Yıldız, AyşegülSeyitoğlu, GürolGürbüz, Esra2019-07-262019-07-2620162016-10-25https://hdl.handle.net/20.500.12451/5434Ulukışla Havzası Orta Anadolu'da Geç Kretase-Senozoyik döneminde gelişen önemli havzalardan bir tanesidir. Havza güneyde Torid Platformuna ait Bolkar Dağları, kuzeyde Niğde Masifi ve doğuda Ecemiş Fay Zonu ile sınırlanır. Ulukışla Havzası'nın gelişimi için verilen yaş aralığının oldukça geniş olması ve söz konusu bölgede birden fazla tektonik rejimin etken olması önceki çalışmalarda havzanın gelişimi üzerine farklı görüşler ortaya atılmasına sebep olmuştur. Bununla beraber tüm bu görüşler havzanın karakterini Geç Kretase-Erken Senozoyik kapsamında inceler, diğer bir değişle havzanın Geç Senozoyik'teki durumuna dair detaylı çalışma sayısı oldukça sınırlıdır. Tez çalışmasında, Türkiye Neotektoniği'nin şekillendiği bu önemli dönemde, Ulukışla Havzası'nın gelişiminde etken olmuş tektonik rejimlerin belirlenmesi, sedimantasyonun bu süreçteki durumu ve havza gelişiminin bölgesel jeoloji kapsamındaki rolünün anlaşılması amaçlanmıştır. Senozoyik birimlerinin fosil içerikleri ve litolojik özellikleri dikkate alındığında, Ulukışla Havzası'nda Geç Kretase'den itibaren sığ bir ortamdan derin deniz ortamına doğru hızla derinleşen, Orta Eosen'den itibaren ise sığlaşan denizel bir ortamdan bahsetmek mümkündür. Neojen sonundan itibaren ise bölgede tamamen karasal bir ortamın varlığı görülmektedir. Bununla birlikte havzanın güney kenarını sınırlayan ve havza çökelleri ile Bolkar Dağları'nı ayıran yapısal unsurun kuzeye eğimli düşük açılı bir normal fay olduğu ve Geç Kretase'den itibaren Orta Eosen'e dek havzanın gelişimini denetlediği düşünülmektedir. Arazi ve uzaktan algılama çalışmaları kapsamında elde edilen yapısal verilerin sonucunda, çalışma alanında KD-GB, KKD-GGB ve DKD-BKB yönlü faylar ve çizgisel unsurların hâkim olduğu, bunun da bölgedeki ana faylar ve kıvrım eksenlerinin doğrultuları ile örtüştüğü gözlenmiştir. Eldeki tüm bulguların değerlendirilmesi neticesinde Ulukışla Havzası'nın, Geç Kretase-Orta Eosen'de genişlemeli bir rejim altında açıldığı, Orta Eosen sonrasında K-G yönlü bir sıkışma etkisinde kaldığı, bölgede önemli kıvrımların oluştuğu ve önceki genişlemeli fazın ürünleri olan normal fayların ters faylarla kesildiği ayrı bir rejim gözlenmiştir. Bunun sonrasında, Oligosen-Orta Miyosen döneminde, yeni bir genişlemeli rejim etkisinde havzada çökelim sürmüştür. Orta Miyosen'de, Oligosen-Orta Miyosen birimlerinin daha düşük açılar ile kıvrımlanmasına ve faylanmasına sebep olan son bir sıkışma evresi daha meydana gelmiştir. Geç Miyosen-Pliyosen'de, bölgede yeniden gelişen genişlemeli rejim etkisinde fay denetimli kalın bir istif depolanmıştır. Kuvaterner birimleri ise normal bileşenli sol yanal doğrultu atımlı bir fay olan Niğde Fayı denetiminde, özellikle bugünkü Ereğli Ovası'nda, Neojen çökelleri üzerine uyumsuz olarak çökelmiştir.The Ulukışla Basin is one of the most important basins in Central Anatolia that developed during the Late Cretaceous-Cenozoic. The basin is bounded in the southern side by the Bolkar Carbonate Platform, to the northern side by the Niğde Massif, and in the eastern side by the Ecemiş Fault Zone. In previous studies related to development of the Ulukışla Basin, various views have been suggested because of the age range which is fairly broad for the evolution of the basin, and the region has been effected by numerous tectonic regimes. Additionally, all these suggestions discuss the basin development in the Late Cretaceous-Early Cenozoic time, in other words, detailed studies about the basin development in the late Cenozoic are limited. It is aimed to identify the tectonic regimes that were influential in the development of the Ulukışla Basin during this period when the Neotectonics of Turkey has been formed, the state of sedimentation in this period and the role of the development of the basin within the regional geology. Considering the fossil contents and lithological features of the Cenozoic units, there was a transition from Late Cretaceous shallow marine environment to deeper marine environment. In the Middle Eocene, there was a shallow sea environment. The study area has been completely terrestrial after the late Neogene. According to field observations, it was understood that the structure between the Bolkar Mountains and the basin deposits is a north dipping low angle normal fault, which was effected in the basin development process from the Late Cretaceous to Middle Eocene. The data obtained during the field and remote sensing studies show that the NE-SW, NNE-SSW and ENE-WNW trending faults and lineaments are dominated in the study area and coherent to the main faults and fold axes in the region. As a result of the evaluation of all the present findings, the Ulukışla Basin was exposed under an extensional regime in the Late Cretaceous-Middle Eocene. After the Middle Eocene, significant folds was developed under the effect of a N-S-directed compression in the region, and the normal faults which were developed by the previous extensional phase were cut by reverse faults. Subsequently, during the Oligocene-Middle Miocene period, under the influence of a new extensional regime the deposition was continued. In the Middle Miocene, a relatively weaker last compressional phase was occurred, which caused the folding and faulting of the Oligocene-Middle Miocene units with lower angles. In the Late Miocene-Pliocene, a fault-controlled thick sequence was deposited under the extensional regime in the region. The Quaternary units were unconformably deposited on the Neogene deposits, particularly in the current Ereğli Plain, under the control of the Niğde Fault, which is a normal component left lateral strike-slip fault.trinfo:eu-repo/semantics/embargoedAccessUlukışla HavzasıOrta AnadoluGeç SenozoyikTektonikUzaktan AlgılamaYapısal JeolojiFasiyes AnalizleriUlukışla BasinCentral AnatoliaLate CenozoicTectonicsRemote SensingStructural GeologyFacies AnalysesUlukışla havzasının geç senozoyik evrimiLate cenozoic evolution of the Ulukisla basinDoctoral Thesis