Cilt 3, Sayı 2, Makale Koleksiyonu
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe Boksörlerde ip atlama ve çeviklik merdiveni egzersiz programının çeviklik performansına etkisinin karşılaştırılması(Aksaray Üniversitesi, 2022) Elidemir, Serpil; Bilge, Murat; Yıldırım, Damla SelinBu araştırma, elit erkek boksörlerde 6 haftalık ip atlama ve çeviklik merdiveni egzersiz programlarının çeviklik performansına etkisinin karşılaştırılması amacıyla yapılmıştır. Araştırma grubu, Fenerbahçe Spor Kulübü Boks Şubesinde lisanslı, yaş ortalamaları 17,95±2,24 vücut ağırlığı ortalamaları 62,42±6,16 olan 21 gönüllü erkek boksörden oluşmaktadır. Çalışmaya katılan sporcular; ip atlama grubu, çeviklik merdiveni grubu ve kontrol grubu olarak üçe ayrılmıştır. Boksa özgü yaklaşık 15 dakikalık ısınmanın ardından ip grubuna,1 dakika egzersiz 30 saniye dinlenme, 1 haftada her biri 10 hareketten oluşan 3 farklı egzersiz programı; merdiven grubuna, 1 haftada her biri 15 hareketten oluşan 3 farklı egzersiz programı ve her iki gruba teknik antrenmanda uygulanmıştır. Kontrol grubu yalnızca teknik antrenmana katılmıştır. 6 haftalık programların öncesinde ve sonrasında İllinois ile Hexagon çeviklik testleri uygulanmıştır. Ön test ve son test değerleri farkına t-test ile bakıldığında; ip atlama ve çeviklik merdiveni gruplarındaki boksörlere uygulanan çeviklik testi sonuçlarında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar bulunmuştur (p<0.05). Kontrol grubundaki boksörlere uygulanan çeviklik test sonuçlarında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık görülmemiştir (p>0.05). Deney ve kontrol grubunun uygulanan testler bakımından farklılığına ilişkin tek yönlü varyans analizinde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur (p<0.05). Sonuç olarak ip atlama ve çeviklik merdiveni antrenman programlarının çeviklik yetisini geliştirmede etkili olduğu belirlenmiştir.Öğe Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinde mesleki tutum, iş doyumu ve mesleki tükenmişlik ilişkisi(Aksaray Üniversitesi, 2022) Şen, Nuray; Koçak, Çalık VeliBu araştırma, beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin mesleki tutum, iş doyumu ve mesleki tükenmişlikleri arasındaki ilişkiyi tespit edebilmek için yapılmıştır. Tarama modelinde planlanan araştırmaya, 2021-2022 eğitim ve öğretim yılında MEB’e bağlı eğitim kurumlarında görev yapan 522 beden eğitimi ve spor öğretmeni katılmıştır. Araştırma verileri; Ünlü (2011)’nün geliştirdiği ve 23 maddeden meydana gelen Beden Eğitimi Öğretmenliği Mesleğine Yönelik Tutum Ölçeği, Gündüz (2009)’ün geliştirdiği ve 19 maddeden meydana gelen İş Doyumu Ölçeği, Maslach, Jackson ve Schwab (1981)’ın geliştirip İnce ve Şahin (2015)’in Türkçe uyarlamasını yaptığı ve 22 maddeden meydana gelen Maslach Tükenmişlik Envanteri ile toplanmıştır. Bu ölçme araçlarından elde edilen verilerin analizinde SPSS-25 istatistik programı kullanılmıştır. Araştırma sonunda, beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin mesleki tutum ve iş doyumları arasında pozitif yönde; her iki değişkeninin mesleki tükenmişlik düzeyi ile de negatif yönde ilişkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca, mesleki tutum, iş doyumu ve mesleki tükenmişliğin cinsiyet ve yaş grubuna göre anlamlı sonuç vermediği belirlenmiştir. Son olarak, mesleki tutum ve iş doyumunda refah durumu iyi olanların refah durumu orta olanlara göre anlamlı düzeyde yüksek puan aldığı belirlenirken mesleki tükenmişlikte refah durumuna göre anlamlı bir sonuç elde edilememiştir. Buradan hareketle, beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin refah durumunun yükseltilmesi gerektiği, buna bağlı olarak da mesleki tutum ile iş doyumunun da yükseleceği ve mesleki tükenmişliğin ise azalacağı sonucuna varılabilir.Öğe Fiziksel aktivitenin korunmaya ihtiyacı olan çocuklarda bilişsel esnekliğe etkisi(Aksaray Üniversitesi, 2022) Yazıcıoğlu Çalışan, Hande; Koçak, Çalık VeliBilişsel esneklik, farklı durumlara uyum sağlayabilme ve farklı sorunlar ile çözümlerine çok yönlü yaklaşabilme becerisi olarak açıklanmaktadır. Fiziksel aktivitenin bilişsel esnekliğe olumlu etkileri bilinmektedir. Bu araştırmanın amacı, fiziksel aktivitenin korunmaya ihtiyacı olan çocukların bilişsel esnekliğine etkisini incelemektir. Araştırmada ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini 11-12 yaş aralığında deney grubunda 15, kontrol grubunda ise 15 olmak üzere toplam 30 çocuk oluşturmuştur. Araştırmada deney grubuna 8 hafta süresince haftada üç (3) gün, 60 dakika süren fiziksel aktivite programı uygulanmıştır. Araştırma verileri “Kişisel Bilgi Formu ve Bilişsel Esneklik Ölçeği’’ ile toplanmıştır. Araştırma verilerinin normal dağılım varsayımını karşıladığı belirlenmiştir. Araştırmanın istatistiksel analizlerinde parametrik testler kullanılmış ve anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Araştırma sonucunda, fiziksel aktivite programının korunmaya ihtiyacı olan çocuklarda bilişsel esnekliği geliştirdiği belirlenmiştir.Öğe Evaluation of dynamic thiol /disulfide homeostasis and ischemia- modified-albumin levels in cord blood of newborns to patients with oxytocin-induced labor(Aksaray Üniversitesi, 2022) Erdal, Hüseyin; Bekmezci, MeryemThe aim of this study is to evaluate both dynamic thiol-disulfide and ischemia modified albumin (IMA) levels in cord blood of newborns to patients with oxytocin-induced labor. A total of 30 pregnant women who underwent medical labor induction with oxytocin were compared with 30 women whose labor progressed spontaneously without any kind of induction. The dynamic thiol-disulfide balance was determined by a new colorimetric method. IMA levels were analyzed using the albumin cobalt binding test. It was found that TAS and TOS levels were lower and OSI levels were higher in the oxytocin-induced group compared to the controls. Native and total thiol levels were found lower while disulfide levels found higher in oxytocin-induced group respect to the control. IMA levels were found significantly different between the patient and control subjects. We indicated that formation of disulfide leads to decrease antioxidant capacity in newborns of oxytocin-induced patients. Dynamic thiol-disulfide homeostasis may contribute to the monitoring of oxidative stress (OS) in infants of oxytocin-induced patients and the follow-up of diseases that may arise due to OS.Öğe Q-angles of elite and sub-elite female weightlifters in olympic style weightlifting(Aksaray Üniversitesi, 2022) Işık, Bülent; Erdağı, KenanThe aim of this study is to determine the quadriceps femoris muscle angle (Q-angle) of elite and sub-elite female weightlifters, and also to examine the relationship of Q-angle with some physical parameters, training experience and weightlifting performances.Elite weightlifters (EWL) participating in international Olympic style weightlifting championships (n=18) and sub-elite healthy female weightlifters participating in weightlifting championships in National-International Weightlifting Tournaments participated in the research (n=18). The Qangles were determined with a goniometer in the supine position at rest. Also, thigh length (TL), thigh girth (TG), pelvic width (PW) and knee extension-flexion muscle strength were measured. Statistical analysis was conducted with SPSS program. p< .05 was accepted significantly.No difference was observed between the demographic and anthropometric values of the EWLs and sub-EWLs (except for age; p>.05). It was determined that the right-left Q-angle values of the sub-EWLs (16.67±2.43o and 18.28±2.70o , respectively) were greater than the EWLs (14.56±2.68o ± and 14.94±2.21o , respectively, p<.05, p<.001, respectively). Differences were detected between the right-left Q-angles of sub-EWLs (p<.05). In sub-EWLs, it was observed that the right Q-angle was positively correlated with weightlifting performances and training experience (p<.05).In this study, it was observed that while weightlifting performance increased depending on the elite weightlifting level, the Q-angle decreased.Öğe Comparison of anterior and posterior segment parameters according to Iris color spectrum(Aksaray Üniversitesi, 2022) Yaşar, Erdoğan; Gürlevik, Uğur; Bilgeç, Mustafa DeğerComparison of eye anterior and posterior segment parameters according to iris color Methods: 150 eyes of 150 patients who applied to Aksaray Training and Research Hospital between 2019-2020 were included in the study. 28 blue, 30 green, 29 light brown (light pigmentation), 31 medium brown (medium pigmentation) and 30 dark brown (heavy pigmentation)eyes, 5 groups of patients were included in the study. Biomicroscopy and fundus examination were performed on the patients. After measuring the refraction of the patients, corneal topography and optical biometry, Intraocular Pressure (IOP), Central Corneal Thickness (CCT), Anterior Chamber Depth (ACD), Anterior Chamber Angle (ACA), Lens Thickness (LK), Axial Length (AU) Retinal nerve fiber thickness (RSLK), central retinal thickness (CRC) and subfoveal choroidal thickness (SFKK) measurements were made with OCT. Results: The mean age of the patients was 33.4 ±5.5, 35.7±4.7, and 32.9 ±6.7 in patients with blue, green and brown eyes, respectively. There were 15 women and 13 men in the blueeyed group, 16 women and 14 men in the green-eyed group, and 47 men and 43 women in the brown-eyed group. In terms of anterior and posterior segment parameters, a difference was found between blue eyes and brown eyes in terms of CCT, ACD and LK (p=0.035, 0.004 and 0.012). A difference was found between blue eyes and green eyes in terms of ACD and LK (p=0.006 and 0.041). There was no significant difference between the anterior and posterior segment parameters of the green-eyed and brown-eyed patients. In addition, there was no difference between the groups in terms of other factors (p>0.05). As a result of the correlation analysis performed in terms of parameters according to iris pigmentation level, no positive or negative correlation was found with any parameter (p>0.05). Conclusions:When evaluating patients, it should be kept in mind that the normal values of some eye parameters may vary according to the differences in iris color.Öğe Beden eğitimi ve spor öğretmenliği öğrencilerinin ritim eğitimi ve dans dersine ilişkin tutumlarının incelenmesi(Aksaray Üniversitesi, 2022) Özbal, Ayşe Feray; Ektirici, Arıkan; Yılmaz, Berk HakanAraştırmanın amacı, beden eğitimi ve spor öğretmenliği bölümünde okuyan öğrencilerin Ritim Eğitimi ve Dans dersine ilişkin düşüncelerini belirlemektedir. Araştırma betimsel tarama modelinde olup, araştırmanın katılımcılarını farklı üniversitelerin Spor Bilimleri Fakülteleri ve Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulları’nda okuyan ve küme örnekleme yöntemi ile belirlenen 229 (103 kadın, 126 erkek) üniversite öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada, veri toplama aracı olarak Ayyıldız Durhan ve Gökyürek (2020) tarafından geliştirilen “Ritim Eğitimi ve Dans Dersine Yönelik Tutum Ölçeği” kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, cinsiyet değişkeninde kazanım alt boyutunda gruplar arasında anlamlı farklılık tespit edilmiştir (t=2,214, p<,05). Kadın katılımcıların bu alt boyuta ilişkin ortalamalarının erkek katılımcılara göre daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Kadınların ortalamalarının yüksek çıkmasının nedeni, kadınların ritim çalışmalarına daha yatkın olduklarını düşündürmektedir. Katılımcıların saat bazında haftalık dinledikleri müzik süresine göre yapılan analiz sonucunda ise kazanım ve empati alt boyutlarında anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir (F=4,553, p<,012; F=7,397, p<,05). Daha az sürede müzik dinleyen katılımcıların 7 saat ve üzeri müzik dinleyen katılımcılara göre skorlarının daha düşük olduğu sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak süre olarak daha çok müzik dinleyen katılımcıların az müzik dinleyenlere göre ruhen daha iyi olması, bedenini tanıması, enerjik olması, koordinasyon, denge ve uyum açısından daha iyi durumda olduğu söylenebilir çünkü müzikle birlikte hareket etmek ve ritim tutmak bahsedilen unsurların gelişimine katkı sağlayabilmektedir.Öğe The known about familial mediterranean fever: literature review(Aksaray Üniversitesi, 2022) Erdal, Hüseyin; Eröz, RecepThe most common hereditary autoinflammatory disease is Familial Mediterranean Fever (FMF). Generally, FMF consists of acquiring function mutations of the MEFV gene, which is an auxiliary protein in immune regulation. In recent years, important advances have been seen in the diagnosis of FMF, genetic tests and treatment practices, together with the developing technological developments. In particular, new generation sequencing applications have led to the emergence of clinically important gene variants. Although FMF is clinically seen as a disease characterized by short attacks, studies have shown its relationship with a chronic inflammatory state. In the treatment of FMF, early diagnosis and positive response to treatment are very important in the recovery process of patients. In recent years, research on FMF has been increasing. In this review, it is aimed to evaluate the recent studies on FMF and the findings obtained.Öğe Spor bilimlerinde eğitim gören öğrencilerin beslenme alışkanlıklarının ve bilgi düzeylerinin incelenmesi(Aksaray Üniversitesi, 2022) Kutlu, Zeynep; Pepe, KadirYapılan çalışmada spor bilimleri fakültelerinde eğitim gören üniversite öğrencilerinin beslenme alışkanlıklarının incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi ile Süleyman Demirel Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültelerinde eğitim gören 282 birey katılmıştır. Spor Bilimleri Fakültelerinde eğitim gören bireylerin beslenme durumlarını belirlemek amacıyla “Besin Tüketim Sıklık Formu” uygulanmıştır. Verilerin analizinde, kategorik değişkenlerin belirlenebilmesi için frekans ve yüzde değerler kullanılmıştır. Araştırmanın sonunda öğrencilerin beslenme alışkanlıklarının genel itibariyle cinsiyete göre yüzdelik anlamda farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Öğrencilerin çoğunluğunun sağlığa yararlı gıdaların yanında sağlık açısından zararlı besinleri de tükettikleri belirlenmiş olup, büyük bir bölümünün sağlıklı beslenme durumlarının orta seviyede olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre, spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin beslenme alışkanlıkları üzerinde cinsiyetin önemli bir belirleyici olmadığı ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarının düşük olduğu söylenebilir.Öğe Ortaokul öğrencilerinde uzaktan ve yüzyüze beden eğitimi ve spor dersi algısı: karşılaştırmalı metafor çalışması(Aksaray Üniversitesi, 2022) Yavuz, Ülfet; Yavuz, Sevilcan; İlhan, Ekrem LeventBu araştırmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin “Beden Eğitimi ve Spor Dersi [BES]” ile “Uzaktan Beden Eğitimi ve Spor Dersi [UBES]”ne ilişkin sahip oldukları algıları metaforlar yoluyla belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda çalışma grubunu 2021 yılı bahar döneminde 6, 7 ve 8. sınıfta öğrenim gören ortaokul öğrencileri oluşturmaktadır. Veri toplamak amacıyla öğrencilere Google forms üzerinden “metafor formu” hazırlanmıştır. İki bölümden oluşan bu formun ilk bölümünde; “beden eğitimi dersi … gibidir çünkü…” ifadesi verilmiş ve ikinci bölümde ise “uzaktan beden eğitimi dersi … gibidir çünkü…” ifadesi verilerek öğrencilerden boşlukları doldurmaları istenmiştir. Verilerin analizi sonucunda öğrencilerin BES ve UBES kavramlarına ilişkin toplam 103 adet geçerli metafor belirlenmiştir. Üretilen metaforların gerekçeleri dikkate alınarak öncelikle “olumlu ifadeler” ve “olumsuz ifadeler” temaları altında değerlendirme yapılmıştır. BES’nde olumsuz bir kavrama rastlanmıyorken UBES’nde üretilen 103 metaforun 70’i olumsuz kavramlardan oluşmaktadır. BES’nde “sağlık, yaşam ve eğlence” yönüne vurgu yaptıkları görülürken UBES’nde “sıkıcı ve özgürlüğümüzün kısıtlanması” kavramlarının sık tekrar ettiği görülmüştür. Ayrıca üretilen metaforlar, BES için 9, UBES için 8 tema altında toplanmıştır. BES ve UBES’ne yönelik “eğitim imgeleri, değer imgeleri, duyuşsal imgeler, sağlık imgeleri, motivasyon imgeleri, soyut imgeler, somut imgeler ve fizyolojik imgeler” olmak üzere benzer 8 tema ortaya koyulurken BES’nde farklılaşan tema olarak “doğa imgeleri” nin bulunması öğrencilerin UBES’nde doğadan uzak kaldıklarının bir göstergesidir.Öğe Sağlıklı kadınlarda beden yapısı farkındalığı ile fiziksel aktivite düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi(Aksaray Üniversitesi, 2022) Karabörklü Argut, Sezen; Güngör, FerayFiziksel özelliklere verilen önemin artmasıyla ve popüler kültürün etkisiyle özellikle kadınlarda kilo durumuyla ilgili beden algılarının farklılaştığı düşünülmektedir. Bu araştırmanın amacı fiziksel aktivite düzeylerinin, kadınların beden yapısı farkındalığı ile ilişkisinin incelenmesidir. Çalışmanın evreni Türkiye’nin çeşitli şehirlerinde yaşayan 20-40 yaş arasındaki sağlıklı kadın gönüllülerden oluşturuldu. Değerlendirmede kullanılmak üzere gönüllülerin sosyo-demografik özellikleri, sigara-ilaç kullanım durumları, kronik hastalıkları gibi bilgileri içeren ve kişinin beden algısını sorgulayan bir anket hazırlandı. Katılımcıların fiziksel aktivite düzeyleri ise “Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi – Kısa Form” ile değerlendirildi. Veriler kadınların üye olduğu sosyal medya kanalları ve e-posta grupları aracılığıyla toplandı. Verilerin istatistiksel analizinde SPSS (Statistical Package for Social Sciences) 21.0 istatistik programı kullanıldı. Araştırmaya toplam 135 kadın (26,77±3,14 yıl; boy ortalamaları 164,66±5,74 cm; kilo ortalamaları ise 61,18±10,66 kg) katıldı. Çalışmaya katılan kadınların fiziksel aktivite düzeyleri incelendiğinde %29,6’sının (n=40) düşük düzey; %55,5’inin (n=75) orta düzey ve sadece %14,8’inin (n=20) yüksek düzeyde olduğu görüldü. Orta derece fiziksel aktif kadınların beden yapısı farkındalığı ile VKİ kategorileri arasında yüksek dereceli ilişki bulundu (r=0,72; p<0,001). Fiziksel aktivite düzeylerinin beden yapısı farkındalığı üzerine etkili olmadığı görüldü (p=0,56). Elde edilen bulgular sonucunda orta düzeyde fiziksel aktif kadınların beden yapısı farkındalıkları ile vücut kitle indeksi kategorileri arasındaki tutarlılığın yüksek düzeyde olduğu bulundu. Farklı fiziksel aktivite düzeylerine sahip olmanın, beden yapısı farkındalığı üzerine ek bir katkısı olmadığı görüldü.Öğe Motor learning in sport rehabilitation(Aksaray Üniversitesi, 2022) Işıklar, ÇağdaşCognitive views on movement execution during the early development of a skill recognize that this skill is highly dependent on the formation, retrieval, and application of consciously accessible declarative information in working memory. During this early declarative phase of skill acquisition, the attention demands of motion preparation and control are high, but as the learner becomes more proficient, the declarative information supporting motion practice gradually evolves into a rich procedural representation. It doesn't need to be done consciously and requires much less attention. Much of the way people respond to and adapt to the environment happens indirectly without this conscious awareness. Nevertheless, motor skills in sport and any number of learned skills necessary for daily life are often clearly acquired and this can result in enormous contributions from consciousness during their execution. Although motor learning is important in current approaches, it is one of the neglected subjects in rehabilitation programs, especially in the field of sports. The aim of this study is to examine the importance of motor learning, cortical plasticity and neuromuscular training in sports rehabilitation.