Cilt 3, Sayı 2, Makale Koleksiyonu
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe Bilgisayar oyun bağımlılığı ölçeğinin okul öncesi dönem çocuklarına uyarlanması(Aksaray Üniversitesi, 2019) Ünsal, Alparslan; Ulutaş, İlkayBu araştırmada, Bilgisayar Oyun Bağımlılığı Ölçeği’nin okul öncesi dönem çocuklar için uyarlanıp, geçerlik ve güvenirlik çalışmasının yapılması amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini Ankara ilinde Yenimahalle, Çankaya ve Keçiören’de bulunan resmi okul öncesi eğitim kurumlarının 5-6 yaş grubuna devam eden 150 (76 kız, 74 erkek) çocuk oluşturmuştur. Horzum, Ayas ve Çakır-Balta (2008) tarafından ilkokul çocukları için geliştirilen Bilgisayar Oyun Bağımlılığı Ölçeği uzman görüşleri ve ön uygulamalar doğrultusunda düzenlenmiş, geçerlik-güvenirlik çalışmasına hazır hale getirilmiştir. 5-6 yaş çocuklarına yapılan uygulama sonucunda ölçeğin iki faktörlü yapıda olduğu, bu yapının toplam varyansın %82.5’ini açıkladığı görülmüştür. Ölçeğin toplamında iç tutarlık kat sayısı .98 ve alt boyutlarda ise .98 ve .92 olarak bulunmuştur. Test-tekrar test güvenirliğine ilişkin iki yarı test korelasyon katsayısı ise .97 olarak belirlenmiştir. Doğrulayıcı Faktör Analizi ile elde edilen DFA uyum indekslerinin bu yapıyı desteklediği görülmüştür. Bu bulgular, Bilgisayar Oyun Bağımlılığı Ölçeği’nin okul öncesi dönem çocuklarının dijital oyun bağımlılıklarını değerlendirmede kullanılabileceğine işaret etmiştir.Öğe Görme yetersizliği olan öğrenciler için genişletilmiş çekirdek müfredat ve dinleme becerileri(Aksaray Üniversitesi, 2019) Yalçın, Gülistan; Altunay Arslantekin, BanuGörme yetersizliği olan bireyler, toplumda bağımsız bir yaşam sürdürebilmek için bazı becerilerin öğretimine ihtiyaç duyarlar. Hatlen (1996) görme yetersizliği olan bireylerin ihtiyaç duydukları tüm bu becerileri kapsayan Genişletilmiş Çekirdek Müfredat’ı tanımlamıştır. Bu müfredat genel eğitim okullarında takip edilen müfredata ek olarak öğrencilerin ihtiyaçlarına yönelik alan uzmanları tarafından sunulmaktadır. Genişletilmiş Çekirdek Müfredat dokuz alandan oluşmaktadır. Bu alanlardan biri de tamamlayıcı akademik becerilerdir. Tamamlayıcı akademik beceriler, çalışma becerileri, dinleme becerileri, kavram öğretimi, yön bilgisi, kabartma yazı, önceden kaydedilmiş materyallerin kullanımı, konuşma kartları veya iletişim için geliştirilen cihazların kullanımı gibi pek çok beceriyi kapsamaktadır. Bu becerilerin her biri görme yetersizliği olan öğrencilerin eğitiminde ve günlük yaşamında son derece önemli bir yere sahiptir. Ancak dinleme becerisi, görme yetersizliği olan bireylerin yaşamları boyunca en sık başvurduğu beceridir. Bebeklik döneminde görme duyusunu kullanamayan bebekler, sesleri dinleyerek ebeveynleri ile iletişim kurmakta, bireylerin ve nesnelerin yerlerini tayin etmekte ve bu şekilde dış dünyaya ilişkin bilgi toplamaktadırlar. Okul döneminde ise görme yetersizliği olan öğrenciler, dersleri takip etmede, ödev hazırlamada, sınavlara hazırlanmada yine sıklıkla dinleme becerisini kullanmaktadırlar. Bu çalışmanın amacı da pek çok ülkenin eğitim programı içerisinde yer alan Genişletilmiş Çekirdek Müfredat’ı tanıtmak ve görme yetersizliği olan bireylerin yaşamında dinleme becerilerinin önemini tartışmaktır. Bu amaçla çalışmada, öncelikle Genişletilmiş Çekirdek Müfredat ve alanları tek tek tanıtılmış, görme yetersizliği olan bireylerin eğitiminde dinleme becerilerinin önemi açıklanmış ve alan uzmanlarına/öğretmenlere ve ebeveynlere önerilerde bulunulmuştur.Öğe Tanin gazetesi muhabiri Ahmet Şerif Bey’in osmanlı mahkemelerine dair gözlemleri (1909-1913)(Aksaray Üniversitesi, 2019) Sarıay, ErcimetII. Meşrutiyet’in ilanından sonra adliyelerin merkez ve taşra teşkilatlarında önemli bazı değişikliklere gidilmiştir. Bu çerçevede teşkilatın personel eksikliği giderilmeye çalışılmış, taşrada yeni adliye binaları yapılarak mahkemeler açılmış, teftiş mekanizmasına işlerlik kazandırılmasına özen gösterilmiştir. Ayrıca mahkemelerin iş yoğunluğunun azaltılmasına, işlemlerin hızlı yürütülmesine yönelik tedbirler alınmıştır. Bütün bu adımlar Anadolu’daki mahkemelerin iş ve işlemlerinde ne gibi sonuçlar doğurmuştur? Bu sorunun cevabını büyük ölçüde Tanin Gazetesi yazarı Ahmet Şerif Bey’in Anadolu seyahati sırasında gazetesine gönderdiği mektuplardan öğrenmek mümkün olmuştur. Ahmet Şerif’in gezi mektupları, 1908 ihtilalinin hemen akabinde yazıldıkları için, dönemin siyasi, sosyal, ekonomik yapısının Anadolu’ya nasıl yansıdığı hakkında kıymetli bilgiler vermiştir. Özellikle adalet sisteminin temel unsurları olan, mahkemeler, mahkeme personeli, yargılamalar gibi konulardaki tespitleri oldukça dikkat çekicidir. Ahmet Şerif, bu konulardaki düşüncelerini tarafsız bir gözle ifade etmiş, kendisi İttihatçı olmakla birlikte dönemin hükümetlerini ve yöneticilerini eleştirmekten de geri kalmamıştır. Bu çalışmada Ahmet Şerif’in taşradaki mahkemelerin fiziksel durumu, çalışma ortamları ve yargılamaların nasıl yapıldığı hakkındaki görüşleri örneklerle değerlendirilmeye çalışılmıştır. Çalışmada, Ahmet Şerif Bey’in Tanin’de yayımlanan mektuplarının yer aldığı Anadolu’da Tanin isimli kitaptan, konuyla ilgili arşiv belgelerinden ve bazı araştırma eserlerinden yararlanılmıştır.Öğe Ekonomik büyüme üzerinde fikri mülkiyet haklarının etkisi: ampirik bir inceleme(Aksaray Üniversitesi, 2019) Buluş, Gökay Canberk; Bakırtaş, İbrahimBu araştırmanın amacı, fikri mülkiyet haklarının ekonomik büyüme üzerindeki etkisini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda geliştirilen hipotez panel veri analiz yöntemiyle test edilmiştir. Araştırma, 35 gelişmiş-54 gelişmekte olan ülkeyi ve 1996-2010 dönemini içermektedir. Araştırmanın analiz bulgularına göre; fikri mülkiyet haklarının ekonomik büyüme üzerindeki etkisi, ülkelerin gelişmişlik düzeyine göre farklılık göstermektedir. Gelişmiş ülkelerde fikri mülkiyet hakları ekonomik büyüme üzerinde pozitif ve anlamlı bir etkiye sahipken, gelişmekte olan ülkelerde fikri mülkiyet haklarının ekonomik büyüme üzerinde istatistiki olarak anlamlı herhangi bir etkisi tespit edilememiştir. Bu sonuçlar, uluslararası anlaşma ve sözleşmelerle ülkelerin fikri mülkiyet haklarını belli bir standart içerisinde uyumlaştırırken, ekonomik büyümeye etkilerinin farklılaştırdığını göstermesi açısından son derece önemlidir.Öğe Gelir eşitsizliği bireylerin refahını etkiler mi? Türkiye’den bulgular(Aksaray Üniversitesi, 2019) Erikli, Süheyla; Yücel, AhmetEkonomik gelir seviyesi, bireylerin ve toplumun davranışlarını belirleyen en önemli faktörlerden biridir. Neredeyse her tür sosyal alanda yaşam kalitesi ve memnuniyet oranları ekonomik seviyeye paralel olarak azalmakta veya artmaktadır. Bu çalışmanın temel amacı, Türkiye'de gelir eşitsizliğinin sağlık ve sosyal problemler üzerindeki etkisini analiz etmektir. Veri analiz yöntemi olarak, çok değişkenli adaptif regresyon katmanları (Multivariate adaptive regression splines (MARSplines)) algoritması kullanılmıştır. Veri seti, ekonomik ve ekonomik olmayan değişkenlerden oluşmaktadır. Bu sebeple, regresyon modelinin bağımlı değişkeni, bir gelir eşitsizliği ölçü birimi olan, gini katsayısı olarak belirlendi ve bu değişkenin ilgili TÜİK veri kümesi ile olan ilişkisi incelendi. Sonuçlar, tüm bağımsız değişkenlerin belirli seviyelerde gelir eşitsizliğini etkileyici bir potansiyele sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca, MARSplines algoritması kullanılarak veri setinin yaklaşık % 99'unu açıklayabilen bir ilişki modeli oluşturulmuştur. Bu sonuçlar, Türkiye özelinde, gelir eşitsizliği ve bireylerin refah düzeyleri arasında kuvvetli bir ilişkinin olduğunu ortaya koymaktadır. İlgi değişkenlerin model içinde sahip oldukları katsayıların sayısal değerleri, değişkenin ilişki üzerindeki etkisinin yönünü ve büyüklüğünü ortaya koymaktadır.Öğe Gap organik tarım kümesi’nin bölgesel kalkınmaya etkisinin değerlendirilmesi(Aksaray Üniversitesi, 2019) Çelik, FatihDünya nüfusunun hızla artması, tarım ürünlerine talebi artırmıştır. Tarımda üretimi ve verimliliği artırmak için kimyasal girdiler kullanılmaya başlanmıştır. Bu durumun üretimi artırmakla birlikte çevre ve insan sağlığını olumsuz etkilemesi üzerine ekolojik dengeye zarar vermeyen organik tarım yöntemi geliştirilmiştir. Organik tarımı geliştirmek ve yaygınlaştırmak üzere kullanılan yöntemlerden biri, kümelenme modelidir. Küme aracılığıyla organik tarıma yönelik projelere mali ve teknik destekler sağlanmıştır. Gelişmiş ülkeler organik tarımda önemli gelişmeler sağlarken; Türkiye’de daha ziyade ihracata dayalı bir gelişme göstermiştir. Bu araştırmada, Türkiye’de hem bölgesel/yerel kalkınmanın sağlanması hem de organik tarımın gelişmesi için kurulan GAP Organik Tarım Kümesi incelenmiştir. Konu, GAP Organik Tarım Kümesi aracılığıyla sağlanan mali desteklerin bölgesel/yerel kalkınmaya üretim, istihdam gibi unsurlar bakımından değerlendirilmesi ile sınırlandırılmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi ve anket teknikleri ile yapılan çalışmada, GAP Organik Tarım Kümesi’nin bölgesel kalknımaya üretim ve istihdam gibi yönlerden katkıda bulunduğu tespit edilmiştir.Öğe Fars edebiyatında Bahâriyye ve ilk Bahâriyyeler(Aksaray Üniversitesi, 2019) Kaska, ÇetinEdebiyatta, teşbîb yani başlangıçtaki tasvir kısmı bir bahar tasviri olan kasidelere bahâriyye denilmektedir. Bahâriyyelerde baharın güzelliği, bahar manzaraları ve çiçekler soyut veya somut bir şekilde ele alınmaktadır. Fars edebiyatındaki ilk bahâriyyeler “şairlerin üstadı” ve “Acem şairlerin öncüsü” diye bilinen Sâmânîler dönemi şairi Rûdekî’ye aittir. Yirmi beş beyitten oluşan dört bahâriyyesinde Rûdekî baharı baştanbaşa tarif etmiştir. Rûdekî ayrıca divanındaki diğer şiirlerinde kimi zaman bahara değinmiştir. Fars edebiyatında bahâriyyeler daha çok kaside, gazel ve mesnevi nazım şekilleriyle yazılmıştır. Neredeyse bütün Fars şairleri bahâriyye yazmıştır, çünkü İran’da bahar mevsiminin kısa sürmesi, dünyanın kendini yenilemesi ve tabiatın tazelenmesi gibi nedenlerden dolayı bahâriyye Fars şiir ve edebiyatında en çok beğenilen türlerden biri olmuştur. Fars şairleri bahâriyyelerde baharı hem âfâkî hem de enfusî manada ele almıştır. Fars edebiyatında Horasan üslubunun revaç kazanmasıyla doğa ve tabiat konuları zirveye ulaşmıştır. Bu makalede Fars edebiyatında bahâriyyenin nasıl işlendiği açıklanmış ve ilk bahâriyyeler ele alınıp, tercümeleri yapılmıştır.