Aksaray Üniversitesi2023-04-142023-04-142022https://hdl.handle.net/20.500.12451/10443Mavi gezegenimizin yaklaşık 4 buçuk milyar yıllık serüvenine 2,6 milyon yıldır ortak olan insan, var olduğu günden beri kendi kültür tarihini yazmaktadır. Paleolitik Çağ’da yaşayan atalarımız, organize edilmesi zaman isteyen ve sofistike şeyleri icat etmek için uzun bir kültür evrimi sürecinden geçmişlerdir. Onların yaşamları, daha çok güvenlik ve hayatta kalma kaygısı üzerine kurulu olduğundan, bugünkü anlamda boş zaman ve tasasızlık gibi problemleri yoktu. Dolayısıyla bilinçli oyun kavramından da biraz uzaktaydılar. Fakat tarih öncesi çağalarda yaşayan insan toplulukları da mutlaka oyun aktivitesiyle uğraşmış olmalıdır. Oyun ve oyuncak tarihinin felsefî temelleri üzerine çalışmalar yapan Huizinga’ya göre oyun, kültürden daha eskidir. Kültür, ne kadar dar bir kapsamda açıklanmaya çalışılırsa çalışılsın her zaman bir insan topluluğunun varlığından dem vurulur. Ama gerçekte diğer canlılar, oyun oynamaya başlamak için insanların gelişini beklemiş olamazlar. İşte bu sebeple oyun, kültürden daha eski bir kavrama işaret etmektedir. Bu noktada; insanın var oluşundan bu yana farklı coğrafyalarda ve değişik zamanlarda sürdürdüğü kültürel bir eylem olduğu fark edilen oyunun, hayatın her döneminde gelişerek devam ettiği düşünülür. Kısacası oyun, kültür tarihi içinde de her zaman önemini korumuştur.Oyun tarihi üzerine yapılan araştırmalar, Paleolitik çağlardan itibaren bugün de bildiğimiz anlamda oyun çeşitlerinin varlığını gösteren bulgulara ulaşmamızı sağlar. Bu bulgular; taş ve sopa gibi doğal malzemelerin kullanıldığı, günümüze kadar gelmiş oyunlardır. Yine Huizinga’ya göre insan, bir taraftan oynayarak hayatı var ederken yani kültürü oluştururken diğer yandan da hayatı gündelik uğraşların dışına çıkarmayı denemiştir. Henüz hayatın ciddi olan ve olmayan yanlarının keskin bir şekilde ayrılmadığı zamanlarda oyun, hayat akışının bir parçasıdır. Hayatın sonraki aşamalarında ciddi olarak algıladığımız her şey de bu oyunların içinden çıkmıştır. Ancak modern yaşamın akılcılık vurgusu, oyunu ciddi alanın dışına çıkarmıştır. Oyun, artık ciddi olarak üretilen her şeyin karşısındadır. Kültürel mirasın taşıyıcısı olduğu görülen oyunlar ve nesnelerinin kültür tarihi içindeki konumlarını tanıtmak bu çalışmamızın amacını oluşturmaktadır. Toplumlar, sahip oldukları bazı özelliklerden dolayı farklı oyunlar oynamışlardır. Arkeolojik kazılarda farklı kontekslerden ele geçen masa oyunları, diğerleri arasında öne çıkarken onların kökenleri tamamen eğlence ve veya eğlencenin başka biçimi ya da ilkel bir kehanetin kalıntısı olarak kabul edilmektedir. Bu kabul edişin altında, oyun nesnelerinin çoğunlukla mezarlarda ölü hediyelerinin önemli birer unsuru olarak karşımıza çıkması yatmaktadır. Bu noktada, her zaman önemle vurgulandığı görülen oyuncak-ritüelistik nesne ilişkisi de çalışmamız kapsamındaki bir diğer konuyu oluşturmaktadır. Çalışmamız için kullandığımız yöntem literatür taramasıdır. Konuyla ilgili daha önce yapılan araştırmaların birçoğu incelenmiştir. Arkeoloji; var oldukları andan itibaren insanların kültürel geçmişlerini, gelişimlerini ve birbirleriyle olan ilişkilerini maddi kalıntılar yardımıyla inceleyen bir bilimdir. Arkeolojinin bu amacı; onu, insan yaşantısının ve düşüncesinin önemli maddi kalıntılarından biri olan oyunlar ile nesnelerini de incelemeye götürmüştür. Bir toplumda oynanan oyunların tamamına bakılarak hem o toplumun içinde bulunduğu gelişmişlik düzeyini hem de o toplumdaki kişilerin konumlarını anlayabiliriz. Bu bağlamda oyun araştırmaları; tıpkı masalların, efsanelerin, yemek çeşitlerinin karşılaştırmalı incelemeleri gibi farklı ülkelerde yaşayan uluslar arasındaki kültürel alışverişin eski çağlardan günümüze kadar gelirken izledikleri yolları bölgeden bölgeye, dönemden döneme geçerken uğradıkları değişimi öğrenmek açısından önemlidir. Nasıl ki biz geçmiş uygarlıklarla ilgili ipuçlarını oyunlar yardımıyla alabiliyorsak gelecekte de şimdiki uygarlıklar için aynısı olacaktır.trinfo:eu-repo/semantics/openAccessIV. Uluslararası Kapadokya Sosyal Bilimler Öğrenci KongresiKAPSOSBİL 2022KAPSOSBİL 2022 IV. Uluslararası Kapadokya Sosyal Bilimler Öğrenci Kongresi Özet Metin Bildiri KitapçığıConference Object1479