Cilt 2, Sayı 1, Makale Koleksiyonu
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe Farklı branşlardaki spor okulu öğrencilerine uygulanan temel eğitim programının bazı motorik özelliklere etkisinin karşılaştırılması(Aksaray Üniversitesi, 2021) Apaydın, Murat Bekleyiş; Polat, MetinÖzet Bu çalışmanın amacı kış spor okullarına katılım gösteren bireylerin aynı yaş grubundaki kişilere göre düzenli egzersiz programına katılımın bazı temel motorik özelliklerinin gelişim düzeylerinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Deney grubu yaş ortalaması x? 10,6±7,9yıl olan erkek n=352 yaş x? 10,8±2,9yıl %53,4; kadın (n=307) yaş x? 10,5±3,5yıl %46,6 kişiden oluşmaktadır. Kontrol grubunun ise yaş ortalaması 11,13±3,7yıl olan erkek (n=19) yaş x? 10,8±2,9 %52,8; kadın (n=17) yaş x? 10,5±3,5 %47,2 oluşmakta olup katılımcıların velilerinden izin belgesi alınarak araştırmamıza gönüllü olarak katılmıştır. Araştırmada spor okulu öğrencileri çeşitli branşlarda 8 haftalık sürede haftada 3 gün 60 dakikalık branşlara yönelik temel eğitim antrenman programı uygulanırken kontrol grubundaki bireyler ise herhangi bir spor branşına aktif olarak katılım sağlamamışlardır. Araştırmada deney ve kontrol grubu öğrencilerine; boy, vücut ağırlığı (VA), beden kütle indeksi (BKİ), durarak uzun atlama (DUA), esneklik testi (ET), kulaç uzunluğu, sağ ve sol el kavrama, 30 saniye mekik çekme, 20 metre sürat, disklere dokunma test bataryaları uygulanmıştır. Deney ve kontrol grubuna 8 haftanın sonunda ve farklı zaman diliminde ölçüm alınmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde SPSS 22 paket program kullanılmıştır Veriler normal dağılım göstermesinden dolayı gruplar arası farklılaşmanın tespiti için bağımsız örneklem t test kullanılmıştır. Araştırma sonunda kadın katılımcılarda 20 metre sürat, sağ ve sol el kavrama, esneklik, 30 sn mekik test bataryalarında anlamlı farklılık tespit edilirken; erkek katılımcılarda ise 20 metre sürat, sol el kavrama 30 sn mekik ve esneklik testlerinde anlamlı bir fark olduğu p<0.01-0.05 bulgusuna ulaşılmıştır.Öğe Rekreasyonel koşucuların spora bağlılık düzeylerinin incelenmesi(Aksaray Üniversitesi, 2021) Uzgur, Kamil; Pekel, Hacı Ahmet; Aydos, LatifBu araştırmanın amacı koşu gruplarında rekreatif amaçlı koşan bireylerin spora bağlılık düzeylerini çeşitli demografik değişkenler açısından incelenmesidir. Araştırma grubu; Ankara, İstanbul, İzmir, Adana, Mersin ve Antalya illerinde rekreatif olarak koşan 159 kadın ve 223 erkek olmak üzere toplam 382 kişiden oluşmaktadır. Katılımcıların spora bağlılık düzeylerini ölçmek için Cronbach alfa katsayısı 0,90 olan, “Spora Bağlılık Ölçeği” kullanılmıştır. Verilerin analizinde cinsiyet, medeni durum, çocuk sahibi olma, lisanslı sporculuk geçmişi değişkenlerinin spora bağlılık düzeyine etkisini belirlemek için t-testi yapılırken, yaş, beden kitle indeksi, eğitim durumu, gelir durumu, algılanan gelir durumu, sigara ve alkol kullanımı, haftada koşulan gün sayısı, koşu geçmişi, haftalık koşu mesafesi, algılanan yaşam kalitesi, algılanan genel sağlık durumu değişkenlerinin etkisini belirlemek için Tek Yönlü Varyans analizi (ANOVA) uygulanmıştır. Araştırma bulgularına göre; yaş, medeni durum, çocuk sahibi olma, gelir durumu, algılanan gelir durumu, sigara ve alkol kullanımı, lisanslı sporculuk geçmişi değişkenleri ile spora bağlılık düzeyleri arasında istatiksel olarak anlamlı fark bulunamamışken, cinsiyet, eğitim düzeyi, haftada koşulan gün sayısı, koşu geçmişi, haftalık koşu mesafesi, algılanan yaşam kalitesi ve algılanan genel sağlık durumu değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler saptanmıştır. Sonuç olarak koşu gruplarında rekreatif koşucuların; koşu mesafeleri, koşu sporuna ayırdıkları zaman ve koşu geçmişleri arttıkça spora bağlılıkları, algılanan yaşam kalitesi ve genel sağlık durumları artmaktadır.Öğe Covid-19 sürecinde spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin nomofobi düzeylerinin incelenmesi(Aksaray Üniversitesi, 2021) Atıcı, Ali Rıza; Erbaş, Mustafa KayıhanBu çalışmanın amacı, Covid-19 döneminde Spor Bilimlerinde öğrenim gören öğrencilerin nomofobi durumlarının incelenmesidir. Araştırmaya spor bilimleri fakültelerinde öğrenim gören 133 kadın, 174 erkek olmak üzere toplam 307 öğrenci gönüllü olarak katılmıştır. Araştırmada öğrencilerin nomofobi düzeyleri ölçek için; Yıldırım ve Correia’ nın (2015) geliştirdikleri ve Yıldırım ve arkadaşlarının (2016) Türkçe’ ye uyarladıkları, 20 madde “Bilgiye Erişememe (BE), Rahatlıktan Feragat Etme (RFE), İletişimi Kaybetme (İK), Çevrimiçi Bağlantıyı Kaybetmek (ÇBK)” adı altında 4 alt boyuttan oluşan 7’li likert tipi nomofobi ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizi için parametrik testlerden cinsiyet değişkeni için bağımsız gruplarda aritmetik ortalamalara ait testi, öğrenim görülen program ve öğrenim görülen sınıf değişkenleri için tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, üniversite öğrencilerinin nomofobi düzeyleri orta düzeyde olduğu bulunmuştur. Değişkenler arasında nomofobi düzeylerinde anlamlı farklar bulunmamıştır. Covid-19 sürecinde spor bilimlerinde öğrenim gören öğrencilerin nomofobi düzeylerinin orta düzeyde olduğu saptanmış ve cinsiyet, eğitim görülen program ve eğitim görülen sınıf değişkenleri arasında da anlamlı farklar bulunmamıştır. Spor bilimlerinde öğrenim gören öğrenciler, pandemi döneminde sokağa çıkma kısıtlamaları, sosyal izolasyon ve spor tesislerinin kapalı olmasından kaynaklı öğrencilerin spor yapamamaları, onları evde hareketsiz yaşama itmiş ve ister istemez evde ki dijital araçlara yönelmişlerdir. Bu araçların başında mobil telefonlar geldiğinden, evde kalınan uzun süreler ve kısıtlamaların nomofobi düzeylerinin orta seviyede çıkmasına neden olduğu düşünülmektedir.Öğe Kaynaştırma eğitimi sürecinde beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin karşılaştıkları sorunlara ilişkin görüş ve önerileri(Aksaray Üniversitesi, 2021) Orhan, Bekir Erhan; Uzunçayır, Dilek; İlhan, LeventBu araştırmada, beden eğitimi ve spor öğretmenlerin kaynaştırma eğitim sürecindeki görüş ve önerilerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışma grubunu; İstanbul ili Bayrampaşa ilçesinde yer alan Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlı ortaokulda görevli 10 beden eğitimi öğretmeni ve spor öğretmenin kaynaştırma öğrencisi olan öğretmenlerden oluşmuştur. Araştırma deseni olarak, nitel araştırma yöntemlerinden biri olan fenomenoloji (olgu bilim) deseni tercih edilmiş, örneklem seçimi amaçlı örnekleme tekniklerinden "ölçüt örnekleme" ile yapılmıştır. Araştırma verileri, hazırlanan altı soru “yarı yapılandırılmış görüşme formu” aracılığıyla toplanmış, görüşmeler ses kaydına alınmıştır. Daha sonra düz metine çevrilen göru¨şmeler, içerik analizi yöntemiyle çözu¨mlenerek ana tema ve alt temalar altında ortaklaşan kodlara ulaşılmıştır. Araştırmada, beden eğitimi öğretmenlerinin kaynaştırma eğitim uygulamalarına görüşleri 6 tema altında toplanmıştır. Bu temalar sırasıyla; “beden eğitimi öğretmenlerinin BEP uygulama süreci”, “kaynaştırma eğitimindeki yetersizlikler”, “beden eğitimi dersinde kaynaştırma öğrencilerinin başarılarını değerlendirme yöntemleri”, “kaynaştırma öğrencilerine yönelik tutumlar” ,“MEB öneriler” ve “okul yönetimine öneriler” başlıkları ile ortaya konulmuştur. İlgili temalardan toplamda 18 alt tema elde edilmiştir. Araştırma sonucunda, kaynaştırma uygulamaları için beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin yeterli mesleki eğitime sahip olmadığı fakat öğretmenlerin kendi bilgi ve tecrübeleri doğrultusunda öğrencilere yardımcı olmaya çalıştıkları ayrıca okulların yeterli fiziksel şartlara sahip olmadığını, okul yönetimi ve rehberlik servisinden yeterli destek alamadıkları, bireyselleştirilmiş eğitim programı (BEP) hazırlama konusunda yetersiz oldukları ve kaynaştırma eğitimi alan öğrencilerine yönelik bazı fiziki ortam ve materyal yetersizliklerini ileri sürdüklerinden dolayı, ilgili birimlerin okullardaki kaynaştırma eğitimine yönelik mevcut koşulları tespit edilerek eksiklikleri giderilebilir. Okul yönetimi, öğretmen ve aile arasında devamlı bir iletişim ağı oluşturulması gerektiği düşünülmektedir.Öğe Spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin Covid-19 pandemi sürecinde fiziksel aktivite düzeyi ve sıkıntıya dayanma kapasitelerinin incelenmesi(Aksaray Üniversitesi, 2021) Birgün, Ahmet; Özen, GökmenBu çalışmanın amacı COVID-19 pandemi döneminde spor bilimlerinde lisans öğrencilerinin fiziksel aktivite düzeyi ve sıkıntıya dayanma kapasitelerinin incelenmesidir. Çalışmaya spor bilimleri fakültelerinde lisans eğitimi alan 96 kadın (%46,2) 112 erkek (%53,8) olmak üzere toplamda 208 gönüllü öğrenci katıldı. Veri toplama aracı olarak demografik bilgi formu, fiziksel aktivite ölçeği (IPAQ) ve sıkıntıya dayanma ölçeği uygulandı. Fiziksel aktivite düzeylerine göre sıkıntıya dayanma kapasitenin karşılaştırılmasında ANOVA ve Post-Hoc LSD testleri uygulandı. Fiziksel aktivite düzeyi ve sıkıntıya dayanma kapasitesi arasındaki ilişkinin tespiti için Pearson kolerasyon testi kullanıldı. Analizler sonucunda fiziksel aktivite düzeyi düşük ve yeterli olan grupların, aktif olmayanlara (sedanter) göre sıkıntıya dayanma kapasite skorlarının daha yüksek olduğu bulundu (p < 0,05). Sıkıntıya dayanma ölçek alt boyutlarından tolerans ve öz yeterlilik skorlarının fiziksel aktivite düzeylerine göre anlamlı bir şekilde farklılaştığı ve anlamlı korelasyonlar olduğu tespit edildi (p < 0,05). Araştırma bulguları, spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin fiziksel aktivite düzeyinin bir çok ruh sağlığı probleminin altında yatan sıkıntıya dayanma kapasitesi üzerinde etkili olduğu belirlendi.Öğe Covid-19 sürecinde obezite ve fiziksel aktivite ilişkisi(Aksaray Üniversitesi, 2021) Atalay, AhmetMany countries around the world have implemented very strict quarantine rules due to the Covid-19 outbreak. It say that, the most important of these rules is the curfew and restrictions. Due to these restrictions, the physical activity durations of people have decreased considerably and their sedentary behavior has increased significantly. While quarantine rules make it possible to fight the epidemic, on the other hand, increasing sedentary behaviors lay the groundwork for a different social health problem. This health problem is obesity, which is defined as the second deadliest disease by the World Health Organization. Because sedentary lifestyle is accepted as one of the main causes of obesity. Although sedentary lifestyle is the source of many ailments, it also accelerates the increase of obesity, which is an important social health problem. Especially inactivity triggered by the epidemic process can be considered as the main source of the increase in obesity. Increasing sedentary living habits due to restrictions in the fight against the Covid-19 epidemic may cause a gradual increase in a deadly disease such as obesity after the epidemic. Regular physical activity is one of the most important tools in combating obesity and the diseases it causes and in reducing the risk of death. During and after the quarantine process, it is very important for physical and mental health to stay active and to develop and maintain a physical exercise routine. This study was carried out by utilizing the document analysis method within the framework of qualitative research techniques in a way that allows the analysis of written sources about the subject or topics studied. According to the results, it can be said that people's physical activities are restricted due to Covid-19, and consequently, unhealthy living habits increase. It is understood that this situation accelerates the obesity risk in societies. It is emphasized that physical activity and sports should be used effectively in the fight against obesity and its effects.