Kaymaz, Bahar2023-05-052023-05-0520212651 - 2904https://hdl.handle.net/20.500.12451/10703Osmanlı Devleti’nin 16. Yüzyılın ikinci yarısından sonra yaşadığı sıkıntılara, bunların nedenlerine ve çözümlerine dair çok çeşitli yaklaşımlar geliştirilmiştir. Nitekim Mehmet Öz’ün de belirttiği gibi 1970’li yıllara kadar, XVI. Asrın ikinci yarısında başladığı varsayılan bir “Osmanlı çözülmesi”nden bahseden tarihçiler giderek bu dönemi ifade etmek üzere “buhran”, “dönüşüm” veya “değişim” tabirlerini kullanmaktadırlar. Esasen bir Osmanlı Çözülmesinden ziyade bir değişim ve dönüşümden ve bunun sonuçlarından bahsetmek daha yerinde bir yaklaşım olur. Bu bağlamda özellikle 16. Yüzyılın ikinci yarısından sonra; padişahların yetişme tarzlarının değiştirilmesi, girilen uzun soluklu savaşlar ve bunların ekonomik ve sosyal etkileri, askeri alandaki teknik yetersizlik ile birlikte Avrupa’nın gerisinde kalınması, nüfus artışı ve yaşanan ekonomik kriz gibi sıkıntılar bu değişim ve dönüşümün birer parçasıdır. Bu noktada 1596’da zuhur eden Celâli isyanları, devletin içinde bulunduğu olumsuz şartlar içerisinde yaşadığı sıkıntıların, halka yansımalarının en önemli örneklerinden bir tanesidir. Bu minvalde tanıtımını yapacağımız eser, Osmanlı Devleti’ni bu isyan ortamına sürükleyen sebepleri ve süreci ele alması açısından son derece önemlidir. Nitekim yazar devletin yaşadığı bu büyük çaplı isyanın nedenlerine farklı bir açıdan bakarak iklimin bu süreçte öncü bir rol oynadığını savunmuş, iklim şartlarında yaşanan değişiklikler ve zorkoşulların, uğraşının büyük bir bölümü tarım ve hayvancılık olan topluma yansımalarını göz önüne alarak bu süreci değerlendirmiştir. Bu bağlamda yazar, ilerleyen sayfalarda da görüleceği üzere Osmanlının bu durumunun bir gerileme ve çürüme değil bir dönüşüm olduğunu belirtmiş ve iklimin de bunda öncü bir rol oynadığını savunmuştur.trinfo:eu-repo/semantics/openAccessOsmanlıda İsyan İklimiCelâli İsyanlarıKitap değerlendirme: Osmanlıda isyan iklimi erken modern dönemde Celâli İsyanlarıPresentation783235