukla değişkeni eklenerek analiz edilmiştir. İsrail, İran Filistin, Katar, Umman, Yemen, Cezayir ve Bahreyn gibi Suriye’ye komşu ya da yakın çevre Ortadoğu ülkeleri veri yetersizliği nedeniyle analize dâhil edilememiştir. Panel Ortalama Grup ARDL analizi mültecilerin komşu ülkelere göçünü belirleyen makro ekonomik faktörleri belirlemede kullanılmıştır.
  • Öğe
    Why do some turkish provinces generate so much more per-capita ıncome than others?
    (Aksaray Üniversitesi, 2016) Kalyoncu, Kahraman
    There is enormous disparity in per capita output across Turkish provinces. The unfortunate province has per-capita incomes that are less than 10% of per capita incomes in the richest province at the year of 1997. Why such thing materializes? On an accounting origin, our investigation demonstrates that differences in electric consumption to educational attainment ratio can only somewhat explain the disparity in per capita output, however it is better than the MRW (1992) approaches for this data — we discover a great amount of variation in the level of the Solow residual across provinces. At a deeper level, the differences in physical to human capital ratio accumulation, productivity, and therefore output per capita may not be driven by differences in institutions and government policies.
  • Öğe
    Türkiye’nin serbest ticaret anlaşmaları kapsamında endüstri-içi ticareti üzerine bir inceleme
    (Aksaray Üniversitesi, 2016) Küçüksakarya, Sevilay
    Uluslararası dış ticareti ülkelerin farklılıklarına dayandıran geleneksel dış ticaret teorileri, ülkeler arasında gerçekleşen ve karmaşık bir yapıya sahip olan günümüz ticaret akımlarını açıklamada yetersiz kalmaktadır. Bu durum yeni dış ticaret teorilerinin gelişmesine neden olmuştur. Ülkelerin karşılıklı küresel ekonomik bağımlılıkla birlikte benzerliklerinin artması dış ticarette endüstri içi ticaret (EİT) kavramının ortaya çıkmasını sağlamaktadır. EİT, eksik rekabet, ölçek ekonomileri ve mal farklılaştırması ile açıklanmakta ve benzer malların eşzamanlı ihracatı ve ithalatı olarak tanımlanmaktadır. Buradaki benzerlik ise aynı istatistiki ürün kategorisinde sınıflandırılmış olan mal veya hizmetlerdir. Bu çalışmada, 1990-2012 yılları arasında imalat sanayi endüstrileri için serbest ticaret anlaşmaları çerçevesinde Türkiye’nin endüstrilerinin tamamı ve imalat sanayi endüstrileri için ayrı ayrı EİT’sinin rolü ve ülke temelli belirleyicileri araştırılmıştır. Türkiye’nin dış ticaret yapısında EİT’nin payının belirlenerek, EİT’yi etkileyen nedenlerin ülke temelli hipotezler kapsamında detaylı bir şekilde analiz edilmesi amaçlanmıştır. Model 1993-2012 dönemi için panel veri analizi kullanılarak tahmin edilmektedir. Çalışmanın sonucunda Türkiye’nin ticaret ortaklarıyla arasında gerçekleşen ticaret şeklinin rekabetçi yapıdan ziyade tamamlayıcı yapıda gerçekleştiği saptanmıştır.
  • Öğe
    Üniversite çalışanlarının konaklama işletmelerinin hizmetlerinden memnun olma düzeyi: Aksaray Üniversitesinde bir uygulama
    (Aksaray Üniversitesi, 2016) Tuncer, Mehmet; Demirçivi, Burak Murat; Doğan, Sait
    Bilindiği üzere konaklama işletmelerinin sunduğu hizmetlerin kendine has özellikleri vardır. Konaklama işletmelerinin ürettiği birçok ürünün ancak eş zamanlı olarak tüketilebilmesi ve stoklanamaması, konaklama işletmelerinin müşteri beklentilerine uygun ve onları tatmin ve memnun edecek ürünler ortaya koymalarını gerekli kılar. Bu çalışmanın amacı, üniversite çalışanlarının gittikleri konaklama işletmelerinden memnuniyet düzeylerini ortaya koymak ve katılımcıların memnun olmadıkları unsurları göstererek işletmelere veri sağlamaktır. Bu amaçla literatürde bazı memnuniyet ölçekleri taranarak bir ölçek oluşturulmuştur. Bu ölçek, Aksaray Üniversitesi çalışanlarına anket olarak uygulanmıştır. Toplanan anketler, amaca uygun bir biçimde kodlanıp bilgisayar programı yardımıyla analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda katılımcıların büyük çoğunluğunun beklenti ve memnuniyet seviyelerinin aynı olduğu, yani konaklama işletmelerinin hizmet ve çalışanlarının niteliklerinden memnun oldukları veya diğer bir ifade ile beklentilerinin karşılandığı gözlenmiştir. Bunun yanı sıra, katılımcıların demografik niteliklerinin konakladıkları işletmelerdeki beklentilerini ve memnuniyetlerini etkileyip etkilemediğine de bakılmış; cinsiyet, yaş, medeni durum ve gelir seviyesi gibi niteliklerin ve konaklama işletmelerindeki kalış sürelerinin katılımcıların beklenti ve memnuniyet düzeylerine herhangi bir etkisi olmadığı, ancak her konaklama işletmesi türü farklı kalitede hizmet sunduğundan katılımcıların konaklama işletmesi türlerinden beklenti ve memnuniyetlerinin farklılık gösterdiği anlaşılmıştır.
  • Öğe
    Sms reklamları ve mobil bilgi servislerine yönelik tüketici tutumunu belirleyen bir araştırma
    (Aksaray Üniversitesi, 2016) Durucasu, R. Reha; Ersoy, Figen
    Akıllı telefonların gelişmesiyle MMS, Wap, Mobil Uygulamalar, IVR vb. mobil pazarlama mecralarının kullanımında artış meydana gelmiştir. Türkiye’de akıllı telefon kullanım oranı her geçen sene artmaktadır. Buna rağmen işletmeler yaygın bir tüketici kitlesine ulaşmak için halen en çok kullanılan mobil pazarlama mecralarından birisi olan SMS reklamlarını kullanmaya devam etmektedir. Mobil bilgi servisleri ise, kullanıcılar için fayda sağlayan bilgilerin; cep telefonu aracılığıyla kullanıcılara SMS ile gönderilmesidir. Araştırmada bir web sitesine yüklenen anket ölçeği ile kullanıcıların mobil bilgi servisleri ve SMS reklamlarına yönelik tüketici tutumlarının bilgisayar ortamında belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma sonucunda; kullanıcıların SMS reklamları ile ilgili yasal düzenlemelerine ihtiyaç duydukları ortaya çıkmıştır. 1 Mayıs 2015 tarihi itibariyle yürürlüğe giren elektronik ticaretin düzenlenmesine yönelik düzenleme çalışmadaki katılımcıların beklentilerini karşılamaktadır. Ayrıca; SMS reklamlarının işletmelere yarattığı maliyetin %20’si atıldır. Mobil pazarlama ekosisteminin yeni mobil bilgi servisleri geliştirmeye devam etmesi gerekmektedir. Mobil bilgi servisleri konusunda yurt dışındaki çalışmaların takip edilmesi önem arz etmektedir ve yurt dışında başarılı olmuş birçok mobil bilgi servisi ülkemize de uyarlanabilir.