Tez Koleksiyonu

Bu koleksiyon için kalıcı URI

Güncel Gönderiler

Listeleniyor 1 - 20 / 59
  • Öğe
    Toprakarme ve zemin çivili bir derin kazı uygulamasının örnek bir proje üzerinde nümerik analizlerinin yapılması
    (Aksaray Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2024) Tıraşçı, Oğuzhan; Terzi, Niyazi Uğur
    In this study, detailed numerical analyses of a composite retaining structure in a deep excavation area located in Ankara Organized Industrial Zone were investigated. The deep excavation area was designed as an integrated soil nail/geosynthetic wall composition. The performance of the retaining elements that exhibit different behaviors in the design was investigated numerically. Soil shear strength values were obtained from deep field drillings in the field and these values were used in a finite element program. Engineering parameters for soil nail and geosynthetic materials were used within the framework of values obtained from the manufacturing companies and in accordance with the standards. In the analyses, the hardening soil model was used considering the temporary deep excavation period. The stepwise construction method was taken as basis in deep excavation modeling. In this way, the manufacturing period and steps were scenario-based on the numerical model. When the final depth of the deep excavation was reached, a slope stability analysis was performed for the entire section. In the analysis, the Phi/C reduction method was used. Plastic deformation points were determined in the possible shear section in the slope environment, then the collapse wedge was obtained. In order to provide sensitivity in the analyses, the soil-structure interfaces for soil nails and geosynthetic materials were defined and highlighted in the model with mesh densification. Within the scope of the analyses performed, it was observed that deep excavation could be constructed safely in this field study where two different deep excavation application methods were used together. It was observed that both geosynthetic reinforcement and soil nail material successfully connected the active wedge, which is likely to be mobilized, to the stable soil section in the soil environment exposed to tensile stresses. When the lateral deformations calculated by numerical analysis are less than 1% of the excavation depth, no collapse mechanism is observed in the excavation section, no slope stability problem is observed, and no stripping and rupture problems occur in the nail and geosynthetic material. It was understood that the numerical model can be used in composite improvement methods.
  • Öğe
    Diyarbakır ili kent içi ulaşım sorunları ile büyükşehir belediyesi toplu taşıma sistemlerinin altyapısının tespiti ve iyileştirme önerileri
    (Aksaray Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2024) Çeçen, Mehmet Yakup; Bolakar Tosun, Hümeyra
    18.yy'dan sonra gelişen sanayi ile paralel olarak dünya genelinde kentleşme oranları hızlıca yükselmiştir. Bu hızlı kentleşmeye bağlı olarak şehirlerde bir dizi önemli sorunlar da ortaya çıkmıştır. Bu sorunların arasında en önemlisi ise kent içi ulaşım sorunudur. Kent içi ulaşım sorunu, gün geçtikçe artarak insanlık için en büyük sorunlardan biri haline gelmiştir. Kent içi ulaşım sorunlarının çözümü için yıllarca yapılan araştırmalarda ve bilimsel çalışma sonuçlarında belirtildiği üzere; etkili, erişilebilir, ekonomik, güvenilir, sağlıklı ve hızlı bir ulaşım sistemi kurulması gerekmektedir. Ayrıca büyük şehirlerde özellikle ulaşım sistemi bileşenlerinin birbiriyle uyumlu ve bağlantılı olması için kapsamlı bir ulaşım planlaması da yapılmalıdır. Kent içi ulaşım sorunlarının çözümünün yanında sürdürülebilir olması da önemli bir konudur. Bu sebeplerden ötürü Diyarbakır il genelinde yaptığımız çalışmalarda kentin genel yapısına uygun, sürdürülebilir ve gelişmiş bir toplu taşıma sisteminin kurulması için kamu kurum ve kuruluşlardan aldığımız veriler ile SPSS 24.0 programında analizler yapılmış, sorunlar tespit edilmiş ve geleceğe yönelik tahminler bulunulmuştur. Çalışma neticesinde elde edilen bulgulara göre çözüm önerileri sunularak belirlenmesi gereken politikalar hakkında değerlendirmeler yapılmıştır.
  • Öğe
    Yumurta katkısının doğal hidrolik kireç harcının dayanımına etkisinin incelenmesi
    (Aksaray Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2024) Mucuk, Talha Furkan; Ural, Ali
    Geçmişte yapılmış birçok tarihi yığma yapı günümüze ulaşmış ve varlığını sürdürmektedir. Bu tarihi yapıların geçirdiği zorlu yıllar ve maruz kaldıkları deformasyonları göz önüne alırsak, günümüze kadar ulaşmasını sağlayan etmenlerden birisi de içerisinde kullanılan harçtır. Bu kullanılan harç genellikle Horasan harcıdır. Horasan harcı bileşenleri su, kireç, pişmiş kildir. Geçmişte bu yapılarda kullanılmak üzere üretilen Horasan harçlarında harcın dayanımını ve dayanıklılığını artırmak için farklı katkı malzemeleri de harca ilave edilmiştir. Horasan harcının günümüzde yaygın bir kullanımı yoktur ancak tarihi yapılardaki doku bütünlüğünün korunması amacıyla restorasyon ve güçlendirme çalışmalarında kullanılmaktadır. Horasan harcıyla benzer özellikte olan ve kullanılan doğal hidrolik kireç harcı, bu tez çalışmasında kullanılmıştır. Tez kapsamında, doğal hidrolik kireç harcı içerisinde yumurta katkısı kullanarak harcın dayanımını ne ölçüde etkilediği araştırılması hedeflenmiştir. Kullanılan yumurta bileşenleri ise bağlayıcı madde olan kirecin ağırlıkça oranına göre farklı yüzdelerde harcın içerisine ilave edilmiştir. Yapılan harç numuneleri üzerinde uygulanan deneyler ile elde edilen veriler incelenmiştir. Numuneler farklı oranlarda ve ortalaması hesaplanabilmesi için üçer adet hazırlanmıştır. Numuneler için ölçüleri 40x40x160 mm dikdörtgen prizmatik kalıplar kullanılmıştır. Eğilmede çekme deneyi için 10cm açıklıklı mesnet, basınç deneyi için 40x40 mm alana sahip başlık kullanılmıştır. Yapılan numunelerde 3 farklı değişken katkı oranı tercih edilmiştir. Karşılaştırma referans numune ile yapılmıştır. Katkı oranları %0, %5, %15, %25 şeklindedir. Yapılan numuneler 40 günün ardından birim hacim ağırlık, ultrases geçiş, basınç dayanımı, eğilmede çekme dayanımı deneyine tabi tutulmuştur. Deney sonuçlarına göre katkı kullanılmayan referans numunelerin basınç ve eğilmede çekme değerleri katkılı numunelere göre daha fazla çıktığı gözlemlenmiştir. Ayrıca katkı oranının artmasıyla kendi içlerinde dayanımın düştüğü görülmüştür. Bu nedenle yumurta katkısının dayanım gerektirecek yerlerde kullanılması tavsiye edilmemektedir.
  • Öğe
    Kavşak tasarımı ve kavşaklarda yapılan iyileştirmeler Bitlis ve Kocaeli ili örneği
    (Aksaray Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2024) Yavuz, Fatih; Bolakar Tosun, Hümeyra
    Yoğun olarak kazaların kavşaklarda meydana gelmesi, kavşak tasarımı ve uygulama esaslarını oldukça önemli kılmaktadır. Genel anlamda alt yapı yetersizliği ve sürücü hataları nedeniyle oluşan kazaların önlenmesinde, hatalı kavşakların yeniden düzenlenmesi gerekmektedir. Çalışmada, Karayolları 11. Bölge Müdürlüğünce tasarım çalışmaları yapılan eş düzey kavşak ile Karayolları 1. Bölge müdürlüğü ve Gölcük Belediye Başkanlığınca tasarım çalışmaları yapılan farklı seviyeli kavşak tasarımları incelenmiş olup bu kavşakların tasarımlarında yapılan iyileştirmeler üzerine çalışma yapılmıştır. Kavşak tasarım iyileştirmelerinde birtakım kriterler göz önüne alınmıştır. Bu kriterler kavşak düzenlemenin amacı, tasarımı etkileyen faktörler ve tasarım için gerekli veriler başlıkları altında incelenmiştir. Kavşak tasarımların uydu görüntüleri ile plan, profil ve tip enkesit çalışmaları anlatılmış ve yapılan çalışmaların kavşak tasarımına etkilerinden bahsedilmiş olup mevcut kavşak ile revize çalışması yapılan kavşakların avantaj ve dezavantajları dikkate alınarak değerlendirmeler yapılmıştır. Ayrıca microstation (Inroads) programı ile kavşak tasarım süreçlerinden bahsedilmiştir. Çalışma neticesinde elde edilen bulgular değerlendirilerek öneriler sunulmuştur.
  • Öğe
    Kızlar (Eyyubi) Cami anıt eserinin taşıma yolu güzergâhı esnek üstyapısı örneğinde sonlu elemanlar yöntemini kullanarak inceleme ve uygulamaları
    (Aksaray Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2024) Elvan, Tuğba; Bolkar Tosun, Hümeyra
    Yol üstyapısı esnek ve rijit kaplamalı üstyapılar olmak üzere iki türden oluşmaktadır. Bu çalışmada incelediğimiz yol kesiti, Kızlar (Eyyubi) Cami anıt eserinin taşıma yolu güzergâhında ki esnek bir üstyapı sınıfıdır. İncelediğimiz esnek yol üstyapısı kesitini oluşturan tabakalar; çift sathi kaplama, plent-miks temel, alt temel ve doğal zeminden oluşmaktadır. Esnek üstyapıyı oluşturan tabakaların davranışlarını doğru yorumlayabilmek için arazi sahasında elde ettiğimiz malzeme numuneleri ile yapılan deneylerle malzeme karakteristik parametreleri tayini yapıldı ve sonlu elemanlar yöntemi metodu kullanılarak bilgisayar analiz programı yardımıyla esnek yol üst yapı model tanımlaması ve analiz işlemleri gerçekleştirilmiştir. İncelediğimiz esnek üstyapı yol kesitinde 2349 ton (SPMT dâhil) ağırlığındaki Kızlar (Eyyubi) Cami Anıt Eserinin "Kendinden Tahrikli Motorlu Taşıyıcı (SPMT)"ile taşınırken, esnek üstyapıyı oluşturan tabakaların davranışlarını görüp değerlendirmek amacıyla yapılan analiz sonucunda bulunan gerilme şekil değiştirme ilişkileri, şekil değiştirmelere bağlı hasarların olup olmadığının tespiti ve esnek üstyapıyı oluşturan tabakaların Karayolları Teknik Şartnamesine uygun olup olmadığının tespiti 3 boyutlu sonlu elemanlar modeli oluşturularak bilgisayar programı ile gerçekleştirilmiştir. Analiz sonuçlarına bağlı olarak esnek üstyapı tabakalarını karakterize eden boyutlar ve mevcut malzeme parametreleri ile 2349 ton (SPMT dâhil) ağırlığındaki Kızlar (Eyyubi) Cami Anıt Eserinin "Kendinden Tahrikli Motorlu Taşıyıcı (SPMT)" ile taşınmasıyla esnek üstyapı yol kesitindeki herhangi bir tabakada önemli derecede ciddi bir hasar görülmediği sonucuna varılmıştır.
  • Öğe
    Çift cidarlı kubbelerin geometrik özelliklerinin yapısal davranışa etkisi
    (Aksaray Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2024) Sütbaş, Ülkücan
    Kubbeler tarih boyunca yapılarda örtü sistemi olarak kullanılan yapısal elemanlardır. Bu örtü sistemlerinin çeşitli ihtiyaçlar sonucunda zamanla kabuk sayılarında artışlar olmuştur. Böylece ortaya "Çift Cidarlı Kubbeler" kavramı çıkmıştır. Çalışmanın amacı ülkemizde ve dünyada önemli yapılarda bulunan ve hakkında az sayıda çalışma olan çift cidarlı kubbeler hakkında bilgi vermek ve çift cidarlı kubbeye sahip olan Zeynel Bey Türbesinin yapısal davranışını analitik olarak incelemektir. Analizler sonucunda yapının en fazla çekme gerilmesi kaide kısmında meydana gelmiştir. En fazla basınç gerilmesi ise kapıların üst noktalarında oluşmuştur. Çalışmanın bir diğer amacı çift cidarlı kubbelerin sistem elemanı olan iç payandaların sayısının ve kalınlığının deprem davranışına etkisini araştırmaktır. Bu amaçla 7 adet model oluşturularak modeller üzerinde spektral analiz uygulanmıştır. En iyi performansı gösteren model 12 payandalı Model-7,5-12 olmuştur. Payandalar uygun sayıda ve konumda kullanılması durumunda yapısal davranışa olumlu anlamda etkisi olduğu belirlenmiştir.
  • Öğe
    Günlük akarsu akımlarının farklı makine öğrenmesi yöntemleri ile tahmini
    (Aksaray Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2024) Ziya, Ulviye
    Günlük akarsu akımlarının tahmini su yapılarının işletilmesi, kontrolü ve yönetimi için oldukça önemlidir. Pek çok parametreye bağlı değişkenlik gösteren bir hidrolojik parametre olan akım değerlerinin kısa süreli değerlerinin tahmini zor bir konudur. Günlük, haftalık gibi kısa süreli akış tahminleri, bir havzadaki belirli bir rezervuarın ileriye yönelik akışını tahmin etmek için kullanılır. Bu tahminler, mevcut su kaynaklarının optimum kullanımı için rezervuar depolamasının aktif olarak düzenlenmesini gerektiren hidroelektrik güç planlaması ve taşkın azaltılması gibi durumları planlamak için kullanılır. Bu sebeple akarsu yapılarının yönetiminde gerek rezervuarda ne kadar su biriktirileceği veya bırakılacağının belirlenmesinde gerekse üretilecek enerji miktarının belirlenmesinde kısa süreli akım tahminlerine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu sebeple en uygun tahmin yapılabilmesi su yapıları yönetiminde hayati öneme sahiptir. Bu çalışma kapsamında kısa süreli akım tahminlerinde kullanılan pek çok makine öğrenmesi yöntemleri arasından seçilmiş olan Gauss Süreci Regresyon Analizi (GPR), Destek Vektör Makinesi (DVM), Karar Ağaçları (KA), Rastgele Orman (RO) ve Yapay Sinir Ağları (YSA/ANN) yöntemlerinden en uygun olanı araştırılmıştır. Daha sonra bu yöntemlerin sonuçlarının iyileştirilmesi için Dalgacık Dönüşümü metodu kullanılmış ve aynı yöntemlerin Dalgacık Dönüşümünden sonraki modelleri hesaplanmıştır. Dalgacık dönüşümü öncesi ve sonrası oluşturulan yöntem ve modellerin sonuçları çeşitli istatistiksel kriterler ile karşılaştırılmıştır. En iyi model dalgacık dönüşümü sonrası Destek Vektörleri Makinesi yöntemlerinden Lineer fonksiyonu kerneli ile oluşturulan M04 modeli (R:0.998131, NSE:0.99624, KGE:0.99282, PI:0.03940, RMSE:0.30386, MAPE:0.05553) olarak bulunmuştur.
  • Öğe
    Lifli polimer levhaların betona bağlanmasında fan tipi ankrajların araştırılması
    (Aksaray Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2024) Yaşa, Mustafa; Kara, Mehmet Emin
    Betonarme yapılarda CFRP şeritler, onarım/güçlendirme veya kapasite artırımı gibi sebeplerden dolayı sıkça kullanılmaktadır. CFRP levhaların uç bölgelerinde keskin dönüşler olmaktadır. Yapılan çalışmalarda levha ucundaki kullanılan ankrajın başarısının uygulamanın başarısı anlamına geldiği belirtilmiştir. Bu çalışmalarda betonu 10 MPa basınç dayanımında olan, betonarme kiriş elemanlarının çekme bölgesine CFRP levha yapıştırılmış ve uç bölgesinde fan ankraj uygulaması araştırılmıştır. Çalışmanın değişkenleri; levha genişliği, fan ankraj adedi ve levha ucunda ilave bir katmanın kullanılmasıdır. Deneysel çalışmada 100 mm genişliğinde CFRP levhanın ucunda bir veya iki ankraj olması, iki ankraj ve ilave katman olması ve üç ankraj ve ilave katman olması araştırılmıştır. İlave olarak 60 ve 80 mm genişliğindeki levhalara üç ankraj ve ilave katman yapılmıştır. Üç ankraj yapılan deney elemanlarında levhalar adeta bir gergi çubuğu gibi çalışmış ve betondan tamamen ayrılmıştır. Yapılan deneysel çalışmada 80 mm genişliğinde levhanın ucunda üç adet fan ankraj ve ilave katman olan deney elemanı en başarılı olmuştur. Deney elemanında CFRP levha, kapasitesinin %60'ı oranında yük taşımıştır. Levha genişliği 100 mm olan elemana göre levha genişliği %20 azalmasına rağmen dayanım değişmemiş, levha üzerindeki gerilme artmıştır. Ayrıca levha genişliğinin 60 mm yapılarak daha da azaldığı deney elemanı ise aynı dayanımı sergilemiştir. Ancak göçme şekli istenen formda gerçekleşmemiş, üç ankrajdan sadece biri göçmüştür. Deneylerde 50 mm aralıkla 10 MPa gibi düşük dayanımlı betonda kullanılan 150 mm çapında fan ankrajlarda betondan kaynaklanan göçme gerçekleşmemiştir.
  • Öğe
    Yüksek dolgu altındaki rijit menfezlerin davranışlarının deneysel yöntemlerle araştırılması
    (Aksaray Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2023) Adaca, Rana Güler; Bektaşi, Salih
    Ulaşım birçok alt başlığı ile bir bütünlük sağlayan, insanlık tarihinin en önemli unsurlarından birisidir. Çalışmamız, kara yolu ulaşımında etkin olarak kullanılan menfezlerdir. Kutu menfezler yastıklama nedeniyle trafik yüküne ve dolgu basıncına (düşey ve yatay) maruz kalmaktadırlar. Yüksek miktardaki dolgudan kaynaklanan toprak basıncının büyüklüğü kutu menfez yüzeyinde gerilmeler ve deformasyonlar oluşturmaktadır. Bu büyük basınca karşı koymak için, kutu menfezin ya betonarme kesitleri büyütülmekte ya da dolgu olarak hafif malzeme kullanılmaktadır. Bu çalışmada ise, laboratuvar ortamında üretilen iki farklı geometrideki kutu menfezin yükleme altındaki davranışı incelenmiştir. Kutu menfeze gelen düşey ve yatay yüklere karşı daha fazla mukavemet sağlamak için, kutu menfez üst kısmında bir çıkıntı yapılarak, düşey yüklerin bu çıkıntı boşluğunda kalarak, yatay basıncın azaltılması amaçlanmıştır. Normal kesitteki (200x240x500 mm) kutu menfez, dolgu malzemesi olarak seçilen Şile kuvars kumunun değişik Kompaksiyon değerlerinde kapalı bir yükleme sistemi kullanılarak, yayılı yük şeklinde yüklenmiş ve davranışı incelenmiştir. Ayrıca Literatürde yük atan menfez olarak tarif edilen, geometrisi değiştirilen kutu menfez de aynı şekilde üç farklı dolgu malzemesi kompaksiyonu (gevşek, orta-sıkı ve sıkı zemin) değerinde yüklenmiş ve sonuçlar değerlendirilmiştir. Yapılan deneyler sonucunda, dolgu malzemesinin kompaksiyon (sıkılık) derecesi arttıkça, kutu menfezin hem taşıdığı yük artmakta hem de menfezdeki düşey ve yatay deplasmanlar azalmaktadır. Yük azaltan menfez türünde de, kompaksiyon derecesine göre benzer durum gözlenmektedir. İki menfez türü birbiri ile karşılaştırıldığında ise, ikinci tür menfez (yük azaltan menfez) hem yük taşımada daha fazla yük taşımakta, hem de düşey ve yatay deplasmanı daha az olmaktadır. Özellikle yanal toprak basıncı büyük oranda azalmaktadır.
  • Öğe
    Aksaray ilinde bulunan tarihi köprülerin yapısal özelliklerinin incelenmesi: Tarihi Baş Köprü'deki restorasyon çalışmalarının değerlendirilmesi
    (Aksaray Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2023) Özdemir, Naciye Münevver; Vural, Ali
    Tarihi kemer köprüler hakkında bugüne kadar birçok çalışma yapılmıştır. Bu çalışmalar genellikle kemer formunun ve yapısal davranışlarının incelenmesi, kullanılan malzemelerin yapısal davranışa etkisi üzerine olmuştur. Bu tez çalışmasında ise Aksaray ilinde bulunan Tarihi Baş Köprü’nün restorasyon öncesi ve restorasyon sonrası durumu için farklı yük ve yük kombinasyonları altında gerçekleştirilen analiz sonuçlarından elde edilen gerilme ve deformasyon bölgeleri belirlenmiştir. Tarihi Baş Köprü, LUSAS(2022) programı kullanılarak sonlu elemanlar yöntemi ile iki durum için modellenmiş ve analizleri gerçekleştirilmiştir. Bu amaçla, seçilen tarihi kemer köprü üzerinde restorasyon öncesi ve sonrası durumları için elde edilen analiz sonucunda restorasyon etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Tez altı bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm giriş bölümü olup, literatür taramasına yer verilmiştir. İkinci bölümde, kültürel varlıkların korunmasına ilişkin bilgiler verilmekte olup koruma aşamasında nelere dikkat edileceği üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde, tarihi yığma kemer köprüler hakkında genel bilgiler verilerek tarihçesine değinilmiştir ve bölümün sonunda Aksaray ilinde bulunan örneklerine değinilmiştir. Dördüncü bölümde ise bu tez çalışmasında analizi yapılacak olan Tarihi Baş Köprü’ den detaylı bir şekilde bahsedilmiş ve yapının tarihsel gelişimi, mimari dönemi, restorasyon öncesi ve restorasyon sonrası malzeme bilgileri sunulmuştur. Beşinci bölümde öncelikle bu çalışmada kullanılacak olan program hakkında bilgi verilerek seçilen köprünün restorasyon öncesi ve sonrası için oluşturulan modellemeleri üzerinde analizleri gerçekleştirilmiştir. Altıncı bölüm sonuç bölümü olup, kemer köprü üzerinde gerçekleştirilmiş olan restorasyon çalışmalarının köprülerin yapısal davranışına olumlu etkileri olduğu sonucuna varılmıştır. Tarihi yapıların geri kazanılmasında restorasyon çalışmalarının gerekli olduğu gözlemlenmiştir.
  • Öğe
    Segmental prekast öngerilmeli beton kiriş tasarımı
    (Aksaray Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2020) Wayse Hassan, Khalid; Kaya, Mustafa
    Bu tez, prekast öngerilmeli segmental tek köprü hücresinin analizi ve tasarımı ile ilgili bilgiler içermektedir. Bu çalışmada, kabloların sonradan germe işlemi, CSI-Bridge yazılımı ve AASHTO LRFD Specified Bridge'e göre yapılmıştır. Geniş açıklıklı, dört şeritli, ön gerilmeli segmental beton köprü tasarımında, değişkenler farklı beton sınıflarının kullanılması, kiriş yüksekliği, kiriş tabanının kalınlığının etkisi, kiriş yan duvarlarının etkişsi ve uygulanan ön gerilme kuvvetlerinin etkisi araştırılmıştır. Bu çalışmada, segmental prekast öngerilmeli beton kirişe en güvenli tasarım modelini elde etmek için farklı kriterlere göre 27 model tasarlanmıştır. Bu kriterler kiriş yüksekliğinin sabit 3 m, veya 3-4,5 m arasında değişken olması, kiriş taban kalınlığının sabit 0.25 m veya 0.25-0.5 m arasında değişken olması, kiriş yan duvarlarının kalınlığının değişik olması, (0.45, 0.5 veya 0.55 m) olması, segmental köprü hücrelerinin üretilmesinde C28, C42 veya C55 sınıfında betonlardan birisinin kullanılması ve bu segmentlerin birbirine montajlarında uygulanan art çekme kuvvetlerinin (3000, 3500, 4000) KN etkisinin kirişlerde oluşacak kesit tesirlerine etkisini araştırılmıştır. Sonuç olarak belirtilen kriterlere göre tasarlanan 27 modelden C55 ve C42 beton kullanılan modellerden çoğunun analizlerinde bu kirişlerin AASHTO LRFD şartnamesinde belirtilen yükleri güvenli olarak taşıyabildiği fakat C28 beton kullanılan modellerin bu şartnamede belirtilen yükleri güvenli bir şekilde taşıyamadığı görülmüştür.
  • Öğe
    Tarihi yapılarda kullanılan zıvanaların farklı dolgu malzemeleri yardımıyla deneysel olarak incelenmesi
    (Aksaray Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2022) Tosunbayraktar, Hayrullah; Ural, Ali
    Barınma insanoğlunun temel ihtiyaçlarından biridir. Yığma yapılar eski zamanlardan beri bu ihtiyacımızı karşılamıştır. Yığma yapılar yapı türleri arasında önemli bir yere sahiptir. Ayrıca birçok kırsal kesimde de yapımı devam etmektedir. Tarihi yapıları korumak bizim en önemli görevlerimiz arasında bulunduğundan bu tür yığma yapıların onarım ve güçlendirme şekli ve yöntemlerini bilmemiz, en doğrusunu o yapıya uygulayabilmemiz gerekmektedir. Yığma yapıların onarım ve güçlendirilmesinde metal bağlantı elemanları (kenet ve zıvana) kullanılmaktadır. Günümüzde bu metal bağlantı elemanlarının yapılara olumlu katkısının olacağı bilinse de en etkili biçimde nasıl kullanılacağı bilinmemektedir. Bu çalışma, tarihi yapılarda düşey yığma birimleri birleştiren metal bağlantı elemanı olan zıvanaların en etkin bir şekilde kullanımını bulmayı amaçlayan deneysel çalışmaları sunmaktadır. Deneysel çalışmadaki değişkenler, zıvana çapı, zıvananın taşa batma derinliği ve dolgu malzemesidir. Deneysel çalışmadaki ankraj (çekme) deneyleri ile hangi değişkenler kullanılarak daha olumlu sonuçların elde edileceği tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışma neticesinde, yığma yapılarda zıvana dolgu malzemesi olarak kurşunun kullanılmaya devam edilmesi tavsiye edilmiştir.
  • Öğe
    Tarihi yapılarda sütun başlıklarının güçlendirilmesi
    (Aksaray Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2022) Güven, Atahan; Fırat, Fatih Kürşat
    Bu çalışmada tarihi yapılarda bulunan taş sütun başlıkları için farklı güçlendirme yöntemlerinin işlevselliği değişik modeller üzerinde deneysel olarak incelenmiştir. Bu kapsamda sütun başlıklarında meydana gelen hasarlar ve bu hasarların kaynakları ele alınmıştır. Bu hasarlar için ne tip güçlendirme yöntemleri kullanılabileceği irdelenmiş ve farklı tip güçlendirme yöntemleri için bir takım modeller önerilmiştir. Her bir model için üç adet olmak üzere toplamda kırk iki adet aynı özelliklere sahip taş numunesi taş ocağında belirlenen boyutlarda üretilmiştir. Bu numunelerden üç tanesi referans numune olarak göz önüne alınmış, diğerleri ise güçlendirme yöntemlerinin uygulanacağı farklı modellerin numuneleri olarak belirlenmiştir. Toplamda on üç adet model dikkate alınmış ve her model için üç adet numune deneye tabi tutulmuştur. Genel anlamda güçlendirme yöntemi olarak farklı FRP şerit uygulamaları, değişik adetlerde çelik çubuğa sütun başlığı numunesi içerisinde ard gerilme verilmesi ve değişik metal çemberleme örnekleri kullanılmıştır. İlaveten deneysel çalışmalarda kullanılan Tomarza taşının bir takım fiziksel özellikleri belirlenmiştir. Sonuç olarak her bir model için yapılan deney sonucunda elde edilen taşıma yükü kapasiteleri karşılaştırılmıştır. Günümüzde sütun başlıklarının güçlendirilmesinde sıklıkla kullanılan metal çemberleme yönteminin belirli sınırlar içerisinde kaldığı belirlenmiştir. Yeterli kalınlıkta FRP şerit uygulamasının ise sütun başlıklarının taşıma kapasitesini dikkate değer oranda artırdığı tespit edilmiştir.
  • Öğe
    Isı yalıtımı için Aksaray bölgesi pomza tüf malzemesinin inşaat malzemesi olarak kullanılmasının değerlendirilmesi
    (Aksaray Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2022) Bayram, Esra; Terzi, Niyazi Uğur
    Bu çalışmada, Aksaray Taşpınar mevkinde yer alan taş ocaklarında atıl olarak nitelendirilen elek altı pomza taş tozu ve elek altı pomza siltli kumunun tekrar kullanıma sunulabilmesi amacı ile fiziksel ve mekanik özelliklerinin belirlenebilmesi adına birtakım deneyler yapılarak malzemelerin mühendislik özellikleri araştırılmıştır. C25/30 beton sınıfı esas alınarak yapılan numune karışımlarında; ağırlıkça %6, %18, %30 oranlarında elek altı pomza taş tozu, elek altı siltli kum, mermer tozu ve kireç kullanılarak ayrı ayrı numuneler hazırlanmıştır. Numuneler kendi içlerinde oransal değişime göre, aynı oranda olan numunelerde ise malzemelerin özellikleri karşılaştırılmıştır. Tek eksenli basınç dayanımı deneyi verilerine göre referans numunelerinden sonra en yüksek basınç dayanımı değeri ağırlıkça %6 mermer tozu karışım oranı ile hazırlanan numunelerde ortalama olarak 16 MPa, onu takiben ağırlıkça %6 elek altı pomza taş tozu içerikli numunelerin ortalama dayanım değerleri 13.5 MPa olarak hesaplanmıştır. En düşük basınç dayanımı değerleri ağırlıkça %30 kireç içerikli numunelerde ortalama 2 MPa olarak hesaplanmıştır. Malzemelerin ısıl özelliklerinin değerlendirilmesi için aynı karışım oranlarda 40cmx40cmx1.5cm boyutlarında levhalar hazırlanarak ön yüzünden 600ºC ısı verilerek 10 dakika boyunca levhaların ön ve arka yüzlerinin sıcaklık değerleri kaydedilerek numunelerin yüzde olarak sönümledikleri ısı yüzdeleri hesaplanmıştır.
  • Öğe
    Demiryolu yolcu taşıma talebinin yapay sinir ağları ile tahmini
    (Aksaray Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2020) Çakır, Fatma; Bolakar Tosun, Hümeyra
    Demiryolu yolcu planlamaları ve gerekli noktalara yapılması düşünülen projelerin taşıma oranını belirlemek mali olarak uygun yöntemlerin seçilmesinde etkilidir. Yolcu talebi üzerinde etkili olan faktörlerin göz önünde bulundurularak tahminlerinin oluşturulması doğru tercihlerin ve kararların alınmasında önemli bir etkiye sahiptir. Bu çalışmada demiryolu yolcu taşıma talebinin belirlenmesi için etkili olan 9 bağımsız değişken ile demiryolu yolcu sayısı regresyon analizi ve yapay sinir ağları ile modellenmiştir. Modellerin performansını değerlendirebilmek için belirleme katsayısı ve hata kareleri ortalaması (MSE) dikkate alınmıştır. Korelasyon analizi ile önce değişkenler arasındaki ilişki incelenmiş ve bağımsız değişkenlerin bağımlı değişkeni açıklama oranı yeterli bulunmuştur. Regresyon analizi sonucunda nüfus ve demiryolu hat uzunluğunun bağımlı değişken üzerinde daha anlamlı olduğu belirlenmiştir. Yapay sinir ağları ile analizde ağın eğitilmesi için Levenberg-Marquardt algoritması kullanılarak uygun ağ yapısı tespit edilmiştir. Bağımsız değişkenlerin etkisi duyarlılık analizi ile incelenmiş ve en önemli değişkenin GSYH olduğu belirlenmiştir. İki model içinde belirleme katsayıları, modellerin açıklanması için yeterlidir ve MSE düşük değerlere sahiptir. Ancak yapay sinir ağlarının demiryolu yolcu sayısını belirlemede daha iyi performans gösterdiği anlaşılmıştır. Bunun üzerine gerçeğe yakın değerler oluşturduğu için YSA yolcu talebine ait tahminde daha iyi sonuçlar oluşturmaktadır.
  • Öğe
    Damla sulama alt boru ünitelerinin hidrolik ve ekonomik tasarımı
    (Aksaray Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2021) Koysha, Batool Fouad Kadhim; Yıldırım, Gürol
    Artan talebe bağlı olarak dünyadaki tatlı su kıtlığının yanı sıra doğal şartlardaki ve küresel ısınmanın değişmesi ile birlikte, özellikle orta doğu ülkeleri gibi kurak bölgelerde su rasyonalizasyonu için yeni yaklaşımlar geliştirmek gerekli hale gelmektedir. Sulama için su talebi, bu ülkelerde gerekli toplam su miktarının % 75'inden oluşabilir. Tarım alanlarına su iletmek, dağıtmak ve uygulamak için kullanılan kanal ağları, yıllardır kullanılan en popüler yöntem olmuştur. Bununla birlikte, sulama kanalları ilk maliyetlerinde en ucuz olabilir ancak bu tür açık yüzeyli sulama, su kıtlığının mevcut kötü durumu ile artık iyi gitmemektedir. Bu, buharlaşma, sızıntı ve kaçak kayıpları nedeniyle suda kayda değer atıklardan kaynaklanıyor olabilir, bu nedenle, su taşıma, dağıtma ve sulama için kapalı boru sistemlerinin kullanılması önemli bir uygulama veya en azından su atığının azaltılması olabilir. Damlama sulama sistemleri, suyu yavaşça ve doğrudan kök bölgeye uygulayan düşük basınçlı sistemlerdir. Damlama sulama sistemlerinin tasarımı, sulama uygulama veriminin, emisyon homojenliğinin ve üretim sürecindeki ekonomik getirinin iyileştirilmesi için çok önemli bir süreç olarak kabul edilir. Bu nedenle, damlama sulamanın optimum tasarımı ulaşılabilir hidrolik emisyon tekdüzelik ve toplam yıllık maliyeti dikkate alan bir tasarımdır.
  • Öğe
    Yüksek yoğunluklu polietilen boruların ısıl etkiler altındaki deformasyon özelliklerinin incelenmesi
    (Aksaray Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2020) Polat, Necmettin; Terzi, Niyazi Uğur
    Günümüzde içme suyu, atık su, kanalizasyon şebekelerinde, yağmursuyu drenaj hatlarında, kendi akışı ile giden su taşıma yapılarında ve doğal enerji kaynakları vb. daha pek çok uygulamalarda kullanılan HDPE (yüksek yoğunluklu polietilen) esnek boruların kullanımı gün geçtikçe artmaktadır. HDPE borunun beton ve çelik gibi diğer boru türlerine göre tercih edilmesinin başlıca sebepleri hafif, ekonomik ve uzun servis ömürlü olmasıdır. Bu tezde, hendek ortamına gömülü esnek HDPE borular farklı rölatif sıkılık koşulları altında değişken sıcaklıklar altında deformasyon davranışları incelenmiştir. Çalışmada taç ve bel bölgesindeki deplasmanlar ve birim şekil değiştirme değerleri, konum sensörleri ve gerinim pulları ile ölçülmüştür. Araştırmalar, düşey gerilme uygulanan borular %50, %60 ve %70 rölatif sıkılık koşullarında ve -7°C, 26°C, 50°C ortam koşullarında yürütülmüştür. Silis kumlu hendek ortamında yürütülen deneylerde, sıkılık artışı oldukça deformasyonlar azalmıştır. Ayrıca en yüksek ortam sıcaklık koşulu olan 50°C'lik durumda en büyük deplasman ve eğilme moment değerleri elde edilmiştir. Sıcaklığın artışı, elastisite modülünün azalmasına bağlı olarak deformasyon değerlerini dramatik biçimde arttırmıştır. Soğuk ortamlar ile oda sıcaklığı arasında büyük deplasman farklılıkları gözlemlenmemiştir.
  • Öğe
    Modifiye taş mastik asfaltın normal aşınma tabakasına göre performansının incelenmesi
    (Aksaray Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2020) Ismael, Nijyar Ismael; Bektaş, Salih
    Bu araştırmada, yerel kırma malzemeleri (Zakho) şehrinden, agrega ve normal bitüm (Erbil) şehrinden, ve filler malzemesi ise (Duhok) şehrinin (Kwashi) sanayi bölegesinden temin edilmiştir. Bunun yanısıra İtalya'dan ithal edilen SBS, Selüloz ve Superplast (SP) gibi bazı malzemeler, de kullanılmıştır. Çalışmamızda ilk normal bitümün özellikleri belirlenmiş ve daha sonar normal bitüme SBS ve superplast (SP) malzemeleri eklenerek bitümü iyileştirtimeye ve performansının incelenmeye çalışılmıştır. Buna ek olarak DSR, RTFOT, PAV, BBR, Elastik Geri Kazanım, Yumuşama Noktası vb. deneyler uygulandıktan sonra SBS'nın bitümün özelliklerini iyileştirmek için Superplast'tan daha fazla başarılı olduğu saptanmıştır. Bu nedenle, Taşmastik asfalt aşamasında SBS kullanılarak bitüm modifiye edilmiştir. Bu araştırma iki aşamadan oluşmaktadır. Birinci aşamada modifiye edilmemiş bitüm kullanarak normal sıcak asfalt karışım (BSK) dizaynı, ikinci aşama ise SBS polimerleri kullanılarak Taş Mastik Asfalt (TMA) karışımının tasarımıdır. Her iki aşama için Marshall tasarım yöntemi kullanılmış ve tüm tasarım aşamaları ve testleri Duhok şehrindeki inşaat malzemeleri laboratuvarlarında hazırlanmıştır. Bu iki karışım üzerinde, özellikle Hamburg tekerlek izi deneyi yapıldıktan sonra, yük katmanlarına (uzama direnci), hava koşullarına dayanıklılık ve ömrünü uzatma kabiliyetine sahip bir karışım bulmak olan bu araştırmanın amacına ulaşılmıştır. İstenilen tüm bu özellikler Taş Mastik Asfalt (TMA) karışımında bulunmuştur.
  • Öğe
    Yapısal çelik kirişlerin elastik kritik moment değerini etkileyen parametrelerin incelenmesi ve değerlendirilmesi
    (Aksaray Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2019) Çat, Mevlüt; Sönmez, Mustafa
    Bu çalışmada, I enkesitli yapısal çelik kirişlerin yanal burulmalı burkulma davranışı incelenmiştir. Her iki ucundan zıt yönde ve eşit büyüklükte moment uygulanan basit mesnetli kirişin elastik kritik moment Mcr değeri analitik olarak kolay hesaplanır ve referans elastik kritik moment Mcr,ref olarak isimlendirilir. Farklı mesnetleme ve yükleme durumlarında Mcr’nin analitik olarak hesaplanması zor olduğu için genellikle nümerik yöntemlerin kullanılması kaçınılmaz olur. Bundan dolayı referans yükleme durumu dışındaki yükleme durumları için Mcr,ref’in eşdeğer üniform moment faktörü (C1 veya Cb) ile çarpımı tavsiye edilmiştir. C1’in hesabı ile ilgili farklı formüller bulunmaktadır. Bu çalışmanın temel amacı eşdeğer üniform moment faktörü C1 için daha doğru sonuçlar veren bir ifadenin türetilmesidir. Değişik yükleme durumları için kiriş boyunca sırayla L/4, L/2 ve 3L/4 mesafelerindeki momentler MA, MB, MC ve herhangi bir noktada oluşan maksimum moment Mmax hesaplanmıştır. Bu işlem yapılırken Mmax birim moment olarak ifade edilmiş ve diğer moment değerleri de Mmax ile aynı oranda ölçeklendirilmiştir. Yine aynı yükleme durumları için LTBeam adlı yazılım kullanılarak Mcr değerleri bulunmuş ve bunların Mcr,ref değerlerine oranlanması ile hesaplanan C1 katsayıları tespit edilmiştir. Hedefimiz eşdeğer üniform moment faktörü C1’i MA, MB, MC ve Mmax’ın bir fonksiyonu olarak yazabilmektir. Bu fonksiyondaki tasarım değişkenleri metasezgisel optimizasyon yöntemlerinden Bozkurt Optimizasyonu (GWO) kullanılarak Matlab programında yazılan bir kod vasıtası ile elde edilmiş ve C1 için yeni bir ifade türetilmiştir. Bu çalışmadan türetilen formül diğer formüller ile karşılaştırıldığında, çalışmanın amacına ulaştığı grafiklerden ve hata miktarlarından görülebilir. Önerilen formülün yanal burulmalı burkulma problemlerinde güvenli bir şekilde kullanılabileceği sonucuna varılmıştır.
  • Öğe
    Prefabrik yapılarda kullanılan betonun kalitesinin incelenmesi ve yeni beton malzeme katsayısı önerilmesi
    (Aksaray Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2019) Altunok, Hatice Kübra; Fırat, Fatih Kürşat
    Çalışmada, Türkiye'deki prefabrik yapılarda kullanılan betonun kalitesi incelenmiştir. Beton kalitesi açısından en önemli kriter beton basınç dayanım değeridir. İncelemelerde 7 ve 28 günlük betonun basınç dayanımından faydalanılmıştır. Çalışmada Ankara, Konya, Aksaray ve Malatya illerinden bulunan prefabrik beton firmalarından toplam 11.820 adet veri kullanılmıştır. Alınan veriler C20, C25, C30, C35, C40, C45 ve C50 beton sınıflarına ait olup, her bir firma için ayrı ayrı analiz edilmiştir. Her bir firmaya ait verilerden faydalanılarak, ortalama değer, standart sapma ve değişkenlik katsayısı bulunmuştur. Betonun basınç dayanım değerlerinin hangi dağılım için uygun olduğunu tanımlamak amacıyla; Ki-Kare ve Kolmogorov-Smirnov dağılımı testleri ticari bir program olan Easyfit’te analiz edilmiştir. Sonuçlar incelenerek bir belirsizlik analizi yapılmış nihayetinde 1.35 değeri yeni beton malzeme katsayısı olarak önerilmiştir.