Proje Koleksiyonu

Bu koleksiyon için kalıcı URI

Güncel Gönderiler

Listeleniyor 1 - 11 / 11
  • Öğe
    Bronşial hiperreaktivite (Bhr) ve astımda genotip-fenotip ilişkisi
    (Tübitak, 2016) Karaca, Şefayet; Kocabaç, Can; Özgül, R. Köksal; Şekerel, E. Bülent; Kalaycı, C. Ömer; Karaca, Mehmet; Civelek, Ersoy; Şahiner, Murat
    Astım ve allerjik hastalıklara yatkınlıklar risk allelleri ve çevresel faktörlerin karmaşık etkileşiminin bir sonucudur. Bu yatkınlıklar poligenik ve kalıtılır özelliklerle ilişkilidir. Bugün, astım ve allerjik hastalıkların patogenezinde önemli olan çok sayıda lokus ve risk alleli bilinmektedir. Bu çalışmada, immun fonksiyonda önemli olan bazı genlerin BHR, allerji ve astım bağlantılı fenotiplerde rolünün belirlenmesi amacıyla, kan analizleri, bronş provakasyon testi, deri testleri ve ISSAC anketi ile elde edilen, solunum sistemi hastalıkları ile ilişkili 116 özellik analiz edilmiştir. İmmun fonksiyonda önemli olan 9 farklı gen (ADAM33, ADRB2, IL13, IL4, IL4R, MS4A2, CD14, SERPINE1 ve TNF) allerji-astım fenotipi ile süreklilik arz eden bağlantıları nedeniyle seçilmiştir. Bu genlere ait 21 polimorfik variant, ISSAC Faz II yöntemi kullanılarak sağlanmış olan 960 katılımcıya ait DNA örneklerinde Kompetatif Allel Spesifik PCR (KASP) tekniği kullanılarak genotiplenmiştir. Veriler, bilinen lokuslarda yeni fenotipik ilişkilerin belirlenmesinde etkin olduğu vurgulanan Phenome-wide association studies (PheWAS) kullanılarak analiz edilmiştir. Bunun yanısıra bakılan genetik özellikler için haplotip grupları belirlenerek populasyon içi ve populasyonlar arası benzerlik ve farklılıklar araştırılmıştır. İmmunogenetik farklılıkların belirlenmesi için 480 sağlıklı bireyde haplotip analizi sonuçları 1000 Genom Projesi Faz 3 kapsamındaki 5 atasal gruptan 26 farklı populasyonla karşılaştırılmıştır. Son olarak Türk ve Avrupa populasyonlarında farklı dağılım sergileyen ve immunogenetik lokuslar üzerine fonksiyonel etkileri olan haplotipler belirlenmiştir.
  • Öğe
    Çoklu stres koşullarına maruz bırakıan farklı fasulye çeşitlerinde giberellik asit uygulamasının bitki savunma sistemi ve GABA metabolik yoluna etkilerinin araştırılması
    (Tübitak, 2016) Çekiç, Fazilet Özlem
    Tuzluluk ve kuraklık dünyada bitki verimliliğini azaltan önemli çevresel stres faktörleridir. Bu nedenle, özellikle tarımsal açıdan önemli olan bitkilerin stres koşullarına karşı oluşturdukları mekanizmaların anlaşılması üretkenliği artırmak için oldukça önemlidir. Fakat, çoklu abiyotik stres koşullarına karşı bitkilerin oluşturdukları savunma mekanizmaları ve ?-aminobutirik asit (GABA) metabolizması arasındaki ilişki henüz tam olarak bilinmemektedir. Bu çalışmada, tuzluluk (NaCl) ve kuraklık (PEG) stres koşullarına maruz bırakılan Phaseolus vulgaris L. cv.Akman 98 ve cv.Göynük 98 genotiplerinde giberellik asit (GA) uygulamasının oransal su içeriği (OSİ), toplam klorofil miktarı, antioksidan enzim aktiviteleri, glutamat dehidrogenaz (GDH) aktivitesi, GABA ve malondialdehit (MDA) miktarı üzerine etkileri incelenmiştir. Fasulye genotiplerinde stres koşullarında giberellik asit uygulamasının oransal su içeriği ve toplam klorofil içeriğinde farklı etkiler gösterdiği belirlendi. Bununla birlikte GA uygulamasının çoklu stres koşulunda belirgin iyileştirme etkisinin olmadığı gözlendi. Antioksidan enzim aktivitelerinde ise GA uygulaması ile her iki genotipte stres uygulamalarında özellikle KAT aktivitesinin inhibe olduğu belirlendi. Tuzluluk ve kuraklık stres koşullarının GABA miktarını her iki genotipte artırdığı gözlendi. Giberellik asit uygulamasının ise GABA miktarında her iki genotipte belirgin değişikliğe neden olmadığı, bununla birlikte GA ile birlikte tuz ve kuraklık stres koşullarında GA’nın artırıcı etkisinin stres koşullarından kaynaklanabileceği söylenebilir. Stres koşullarında farklı bitki hormonları ve GABA arasındaki ilişkinin çalışılması ile GABA metabolizmasının daha fazla aydınlatılabileceği düşünülmektedir.
  • Öğe
    Anatololacerta kompleksinin (Reptilia: Sauria: Lacertidae) morfolojik ve moleküler yöntemler uygulanarak taksonomisinin yeniden yapılandırılması ve dağılış haritasının belirlenmesi
    (TÜBİTAK, 2015) Ilgaz, Çetin; Durmuş, Salih Hakan; Kumlutaş, Yusuf; Güçlü, Özgür; Kankılıç, Tolga
    Anatololacerta cinsine ait kertenkeleler parapatrik yayılış gösteren, kuzeybatı, batı ve güney Anadolu ile birlikte Samos, Ikaria, Rodos ve bazı küçük Yunan adacıklarını içeren dar bir coğrafyada bulunan 3 tür ile temsil edilmektedir. 2007 yılında Lacerta cinsinden ayrılarak Anatololacerta adı altında yeni bir cins şeklinde ele alınan söz konusu grubun, diğer lacertid türleriyle olan ilişkisi günümüze kadar tam olarak ortaya konamadığı gibi, morfolojiye dayalı çalışmalarda grubun kompleks yapısına işaret etmiştir. Mevcut proje kapsamında cinsin ülkemizde yayılış gösterdiği tüm dağılış sahasından elde edilen kertenkele örnekleri moleküler ve morfolojik değerlendirmeler ışığında ele alınmıştır. Gruba ait kertenkele örneklerine yönelik gerçekleştirilen moleküler düzeyde çalışmalarda mtDNA’nın cyt b ve 16S rRNA gen bölgelerinin yanında nükleer DNA’ya ait Cmos ve Rag-1 gen bölgelerinin DNA dizi analizlerinden, farklı populasyonların taksonomik statüleri ve taksonlar arasındaki akrabalık ilişkisi ortaya çıkartılmıştır. Proje kapsamında yapılan morfolojik değerlendirmelerde cinse dahil elde edilen kertenkele örnekleri, pholidosis karakterleri, vücut ölçüm ve oran değerleri ile renk-desen özellikleri açısından ele alınmış ve adı geçen özellikler açısından elde edilen değerler uygun istatistik analizlerle gruplar göz önünde bulundurularak karşılaştırılmıştır. Proje çerçevesinde yürütülen moleküler analizler, ülkemizde yayılış gösteren Anatololacerta cinsi kertenkelelerin altı farklı gruba ayrıldığına işaret etmekte ve morfolojik değerlendirmeler de söz konusu ayrımı desteklemektedir.
  • Öğe
    Türkiye'nin Astragalus L. (Leguminosa) cinsine ait macrophllium bunge, hymenostegis bunge, poterium bunge, megalocystis bunge, halicacabus bunge ve hymenocoleus bunge seksiyonlarının revizyonu
    (TÜBİTAK, 2014) Karaman Erkul, Seher; Aytaç, Zeki; Ekici, Murat; Önde, Sertaç; Çeter, Talip
    Bu çalışmada Türkiye'de yayılış gösteren Astragalus (Leguminosae) Cinsine Ait Macrophyllium, Hymenostegis, Poterion, Hymenocoleus ve Anthylloidei seksiyonlarının revizyonu yapılmıştır. Çalışmamız sonucunda Macrophyllium seksiyonundaki tür sayısı 6, Hymenostegis seksiyonundaki tür sayısı 12, Hymenocoleus seksiyonundaki tür sayısı 1, Poterion seksiyonundaki tür sayısı 2, Anthylloidei seksiyonundaki tür sayısı 9 olarak belirlenmi?tir. Hymenocoleus seksiyonunun ve A. trifoliastrum türünün adı korunmuştur. A. expetitus, A. chrysostachys, A. persicus, A. pereshkhoranicus ve A. marivanensis türlerinin Türkiye?de bulunmadığı, A. rubrostriatus ve A. qoturensis türlerinin Türkiye Florası için yeni kayıt olduğu tespit edilmiştir. A. yukselii yeni tür olarak yayınlanmıştır.
  • Öğe
    Türkiye'nin gagea salisb. (Liliaceae) cinsinin revizyonu
    (TÜBİTAK, 2013) Tekşen, Mehtap; Ünal, Fatma; Doğan, Bekir; Karaman Erkul, Seher
    Bu çalışmada Türkiye'de yayılış gösteren Gagea cinsinin türlerinin revizyonu yapıldı. Flora of Turkey'de 26 olan takson sayısı (25 tür ve 1 alttür) 30 takson (29 tür ve 1 alltür) olarak belirlendi. G. chrysantha, G. taurica ve G. fibrosa türlerinin Türkiye’de bulunmadığına, G. chrysantha türüne ait örneklerin G. lojaconoi; G. fibrosa ve G. taurica türüne ait örneklerin G. commutata veya G. alexeenkoana olduğuna, G. chomutovae türünün Türkiye Florası için yeni kayıt olduğuna, G. antakyensis ve G. vanensis türlerinin yeni türler olarak tanımlanmasına ve G. tenera türünün iyi bilinmeyen tür olduğuna karar verildi. G. chlorantha, G. dubia, G. commutata ve G. alexeenkoana türlerinin Türkiye’de var olduğu teyit edildi. G. fistulosa türü doğru ismi olan G. fragifera olarak adlandırıldı.
  • Öğe
    Kimi brassicaceae türlerinin nikel ve kadmiyum biriktirme özelleklerinin belirlenmesi
    (TÜBİTAK, 2009) Ünver, İlhami; Altınözlü, Haşim; Bilen, Serdar; Cebel, Nesibe; Dilsiz, Aynur; Görmez, Arzu Ala; Karaca, Ayten; Karagöz, Alptekin; Madenoğlu, Sevinç; Özbek, Sevinç; Polat, Turgut
    Toprakta ağır metal kirliliğinin hiper toplayıcı bitkilerle önlenmesi (fitoremidasyon) olanaklarını araştırmak amacıyla, arazi, iklim odası ve sera çalışmaları yürütülmüştür. Serpantin toprakları üzerinde yetişen nikele dirençli veya nikel biriktirici bitki türleri ile çinko kurşun madenleri çevresindeki topraklarda kadmiyuma dayanıklı bitkiler, topraklarıyla birlikte değerlendirilmiştir. Bu amaçla, Batı Anadolu’da 192 serpantin ve 52 çinko-kurşun madeni çevresi yüzey toprağı analiz edilmiş, üzerindeki otsu ve çalı türü bitkilerden örnekler alınmış ve tohum toplanmıştır. DTPA ile ekstrakte edilebilir en yüksek nikel ve kadmiyum içeriğine sahip üçer toprakta, çalışılan metalleri toplama ve çimlenme yeteneği yüksek bitkilerle bir dizi kültür denemesi yürütülmüştür. Bu topraklarda ayrıca mikrobiyel biyokütle ile, mikrobiyel toplulukların yetişme süreci boyunca gösterdikleri değişim izlenmiştir. Toprakların bitkilerce alınabilir nikel içeriğinin, toplamın % 2,9-5,8 kadarını oluşturduğu ve genellikle artan sıcaklık ve yağış değerleriyle arttığı belirlenmiştir. Bu oran kadmiyumda % 15-17 aralığına yükselmekte olup, söz konusu metalin yüksek çözünürlüğünü ve tehlikesini göstermiştir. Toplanan dört yüzden fazla bitki örneğinde Brassicaceae familyası üyeleri dışında nikel hiper toplayıcısına rastlanmamıştır. Kadmiyum hiper toplayıcısı bitki bulunamamış, ancak tehlikeli düzeylerde kadmiyum biriktiren bitkiler örneklenmiş veya yetiştirilmiştir. Poa bulbosa, Hymenocarpus circinnatus ve Plantago lanceolata, yüksek oranda kadmiyum toplayan bitkiler arasında öncelikli türler olarak belirlenmiştir. DTPA ile ekstrakte edilebilen nikel ve kadmiyum miktarları ile aynı türün bireylerinin bünyesindeki miktarlar arasında yakın ilişki bulunmuştur. Mikrobiyel biyokütlenin ve ortam koşullarına uyum sağladığı belirlenen çok sayıda mikrobiyel topluluğun, bitki gelişim dönemlerine göre önemli değişiklikler gösterdiği saptanmıştır.
  • Öğe
    Kastamonu ili (Merkez) atmosferi polen ve spor takvimi (2005-2007)
    (TÜBİTAK, 2008) Pınar, Münevver; Güney, Kerim; Yıldız, Atila; Çeter, Talip
    Bu projede, kastamonu atmosferi polen ve sporları Aralık 2015-Aralık-2007 tarihine kadar Burkard tuzağı ile toplanmıştır. İki yıllık periyod içende atmosferde bulunan polenlerin ve sporların ait oldukları bitki taksonları saptanmıştır. Polenlerin ve sporların, Kastamonu atmosferindeki miktarları ve polinizasyon dönemleri tespit edilmiştir.
  • Öğe
    Türkiye Trigonella (Leguminosae)larının revizyonu
    (TÜBİTAK, 2006) Akan, Hasan; Aytaç, Zeki; Pınar, Münevver; Ekici, Murat
    Ülkemizin Trigonella L. cinsine ait türlerin morfolojik, palinolojik, sitolojik özellikleri ile tür tanıma anahtarı, tür tanımları ve coğrafik yayılışları bu çalışmanın temelini oluşturmaktadır.
  • Öğe
    Türkiye' nin Astragalus L. cinsine ait Onobrychoidei DC. seksiyonunun revizyonu
    (TÜBİTAK, 2005) Ekici, Murat; Akan, Hasan; Açık, Leyla; Pınar, Münevver; Aytaç, Zeki
    Ülkemizin Astragalus L. cinsine ait Onobrychoidei DC. seksiyonuna ait türlerin morfolojik, palinolojik, sitolojik özellikleri ile tür tanıma anahtarı, tür tanımlan ve coğrafik yayılışları bu çalışmanın esasını teşkil etmektedir. Flora of Turkey' in 3., 10., 11. ciltleri ile sonradan yayınlanan yeni türler ile birlikte 46 taksonla temsil edilen Onobrychoidei DC. seksiyonu üyeleri bu çalışma sonucu 29 takson altmda değerlendirilmiştir. Yapılan bu çalışmada bilim dünyası için yeni bir tür {Astragalus trabzonicus M. Ekici & Aytaç, H. Akan) yayınlanmaktadır. Bu çalışma sonucunda A. eskishehiricus Podlech A. cicerellus Boiss & Balansa' un, A. lydius Boiss. A. mesogitanus Boiss.' un, A. konyaensis Podlech A. setulosus Boiss. & Balansa' un, A. phanothrix Bornm.-A perrarus Boriss. A. cancellatus Bunge' un, A. canescens DC.-A. robertianus Kit Tan & Sorger A. psoraloides Lam.' in, A. mukusiensis Rech. f. A. asciocalyx Bunge' in, A. ulaschensis Hub.-Mor. & Reese A. karamasicus Boiss. & Balansa' un, A. maxtedii Podlech & Sytin A. lycius Boiss.' un, A. bithynicus Podlech & Sytin-A xylobasis Freyn & Boram. var. angustus (Freyn & Sint.) Freyn & Bornm. A. xylobasis Freyn & Bornm., A. goktschaicus Grossh.-A atrocarpus Chamb. & Matthews-A chaldranicus Kit Tan & Sorger-v4. kitianus Sorger-A rasmontii Podlech A. onobrychis L. sinonimleri oldukları tespit edilmiştir. Flora of Turkey' de A. mesogitanus' un sinonimi olarak verilen A. lycaonicus Hub.-Mor. & Reese' da tekrar canlandınlmıştır. Ayrıca ülkemiz için endemik olarak belirtilen A. setulosus, A. strigillosus Bunge, A. adunciformis Boiss., A. psoraloides, A. asciocalyx, A. fumosus Boriss. ve A. xerophilus Ledeb. türlerinin endemik olmadığı tespit edilmiştir. Taksonlann polen tipleri trikolporat, polen şekilleri prolat, yan prolat ve ornemantasyonlan mikroretikulattır. Taksonlardaki kromozom sayısı 2n=16, 32 ve 64 dür.
  • Öğe
    Türkiye'nin Astragalus L. (Leguminosae) cinsine ait Alopecias Bunge (=Alopecuroidei DC.) seksiyonunun revizyonu
    (TÜBİTAK, 2001) Aytaç, Zeki; Akan, Hakan
    Bu çalışmada ülkemizin Astragalus L. cinsine ait Alopecias Bunge (=Alopecuroidei DC.) seksiyonu türlerinin morfolojik, anatomik, palinolojik ve sitolojik özellikleri ile tür tanıma anahtarı, tur tanımlan ve coğrafik yayılışları verilmiştir. Türkiye Florasında 22 taksonla temsil edilen Alopecuroidei Bunge seksiyonu üyeleri bu çalışma sonucu 19 takson altında değerlendirilmiştir. Ancak bu çalışmada bilim dünyası için iki yeni takson ilavesiyle (Astragalus aytatchii Akan & Civelek ve Astragalus erythrotaenius Boiss. var. ovabaghensis Akan) bu sayı 21' e yükselmiştir. Ayrıca A ajubensis Bunge' in ülkemizde yetişmediği, A. edmondii (Kuntze) Sheldon' nin, A. decurrens Boiss.' in ve A. maxinrus Willd. var. dasysemius Chamb. & Matthews' un, A. maximus Willd. var. maximus' un sinonimleri oldukları tespit edilmiştir. Ülkemiz için endemik olarak belirtilen A. tnacrocephalus Willd. subsp. macrocephalus' un İran, Irak, Suriye ve Rusya' da, A. erythrotaenius Boiss. var. erythrotaenius ve A. bracteosus Boiss. & Noe' un da Suriye' de yayılış gösterdiği belirlenmiştir, türünün endemik olmadığı, İran' da da yayılış gösterdiği saptanmıştır.
  • Öğe
    In vitro evaluation of antisense oligonucleotide functionalized core-shell nanoparticles loaded with -tocopherol succinate
    (Taylor & Francis, 2017) Kılıçay, Ebru; Karahalıloğlu, Zeynep; Alpaslan, Pınar; Hazer, Baki; Denkbaş, Emir Baki
    Antisense oligonucleotide (ASO)-conjugated--tocopherol succinate (TCS)-loaded-poly(lactic acid)-g-poly(ethylene glycol) nanoparticles (ASO-TCS-PLA-PEG NPs), with the ratio of polymer/TCS of 10:2.5, 10:5, 10:7 (w/w) were prepared for targeting cancer therapy. The amphiphilic PLA, amino terminated PEG graft copolymers were synthesized by ring opening polymerization reaction. Nanoparticles were produced by using double emulsion (w/o/w) solvent evaporation method. ASO-TCS-PLA-PEG NPs demonstrated satisfactory encapsulation and loading efficiency and size distribution. The short-term stability studies were carried out at 4 and 25 degrees C for 30days to assess their mean particle size, polydispersity index and zeta potential. The cellular uptake and extended cytoplasmic retention of the NPs in A549 human lung carcinoma and L929 mouse fibroblast cells were examined by fluorescence and confocal microscopy. In human lung cancer cells, ASO-TCS-PLA-PEG NPs exhibited better cellular internalization, cytotoxicity and apoptotic and necrotic effects compared to healthy cell line, L929. These findings showed that ASO-modified nanoparticles could serve as a promising nanocarrier for targeted tumor cells.