Kargı, Zeynep2023-05-022023-05-0220202651 - 2904https://hdl.handle.net/20.500.12451/10652Osmanlı Devleti geniş coğrafi sınırlara varlığını nüfuz ettirmiş her çeşit etnik tebaadan halkı içinde barındıran çok uluslu bir devlet olması hasebiyle asayiş, kamu düzeni, yargı divanı gibi birçok konuda gerek toplumun huzurunu sağlamak gerekse varlığını uzun müddet kalıcı kılmak amacıyla devletin yargı kanalını hassas ve ince bir çizgide tutmuştur. Adalet, suç ve ceza kavramını Müslim ve gayrimüslim tebaa üzerinde herkesin kendi inancına ve dini vecibelerine uygun şekilde yargılamış buna uygun biçimde hükümler vermiştir. Her ulusta olduğu gibi Osmanlı devletinde de halkın en önemli yapı taşı olan kadın ise suç ve ceza olgusu üzerinde titizlikle durulması gereken elzem bir konudur. Fakat suç ve cezanın her dönemde var olduğunu düşünürsek adalet, yargı, kavramları eşliğinde kadının ilişkisi de kafamızda çağrışmaya başlayacaktır. Çünkü kadın ve suç kelimeleri yan yana geldiği zaman Osmanlı devletinin hayat standartları göz önünde bulundurulunca kadınların işledikleri suçlar karşısında onları bu yaygın suçları işlemeye iten sebepler cezalandırmalar mı yoksa hayat şartları mı görünür kılmıştır? Yahut suçların çokluğundan mı cezalar artmıştır? Soruları belirginleşir.trinfo:eu-repo/semantics/openAccessKadın MahkûmlarKadın HapishaneleriOsmanlı Devleti’nde kadın mahkûmlar ve kadın hapishaneleriConference Object671417